Bir önceki yazıda insanlığın Dünya üzerinden silinmesinden sonra, yaşanması muhtemel evreleri oldukça çekici görüntüler eşliğinde veren bir belgeselden bahsetmiştim. Gerçekten çok etkileyici idi.
Yine aynı yazıda, gelen yorumlarla birlikte insanlığın gelişmişliğinin kendi varlığına olan tehdidinden de bahsetmiştik. Acaba gerçekten böyle bir şey gerçekleşebilir mi?
İnternet ile birlikte insanoğlunun bilgiye ulaşmasının ışık hızına yakınsadığını varsayabiliriz. Şöyle düşünün; onlarca yıl önce, bilgiye ulaşma gücü, sahip olunan kitap sayısı ile birebir doğru orantılı idi. Şimdi baktığımızda böyle bir korelasyonun varlığından bile söz edemeyiz. Çok garip. Çok hızlı değişiyoruz.
Peki bu değişim ve gelişimimiz kontrol altında mı?
İnsanoğlunun her çağda en büyük çabası gelişmişliğini bir adım daha ileri götürebilmek olmuş. Bilim ve teknoloji bundan 10 yıl önce, şu an geldiği noktanın neredeyse yarısındaydı. 50 ya da 100 yıl öncesini ve kaç katlık bir gelişmişliğin gerçekleştirildiğini hesaplamak abesle iştigal olur sanırım.
» Yazının Devamı
09 April 2008 | İlgili Olduğu Konular »
İlgili Konular: akiva goldsman,
amerika,
belgesel,
bilgi,
bilim,
dolly,
einstein,
etik,
i robot,
ikinci dünya savaşı,
insanlık,
internet,
stephen petranek,
ted,
teknoloji,
video,
yapay zeka
Oldukça fazla sayıda kiÅŸinin dahil olduÄŸu bilgisayar aÄŸları endüstrisi, geliÅŸen teknoloji ile birlikte hızla büyümeye devam ediyor. Gerek Türkiye çapında, gerek dünya çapında, çok ciddi bir ivme dahilinde bir iletiÅŸim atağı söz konusu. Her geçen gün daha çok insan İnternet’e baÄŸlanıyor, daha çok firma yeni teknolojilerle tanışıyor.
Yakın zamana kadar birçok kiÅŸiye uzak gelen, ütopik gelen, zor gelen birçok kavram ve teknoloji, artık firmaların ve bireylerin rahatlıkla ulaÅŸabildikleri teknolojiler haline gelmiÅŸ durumda. Voice over IP teknolojileri, kablosuz bilgisayar aÄŸları, trafik önceliklendirmeli router’lar artık gitgide daha çok popüler olmaya baÅŸladı. Eskiden sadece mail trafiÄŸi olan firmalar artık çok ciddi teknolojileri talep etmeye baÅŸladılar.
» Yazının Devamı
21 September 2006 | İlgili Olduğu Konular »
Çiçek, çağlar boyunca dünyanın her yerinde duyguların anlatılmasında en güzel sembol olmuş, yaşamın zorluklarını, streslerini törpüleyen, sinirsel gerilimleri azaltan bir araç olarak günlük yaşamımızda yer almıştır. Ancak teknolojik gelişmelerin ağır bir sonucu olarak, geçmişin bahçeli evleri, yerini dört duvar arası betonlaşmaya, dengesiz yapılaşmaya bırakmıştır.
Tarihin birçok dönemlerinde gelmiş geçmiş uygarlık kalıntılarına, anıtlara, yazıtlara ve benzeri yapıtlara bakacak olursak, hemen tümünde yazıdan önce resim ve çiçek motiflerinin yer aldığına tanık oluyoruz. Demek oluyor ki bütün milletlerin uygarlıklarında çiçek ve çiçekli süslemeler başlıbaşına bir değer olmuşlardır.
Eski Çin, Hint uygarlıklarından başlayarak, Eti, Sümer, Mısır, Yunan ile Roma uygarlıklarından bugüne kadar varabilen ve birbirlerinden ayırımlı olan bütün tarih kalıntılarında ortak güzelliğin ve inceliğin simgeleştiği tek nesne her zaman çiçek olmuştur.
» Yazının Devamı
21 May 2006 | İlgili Olduğu Konular »
İlgili Konular: avrupa,
çiçek,
çin,
duygusal,
eti,
hint,
hollanda,
lale devri,
mısır,
mitoloji,
orta asya,
osmanlı imparatorluğu,
roma,
sümer,
tarih,
teknoloji,
viyana,
yunan
“Alaylı mucitler” baÅŸlıklı sesli iletiyi dinledikten sonra düşüncelerime yakın düşünen bir sayfa bulduÄŸum için sevindim. Ülkemizde maddi imkânı olmadan mucitlik yapmak abdallıktır, çünkü ben bunu yaÅŸayanlardanım.
Ben kendimi mucit olarak görüyorum. İki adet resmi patent sahibiyim, ancak her şey profesörlerin bilgisiyle ölçüldüğünden KOSGEB, TÜBİTAK, TTGV profesör onayı olmadan, üstelik teminat gösterilmeden destek verilmemektedir. Risk sermaye kuruluş ve şirketleri ise (vakıf risk A.Ş., iş bankası risk A.Ş. vs.) amaçları dışında çalışarak borsada oynamaktadırlar.
» Yazının Devamı
19 May 2006 | İlgili Olduğu Konular »
Normal bir insan beyninin ürettiÄŸi akıl gücüne kıyasla daha emekleme aÅŸamasında olan Yapay Zeka(Artificial Intelligence) geliÅŸtiricileri halen taklidini yapmaya çalıştıkları organın çalışma prensiplerini tam anlamıyla kavrayabilmiÅŸ deÄŸiller. Ürettikleri “akıllı” makınalar, bir insan olarak gözümüz kapalı yapabileceÄŸimiz ÅŸeyleri zor bela gerçekleÅŸtirdiklerinde, hayretle karışık bir gülümseme ile alkışı patlatıyoruz.
Yapay zeka üzerine çalışan bilim adamları en büyük engellerinin taklit etme ve öğrenme gibi karmaşık fizyolojik yetenekleri makinalara kazandırabilmek olduğunu belirtiyorlar. Oysa sıradan bir insan olarak her birimiz her gün onlarca yeni şey öğreniyor, onlarca kişiyi, durumu, olayı taklit ederek hayatımızı devam ettiriyoruz. Peki ama bu nasıl oluyor?
» Yazının Devamı
27 February 2006 | İlgili Olduğu Konular »