• Kategoriler

Doğaçlama üstadı Gürgen Öz

gurgen-oz.jpgÜstad” kelimesi çoÄŸu zaman yaşını başını almış, belli bir deneyim, birikim ve saç aÄŸarması yaÅŸamış insanlara yakıştırılır. Fakat bazı olaÄŸandışı insanlar vardır ki, bu ön eki genç yaşında haketme baÅŸarısını gösterebilir. Bana kalırsa, Gürgen Öz bu baÅŸarılı ÅŸahsiyetlerden biri.

Doğaçlama çok kolay kazanılabilecek bir yetenek değildir. Yılların eskitemediği, büyük tiyatro sanatçıları dahi, önlerinde yazılmış bir metin olmaksızın sahnede olmayı tehlikeli bulurlar.

Bugün Cem Yılmaz, Yılmaz ErdoÄŸan, Ata Demirer ve daha birçok -“Stand-upçı” olarak adlandırılan- tek kiÅŸilik gösteri erbabları bile, gösterinin büyük bir çoÄŸunluÄŸunu daha önceden kurgulanmış bir yapıya ve metine sadık kalarak sergilerler.

Velhasıl doÄŸaçlama öyle her benim diyen oyuncunun altından kalkabileceÄŸi bir ÅŸey deÄŸildir. Hatta kötü sergilenirse “rezil etme” gücü bile bulunan bir tehlikeli yöntemdir.

Gürgen Öz‘ün performansını ilk gördüğüm andan itibaren içimde bir kıpırtı hissettim. Hani tam gol olmadan önce içinize doÄŸar da, heyecanlanırsınız ya, o tür bir ÅŸey.

» Yazının Devamı

Şahan Gökbakar : Röportajlar

sahan-gokbakar-a.jpgŞahan Gökbakar ve ürünleri ile ilgili görüşlerler, çeşitli eleştiriler yazmayı planlamıştım fakat vazgeçtim. Çünkü popüler olan çok fazla taze komedyen yok ortalıkta. Bu yüzden kendi görüşlerim yerine, Şahan Gökbakar’ın kendi cümlelerini paylaşmak istedim sadece. Görüşlerimiz zaman içinde de şekillenecektir sanırım.

Aşağıda çeşitli zamanlarda Şahan Gökbakar ile yapılmış röpörtajların derlenmiş, düzenlenmiş, seçilmiş hallerini görüyorsunuz;

Her şovmenin ilginç bir keşfediliş hikayesi var. Senin de böyle bir hikayen var mı?[1]

Benim ilginç bir hikayem yok. Aslında hikayeler insana mistik bir hava katıyor. ‘Hayatım sinema filmi gibi geliÅŸti’ sözleri insanlara ilginç geliyor. Tam aksine çok lakayıt bir hayatım oldu. Çok acılar çekip de sekiz kardeÅŸimle bir odayı paylaÅŸmadım. O esnada ayran almaya gidip de UÄŸur Yücel ile karşılaÅŸmadım. Kolejlerde okudum, devlet okuluna hiç gitmedim. Hiçbir zaman bir sırada üç arkadaÅŸ oturmadım.
» Yazının Devamı

 

Cem Yılmaz : Karanlık yüzü (3)

cem-yilmaz.jpgTelevizyona bir ÅŸey yapmak istemez misin?

- Daha dün abimle televizyon izliyorduk, “Ne mutlu ki televizyona bir ÅŸey yapmıyorum” dedim. Yapmayacağım da. Ben televizyonda olacak birisi deÄŸilim. Mesela bir talkÅŸov yapacak kabiliyette, tıynette birisi deÄŸilim. Ben yarım saat Banu Alkan‘la konuÅŸamam.

- Tenezzül etmezsin?

- Tenezzül deÄŸil de, tercih meselesi. Ya da tenezzül. Neyse ne! Niye konuÅŸayım ben Banu Alkan’la? Niye ÅŸaka yapayım? Ama Okan yapar. Yanına da Hatemiler’i koyar. Ama ben Hatemiler’le de televizyonda konuÅŸmak istemem. Hatemiler’le konuÅŸacağım ÅŸeyi evde konuÅŸurum bir gün denk gelirse. Öbür çocuÄŸun, Beyaz‘ın yaptığı ÅŸeyi de yapamam. Åžahan‘ın yaptığı ÅŸeyi yapmam. Niye yapayım? Öyle ÅŸeylerin televizyonda olmasında bir önem görmüyorum.

» Yazının Devamı

 

Televizyon Makinası

televizyon-makinasi-okan-bayulgen.jpgİşledikleri konular ve konuklarının katilesi ile perÅŸembeleri ilgiyle izlemeye alıştığımız Okan Bayülgen ürünü “Herkes bunu konuÅŸuyor” bitti. Okan bey ve NTV yeni yayın dönemi için anlaÅŸamamışlar. Ve bu programın baÅŸka bir kanalda da yapılması düşünülmüyormuÅŸ. Açıkçası özlenecek bir tarzı ve içeriÄŸi vardı. Bu tür programlara nadir rastlıyoruz malesef.

Televizyon Makinası” adlı programına ise bu ayın (ekim) sonunda (29 Ekim olarak açıklandı) baÅŸlanacağı söyleniyor. Benim korkum bu programın Zaga tadında olması. Açıkcası ünlü ağırlayan, promote eden “talk show“lardan bir haylı bunaldım. Dün Beyazıt Öztürk başından beri bu kategoriye giren programının 10. sezonuna baÅŸladı. Aynı tas aynı hamam.

Okanbayulgen.net‘in haberine göre iki günlük bir çalışmanın ardından programın jeneriÄŸi tamamlanmış. Ve birkaç skeç hazırlanmış. “Skeç” varlığından yola çıkarsak, program Herkes Bunu KonuÅŸuyor ciddiyetinde olmayacak gibi.

 

Evet ben de izliyorum

Yazılarımı takip edenler bilir, günümüzün tv-reyting-reklam üçlemesi ile geliÅŸen televole kültürü ve dizi çılgınlığının da katkısıyla geliÅŸen “hayatı televizyonun içinde yaÅŸama” sendromuna küfürler ile karşı çıkar, bağırır çağırırım. Bizi ve kültürümüzü içten içe kemirdiÄŸini, yozlaÅŸtırdığını sayıklar dururum. Amma vekalin…

Amma velakin, ben de izlerim, küfürlerime maÄŸruz kalan bu abidik gubidik tv programlarını. Evet yanlış duymadınız, izliyorum. Hem de büyük bir hazla. E ÅŸimdi bu benim yaptığım ikiyüzlülük, tükürdüğünü yalamak vs vs olmuyor mu? Bana sorarsanız olmuyor. Neden? Çünkü ben kendime bu soruyu sorduÄŸumda egomdan “Yahu ben annem gibi izlemiyorum ki, izlerken ‘Bu ne be!’, ‘Tüü! allap belanızı vermesin’, ‘Haha! Åžuna bak allahım ne hallerdeler’ diyerekten izliyorum” cevabı alıyorum.

» Yazının Devamı

 

Ana Sayfa  | Hakkımızda  | Takip Seçenekleri  | Reklam  | İletişim 

© 2007 Anafikir.comSelim Yörük
Sitede bulunan materyallerin tüm sorumlulukları yazarlarına aittir. Tüm Hakları Saklıdır. Kaynak belirtilmeden alıntı yapılamaz.