Öncelikle birkaç gerçekle baÅŸlamalı Hokkabaz ile ilgili yazılacaklara; Tartışmasız ve açık ara, Cem Yılmaz ülkemizi son yıllarda en çok güldüren sanatçı. Bu yüzden üzerindeki baskı ve beklenti hep çok yüksek. Bu, baÅŸarının doÄŸal bir getirisi. Ayrıca onu çoÄŸu zaman güldüren, zıpır, hazır cevap ve hınzır bir halde gördüğümüz için tüm iÅŸlerinde de bunu arıyoruz. Farklı bir hali gözümüzde “yabancı” ve hatta eÄŸreti kalıyor.
Gördüğüm kadarıyla Cem Yılmaz artık kendini sinemaya adadı. Onu umutla ve heyecanla konuÅŸurken gördüğümüz konular hep sinema ile ilgili. Ve son filmi Hokkabaz’la da gördük ki Cem Yılmaz komedyen ya da “Stand-upçı” olarak anılmak istemiyor. O sinemasal bir tad istiyor iÅŸlerinde. GeniÅŸ ekran olmalı onun ürünleri, duygu, etki ve kurgu yönüyle. “Komiklik olsun, güldürsün yeter” mantığından sıyrılmış gözüküyor.
Fakat bunu bir önceki filmi G.O.R.A için söyleyemiyoruz. Orada sinemaya yaraşır bir iş çıkaramamıştı bana kalırsa.
» Yazının Devamı
19 November 2006 | İlgili Olduğu Konular »
Her hafta yeni bir bölümü yayınlanan televizyon dizisi için gereÄŸinden fazla kaliteli olan, ekran başında gözlerimizi dolduran, yüreÄŸimizi burkan, her karesi kartpostal tadı vermiÅŸ “Çemberimde Gül Oya” ile adından söz ettiren ÇaÄŸan Irmak ürünü olan ve adı artık “AÄŸlatan film”e çıkan “Babam ve OÄŸlum“un methini çok duymuÅŸ fakat izleme ÅŸansı bulamamıştım. Tüm korsan cd’cilerde rastlayıp, “AÄŸlatan Baba ve OÄŸlun DVD’si çıktı abi!” sloganıyla pazarlanmasına raÄŸmen “Bu filmi sinemada izlemeliyim” dirayetini gösterip, korsana “Yahu korsan bey, orjinal DVD’si çıkmadı ki. Bu neyin DVD’siymiÅŸ?!” diyerek elimin tersi ile ittim üzerinde 700mb/80min Recordable CD yazan “DVD”yi. O da alınmış olacak ki “Abi ben korsan deÄŸilim, filmler korsan” dedi.
Yerinde bir karar verdiÄŸimi “Babam ve OÄŸlum”u sinemada izledikten sonra ispatlamış oldum korsana pardon korsancıya. Gerçi onun bu ispattan haberi olmadığını bilsem de içime garip bir haz yerleÅŸti. O hazla şöyle bir sarıldım filmi beraber izlediÄŸim kız arkadaşıma. Yazık, o da filmin etkisiyle salya sümük bir halde, sarılmamı “aÄŸlama geçti geçti” niyetine yorup başını omzuma yasladı hıçkırarak.
» Yazının Devamı
30 January 2006 | İlgili Olduğu Konular »
İlgili Konular: aÄŸlamak,
babam ve oÄŸlum,
çağan ırmak,
çemberimde gül oya,
dizi,
dvd,
film,
gülşen bubikoğlu,
kadir inanır,
mustafa hakkında her şey,
sinema,
tarık akan,
televizyon,
türkan şoray,
yeşilçam
Tamamiyle futbolu içeren bir kurgusu olması nedeniyle, futbolla yatıp futbolla kalkan ülkelerde sinemaya uÄŸramamış bireylerin bile “Gitsek mi acaba?” düşüncesine sevk edecek bir film. Bu yüzden “GiÅŸe hasılatı için üretildi” yorumları yapıldı. Bana kalırsa fazla dramatik olmasına raÄŸmen izlenebilecek bir film olmuÅŸ.
Yıldız olmuÅŸ birçok futbolucunun hayatı filmde anlatılan ÅŸekilde geliÅŸmiÅŸ olabilir pek tabi ama futbol kariyeri bile olmayan birinin Los Angeles’dan Londra’ya uzanan birkaç aylık bir sürede İngiltere’nin en köklü takımlarından birinde ilk 11′de yer bulması pek inandırıcı deÄŸil. Araya serÄŸiÅŸtirilen “hayal kırıklıkları” ile sürecin zorlu olduÄŸuna ikna edilmeye çalışılmış fakat o zorlu süreçlerin hiç zorlanmadan altedilmesi yine gerçeÄŸe uygun olmamış.
GerçeÄŸe uygunluk bir filmde aranacak özelliklerden deÄŸildir aslında. Fakat milyonların en küçük detayına kadar bildikleri bir olguyu ele almışsanız senaryonun her köşesinde, “gerçeklik” kendiliÄŸinden bir zorunluluk olarak ortaya çıkıyor. Hikayenin anlatımı da gerçek mekanlarda, gerçek karakterlerin desteÄŸiyle olunca inandırıcı olma gereÄŸi doÄŸuyor.
» Yazının Devamı
26 October 2005 | İlgili Olduğu Konular »
İkizdir bunlar. Zavallı esas kız kendini yarı çıplak yatak odasında bulmadan önce “Nuri” zengin, centilmen, nazik tavırları ve vaadleriyle topu ceza sahasına kadar getirir. Daha sonra Alço’ya “Al da at” dercesine bir pas atar ve Alço da zamanın Tanju Çolak’ı gibi çok klas bir son vuruÅŸ ile fileleri havalandırır.
Esas kız, elleri yüzünde (göz yaşı akıtamadığı belli olmasın diye) “Nolucak benim halim” diye nevresim takımına sarılı bir ÅŸekilde aÄŸlarken, Alço kıza kıçını dönmüş, pantalonunu kaldırmakta ve aynaya bakaraktan kravatını düzeltmektedir. Daha sonra sigarasından derin bir fırt çekerekten “Aptal! Senin gibi bir zavallıyı film yıldızı yapacağımı mı sandın! haha!” diyerek uzaklaşır gider.
» Yazının Devamı
22 July 2005 | İlgili Olduğu Konular »
YeÅŸilçam’ın bir kokusu bir dokusu var ise, aÄŸlatmaya yönelik senaryolarının hemen arkasından Cahit Berkay‘ın o dillere dolanan tınıları gelir. 70li 80li yılların YeÅŸilçam ürünlerinin neredeyse hepsinde karşımıza çıkar.
Zaman zaman bizi gülümseten, içimize garip bir sevinç koyan Cahit Berkay, bazen de taÅŸ gibi oturtur midemize notaları. Karakter zıplaya oynaya giderken, giriverir fondan muzik, bizi de hoplatmaya zıplatmaya baÅŸlar… Karakter hüzünlü bir duruma mı düştü, ritm yavaÅŸlar, baÅŸlar eÄŸilir, notalar uzar, kalınlaşır, dalgalanır gider.
» Yazının Devamı
16 March 2005 | İlgili Olduğu Konular »