Bazılarımız yemeklerimizi en beğendiklerimizden başlayarak yer, bazılarımız da en beğendiklerini en sona bırakır ve finali güzel ve tatlı bitirmek ister.
Bazılarımız yapması gereken iÅŸleri hep erteler “Üşeniyorum, öyleyse yarın” felsefesini sürdürür, bazıları ise sürekli bir ÅŸeyler yapmak için kendilerine iÅŸler türetir, onları bitirir bir diÄŸerine koÅŸar.
Her iki paragrafta ilk sırada yazdıklarım çoÄŸunluÄŸun tercih ettiÄŸi seçenekler. İkinciler ise farklı olanların tercihlerini ifade eder. Zor olanı baÅŸarmak, sürekli kendi limitini zorlamak…
İlk seçenekler mi yoksa ikincileri mi sizi mutluluğa götürür inanın hiçbir fikrim yok ama yaşam tarzlarını takdir ettiklerim hep ikinci seçeneklere benzer tercihlerle hayatlarını sürdürenler.
Şimdi de bir köpekten bahsetmek istiyorum. Onun ön ayakları yok.
Muhakkak, hayatınızın bir döneminde bir ayağı sakat ya da olmayan ve buna rağmen yürümek için çaba harcayan köpekler görmüşsünüzdür. Şimdi bahsedeceğim ise her iki ayağı da olmamasına rağmen neredeyse bir insan gibi 2 ayağının üstünde yürüyen bir köpek; Kader.
» Yazının Devamı
12 August 2008 | İlgili Olduğu Konular »
İstanbul günden güne yaşanmaz bir şehir haline geliyor. Çok fazla giderilmesi gereken konular var ama bunlar arasında en önemlileri sokak çocukları ve bu çocukların birer suç makinelerine dönüşmesi.
Tabii yalnız bu İstanbul’un sorunu değil, tüm Türkiye’nin de sorunu. Fakat İstanbul’da, süratle artan bir suç grafiği var. Bu grafiğin artmasına sebep olanlar arasında sokak çocuklarının katılmış olduğu yaralama, hırsızlık, tecavüz ve öldürme gibi olaylar bulunmaktadır.
Bu durum yıllardır dermanı bulunamamış bir hastalıktır gibidir. Hiçbir şekilde devletin özenle üzerinde durmadığı bir konudur. Tabii ki çok basit bir olay değil ama somut adımları atmadığımız takdirde gazetelerden, televizyonlardan bu tür haberleri çok göreceğiz.
» Yazının Devamı
21 February 2007 | İlgili Olduğu Konular »
Sevgi ve romantizm doruk noktasına çıkar bu günde. Bu günün adı çok da güzeldir; Sevgililer Günü. Her yılın 14 Åžubat’ında kutlanır. Her sevgiliye garip beklentiler, garip heyecanlar ve bolca da romantizm yaÅŸatır.
Sevgililer birbirlerine olan aşklarını çeşitli yollarla dile getirirler. Bu yolların en baskını çoğu zaman hediye almak olur. Hediyelerin içinde de bir kırmızı gül.
Bu güne kırmızı çok yakışır. Nasıl yılbaşında her yer karı simgeleyen beyazla süslenirse, bu günde de her yer kırmızıdır. 14 Åžubat’ın belirtgeç rengidir kan kırmızısı, daha doÄŸrusu kalp kırmızısıdır. Sevginin kalp denen organımızda doÄŸup, büyüdüğünü düşündüğümüz için…
» Yazının Devamı
14 February 2007 | İlgili Olduğu Konular »
Hayat örüntüsü içerisinde köşe taşlarını yerinden ırgatacak bir sorumsuzlukla hareket eden ve iktidar üleşirken muhalefeti besleyecek bir tavırla kendi kuyusunu kazmak yönündeki eyleme yatkın olanı görmeze vuracak genişlikle davrananlar o makamın hakkını veremiyor demektir.
Şah sahadaki her hareket eden taşı, kendi taşı da olsa karşı şahın taşı da olsa görmelidir ve bu yönde hesabını yapmalıdır ki şahlığın gereği ifa ola, şah kendini değil tüm taşların sorumluluğunu taşıdığını bilerek davranmalıdır, çapı ve istidadı ölçüsünde elbette.
Olimpos Zeus’u, Olemp dışından haremine dahil ettiği dilberlerden türeme oğlu Tantalos’un babasıgillerin anasıgilleri söğüşlemesi karşısındaki sistemi tıkayıcı ve tiye alıcı ayak oyunlarını fark edince; ‘evladım’ dememiş ve sistemi korumak için çekmiş kılıcı İbrahim’in İsmail’e çektiği gibi oğluna (benzetmek gibi olmasın), tadından yoksun kılmış onu işçiliğini yapmaya mahkum ederek iktidarın.
» Yazının Devamı
05 January 2007 | İlgili Olduğu Konular »
Çocukların duvarları yoktur. Bütün dünya çocuklarındır. Bütün çicekler, ağaçlar, kuşlar ve çimenler. Bütün dünya çocukları elele verir, onların dünyası sevgiden, paylaşmadan ve kardeşlikten ibarettir.
Ta ki eriÅŸkin olana deÄŸin.
Sizin duvarlarınız ne kadar. Duvarlarınızı size hatırlatanlara, daha mı yükseltiyorsunuz?
Duvarlarınızın örülmesinde annenizin, babanızın, öğretmeninizin ve çevrenizin ne kadar katkısı var? Bugüne değin yaşamını ve sorularını bu duvarlarınla yanıtlamıştın değil mi?
» Yazının Devamı
10 December 2006 | İlgili Olduğu Konular »