Her zaman bir ÅŸeyler olmak istedim. Olmadığımı düsündüğüm, ama olabileceÄŸine inandığım yeni, farklı bir ÅŸeyler. Kendi dışımda baÅŸka bir ÅŸeyler. O’nun için çabalar. O’na doÄŸru koÅŸardım hayatım boyunca.
Sonradan biraz biraz fark ettim ki, yaşamım yeni, farklı bir şey olma uğrunda mücadele vermekle, kavga etmekle geçiyor anlamsızca. İç sıkıntılarım, bunalımlarım hep bu peşinden koşulan şeyler yüzünden. Üniversite, kariyer, çevre, aile vesaire vesaire.
Kırar, üzer, eleştirirdim seni. Bir ben, bir de sen varmışcasına. Şu TEK TÜMel sonsuz yapıda. Ne yapayım fark edemiyordum ki bir türlü kıraken kırılan, üzerken üzülen kendimden başkası değilmiş aslında! Galip gelme uğrunda. Ben sen’e karşı.
» Yazının Devamı
22 December 2006 | İlgili Olduğu Konular »
“Sıkılıyorum…çok”; Bir çekince, bir tedirginlik belirtir. Belkide bu, kelimelerin boÄŸazda düğümlenmesi, belkide çekilmez sıkıntının oluÅŸturduÄŸu bir yan etki. Her ne olursa olsun, duyulduÄŸunda bazı ÅŸeylerin yolunda gitmediÄŸi anlaşılır.
Aslında, bu kullanımın altında yatan duygu, sadece basit bir sıkıntı değil, üstesinden gelinemeyen, başedilemeyen, kontrol altında olmayan bir durumun mevcudiyetindir.
Çogu zaman bu kullanım, karşısındaki bireyden emin olmayan, “acaba dertlerimi anlatabileceÄŸim, sıkı bir dostla mı karşı karşıyayım” şüphesi duyan kiÅŸilerin kendini dışa vurumudur. Içerisinde “hic kimse sir paylasacak kadar guvenilir degildir” yargısı beliren fakat buna raÄŸmen içinde bulunduÄŸu çözülemez, baÅŸedilemez durumu paylaÅŸmak isteyen, bu ÅŸekilde rahatlamaya çalışan bireyin belirtgecidir.
“Baba” denilen güçlü, sert, yıkılmaz bir bünyeden duyulduÄŸunda daha bi acıtır… (bkz: baba öpücüğü)
06 December 2004 | İlgili Olduğu Konular »