Savaşmak hayatın doğası hatta ta kendisi bence. Peki bu barış dedikleri şey nedir yahu? Bunu gerçekten anlayamıyorum. Herkesin dilindeki bu barış kelimesi neyi simgeliyor?
Bana kalırsa herkes için farklı anlamlara sahip bu kelime. Kimileri için barış, kendisinin kaybettiği anlarda aldığı mola. Mola süresi bitince yani tekrar güç ve zeka kapasitesi arttığında savaşmaya devam ediyor.
Bir başkası içinse hayat savaşı verirken yanındaki arkadaşı, yoldaşı düşerse yerden kaldırmasıdır barış.
Bir grup insansa barışı rahat yaşamını devam ettirirken ona rahatsızlık verenleri engellemek için yapılan uğraşılar olarak tanımlıyor. Bir başka grupsa, ezildiği fikri ile ezmek için organize olma haline yani savaşmaya barış diyor ki bu çok enteresan gelir bana.
» Yazının Devamı
05 November 2007 | İlgili Olduğu Konular »
İlgili Konular: aile,
barış,
din,
eğlence,
istanbul,
müslüman,
new york,
savaş,
şehir,
televizyon,
toplum,
yaşam
Son dönemde (özellikle 11 Eylül‘den sonra) İslamiyet ile en çok ilişkilendirilen kelimelerden biri ne yazık ki terorist oldu. Dünyanın herhangi bir yerinde gerçekleşen bir terör eyleminin sorumluları aranırken ilk şüphelenilen insanlar Müslüman kişiler oldu. Hava alanlarında, pasaportunda “Müslüman” ibaresi bulunanlar diğerlerine oranla çok daha fazla bekletildi, sorgulandı ve geri çevrildi.
Dışarıdan bakıldığında, pek tabii İslamiyet’in üzerindeki bu şüphe bulutu yersiz ya da anlamsız değildi. Evet, Müslüman kişiler terorist eylemlere yoğun bir şekilde karışıyorlardı. Fakat bu, gerçek İslamiyet kültürünü yansıtan bir durum değildi. Ama bu yansımanın yanlış olduğunu Müslüman olmayan insanlara anlatabilmek oldukça zor bir iş.
» Yazının Devamı
02 November 2006 | İlgili Olduğu Konular »
Yıllardır bir lokma haram karışmasın diyerek biriktirdiği üç beş kuruşunu, kolundaki bileziği ya da emeklilikden aldığı toplu parayı, sözde insanların imanını güçlendiren, onların duygularını okşayıp, kendilerinin vasıtası ile dini inançlarının daha da kuvvetleneceğini ve bu sayede cennete gitmenin daha kolay olacağını aşılayan tarikatlara ve tarikat şeyhlerine kaptıranları duymuşsunuzdur.
Bu tür olayların yaşanmış olduğu Ortaçağ Hristiyanlık inancında, parası olan belli kişiler, belli bir ücret ödemeleri sayesinde hem yakınlarının hem de kendilerinin arafta acı çekmeyeceklerine ve cennete gideceklerine kendilerini inandırmışlardır.
Günümüz tarikatlarının da Ortaçağ zamanında parayla cennet tapusu satın alan zihniyetten hiçbir farkı yoktur. Kendisinin bir yaratıcıya inandığını söyleyen, bütün güce ve kudrete yanlızca onun sahip olduğuna ve yeri-göğü yaratanın da o olduğuna inandığı halde, bu büyük güç ile kendisi arasında hiçbir aracıya ihtiyaç olmadığı savını yeterli görmeyenler kendilerini tarikatın çemberi içine buluverirler ne yazık ki.
» Yazının Devamı
14 September 2006 | İlgili Olduğu Konular »
Son İsrail-Hizbullah savaşı bize bazı şeyleri daha iyi gösterdi; Ortadoğu ülkelerinin kaynaşması.
Evet, bu savaşta şimdiye dek hiç olmamış bir şey oldu. Mezhebi, ırkı, yaşam şekilleri değişik olan ülkeler hep bir ağızdan batı karşısında yer aldı. Ve bu tepeden inme bir şekilde olmadı. Aksine tabandan, yani halklardan gelen tepkilerle oldu. Müslüman Ortadoğu sanki yüzyıllar süren uykusundan uyandı.
Bu durum batının pek hoşuna gitmiyor. Bu kaynaşma biraz daha ileri boyutlara varırsa, batı devletlerinin sonu olabilir. Bunu çok iyi bilen batı, bu oluşumu engellemek için her türrlü yola başşvuruyor. Ne gibi mi?
» Yazının Devamı
30 August 2006 | İlgili Olduğu Konular »