Yazan:
Selim Yörük
— Tarih:
31 Mart 2011
Türk insanları baÅŸka ülkelerde tanımlanırken çoÄŸu zaman “misafirperverlik” söylenen tek olumlu yönlerden biri olur. Onun dışında birçok sıfat yakıştırılır ki, çoÄŸu saçma genellemelerden öteye gitmez.
Bir ülkede yaşayan tüm insanları, sanki tek bir kişiymişcesine tarif etmeye kalmak, daha başlangıçta abestle iştigaldir bana sorarsanız.
Her şeye rağmen, sıcakkanlı, sokulgan olduğumuzu bir şekilde beyinlere yerleştirmişiz ve buna kendimiz de inanmışız işte.
11 yıldır İstanbul‘dayım. Ege‘nin küçük bir köyünden geldim buraya. Bunca yıl boyunca İstanbul’da göremediÄŸim, karşılaÅŸamadığım yegane ÅŸeylerden biridir sıcakkanlı insanlar. Nerede bu yardımsever, birbirlerine saygısı olan insanlar? Otobüste var mı? Sokakta? Bir devlet dairesinde ya da bir ofiste?
Peki nereden geliyor bu şahane sıfat?
» Yazının Devamı
* * *
Yazan:
Rua
— Tarih:
14 Aralık 2007
Türkiye’nin çok kültürlü yapısı baÅŸlangıçta aşırı milliyetçi nüanslar taşıyan ve ülke gündeminin gerginleÅŸtiÄŸi noktalarda bu aşırı milliyetçi nüansa geri dönen Türk kelimesinin de bir süre sonra ‘tanımında’ çok kültürlülüğü ihtiva etmesini zorunlu hale getirdi.
Ancak bu tanımında çok kültürlü olan ve savunucuları tarafından da herkesi kapsadığı söylenen kelime; herkesi kapsaması düşüncesinde samimiyetsiz ve üstünlükçü, egemenlikçi olması nedeniyle Türkiye’nin Türk olmayan halkları arasında yaygınlaÅŸmadı. Zaman zaman gerilen ülke ortamında vatan, millet ve hatta laik yapımıza raÄŸmen din ile de iliÅŸkilendirilerek meÅŸru hale getirildiyse de siyasi sakinleÅŸme durumunda tekrar baÅŸa dönüldü.
» Yazının Devamı
* * *
Yazan:
İzzet Kutukoğlu
— Tarih:
23 Eylül 2007
Çok tartışmalı kişi ve parti odaklı bir cumhurbaşkanlığı süreci geçirdik, sert tartışmalar, inatlaşmalar ve restleşme sonucunda gündemimize birde referandum girdi.
Cumhurbaşkanlığı tartışmalarına, halk el koydu ve meseleyi çözdü. Başta olması gereken nihayet zor da olsa sonunda oldu.
Nedense cumhurbaşkanlığı sorunu çözülünce, yeni anayasa tartışmalarının da etkisi ile referandum gündemden düştü. Adeta unutuldu.
Benim şahsi kanaatime göre, bu referandum gereksiz, lüzumsuzdur. Ama bir gerçek var ki, gerekli veya gereksiz bu referandum yapılacak.
Bu referadumdan, cumhurbaşkanını meclisin mi, yoksa halkın mı seçmesi gerektiğine dair bir sonuç çıkacak. Peki siz hangi sonucun çıkmasını istersiniz? Bunu düşündünüz mü?
» Yazının Devamı
* * *
Yazan:
Selim Yörük
— Tarih:
10 Mart 2007
GeçtiÄŸimiz günlerde dünya çapında, kullanıcıların videolarını paylaÅŸtıkları YouTube adlı İnternet sitesi, Atatürk‘e hakaretler içeren bir video nedeniyle, mahkeme kararı sonucu Türkiye’den giriÅŸe eriÅŸim engellendi.
Birçokları bu yasağın yerinde bir hareket olduğunu savnurken, bazıları da bu yasağın yalnızca Atatürk ile ilgili olmadığını, ülkemizdeki İnternet anlayışının yerleşmemiş olmasından kaynaklanan hatalı bir karar olduğu görüşünde birleşti.
Fikir Atölyesi‘nin yazarı Tunç, bu konuda birçok blog yazarının görüşlerini topladığı, oldukça kapsamlı bir yazı hazırlamış. Åžiddetle okumanızı tavsiye ederim.
» Yazının Devamı
* * *
Yazan:
Serbest Kürsü
— Tarih:
04 Mart 2007
Fikir yoksulluÄŸu bütün yoksullukların anasıdır. Fikir yoksulluÄŸunun diÄŸer yoksulluklardan önemli bir farkı vardır. DiÄŸer her ÅŸeyin yoksulu olduÄŸunu bilen insan, “Benim paraya ihtiyacım var”, “EkmeÄŸe, suya ihtiyacım var” diye söyleyip, derdini dile getirebilir.
Fikir yoksulu insanlar ise, fikrin yoksulu olduklarını bilmezler. Kişi ne kadar fikre muhtaç ise, kendini o kadar fikir varsılı zanneder. Bu nedenledir ki; fikren gelişmemiş toplumlar kitap okumazlar! Her şeyi bildiğini sanan adam, neden kitap okusun?
Ayrıca, fikir yoksulu bir adamın okuması da ne derecede okumak sayılır? Bunu da düşünmek gerekir. Çünkü, o neyi ne kadar bildiÄŸini bile düşünmemiÅŸ bir adam olarak, ve her ÅŸeyi bildiÄŸini zanneden bir adam olarak, okusa bile düşünmeyecektir! “Acaba benim bu zamana kadar bildiklerim yanlış mıdır?” demiyecektir.
» Yazının Devamı
* * *