» NEREDEYİM?

Hayatımızı ilgilendiren her konu ile ilgili fikirlerin ve görüşlerin paylaşıldığı bir ortamdasınız.

Yapmaya çalıştığımız şey; bahse değer konular hakkında daha fazla kişinin düşünmesini ve kendi görüşünü oluşturmasına katkıda bulunmak.



» TAKİP ETMEK İÇİN

Anafikir.com’da üretilen içerikleri daha kolay takip edebilmeniz için size çeşitli araçlar sunduk.

Bu seçeneklere ulaşmak için tıklayın.



» SEÇME AKILLAR

"Attention is the limited resource on the internet - not disk capacity, processor speed or bandwidth."— Mills Davis



» FAYDALI KAYNAKLAR

Düşüncelerinizi besleyebileceğiniz çeşitli siteler seçtik. Buradakilerden farklı bakış açılarıyla olaylara bakanların düşündükleri de gözatmaya değer.


Cüneyt Arcayürek : Türkiye ve ilişkileri

Usta gazeteci Cüneyt Arcayürek ile Türkiye’nin içinde bulunduğu durumun siyasi analizi;

Sizce Avrupa Türkiye için çok gerekli mi?

Tanzimat’tan beri Türkiye’nin bir tutkusu var: Avrupalı olmak. Avrupa’ya üye olduğumuz zaman işsizlik ortadan kalkacak, belki kansere bile çare bulunacak gibi algılıyoruz, ama hiçbir şey olmayacak. AB ile müzakereler 3 Ekim’de başlayacak, ama vizeyi bile kaldırmak istemiyorlar. Çünkü bir Türk korkuları var, “vizeleri kaldırıp üye yaparsak, Türklerden beş, on milyon akın olacak” diye şikayetçi görünüyorlar.

Türkiye’yi, Avrupa’daki hükümetlerin bazıları istemiyor, bazıları ister gibi gözüküyor, burada bir ikilem var, halkı istemiyor, ama politika olarak Türkiye’yi gerekli görüyor. ‘Güvenliğimiz için lazım, Orta Asya’ya doğru açılışta olmalıdır,’ gibi nedenleri var. Bu çelişkili bir durum. Müzakereler üçünde başlıyor ama ne zaman biteceği belli değil. Bizimkiler gürültü ediyorlar “Chirac, Türkiye’nin Kıbrıs’ı tanımasının şart olmadığını söyledi bana” diye. Ama kulağına söyledi, şimdi tam aksini söylüyor.

» Yazının Devamı

* * *

Türkiye-AB ilişkileri ve artan karşı sesler

Avrupa Birligi için görüsmelere baslayacagimiz söylenen zaman yaklastikça dünya basininda Türkiye ve AB iliskileri hakkinda yapilan yorumlar artti1. Genel olarak bakildiginda Avrupa Birligi’nin verdigi “söz”ü tutup 3 kasımda görüsmelere baslayacagi yönünde. Fakat hiçbirisi “Tam üyelik” konusunda net görüslere sahip degiller.

Diger bir kisim da ciddi ve sert bir sekilde Türkiye’yi yeren yorumlarla birlikte birlige girmemizin hiç de uygun olmayacagi yönünde görüsler belirtiyorlar.

» Yazının Devamı

* * *

3 ekim 2005′e kadar Rum kesiminin taninmasi koşulu

Oldukça çatallı bir sorundur. Tükürmek istediğimiz her yönde kıllar etrafımızı sarmıştır. Ayrıca müzakerelerden önce tanınması limiti de koyulunca oldukça zor bir durumla karşı karşıya kalınmıştır. Hatta yarına kadar çıkacak sonuçta, hükümetin bu kararı vermesi de bekleniyor olabilir. Anlamı; Hükümetimiz şu sıralar inanılmaz pazarlıklar içinde. Yunan yetkililerin şu sıralar “Bu görüşme bizim için bitmiştir” açıklamaları ile hopidik hopidik göbek atmalarına bakılırsa, durum pek iç açıcı değildir. Fakat gün doğmadan neler doğar. İşleyen demir ışıldar vs vs… Sonuçta akılcı bir politika ile ödün vermeden, ileride deliler gibi sömüreceğimiz birliğe katılmak mümkündür. Şöyle ki;

Hukuksal açıdan bakacak olursak, herhangi bir kişi ya da tüzel kişi mevcut bir gruba dahil olmak olmak istiyorsa yapması gereken ilk şey, grubu oluşturan üyeleri teker teker tanıması, kabul etmesidir. Bu gayet doğaldır.

» Yazının Devamı

* * *

Ana Sayfa  | Hakkımızda  | Takip Seçenekleri  | Reklam  | İletişim 

© 2007 Anafikir.comSelim Yörük
Sitede bulunan materyallerin tüm sorumlulukları yazarlarına aittir. Tüm Hakları Saklıdır. Kaynak belirtilmeden alıntı yapılamaz.