Yerel seçimler yaklaşıyor. Bir kez daha demokrasinin bize tanıdığı hakkı kullanıp, en küçük yaşam alanımızı yönetecek kişileri seçeceğiz.
Siz oyunuzu hangi kriterlere göre veriyorsunuz bilmiyorum. ÇoÄŸu zaman, aday tanıdık oluyor, torpil imkanı doÄŸabileceÄŸi için ona veriliyor oy. Ya da adayın kim olduÄŸu, ne yapabileceÄŸi, hangi hizmetleri vaad ettiÄŸi bile bilinmeden “tutulan” partinin adayı olduÄŸu için, oy ona gidiyor.
Bilinçlenme, bir çırpıda, kolayca edinilebilecek bir şey değil pek tabii, hala birçoğumuz mantıksız kararlar içinde bulabiliyoruz kendimizi ama bazen öyle fırsatlar geçiyor ki elimize, kısacık bir süremizi ayırıp, üzerine gittiğimizde artık aynı hatayı yapmayacak şekilde bilgi ile yükleniveriyoruz, ne mutlu.
Bu konuyla ilgili, Planlama.org‘un gerçekleÅŸtirdiÄŸi ÅŸahane bir projeye rastladım geçenlerde; SeçimProjeleri.com
Seçimlerin öncesinde adaylar yüzlerce vaad verir, her biri, hedeflediği oy kitlesininen çok isteyebileceği hizmetlerin belirlenmesinden oluşur çoğu zaman. Ne bir plan vardır, ne de bir ön çalışma.
» Yazının Devamı
29 Ocak 2009 | İlgili Olduğu Konular »
Türk siyasi tarihimizin en önemli şahsiyetlerinden biri olan Bülent Ecevit’i geçen hafta son yolculuğuna uğurladık.
Tartışmasız herkesin içinde, kendisine bazen itiraf edemese de bir Ecevit sempatisi vardır. Bu sempati onun halk ile olan birleşmesinden ya da onun halkın içine inmiş ender siyasetçilerimizden biri olmasından kaynaklanır çoğu zaman.
O hep alışılmışın dışında bir politikacı oldu. Hayatı boyunca çok saygılı ve mütevazıydi… Gösterişten uzak durmayı yeğledi.
» Yazının Devamı
17 Kasım 2006 | İlgili Olduğu Konular »
İstanbul’un ve hatta Türkiye’nin en canlı mevkilerinden olan İstiklal Caddesi. Bu cadde üzerindeki onlarca pasajdan biri. Pasajın sekizinci katı. İtiraf etmeli ki, o çevredeki binaların bu kadar yükselebildiÄŸini farketmek pek zormuÅŸ.
Uzun süredir takipte olduÄŸum ve fikirlerini sunarken tarafsız kalabilme yetisini takdir ettiÄŸim Mustafa Akyol‘un 9 Mayıs Salı akÅŸamı gerçekleÅŸtirmiÅŸ olduÄŸu, bir süre önce yayınlanan kitabı ile aynı adı taşıyan (Bkz: Kürt Sorununu Yeniden Düşünmek) söyleÅŸi için bu pasajdayız. SöyleÅŸiyi, adını ilk kez duyduÄŸum bir topluluk gerçekleÅŸtiriyor; “Siyasal Ufuk Hareketi“.
Mustafa Akyol sözlerine “Kürt sorunu yoktur, terör sorunu vardır” yorumlarına katılmadığını belirterek baÅŸlıyor. Yıllar içinde birçok siyasinin Kürt sorununu görmezden gelmesi ve durumun sadece terör kaynaklı olduÄŸu vurgulamaya çalışmaları gerçekten sorunun çözümüne yönelik çalışmalara ilk baltayı atıyor kanımca.
» Yazının Devamı
13 Mayıs 2006 | İlgili Olduğu Konular »
Düşünüyorum da kelimeler olmasaydı hayat çekilmez olurdu. Yaşamın üç halini nasıl anlatırdık? Çok zorlanırdık herhalde. Somut olamazdık olmamız gerektiği kadar. Soyut kalırdık eksiltili bir şekilde. Bu yüzden severim kelimeleri. Onlarla oynamayı becerebildiğim kadar.
“GeçmiÅŸ” de sevdiklerimden biri. Hep duyarım “Siyasi geçmiÅŸi”… Özellikle seçim dönemleri revaçta olur. DiÄŸer zamanlar “Hasan Mutlucan” gibi pek hatırlanmaz. Ama nedense hep seçilmeye adayların siyasi geçmiÅŸi konuÅŸulur.
Kimse merak etmez seçmenin siyasi geçmişini. Geçenlerde bir seçmenin siyasi geçmisine kulak misafiri oldum. Orta yaşlı, saç rengi gri tonlara dönmüş, şakakları biraz derince açılmış bir adam. İki yaşıtı ile oturmuş, deniz kenarındaki bir masada anlatıyordu heyecansız bir sesle;
» Yazının Devamı
18 Mart 2006 | İlgili Olduğu Konular »
Dünü yaşayanlar bugüne aşina bakıyorlar nedense. Haksız değiller hani. Balık hafızasına sahip değilsek, eğer bugün yaşadıklarımızda hep dünün izlerini buluruz. En canlı örnek bizi yönetenler. Söylemler hep aynı değişen tek şey tarih ve dekor. Oyuncuları bile ad soyad, kılık kıfayet ve sıfatlarından soyutlasak, yüz kelimelik repliğiyle devam eden bir tiyatro oyunu olduğunu görürüz.
Tüm bu anlamsızlığı onlara yüklersek biraz haksızlık etmiş oluruz herhalde. Çünkü her oyunu sürekli kılan seyircilerdir. Bizler seyretmesek onlar oynamazlar. Peki biz niye seyrediyoruz bıkmadan usanmadan hiçbir sanatsal değeri olmayan bu oyunu? Biz de onlar mıyız acaba?
Yazan: Celal Genç
16 Mart 2006 | İlgili Olduğu Konular »