Ne zaman bir manken, ÅŸarkıcılığa soyunup albüm yapmaya kalksa, bir gün herkesin 15 dakikalığına da olsa ünlü olacağı ÅŸeklinde bir öngörü ortaya atılır, yarı sitemkar yarı alaycı. Bu öngörü gerçeÄŸe dönüşecek mi bilmiyoruz ama her geçen gün ekranlara yeni yüzler ekleniyor. Çogunu bir süre sonra unutacak, isminin önündeki ünlü sıfatını çekip alacak olsak da…
Turgut Özal zamanından kalma, kolay yoldan köşe dönme mantalitesinden mi yoksa ekranlardan pompalanan “Televole kültürü“ne özentilikten midir bilinmez, birçok genç amaçlarını “ünlü olmak” olarak betimliyorlar. Hepsi keÅŸfedilmemiÅŸ bir özelliÄŸinin, yadsınamaz bir yeteneÄŸinin olduÄŸunu iddia eden bu gençler, kendileri için hazırlanmış yarışmaların uzayıp giden kuyruklarında ünlü olmayı bekliyorlar.
Bu kuyrukta sabırla beklemiÅŸ olanların arasından bazıları ekranlara çıkma hakkını kazanıyor. Pek tabi ünlü olmanın tek yolu kuyrukda beklemek deÄŸil; Soyunmak, ünlü biri ile aÅŸk yaşıyormuÅŸ izlenimi vermek, maç sonrasında röpörtaj yapanların arkasından el sallamak, sıkışık trafikte “Nerde bu devlet!” diye kameralara haykırmak ve böyle uzayıp gidiyor liste. Yani, ünlü olmanın yolu sadece hayal gücünüzle sınırlı. BaÅŸka bir ülkede bu kadar kolay ünlü olunabiliyor mudur bilinmez ama ülkemizde yaÅŸanan aÅŸağı yukarı bu ÅŸekilde.
» Yazının Devamı
08 April 2006 | İlgili Olduğu Konular »
İlgili Konular: baÅŸarı,
hülya avşar,
kültür,
manken,
paparazzi,
popüler,
radyo,
radyo maydanoz,
radyo tatlıses,
rıza karaağaçlı,
sanatçı,
televole,
turgut özal,
ünlü
Türk medyasına yöneltilen eleÅŸtiriler, bu eleÅŸtirler üzerine yorumlar, örnekler, televizyon kanallarının içeriÄŸi ve biz tüketicilere olan etkileri. “Televizyon ve toplum iliÅŸkisi” baÅŸlıklı yazının devamı.
Sesli iletiyi buradan (8,1 MB) indirebilir, ya da bu adresten rss abonesi olabilirsiniz.
İlgili linkler:
- Açılışta çalan parça; Joshua Radin - Today
- KeÅŸif Radyosu (Discovery Channel)
- Muzo
23 February 2006 | İlgili Olduğu Konular »
Gecenin ilerleyen saatleri. YoÄŸun bir çalışmanın ardından yorganın altına süzülüyorum, hiç elimi kullanmadan. Yorgunluktan elimi kardıracak halim yok ama uykuya dalmadan önce “olmazsa olmaz”larımdan olan radyomun kulaklığını zor bela kulağıma yerleÅŸtiriyorum. Tüm bunları yaparken gözlerim kapalı. Işığı da kapatıp uykuya dalmaya çalışıyorum. O yorgunlukla da zor olmayacak gibi görünüyor. Gözlerim yavaÅŸ yavaÅŸ kapanırken Sıcağı Sıcağına ile evlerimize giren o tok sesli amcanın haykırışını duyuyorum; “Kredi kartı borcu yüzünden kararan hayatlar! (Dan dan!) Bu maÄŸdurların hali ne olacak! (Dan dram dan!)”
İster istemez bu sesler “Uyuyamazsın! Uyutmam seni! Aç kulaklarını da dinle” ÅŸeklinde tercüme ediliyor beynime. EmrettiÄŸi gibi kulak kabartıyorum. CNN-Turk Radyo. Televizyon yayınının sesini aynen aktarıyorlar. UÄŸur Dündar‘ın sesini seçiyorum. Program Arena olmalı.
» Yazının Devamı
19 October 2005 | İlgili Olduğu Konular »
Küçükten alıştık biz yukarı bakmaya. Belki baba, belki anne, abla, abi, dayı, hala…
Özgün olmak elimizde değildi sanki. Etrafımızda uçuşan seçenekler arasından seçimler yaparak oluşturuyorduk kendimizi. Gözümüze kestirdiğimiz huyları zıplayarak kapıyorduk havadan, oyun oynar gibi.
Ruhu dokumanın başka bir yolu var mıdır ki o yaşlarda? Olsa bile, çocukluğun verdiği havailik bize o farklı yolu aramaya izin verir mi ki? Ya da çocuk, ruhunu dokumanın ağır sorumluluğunun farkında olmalı mıdır? Hayatını şekillendirecek olan başrol oyuncusuna direktifler vermeye başladığından haberdar olmalı mıdır?
» Yazının Devamı
11 October 2005 | İlgili Olduğu Konular »
Bugün NTV Radyo‘dan Yorum Farkı‘nı dinlerken, Emre Kongar‘ın daha önce bir yerlerden hatırladığım bir alıntıyı okuduÄŸunu duydum. Evet, Bekir ÇoÅŸkun‘un 6 Ekim tarihli “Avrupalı oldunuz” baÅŸlıklı yazısıydı.
Bekir ÇoÅŸkun’un sol tandansını açıkça vurguladığı agresif üslubundan hoÅŸlanmasam da yazılarındaki birçok ana fikri desteklediÄŸimi belirtmeliyim.
“Kültür reformu yaÅŸamalısız” diyen Avrupalıları “Biz yaÅŸadık reform. Yeter bu kadar” tadındaki yorumlara cevap olan aÅŸağıdaki yazısını aktarmak istiyorum. AÅŸağıdakiler yanlızca Avrupa BirliÄŸi’ne dahil olmak adına yönlendirilen mesajlar deÄŸil bence. Olması, düzeltilmesi gereken kötü huylarımız. Anlaşılan ÅŸu ki her ne kadar Cumhuriyet’in ilanı ve Atatürk ile büyük bir kültür devrimi yaÅŸamış olsak da, daha almamız gereken yollar var. Buyrun;
» Yazının Devamı
10 October 2005 | İlgili Olduğu Konular »