» NEREDEYİM?

Hayatımızı ilgilendiren her konu ile ilgili fikirlerin ve görüşlerin paylaşıldığı bir ortamdasınız.

Yapmaya çalıştığımız şey; bahse değer konular hakkında daha fazla kişinin düşünmesini ve kendi görüşünü oluşturmasına katkıda bulunmak.



» TAKİP ETMEK İÇİN

Anafikir.com’da üretilen içerikleri daha kolay takip edebilmeniz için size çeşitli araçlar sunduk.

Bu seçeneklere ulaşmak için tıklayın.



» FAYDALI KAYNAKLAR

Düşüncelerinizi besleyebileceğiniz çeşitli siteler seçtik. Buradakilerden farklı bakış açılarıyla olaylara bakanların düşündükleri de gözatmaya değer.


Bizim Vakum Tüplü Radyomuz Vardı

ÇocukluÄŸun oyuncaklarındandır bu. Halbuse, zamanında, köyün hali vakti yerinde olan ailesinin evinde toplanma nedeniymiÅŸ. Bi’ de köyün kahvesinde varmış. Ajans dinlenirmiÅŸ.

Açınca hemen tepki vermez. arkasındaki tüpleri yavaş yavaş ısınır, iyice kızardıktan sonra ses vermeye başlardı.

Bizim zamanımıza kalanların çoÄŸu ya bozuktur ya da zar zor çalışır. Çalışsa da çekecek bir-iki frekans anca bulduÄŸundan, bi’ kenarda tozlanır durur.

Kimse ilgilenmez onla. Ama evin çocuÄŸu evdeki her demirbaşı oyuncak yaptığı gibi, bunu da kurcalamayı pek sever. Bi’ de dede.

Mutfaktaki eski Arçelik buzdolabının üstünde durur. Sürgülü ekmek kutusu*nun hemen arkasında. Tozlanmış, dış kaplaması nemden eÄŸilip bükülmüş, yer yer çatlamış…

» Yazının Devamı

* * *

Ünlü olmak mı istiyorsunuz?

Ne zaman bir manken, ÅŸarkıcılığa soyunup albüm yapmaya kalksa, bir gün herkesin 15 dakikalığına da olsa ünlü olacağı ÅŸeklinde bir öngörü ortaya atılır, yarı sitemkar yarı alaycı. Bu öngörü gerçeÄŸe dönüşecek mi bilmiyoruz ama her geçen gün ekranlara yeni yüzler ekleniyor. Çogunu bir süre sonra unutacak, isminin önündeki ünlü sıfatını çekip alacak olsak da…

Turgut Özal zamanından kalma, kolay yoldan köşe dönme mantalitesinden mi yoksa ekranlardan pompalanan “Televole kültürü“ne özentilikten midir bilinmez, birçok genç amaçlarını “ünlü olmak” olarak betimliyorlar. Hepsi keÅŸfedilmemiÅŸ bir özelliÄŸinin, yadsınamaz bir yeteneÄŸinin olduÄŸunu iddia eden bu gençler, kendileri için hazırlanmış yarışmaların uzayıp giden kuyruklarında ünlü olmayı bekliyorlar.

Bu kuyrukta sabırla beklemiÅŸ olanların arasından bazıları ekranlara çıkma hakkını kazanıyor. Pek tabi ünlü olmanın tek yolu kuyrukda beklemek deÄŸil; Soyunmak, ünlü biri ile aÅŸk yaşıyormuÅŸ izlenimi vermek, maç sonrasında röpörtaj yapanların arkasından el sallamak, sıkışık trafikte “Nerde bu devlet!” diye kameralara haykırmak ve böyle uzayıp gidiyor liste. Yani, ünlü olmanın yolu sadece hayal gücünüzle sınırlı. BaÅŸka bir ülkede bu kadar kolay ünlü olunabiliyor mudur bilinmez ama ülkemizde yaÅŸanan aÅŸağı yukarı bu ÅŸekilde.

» Yazının Devamı

* * *

Medya ve toplum

Türk medyasına yöneltilen eleÅŸtiriler, bu eleÅŸtirler üzerine yorumlar, örnekler, televizyon kanallarının içeriÄŸi ve biz tüketicilere olan etkileri. “Televizyon ve toplum iliÅŸkisi” baÅŸlıklı yazının devamı.

[youtube]0WZJGb_37JM[/youtube]

Sesli iletiyi buradan (8,1 MB) indirebilir, ya da bu adresten rss abonesi olabilirsiniz.

İlgili linkler:
- Açılışta çalan parça; Joshua Radin - Today
- KeÅŸif Radyosu (Discovery Channel)
- Muzo

* * *

Kredi kartı mağduru olmak

Gecenin ilerleyen saatleri. YoÄŸun bir çalışmanın ardından yorganın altına süzülüyorum, hiç elimi kullanmadan. Yorgunluktan elimi kardıracak halim yok ama uykuya dalmadan önce “olmazsa olmaz”larımdan olan radyomun kulaklığını zor bela kulağıma yerleÅŸtiriyorum. Tüm bunları yaparken gözlerim kapalı. Işığı da kapatıp uykuya dalmaya çalışıyorum. O yorgunlukla da zor olmayacak gibi görünüyor. Gözlerim yavaÅŸ yavaÅŸ kapanırken Sıcağı Sıcağına ile evlerimize giren o tok sesli amcanın haykırışını duyuyorum; “Kredi kartı borcu yüzünden kararan hayatlar! (Dan dan!) Bu maÄŸdurların hali ne olacak! (Dan dram dan!)”

İster istemez bu sesler “Uyuyamazsın! Uyutmam seni! Aç kulaklarını da dinle” ÅŸeklinde tercüme ediliyor beynime. EmrettiÄŸi gibi kulak kabartıyorum. CNN-Turk Radyo. Televizyon yayınının sesini aynen aktarıyorlar. UÄŸur Dündar‘ın sesini seçiyorum. Program Arena olmalı.

» Yazının Devamı

* * *

Örnek almak mı, özentilik mi?

Küçükten alıştık biz yukarı bakmaya. Belki baba, belki anne, abla, abi, dayı, hala…

Özgün olmak elimizde değildi sanki. Etrafımızda uçuşan seçenekler arasından seçimler yaparak oluşturuyorduk kendimizi. Gözümüze kestirdiğimiz huyları zıplayarak kapıyorduk havadan, oyun oynar gibi.

Ruhu dokumanın başka bir yolu var mıdır ki o yaşlarda? Olsa bile, çocukluğun verdiği havailik bize o farklı yolu aramaya izin verir mi ki? Ya da çocuk, ruhunu dokumanın ağır sorumluluğunun farkında olmalı mıdır? Hayatını şekillendirecek olan başrol oyuncusuna direktifler vermeye başladığından haberdar olmalı mıdır?

» Yazının Devamı

* * *

Ana Sayfa  | Hakkımızda  | Takip Seçenekleri  | Reklam  | İletişim 

© 2007 Anafikir.comSelim Yörük
Sitede bulunan materyallerin tüm sorumlulukları yazarlarına aittir. Tüm Hakları Saklıdır. Kaynak belirtilmeden alıntı yapılamaz.