Fikir yoksulluÄŸu bütün yoksullukların anasıdır. Fikir yoksulluÄŸunun diÄŸer yoksulluklardan önemli bir farkı vardır. DiÄŸer her ÅŸeyin yoksulu olduÄŸunu bilen insan, “Benim paraya ihtiyacım var”, “EkmeÄŸe, suya ihtiyacım var” diye söyleyip, derdini dile getirebilir.
Fikir yoksulu insanlar ise, fikrin yoksulu olduklarını bilmezler. Kişi ne kadar fikre muhtaç ise, kendini o kadar fikir varsılı zanneder. Bu nedenledir ki; fikren gelişmemiş toplumlar kitap okumazlar! Her şeyi bildiğini sanan adam, neden kitap okusun?
Ayrıca, fikir yoksulu bir adamın okuması da ne derecede okumak sayılır? Bunu da düşünmek gerekir. Çünkü, o neyi ne kadar bildiÄŸini bile düşünmemiÅŸ bir adam olarak, ve her ÅŸeyi bildiÄŸini zanneden bir adam olarak, okusa bile düşünmeyecektir! “Acaba benim bu zamana kadar bildiklerim yanlış mıdır?” demiyecektir.
» Yazının Devamı
04 March 2007 | İlgili Olduğu Konular »
İlgili Konular: baÅŸbakan,
cumhuriyet,
düşünmek,
eÄŸitim,
fikir,
ilkokul,
kitap,
reform,
türkiye,
yazar,
yönetim
Yazarlar erken ölüyordu benim memleketimde.
Aydınlığımıza mum olmaya çalışırlarken, eridiklerinden haberleri olmuyordu.
Ölüyorlardı, tükeniyorlardı…
İki satır karalamak ne kadar güzel bir şey. İnsan kendisini çok mutlu ve huzurlu hissediyor. Kabaca söylemek gerekirse, ruhen boşalıyor da diyebiliriz. Düşünceleri kağıda dökmek ve bunun için çaba harcamak, zaman ayırmak ve düşünmek insanı kendine getiriyor. İmla hataları insanın önüne engel olsa da cümlenin sonuna konan nokta her şeyi anlatıyor.
» Yazının Devamı
01 October 2006 | İlgili Olduğu Konular »
Eskiye nazaran, “pazarlama” adının daha çok farkında olarak ilgilendiÄŸim konular çoÄŸaldı. “Pazarlama” kategorisi içerisinde olduÄŸunu bilmeden kafa yorduÄŸum olaylar, durumlar, olgular artık terminolojiye daha aÅŸina oluÅŸum ile beyin kıvrımlarımdaki anlamlarını netleÅŸtirdiler. Fakat halen birçok soru var o kıvrımların köşelerinde.
Yavuz Odabaşı benim için cevapların olduÄŸu yeni bir kaynak. “Tüketim Kültürü” adlı kitabı ile blog turuna çıktığını duyduÄŸumda, hemen sorularımı hazırladım. Sayın Odabaşı da beni kırmadı ve hem sorularımı cevapladı hem de Anafikir.com’a konuk olmuÅŸ, blog turunun bir ayağını burada gerçekleÅŸtirmiÅŸ oldu.
» Yazının Devamı
05 July 2006 | İlgili Olduğu Konular »
“Detaycıyım, Evet. Ne OlmuÅŸ!”
SY: Takip ettiÄŸim kadarıyla, sizin bir tarzının var sözlükte. “Her baÅŸlığın altında benim de bir yazım olsun” yerine, seçmece çalışıyorsunuz. Bu tarzdan bahseder misiniz biraz.
Evet öyle diyorlar. Haksız da değiller. Detaylara taktığımı söylerler hep. Sadece sözlükte değil. Normal yaşantımda da. Bundan şikayet edenler hiç az değil. Detaylara takılıp işin özünü kaçırdığımı iddia ediyor kimi yakınlarım. Bu özelliğim sözlüğe de yansıyor haliyle. Ama ben halimden memnunum
Öyle her baÅŸlığa da yazmıyorum evet. EÄŸer baÅŸlık güzelse “Bu neden benim aklıma gelmedi lan? Beynimi s.kim” diyorum. Kıskançlığımdan yazmıyorum. BaÅŸlık kötüyse okumuyorum bile zaten. Böyle de kiÅŸiliksiz bir adamım iÅŸte.
SY : Bu detaylar için elinizde not defteri ve kalem ikilisi ile dolaştığınız söyleniyor?
» Yazının Devamı
21 September 2005 | İlgili Olduğu Konular »
İlgili Konular: cohesionless,
dergi,
detay,
ekşi sözlük,
ırak,
iÄŸnelik,
itina,
kitap,
nivea,
performans,
ünlü,
yazar
Bu bir saygı duruÅŸudur. Hep saygı duruÅŸlarını kayıplardan sonra yapmak aklımıza gelse de, gecikmiÅŸ olduÄŸumuzu her yeni kayıpda tekrar tekrar belirtsek de… Bu kez kaybımız bizi bizden daha iyi tanımış biri; Jak Deleon.
Onu tanıma, bir zamanlar -en azından- yakınlarında olma mutluluÄŸuna eriÅŸenlerdenim. Öncelikle o benim hocam. Üniversite ruhunu taşıyan her öğrenci gibi onu “not veren bir kitap” olarak deÄŸerlendirmiÅŸtik önceleri. Fakat ilk derste kendini diÄŸer kitaplardan ayırmıştı. “Derse not için gelmek zorunda hissediyorsanız gelmek zorunda olmadığınızı ÅŸimdiden belirteyim. Ama gelirseniz, daha karlı çıkacağınızı temin ederim” diyerek. Birçokları bu açık çeki alıp bir daha derse uÄŸramamıştı. Ama ben her ders olmasa da takip edenlerden biri idim.
» Yazının Devamı
11 July 2005 | İlgili Olduğu Konular »