Kolay hayat ister olduk. Sevgimizi, aşkımızı bile kolay yaşamak istiyoruz. Bizi yormasın, zorlamasın, başımıza bela olmasın. İstediğimiz zaman yanımızda olsun, onun dışında yok olsun.
Bir kumandanın ucunda olsun her şey, bir bilgisayarın düğmesinde, bir telefonun tuşlarında. Ulaşmak, yaşatmak, canlandırmak, hissetmek için çaba harcamayalım.
Sanal dünya giriverdi hayatımıza, çok da işimize geldi. Sanal alemin, sanal insanları oluverdik hemen. Duygularımızdan korkar olduk. Hissetmek yok sanki. Her şey bir yalan gibi. Sanal alem ve değeri yok.
» Yazının Devamı
13 November 2006 | İlgili Olduğu Konular »
Apartmanlara taşınan çay bahçelerinden biri. Sonu “Cafe” ile bitenlerden. Uzakta, köşede, duvar dibinde bir masa. Bir erkek. Aynı masada, yanıbaşında alımlı bir kız oturuyor, cıvıl cıvıl. Belli ki onunla vakit geçirmekten hoÅŸlanıyor. Hararetli bir ÅŸekilde bir ÅŸeyler anlatıyor. Zaman zaman gülüyor zaman zaman dedikodusunu yaptığı arkadaşına kızıyor. Erkekte belli belirsiz tepkiler. Her zamanki gibi suskun. Kız, erkeÄŸin bu ruhsuzluÄŸundan bunalmış olacak ki soruyor;
- Neden konuÅŸmuyorsun?
Erkek sanki gözleri açık bir şekilde uyuyormuş da kızın sorusuyla uyanmış gibi şaşkın şaşkın baktı. Alelade bir cevapla yanıtladı;
- Ne konuşayım ki?
- Hep ben konuşuyorum. Hiç mi anlatacak bir şeyin yok!
» Yazının Devamı
24 January 2006 | İlgili Olduğu Konular »