İslam 1300 küsür yıldır yanlış yapılanmayla yayılmaktadır. Endülüs‘ün o muhteÅŸem camiileri ne oldu? Ama Osmanlı’nın, Selçuklu’nun camiileri Allah’a şükür duruyor.
Aslına bakılırsa, iş camiinin nesnelliği değil, onun ihtiva ettiği asıl konu daha elzemdir. Unutmayalım ki yeryüzü bir camiidir, gök te bir kubbbe!
Dini tekellerinde bulunduran akımların dini camiilere hapsetmeleri de yanlışlarından biridir. Dini camiilerden kurtarıp gökkubbenin altındaki sosyal camiiye taşımalıyız. Yani ilime, fene, bilime, sanata, ticarete, müziğe, çalışmaya, eğlenmeye insanoğlunun tüm hayatına gerektiği gibi yaymalıyız. Bu da haldırhop müslümancılıktan kurtulmakla olur.
Yazan: İsmail Ötegen
02 July 2006 | İlgili Olduğu Konular »
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, yıllardır toplumun en büyük sorunlarından olan “türban sorunu”yla uÄŸraşıp durmaktadır. Kimi zaman bu soruna bir çözüm mahiyetinde bazı çalışmalar olmuÅŸÅŸa da, bu çalışmalar çok yavan kalmış ve soruna radikal bir çözüm getirememiÅŸtir.
Türkiye’nin içinde bulunduÄŸu bu durum aslında bazı çıkar odaklarının iÅŸine gelse de Türkiye halkını hiç de memnun etmiyor. Zira halk huzur istiyor, barış istiyor ve en önemlisi inandığı gibi yaÅŸamak istiyor.
Türban sorunun çözülememesinin altında yatan en büyük neden, siyasal ve ekonomik elitlerin devlet aygıtları üstündeki görünen ve görünemeyen baskılardır. Bunun felsefesinin temeli ise Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında atılmış olan “Halk için, halka ragmen” desturudur. Bu felsefede halk, ikinci plana atılmakta ve tamamen elitlerin isteÄŸi yerine getirilmektedir. Sorun da burada; Madem demokratik bir devletiz neden “halka ragmen”? Hakla beraber olamaz mı?
» Yazının Devamı
15 June 2006 | İlgili Olduğu Konular »
İlgili Konular: 12 eylül,
adalet partisi,
adnan menderes,
akp,
avrupa birliÄŸi,
danıştay,
demokrat parti,
doÄŸru yol partisi,
medrese,
osmanlı imparatorluğu,
tarih,
tevhidi tedrisat kanunu,
türban,
yök
Çiçek, çağlar boyunca dünyanın her yerinde duyguların anlatılmasında en güzel sembol olmuş, yaşamın zorluklarını, streslerini törpüleyen, sinirsel gerilimleri azaltan bir araç olarak günlük yaşamımızda yer almıştır. Ancak teknolojik gelişmelerin ağır bir sonucu olarak, geçmişin bahçeli evleri, yerini dört duvar arası betonlaşmaya, dengesiz yapılaşmaya bırakmıştır.
Tarihin birçok dönemlerinde gelmiş geçmiş uygarlık kalıntılarına, anıtlara, yazıtlara ve benzeri yapıtlara bakacak olursak, hemen tümünde yazıdan önce resim ve çiçek motiflerinin yer aldığına tanık oluyoruz. Demek oluyor ki bütün milletlerin uygarlıklarında çiçek ve çiçekli süslemeler başlıbaşına bir değer olmuşlardır.
Eski Çin, Hint uygarlıklarından başlayarak, Eti, Sümer, Mısır, Yunan ile Roma uygarlıklarından bugüne kadar varabilen ve birbirlerinden ayırımlı olan bütün tarih kalıntılarında ortak güzelliğin ve inceliğin simgeleştiği tek nesne her zaman çiçek olmuştur.
» Yazının Devamı
21 May 2006 | İlgili Olduğu Konular »
İlgili Konular: avrupa,
çiçek,
çin,
duygusal,
eti,
hint,
hollanda,
lale devri,
mısır,
mitoloji,
orta asya,
osmanlı imparatorluğu,
roma,
sümer,
tarih,
teknoloji,
viyana,
yunan
İstanbul’un ve hatta Türkiye’nin en canlı mevkilerinden olan İstiklal Caddesi. Bu cadde üzerindeki onlarca pasajdan biri. Pasajın sekizinci katı. İtiraf etmeli ki, o çevredeki binaların bu kadar yükselebildiÄŸini farketmek pek zormuÅŸ.
Uzun süredir takipte olduÄŸum ve fikirlerini sunarken tarafsız kalabilme yetisini takdir ettiÄŸim Mustafa Akyol‘un 9 Mayıs Salı akÅŸamı gerçekleÅŸtirmiÅŸ olduÄŸu, bir süre önce yayınlanan kitabı ile aynı adı taşıyan (Bkz: Kürt Sorununu Yeniden Düşünmek) söyleÅŸi için bu pasajdayız. SöyleÅŸiyi, adını ilk kez duyduÄŸum bir topluluk gerçekleÅŸtiriyor; “Siyasal Ufuk Hareketi“.
Mustafa Akyol sözlerine “Kürt sorunu yoktur, terör sorunu vardır” yorumlarına katılmadığını belirterek baÅŸlıyor. Yıllar içinde birçok siyasinin Kürt sorununu görmezden gelmesi ve durumun sadece terör kaynaklı olduÄŸu vurgulamaya çalışmaları gerçekten sorunun çözümüne yönelik çalışmalara ilk baltayı atıyor kanımca.
» Yazının Devamı
13 May 2006 | İlgili Olduğu Konular »
Her şey Ilk Askeri Darbe ile Başladı, 1960!
İsmet İnönü diktatör müydü?
…Bence İsmet PaÅŸa’nın diktatörlüğünden çok, 70 ve 80′de bu role soyunanlar Türkiye’ye asıl zararı verdiler. Asıl bunları konuÅŸmalıyız.
SY: Süleyman Demirel, Necmettin Erbakan ve Bülent Ecevit’ten mi bahsediyorsunuz?
Hayır, bu isimler bunu denemeye yetecek kadar hiçbir zaman oy alamadılar bu ülkede… Buradaki en büyük kastım, Kenan Evren‘dir.
SY: Darbe! Önce Adnan Menderes ile başlayalım isterseniz? 1960.
» Yazının Devamı
04 September 2005 | İlgili Olduğu Konular »
İlgili Konular: adnan menderes,
ali ışıngör,
bülent ecevit,
chp,
darbe,
deniz baykal,
idam,
ismet inönü,
kenan evren,
mesut yılmaz,
mustafa sarıgül,
necmettin erbakan,
osmanlı imparatorluğu,
sol,
süleyman demirel,
tansu çiller,
tarih