Yazan:
Selim Yörük
— Tarih:
18 Haziran 2008
Birkaç kanalın olduğu televizyonla büyüyen bir çocuk olarak, çocukluğumun oyunlarından sonra ruhuma işleyen en önemli insanlardan biriydi Bob Ross.
TRT-2′de yaÅŸayadığını zannederdim onun. Çizgi filmler yokken izlemekten keyif aldığım tek kiÅŸiydi o. Neden izlediÄŸimi bile bilmezdim o zamanlar. Resim yapabilen ya da yapmaya hesesli bir çocuk da deÄŸildim ama yine de izlerdim.
Şimdilerde onu neden izlediğimi anlayabiliyorum. Ruhumu okşayan, umut salgılayam cümleleri içimi ısıtır, basit ve beyaz bir mutlulukla doldururdu karnımı.
Babaannemi hatırlıyorum; “Yavrucum, neden izliyorsunuz bu kıvırcığı. BoÅŸuna ceyeran yakıyorsun, çizgi film izlesene” derdi. Televizyonun üzerindeki dantelli örtüye elini koyar “Kapatalım, zaten ısınmış“…
Babaannemi duymazdım hatta görmezdim bile. Sanki hipnotize olmuÅŸum…
» Yazının Devamı
* * *
Yazan:
Gökalp Entemiz
— Tarih:
05 Kasım 2007
Savaşmak hayatın doğası hatta ta kendisi bence. Peki bu barış dedikleri şey nedir yahu? Bunu gerçekten anlayamıyorum. Herkesin dilindeki bu barış kelimesi neyi simgeliyor?
Bana kalırsa herkes için farklı anlamlara sahip bu kelime. Kimileri için barış, kendisinin kaybettiği anlarda aldığı mola. Mola süresi bitince yani tekrar güç ve zeka kapasitesi arttığında savaşmaya devam ediyor.
Bir başkası içinse hayat savaşı verirken yanındaki arkadaşı, yoldaşı düşerse yerden kaldırmasıdır barış.
Bir grup insansa barışı rahat yaşamını devam ettirirken ona rahatsızlık verenleri engellemek için yapılan uğraşılar olarak tanımlıyor. Bir başka grupsa, ezildiği fikri ile ezmek için organize olma haline yani savaşmaya barış diyor ki bu çok enteresan gelir bana.
» Yazının Devamı
* * *
Yazan:
Selim Yörük
— Tarih:
26 Mart 2007
GeçtiÄŸimiz günlerde bir televizyon kanalının ana haber bülteninde Irak ile ilgili iki haber yayınlandı. Birincisi, Irak’ta El Kaide militanlarınca kaçırılan Iraklı askerlerin kurÅŸuna dizilmesi, ikincisi ise bir Amerikalı askerin ölümünden sorumlu tutulan üç Iraklı kadının idam kararıyla ilgiliydi.
Birinci haberle ilgili ürkütücü görüntüler yayınlandı. El Kaide militanları maskeliydi. Iraklı askerleri kurÅŸuna dizdiler. Bir taraftan da ABD aleyhine olduÄŸu kabul edilen sloganlar attılar. Buraya kadar her ÅŸey mantıklı ama El Kaide’nin ABD’nin düşmanı olduÄŸunu kim söylüyor? Sadece ABD ve El Kaide söylüyor. Peki ABD, Irak’a ve Afganistan’a El Kaide militanlarını yakalamak için mi geldi? Bunlar sadece ahmakların yutabileceÄŸi cinsten lokmalardır
» Yazının Devamı
* * *
Yazan:
Serbest Kürsü
— Tarih:
19 Mart 2007
Öz Türkçe anlatım varken, konuşurken veya yazarken bizi yabancı kelimeler kullanmaya iten gizli bir güç mü var? Yoksa bu, kendimizi farklı bir şekilde ifade edebilmek için seçtiğimiz bir yol mu?
Çoğu kere kullandığımız yabancı kelimelerin cümle içerisinde sırıttığını bile bile bir oyuna mı geliyoruz? Yabancı kelimelerin asıl anlamlarıyla dahi cümle içerisinde oturmaması yalnışlıklarını nasıl farkedeceğiz?
Devlet, dilbilimciler ve Türk Dil Kurumu bu yönde ne gibi tedbirler aldı? Okullarımızda yazılı ve görsel iletişim araçlarında bu yönde ne gibi uygulamalar yapılıyor?
» Yazının Devamı
* * *
Yazan:
Selim Yörük
— Tarih:
27 Åžubat 2007
Bir süre önce Türk blog yazarları arasında bir paslaşma söz konusuydu. Her yazar kendisi hakkında bilinmeyen -daha doğrusu bilinmediğini düşündüğü- 5 şeyi paylaşıyor ve yazısının sonunda da diğer blog yazarlarına aynı şeyi yapması için pas atıyordu.
Bana da ilk önce Tunç ve UÄŸur olmak üzere birkaç arkadaÅŸtan pas geldi. Ama ben hakkımda ne bilindiÄŸini bilmediÄŸim için “Selim Yörük hakkında bilmek istedikleriniz” baÅŸlıklı bir yazı yayınlamış, bu yazıya kaynak oluÅŸturmasını istemiÅŸtim. Nihayet gün geldi çattı. İşlerden, güçlerden zaman bulabildim ve hakkımda bilinmeyenleri yazıyorum. Gecikme için özür dilerim : )
» Yazının Devamı
* * *