26 Haftadır pazarlama blogları arasında ortaklaşa sürdürülen bir etkinlik Pazarlama Blogları Karnavalı. Bu kadar uzun bir süre boyunca Karnaval bir o blogdan bir diğerine gitti. İçlerinde karnavalı ilginç sunumlarla[1][2][3][4] gerçekleştirenler de oldu.
Bu hafta yani 15 - 21 Ocak tarihleri arasında karnavalın ev sahipliÄŸini Anafikir.com yapacak. Bu amaçla anafikir.com/karnaval adresinde bir sunum hazırladım. Sunumun çoÄŸunu Flickr‘dan bulup, anlaÅŸtığım güzel bir kız yapacak. AÄŸzını, burnunu, kulağını, gözünü neredeyse tüm duyu organlarını kullanarak yaptığı bu sunum için ona teÅŸekkürlerimi borç bilirim
» Yazının Devamı
15 January 2007 | İlgili Olduğu Konular »
Yine yurtdışından transfer ettiÄŸimiz yarışmalardan Çarkıfelek. Benim hatırladığım kadarıyla ilk sunucusu sopa yutmuÅŸ, ciddi mi ciddi Tarık Tarcan idi. O zamanlarda bile popülerdi. Ki oldukça soluk bir hale idi Tarık Tarcan ile. Sebebi basit. Hediyeler dağıtıyordu bol bol. Evler, arabalar, televizyonlar, fırınlar…
Daha sonra, birkaç deÄŸiÅŸikliÄŸinin ardından, efsane haline gelen, Mehmet Ali Erbil‘li Çarkıfelek dönemi baÅŸladı. Hatta “Memetalibey biraz yardımcı olun” ve “Parmaktan sonra” o zamandan kalmadır. O dönemde Mehmet Ali Erbil fıkır fıkır sunumu ile her eve girmeyi baÅŸarmıştır. Gri programa renk gelivermiÅŸtir birden Erbil ile birlikte.
» Yazının Devamı
05 October 2005 | İlgili Olduğu Konular »
Etrafımızı sarmış “ünlü olma hastalığı”ndan kurtulmak ne mümkün… Her delikten kamera çıkıyor. Silah gibi. Tehdit ediyorlar, “çekeriz, cümle aleme rezil ederiz kaçma gel, hesap ver bize” diyorlar.
Böyle çemkirmelerine gerek de yok zaten çogu zaman. Bi çokları kamera ile mikrofon birlikteliğini görür görmez atlıyorlar önlerine. Hiç bir şey yapmasalar, el sallıyorlar.
Yarışmalar falan var artık, insanlar kendini ünlü zannetsin diye hazırlanan. Ünlü olunca mutlu olacağını umuyorlar. DoÄŸal olarak kendilerini bir anda 5-10 yaÅŸ büyümüş, 3-5 kat daha zeki olmuÅŸ bir ÅŸekilde, Türkiye’nin gündeminin tam ortasında buluveriyorlar. Pek tabi kameraya yapay, kalıp gülümsemeyi öğreniveriyorlar cabucak.
» Yazının Devamı
01 June 2005 | İlgili Olduğu Konular »
TRT sayesinde spor kavramının gerçek anlamını kaybetmediğimiz yıllardı. Şimdiki gibi spor studyosu, spor gecesi, star spor başlıklı programlarda sadece futbol işlenmezdi. Dönerken donlarını görmek için can attığımız Iskandinav kızlarının artistik patinaj yarışmaları izlerdik doya doya (bkz: Katarina Witt).
Soluk soluÄŸa kalmış yarışmacıyı çeken kameramanla birlikte, aynı görüş açısı ile, altta sırayla hakemlerin puanları çıkacağı zaman, sanki puanlar bize veriliyormuÅŸ gibi heyecanlanır, hatta terlerdik. En güzel yarışmacıyı seçer, o yüksek puan alsın, o kazansın isterdik, sanki teyzemizin kızıymış gibi. “Ulan bu kızların hepsi de mi güzel olur, çıtır olur, bu ne kusursuz cenabdır” diye iç geçirir, sunucuların verdiÄŸi “14 yaşında olmasına raÄŸmen girdiÄŸi tüm ÅŸampiyonalarda 1. olmayı baÅŸarıyor.
» Yazının Devamı
23 December 2004 | İlgili Olduğu Konular »