Hoşgörü ve empatiyi unuttuk
Geçmişte, günümüzde ve öyle görünüyor ki gelecekte de insanlar inandıkları yaşam biçimlerini, hayat görüşlerini, tercihlerini başka insanlara dayatıyor ve dayatmaya devam edecek. Fakat bu çalışmalar tam bir şeytan saygısızlığı, hayat hırsızlığı ve yaşam diktatörlüğüdür.
İdeolojimizi başkalarına dikte edip, onları da kendimiz gibi tekdüze eyleriz. Başkalarının da bizim gibi inanması, yaşaması, davranması hayati bir ihtiyaç gibi giriyor dar kalıplı beyinlerimize.
Söylemlerimizi, düşüncelerimizi kağıtlara basıp, taraf toplamaya, kalıplaştırmaya başlıyoruz insanları. Daha sonra da her alan ve düşünce sisteminde insanların hür iradesinden, özgür düşünebilmesi gerektiğinden ve insanı haklarından dem vuruyoruz.
23 July 2007 | İlgili Olduğu Konular »
