Bir ülkede iktidar başarılı ise muhalefete ancak bu başarıyı karşıdan seyretmek düşer. CHP’nin başarısız olarak görünmesinde kimsenin göremediği ana etken budur.
Normal şartlarda iktidardaki bir partinin yıpranmış, ana muhalefetteki bir partinin de güçlenmiş olması gerektiğini düşünürüz. Ancak bu tam tersi olmuştur. Hiç kimsenin beklemediği bu ters duruma nelerin etken olduğuna bir bakalım.
İlk etken, iktidarın başarısı. Ak Parti’ye oy vermiş biri olarak, seçim öncesi koyu CHP’li diye tabir edebileceğim bir arkadaşımla sohbet esnasında kendisine şu soruyu sordum;
“Chp tek başına iktidara geldiğinde Akp’den neyi farklı yapacak?”
Bana söyleyebildiği tek şey, “Memleketi satmayacak” oldu. Ben buradan şu sonucu çıkardım. Bugün CHP tek başına iktidara gelmiş olsaydı bile, AKP’nin yaptıklarından çok farklı bir şey yapmayacaktı.
» Yazının Devamı
27 July 2007 | İlgili Olduğu Konular »
İlgili Konular: 22 temmuz,
abdullah gül,
akp,
bülent ecevit,
chp,
cumhurbaşkanı,
deniz baykal,
dsp,
kemal derviş,
seçim,
seçim sonuçları,
shp,
sol
Bildiğiniz gibi 22 Temmuz‘da ülkemiz yeni bir dönüm noktasına gelecek; 2007 Erken Genel Seçimi. Ülkemiz bu tarihten itibaren yeni bir yöne gidecek.
Bazılarımız “Hiçbir şey değişmeyecek!” diyecek kadar ümitsizken, bazılarımız her seçimde oy verdiğimiz partiye sadakatsızlık etmeyecek! Ama şu net olarak görülüyor ki çoğumuzun aklı karışık.
Yaşananlar, son gelişmeler, artan terör olayları, Cumhuriyet mitingleri, Cumhurbaşkanlığı seçimleri, göreve başladığından bu yana giderek büyüyen, gelişen, yeni bir Türkiye tablosu çizdiğini iddia eden bir hükümet ve görevleri gereği hükümetin icraatlerini, yaptıklarını ve yapmadıklarını eleştiren bir muhalefet…
» Yazının Devamı
11 July 2007 | İlgili Olduğu Konular »
İlgili Konular: arı hareketi,
demokrasi,
fark yaratmak,
miting,
oy,
oy vermek,
parti,
propaganda,
sağ,
seçim,
seçim sonuçları,
sol
Türk siyasi tarihimizin en önemli şahsiyetlerinden biri olan Bülent Ecevit’i geçen hafta son yolculuğuna uğurladık.
Tartışmasız herkesin içinde, kendisine bazen itiraf edemese de bir Ecevit sempatisi vardır. Bu sempati onun halk ile olan birleşmesinden ya da onun halkın içine inmiş ender siyasetçilerimizden biri olmasından kaynaklanır çoğu zaman.
O hep alışılmışın dışında bir politikacı oldu. Hayatı boyunca çok saygılı ve mütevazıydi… Gösterişten uzak durmayı yeğledi.
» Yazının Devamı
17 November 2006 | İlgili Olduğu Konular »
Her şey Ilk Askeri Darbe ile Başladı, 1960!
İsmet İnönü diktatör müydü?
…Bence İsmet Paşa’nın diktatörlüğünden çok, 70 ve 80′de bu role soyunanlar Türkiye’ye asıl zararı verdiler. Asıl bunları konuşmalıyız.
SY: Süleyman Demirel, Necmettin Erbakan ve Bülent Ecevit’ten mi bahsediyorsunuz?
Hayır, bu isimler bunu denemeye yetecek kadar hiçbir zaman oy alamadılar bu ülkede… Buradaki en büyük kastım, Kenan Evren‘dir.
SY: Darbe! Önce Adnan Menderes ile başlayalım isterseniz? 1960.
» Yazının Devamı
04 September 2005 | İlgili Olduğu Konular »
İlgili Konular: adnan menderes,
ali ışıngör,
bülent ecevit,
chp,
darbe,
deniz baykal,
idam,
ismet inönü,
kenan evren,
mesut yılmaz,
mustafa sarıgül,
necmettin erbakan,
osmanlı imparatorluğu,
sol,
süleyman demirel,
tansu çiller,
tarih
Başına çekiç-orak dövmesi yaptırmış. Fakat dövmesini başının üzerinde taşımasına rağmen dövmenin simgelediği anlamı taşımayı seçmemiş, böylece onu ilk görenleri “ulan bu adam azılı komi” yorumlarıyla birlikte ters köşeye yatırmış ve ardından boş kaleye topu göndermiştir.
Rusya milli takımının kaptanı olmasına rağmen Senegal’in defans oyuncusu Hakan Sükür misali Amerika yararına derinlemesine paslar atmış, goller kaçırmış ve hatta zaman zaman kendi kalesine bile bile gol atmış, zamane SSCB’sinin oyun kurgusunu bozmuştur. Gerçi o zamanlar zaten eski takım dağılmış atletizimdeki o “güçlü, yorulmaz, robot rus” imgesi çoktan tarihe karışmış.
01 March 2005 | İlgili Olduğu Konular »