Ülkemizde, kariyer sahibi olan ya da olmayan birçok kişi son bir yılda yeni bir alışkanlık kazandı; blog takibi. Bu alışkanlık başlı başına bir mesai haline geldi.
Kahvaltı masasına oturup, bacak bacak üstüne attıktan hemen sonra çayımızdan bir yudum alırken gözattığımız gazetenin yerini dizüstü bilgisayarımızda açık bulunan bloglar almadı henüz ama ben ilerisi için bu değişimin farklı bir yapıda gerçekleşeceğini düşünüyorum (Bkz: Görüyorum. Medya evrilecek). Gerçekleşeceğini düşündüğüm bu değişim, klasik medyanın taşlarını sallayacak.
“Blog kültürü” medyanın sunumunu etkileyen ve ileride de etkileyecek olan önemli olgulardan biri. Ülkemizde de blog kültürü yalnızca “blogcu”lar ile desteklenmekle kalmıyor. Sendeyolla.com bu kültürün kurumsala yansımış ve bir ürüne dönüşmüş ilk örneklerinden. Hürriyet gazetesinin bir iÅŸtiraki. Vatan gazetesi de okurların katılımı için internet sitesi içerisinde bir komunite blogu açmış durumda.
» Yazının Devamı
14 June 2006 | İlgili Olduğu Konular »
En son “Oruç üzerine zıtlıklar” baÅŸlıklı yazımı kaleme aldığım (Evet. Önce kağıda yazıyorum sonra taratıp yüklüyorum. Evet salağım) gün bir Tuğçe Baran yazısına maÄŸruz kalmıştım. O gün “kilolar”ın ağırlığını hissettirdiÄŸi bir yazı yazmıştı. Ben de “KeÅŸke tugcebaran.blogspot.com aktif olsa da gazete yerine oradan takip etme(me)ye devam etsek” ÅŸeklinde iç geçirmiÅŸtim. Muhim deÄŸil taklidi de olur. Yeter ki bu isimle bir blog olsun.
Hiç olmadı, gidip ben açacağım blogu. Tuğçe Baran’dan ayırt edemezsiniz beni. Benim de kilo sorunum var çünkü. Onun gibi bir 5 kiloluk fazlalığım var. “Anafikir.com”da kiÅŸisel bilgi dökümünü en düşük seviyede tutuyorum, artık benim de “Bugün şöyle yaptım, dün şöyle oldu” tadında ÅŸeyler yazabilmem lazım. Ve görünüşe göre tugcebaran.blogspot.com adresi benim için biçilmiÅŸ kaftan.
Neyse, her ne hikmetse, bugün uzun süre sonra köşesine göz atma hissi belirdi içimde. Nereden estiyse? Sonuç şaşırtıcı değildi. Yine ilk kelimesinden itibaren kiloları ile dolu idi her satır
» Yazının Devamı
18 December 2005 | İlgili Olduğu Konular »
Zıtlıklar ilgi çekicidir. Bugün önce Hürriyet‘i okurken “polemiksever” Ahmet Hakan‘ın yine bir köşe yazarı ile atışma içerisinde olduÄŸunu farkettim. Zaten ne zaman bir yazısını okusam illa birilerine laf yetiÅŸtirmektedir. Haklı ya da haksız olduÄŸundan bahsetmiyorum. Ama Hakan beyin karşılıklı atışmaktan hoÅŸlandığı aÅŸikar.
Bu kez, aynı gazetede yazan Özdemir İnce ile kapışıyor. Bir “Tarık Akan Solcu mudur?” tartışmasıdır gidiyor aralarında. Pek alakadar etmiyor beni açıkcası. Ama dedim ya, ilgi çekiyor iÅŸte. Aynen hanım programlarındaki atışmaları izlemekten kendimizi alamadığımız gibi.
» Yazının Devamı
06 October 2005 | İlgili Olduğu Konular »