Üniversite döneminde final dönemi sonrasında huzurlu bir rehavet düşerdi üzerimize.
Dönem boyunca o dersten bu derse koşup, ara sınavdı, ödevdi, teslimdi derken bitap düşerdik. Finaller de maalesef ki, hep bu yorgunluğun üzerine tuz biber olurcasına uykusuz, bol kahveli gecelerin sabahlarına kadar ders çalışmak ile gelir geçerdi.
Geçip giden finaller savaştan çıkmışa çevirirdi bizi. Rahatlamak, dinlenmek, eğlenmek artık hakkımız olurdu. Yani bizce : )
İşte bu dönemlerde tüm arkadaÅŸ grubu, ilginç aktivitelerin peÅŸine düşerdik. Ama çoÄŸu zaman, İstiklal’e gidip, saatlerce bir aÅŸağı bir yukarı yürümekten daha ileri gidemezdik.
Nasıl eÄŸlenilir, ilginç nedir, çok da tecrübeli olduÄŸumuz noktalar deÄŸildi kısacası. Yıllar süren monotonluÄŸun bizi atıl bıraktığını anlardık tam da “Delicesine eÄŸleniriz artık” dediÄŸimiz bu zamanlarda.
O dönemlerden aklımda kalan ve ilginç sayılabilecek bir şey geldi aklıma demin; Zaga.
Åžimdilerin Disko Kralı sanırım; Bilirsiniz iÅŸte, Okan Bayülgen’in sunduÄŸu ÅŸu laylay lomlom program.
» Yazının Devamı
12 Nisan 2010 | İlgili Olduğu Konular »
“Üstad” kelimesi çoÄŸu zaman yaşını başını almış, belli bir deneyim, birikim ve saç aÄŸarması yaÅŸamış insanlara yakıştırılır. Fakat bazı olaÄŸandışı insanlar vardır ki, bu ön eki genç yaşında haketme baÅŸarısını gösterebilir. Bana kalırsa, Gürgen Öz bu baÅŸarılı ÅŸahsiyetlerden biri.
Doğaçlama çok kolay kazanılabilecek bir yetenek değildir. Yılların eskitemediği, büyük tiyatro sanatçıları dahi, önlerinde yazılmış bir metin olmaksızın sahnede olmayı tehlikeli bulurlar.
Bugün Cem Yılmaz, Yılmaz ErdoÄŸan, Ata Demirer ve daha birçok -“Stand-upçı” olarak adlandırılan- tek kiÅŸilik gösteri erbabları bile, gösterinin büyük bir çoÄŸunluÄŸunu daha önceden kurgulanmış bir yapıya ve metine sadık kalarak sergilerler.
Velhasıl doÄŸaçlama öyle her benim diyen oyuncunun altından kalkabileceÄŸi bir ÅŸey deÄŸildir. Hatta kötü sergilenirse “rezil etme” gücü bile bulunan bir tehlikeli yöntemdir.
Gürgen Öz‘ün performansını ilk gördüğüm andan itibaren içimde bir kıpırtı hissettim. Hani tam gol olmadan önce içinize doÄŸar da, heyecanlanırsınız ya, o tür bir ÅŸey.
» Yazının Devamı
20 AÄŸustos 2007 | İlgili Olduğu Konular »
İlgili Konular: ata demirer,
cem yılmaz,
doğaçlama,
doÄŸal,
engin günaydın,
gürgen öz,
komedyen,
levent kırca,
makina,
okan bayülgen,
samimi,
tiyatro,
yılmaz erdoğan
* * *
Şahan Gökbakar ve ürünleri ile ilgili görüşlerler, çeşitli eleştiriler yazmayı planlamıştım fakat vazgeçtim. Çünkü popüler olan çok fazla taze komedyen yok ortalıkta. Bu yüzden kendi görüşlerim yerine, Şahan Gökbakar’ın kendi cümlelerini paylaşmak istedim sadece. Görüşlerimiz zaman içinde de şekillenecektir sanırım.
