Konşu diyen Anadolu aksanı komşuya, sanırım konuşmak ile de ilintili olan konmaktan türeme, konuşlanmada karşılıklılık içeren komşuluğun akustiğine daha uygun düşmekde. Kondu karşıma da, oldu konuşu konuşuma karşılık diye dendi bize. Komşu bakışıyla, birbirine baka baka kararan üzümler yerine, bakısı esriten komşular da olmalı hayat kitabında.
Özüm özüne teşne, her kıpırtısı bir deprem gibi yenilik doğran bir komşusu olsa birinin; o konuş mahallinden kalkıp uçacak takat kalır mı bu halin oluşturduğu sekirle onda. Onda bir sarhoş edicilik var ise, hamuruna katılan şaraptan olmalı bu; sevgi bir şarap olarak anılıyorsa klasik şark şiirinde, bu sarhoş edici yanı nedeniyledir elbette.
» Yazının Devamı
25 December 2006 | İlgili Olduğu Konular »
Soğuk bir kış günü. Rüzgar keskin bir şekilde suratları zımparılıyor. Zor bela yürüyor sokaktakiler.
İstanbul’un kenar mahallerinden birinde bir apartman. Zemin katın penceresi açılıyor. Yeni uyandığı gözlerinden belli olan bir genç. Kollarını sonuna kadar açıp, titretiyor. Tam o sırada alttan yukarıya doÄŸru bir ÅŸey zıplıyor. Genç irkiliyor. Kendisine doÄŸru zıplayan ÅŸeyin ne olduÄŸunu öğrenmek için pencereden sarkıp, aÅŸağıya doÄŸru eÄŸiliyor. Gördükleri karşısında önce ÅŸaşırıyor ve daha sonra tüm suratını kaplayan bir gülümseme beliriyor.
Biraz pencere önünde oyalandıktan sonra içeriye giriyor. Odalarda bir ÅŸeyler aranıyor. Küçük bir karton koli buluyor. Buzdolabını açıyor…
» Yazının Devamı
21 March 2006 | İlgili Olduğu Konular »
Kadın günleri, ev hanımları için en büyük eğlence, en nadide dedikodu haberlerinin ayyuka çıktığı şahane bir organizasyon iken, gün kümesinin elemanı olmayan, gün sahibi aile bireylerine bir nevi işkencedir. Genelde günler, öğleden sonra, bütün kadınlar akşam yemeklerini yapıp, televizyonun önünde kıç büyütme zamanları sırasında gerçekleştirilir.
Bu haliyle, gün sırasında ailenin diÄŸer fertleri ya iÅŸtedir ya okuldadır, ya da ordadır, burdadır… IÅŸte evde deÄŸildir yani. Bu sebeble gün iÅŸkencesinden fazla etkilenmezler. Sadece akÅŸam eve gelip, “öldüm! bittim! bi daha güne girmek mi asla!” deyip ayaklarını koltuÄŸa koymuÅŸ, boylu boyunca salonda, yerde yatan bir anne ile karşılaşırlar o kadar (bkz: Annenin gun yaptigi gunun aksami salonda oturmak). Ama bazen o hafta, günü yapacak annenin bi iÅŸi çıkar, biÅŸi olur günü akÅŸama almak zorunda kalır. IÅŸte bu sahneden sonra gerçek iÅŸkence baÅŸlar.
» Yazının Devamı
29 December 2004 | İlgili Olduğu Konular »