Ara sıra nedenini bilmediğim ve daha sonra anlamsız bulduğum bir gevezelik zırhına bürünüyor haleti ruhiyem. Bir kaçış planının en başında hazırlık turları atan bir mahkum gibi hissediyorum kendimi.
Önce ısınma turları yani gevezeliğimin doruk noktalarına ulaşma çabası. Daha sonra bir küfürbaza rakip olacak kadar çok söven bir insan ve en sonunda da anlamsız bir susma kisvesi altına gizlenip işte özgürlük diye içten haykırışım.
Evet, ben de biliyorum bunun bir yenilgiyi gizleme planından bir adım ötesi olmadığını. Ben de biliyorum zarar haneme kaybedilen ve boşa geçen bir günü ifade eden bir çiziği attığımı.
» Yazının Devamı
10 October 2006 | İlgili Olduğu Konular »
Soğuk bir kış günü. Rüzgar keskin bir şekilde suratları zımparılıyor. Zor bela yürüyor sokaktakiler.
İstanbul’un kenar mahallerinden birinde bir apartman. Zemin katın penceresi açılıyor. Yeni uyandığı gözlerinden belli olan bir genç. Kollarını sonuna kadar açıp, titretiyor. Tam o sırada alttan yukarıya doÄŸru bir ÅŸey zıplıyor. Genç irkiliyor. Kendisine doÄŸru zıplayan ÅŸeyin ne olduÄŸunu öğrenmek için pencereden sarkıp, aÅŸağıya doÄŸru eÄŸiliyor. Gördükleri karşısında önce ÅŸaşırıyor ve daha sonra tüm suratını kaplayan bir gülümseme beliriyor.
Biraz pencere önünde oyalandıktan sonra içeriye giriyor. Odalarda bir ÅŸeyler aranıyor. Küçük bir karton koli buluyor. Buzdolabını açıyor…
» Yazının Devamı
21 March 2006 | İlgili Olduğu Konular »
Aynı zamanda fiziksel olarak da kıvrılır soba arkasındaki resimler. Sıcaktan eğrilir, bükülür. Bi ucu -özellikle sol üst- mutlaka ağırlık merkezine doğru helezonik bi kıvrılma yapar. Yıllarca öyle durur. Kimse dokunmaz.
Sobanın hararetli yandığı zamanlarda estetik hareketler yapar. Gece ışığı kapatıp tavandaki sarı-turuncu yansımalarla birlikte izlemesi çok zevklidir.
(bkz: Kömür sobası)
24 February 2005 | İlgili Olduğu Konular »