Fikir yoksulluğu bütün yoksullukların anasıdır. Fikir yoksulluğunun diğer yoksulluklardan önemli bir farkı vardır. Diğer her şeyin yoksulu olduğunu bilen insan, “Benim paraya ihtiyacım var”, “Ekmeğe, suya ihtiyacım var” diye söyleyip, derdini dile getirebilir.
Fikir yoksulu insanlar ise, fikrin yoksulu olduklarını bilmezler. Kişi ne kadar fikre muhtaç ise, kendini o kadar fikir varsılı zanneder. Bu nedenledir ki; fikren gelişmemiş toplumlar kitap okumazlar! Her şeyi bildiğini sanan adam, neden kitap okusun?
Ayrıca, fikir yoksulu bir adamın okuması da ne derecede okumak sayılır? Bunu da düşünmek gerekir. Çünkü, o neyi ne kadar bildiğini bile düşünmemiş bir adam olarak, ve her şeyi bildiğini zanneden bir adam olarak, okusa bile düşünmeyecektir! “Acaba benim bu zamana kadar bildiklerim yanlış mıdır?” demiyecektir.
» Yazının Devamı
04 March 2007 | İlgili Olduğu Konular »
İlgili Konular: başbakan,
cumhuriyet,
düşünmek,
eğitim,
fikir,
ilkokul,
kitap,
reform,
türkiye,
yazar,
yönetim
Çocukların duvarları yoktur. Bütün dünya çocuklarındır. Bütün çicekler, ağaçlar, kuşlar ve çimenler. Bütün dünya çocukları elele verir, onların dünyası sevgiden, paylaşmadan ve kardeşlikten ibarettir.
Ta ki erişkin olana değin.
Sizin duvarlarınız ne kadar. Duvarlarınızı size hatırlatanlara, daha mı yükseltiyorsunuz?
Duvarlarınızın örülmesinde annenizin, babanızın, öğretmeninizin ve çevrenizin ne kadar katkısı var? Bugüne değin yaşamını ve sorularını bu duvarlarınla yanıtlamıştın değil mi?
» Yazının Devamı
10 December 2006 | İlgili Olduğu Konular »
Eskiye nazaran, “pazarlama” adının daha çok farkında olarak ilgilendiğim konular çoğaldı. “Pazarlama” kategorisi içerisinde olduğunu bilmeden kafa yorduğum olaylar, durumlar, olgular artık terminolojiye daha aşina oluşum ile beyin kıvrımlarımdaki anlamlarını netleştirdiler. Fakat halen birçok soru var o kıvrımların köşelerinde.
Yavuz Odabaşı benim için cevapların olduğu yeni bir kaynak. “Tüketim Kültürü” adlı kitabı ile blog turuna çıktığını duyduğumda, hemen sorularımı hazırladım. Sayın Odabaşı da beni kırmadı ve hem sorularımı cevapladı hem de Anafikir.com’a konuk olmuş, blog turunun bir ayağını burada gerçekleştirmiş oldu.
» Yazının Devamı
05 July 2006 | İlgili Olduğu Konular »
Tüm dünyada korsan ürünler çok yaygın. İnsanlar neden korsan ürünleri tercih ediyor? Ayrıntılı ve derin düşünmeye gerek yok:
1- İnsanlara pahalı geliyor.
2- Cd, kitap ve bilgisayar oyunu gibi ürünler çok daha ucuza aynı işlevi görüyor. Aynı kaliteyi veriyor.
İnsanlar zengin bile olsa, bu tip durumda ucuz olanı tercih eder. Hele de ortada insanların sosyalliğini, popülerliğini, özgüvenini okşayacak; “marka olma” durumu yoksa.
Ancak tabiki bu her ürün tipi için geçerli değil. Mesela giyim. Marka olma mevzusunun en yoğun yaşandığı ürün tipi.
» Yazının Devamı
26 June 2006 | İlgili Olduğu Konular »
Arap dünyasında pek az olay, Körfez’deki küçük yarımada Katar’dan 24 saat uydu yayını yapan pan-Arap haber ve yorum kanalı el-Cezire’den daha fazla tartışmaya yol açmıştır. Hızla kazandığı başarı, Arap medyasını şaşkına çevirdi, el-Cezire’nin kendisini bile sersemletti. Geniş Arap kitlelerini ilgilendiren konulara odaklanan ve tartışmalı başlıkları açan, kendini farklı görüşler için bir forum olarak sunan el-Cezire, göz açıp kapayıncaya kadar Arap medya sahnesinde öncü bir rol elde etmeyi başardı.
Spotbeam Communications’ın Ortadoğu haberciliği üzerine 2002’de yayımladığı bir rapora göre, “El-Cezire, Arapça yayıncılığın modernleşmesinde merkezi bir role sahiptir”. Bu ağ, yalnızca Arap dünyasındaki yayıncılıkta kalıcı bir iz bırakmakla yetinmeyip ayrıca, Arap kamuoyunun görüşlerini ve Arap siyasetini etkileme potansiyelini de geliştirmektedir.
El-Cezire, aynı zamanda pek çok tartışmaya da yol açmıştır. Hem Arap dünyasında hem de dışında ağın haberciliği şüpheyle karşılanmıştı. El-Cezire, resmi Arap çevrelerinde kural tanımayan bir görüntü verdi, hatta diplomatik krizlere yol açtı. Afganistan’daki savaş sırasında uluslararası alanda dikkat çekmeye başladığından beri bu ağ, bir dizi tartışmanın açığa çıkmasını tetikledi, çok nefret topladı ve kayda değer eleştirileri üzerine çekti. Onu savunanların şevki ve eleştirenlerin acımasızlığı bir yana bırakılırsa, el-Cezire, yalnızca araştırılmaya değer değil, aynı zamanda daha iyi anlaşılmayı bekleyen bir olgu olarak durmaktadır.
» Yazının Devamı
19 May 2006 | İlgili Olduğu Konular »