Aşağıda çeşitli zamanlarda Şahan Gökbakar ile yapılmış röpörtajların derlenmiş, düzenlenmiş, seçilmiş hallerini görüyorsunuz;
Her şovmenin ilginç bir keşfediliş hikayesi var. Senin de böyle bir hikayen var mı?[1]
Benim ilginç bir hikayem yok. Aslında hikayeler insana mistik bir hava katıyor. ‘Hayatım sinema filmi gibi geliÅŸti’ sözleri insanlara ilginç geliyor. Tam aksine çok lakayıt bir hayatım oldu. Çok acılar çekip de sekiz kardeÅŸimle bir odayı paylaÅŸmadım. O esnada ayran almaya gidip de UÄŸur Yücel ile karşılaÅŸmadım. Kolejlerde okudum, devlet okuluna hiç gitmedim. Hiçbir zaman bir sırada üç arkadaÅŸ oturmadım.
» Yazının Devamı
14 Nisan 2006 | İlgili Olduğu Konular »
İlgili Konular: ata demirer,
benny hill,
cem yılmaz,
dikkat şahan çıkabilir,
ekşi sözlük,
hamdi alkan,
komedyen,
komik,
levent kırca,
okan bayülgen,
şahan gökbakar,
ÅŸovmen,
televizyon,
trt,
tv8,
ünlü,
zıbın,
zoka
* * *
Televizyona bir ÅŸey yapmak istemez misin?
- Daha dün abimle televizyon izliyorduk, “Ne mutlu ki televizyona bir ÅŸey yapmıyorum” dedim. Yapmayacağım da. Ben televizyonda olacak birisi deÄŸilim. Mesela bir talkÅŸov yapacak kabiliyette, tıynette birisi deÄŸilim. Ben yarım saat Banu Alkan‘la konuÅŸamam.
- Tenezzül etmezsin?
- Tenezzül deÄŸil de, tercih meselesi. Ya da tenezzül. Neyse ne! Niye konuÅŸayım ben Banu Alkan’la? Niye ÅŸaka yapayım? Ama Okan yapar. Yanına da Hatemiler’i koyar. Ama ben Hatemiler’le de televizyonda konuÅŸmak istemem. Hatemiler’le konuÅŸacağım ÅŸeyi evde konuÅŸurum bir gün denk gelirse. Öbür çocuÄŸun, Beyaz‘ın yaptığı ÅŸeyi de yapamam. Åžahan‘ın yaptığı ÅŸeyi yapmam. Niye yapayım? Öyle ÅŸeylerin televizyonda olmasında bir önem görmüyorum.
» Yazının Devamı
23 Ocak 2006 | İlgili Olduğu Konular »
İlgili Konular: abbas güçlü,
babam ve oÄŸlum,
balans ve manevra,
banu alkan,
banyo,
beyazıt öztürk,
bir tat bir doku,
cem yılmaz,
çağan ırmak,
film,
gora,
gönül yarası,
her şey çok güzel olacak,
hırsız var,
muhsin bey,
okan bayülgen,
röportaj,
sinema,
siyaset meydanı,
şahan gökbakar,
televizyon,
timuçin esen,
yavuz turgul,
yılmaz erdoğan,
züğürt ağa
* * *
İşledikleri konular ve konuklarının katilesi ile perÅŸembeleri ilgiyle izlemeye alıştığımız Okan Bayülgen ürünü “Herkes bunu konuÅŸuyor” bitti. Okan bey ve NTV yeni yayın dönemi için anlaÅŸamamışlar. Ve bu programın baÅŸka bir kanalda da yapılması düşünülmüyormuÅŸ. Açıkçası özlenecek bir tarzı ve içeriÄŸi vardı. Bu tür programlara nadir rastlıyoruz malesef.
“Televizyon Makinası” adlı programına ise bu ayın (ekim) sonunda (29 Ekim olarak açıklandı) baÅŸlanacağı söyleniyor. Benim korkum bu programın Zaga tadında olması. Açıkcası ünlü ağırlayan, promote eden “talk show“lardan bir haylı bunaldım. Dün Beyazıt Öztürk başından beri bu kategoriye giren programının 10. sezonuna baÅŸladı. Aynı tas aynı hamam.
Okanbayulgen.net‘in haberine göre iki günlük bir çalışmanın ardından programın jeneriÄŸi tamamlanmış. Ve birkaç skeç hazırlanmış. “Skeç” varlığından yola çıkarsak, program Herkes Bunu KonuÅŸuyor ciddiyetinde olmayacak gibi.
22 Ekim 2005 | İlgili Olduğu Konular »
* * *