Kadın ve erkeğin aynı saflarda namaz kılması
Bir camide kadınlı erkekli namaz kılınması yeni bir tartışma yarattı; Kadınla erkek aynı saflarda namaz kılabilir mi? Bu dinen caiz midir, deÄŸil midir? Açıkçası bu tartışma yani islamiyet açısından, karışık olarak kılınan namazın geçerli olup olmadığı benim pek ilgimi çekmiyor. Bu din alimlerinin görevi. Düşünürler, taşınırlar bir karara varırlar ve biz de bilgilenmiÅŸ oluruz. Bana kalırsa bu konuda dikkat edilmesi gerek nokta hiç çekinmeden “tarikat” olarak adlandırılan kiÅŸilere yaklaşım ÅŸeklidir.
Bahsi geçen bu grubun niyetinin kötü ya da iyi olduÄŸunu bilmiyorum. Fakat medyanın tüm silahlarıyla bu insanların üzerlerine doÄŸru yaylım ateÅŸi baÅŸlatmasına anlam veremiyorum. Bu grubun camide karışık olarak namaz kılarken çekilen bir fotografından onlarca komplo teorisi üretildi. “Çok tehlikeli bir tarikat”mış, “Hristiyanlık ile müslümanlığı birbirine düşürmek istiyorlar”mış, “Türkiye’nin birlik ve beraberliÄŸine indirilen bir darbe”ymiÅŸ, “Grup üyelerinden biri seri bir ÅŸekilde imam nikahı kıyıyor”muÅŸ falan filan. Yine üyelerinden biri baÅŸbakanın saÄŸ kolunun eÅŸiymiÅŸ. Evet öyleymiÅŸ. Peki ne olmuÅŸ? Ne gibi bir baÄŸlantı kuruyorsunuz, nasıl bir “sansasyon” uyduracaksınız?
Bu grubu “dan dan dan”, “flash flash flash” efektleriyle kamuoyuna ÅŸikayet eden basın mensupları, bitmez tükenmez bir demir filizi yakalamış maden mühendisi edasıyla ürettikleri haberin keyfini sürerken bize kısır bir tartışmaya girmek kalıyor. Hani ülkemiz “mükemmel bir kokteyl”di? Hani din, dil, ırk, meshep ayrımı gözetmeden kardeşçe yaşıyorduk? Hani birbirimizin inançlarına saygılıydık?
Bu “tarikat”ın niyetinin kötü olduÄŸunu varsayarsak yaptıklarının savunulacak bir tarafı yoktur. Yok dini açıdan bilgisizler ise, islamiyete göre camide hangi koÅŸullarda namaz kılınabileceÄŸini, hangi koÅŸullarda kılınan namazın geçerli olduÄŸunu bilmiyorlarsa tartışılacak bir ÅŸey yok. Ama dine yeni bir yorum getirme amacındaysalar, kendilerini en rahat hissettikleri bir ÅŸekilde Allah’a yakınlaÅŸmak istiyorlarsa neden önlerini kesiyoruz ki? Buna ne hakkımız var? Amaçları yaradana sığınmak, ondan af dilemek, ona şükretmek deÄŸil mi? Bırakın bunu kendi bildiklerini yolla yapsınlar. Belki yaptıkları hatalı, islamiyete hiç uygun deÄŸil ama bunun bize ne zararı var? Yaptıklarının sonuçlarına onlar katlanacaklar. Ne gerek var “Olmaz böyle ÅŸey! Yapmayın!” diyerek onları yöneldikleri “Allah yolu”ndan uzaklaÅŸtırmaya çalışmaya?
Kendimden örnek vermem gerekirse, bence onlar Allah’a benden daha yakınlar. EÄŸer yaptıkları islamiyete yeni bir yorum getirmek ise en azından O’na yönelik bir adım atıyorlar, doÄŸru ya da yanlış. Adımlarının yarısından fazlası geçerli olmasa bile benden daha yakınlar. Bir çabaları var. Benim için ise Allah fiziksel olmasa da düşünsel olarak var. Düşüncelerimi, davranışlarımı, kısacası hayatımı böyle bir ilahi gücün varlığının farkında olarak yönlendiriyorum. O benim için doÄŸru yolu gösteren bir pusula. Ama ne namaz ne de oruç ÅŸartını layıkıyla yerine getirdiÄŸim söylenemez.
Bir de şöyle düşünmek gerekiyor. İslamiyetin doÄŸuÅŸundan bu yana birçok meshep ortaya çıktı. Hepsinin de amacı Allah’a yönelmek ama yolları farklı. Belki de bu “tarikat”la da yeni bir meshep ortaya çıkacak kim bilebilir ki? Nasıl mensubu olduÄŸumuz meshebin dışındaki mesheplerin yollarını benimsemiyorsak bu grubu da baÄŸrımıza basmak zorunda deÄŸiliz. Ama “yapmayın!” deme hakkımız yok. Herkesin kendine has bir karar verme, düşünme yetisi var. Bırakın kendi yollarını kendileri bulsunlar. Pek tabi bu yollar diÄŸerlerinin ibadetini geçersiz kılmamalı (Zaten söylenene göre bu grup diÄŸerlerinden ayrı bir ÅŸekilde en arka saflarda ibadet ediyorlarmış), “normal” yollarla yaradana yakınlaÅŸmaya çalışan kiÅŸilerin ibadetlerini sekteye uÄŸratmamalı.
26 January 2006 | İlgili Olduğu Konular »

Abbas
Bence çok şaçma bir şey. Öyle şey olur mu? Hayır olmaz. Önünde kadının namaz kıldığını düşünsene. Kimbilir aklımıza bir şey gelse… Tövbe tövbe…
29 August 2006
Muhazatu'n
Kadın ve yetiÅŸkin kız çocuÄŸu ile erkeÄŸin aynı safta veya kadının, erkeÄŸin önünde, cemaatle aynı namazı kılmasına Muhazatu’n-Nisa adı verilir. Erkek ile kadının namazı kendi baÅŸlarına kılması durumunda herkes istediÄŸi yerde namaz kılabilir, namazın bozulması durumu ortaya çıkmaz.
Namazın Bozulma Şartları
Muhazatu’n-Nisa durumunda, ÅŸu ÅŸartlarla namaz bozulur:
1)- Kadın ile erkeğin aynı namazda aynı imama uyması; kadın ile erkek farklı namazları aynı hizada kılabilirler,
2)- Namaz kılanların her ikisinin de akıllı ve ergen olması,
3)- Kadının erkek(ler)le aynı hizada olması,
4)- Namazın rükünlü ve secdeli olması, cenaze namazı veya tilavet secdesi olmaması; cenaze namazı bir dua olduğundan aynı hizada durabilirler,
5)- Kadının, imam olarak uyduğu erkekle aynı safta olması,
6)- Arada engel olmayıp, kılış yerlerinin bir olması (Biri yüksekte, öbürü başka yerde olması, aralarında bir kişi duracak kadar boşluk veya direğin bulunması halinde namaz bozulmaz.)
7)- İmamın kadınlara da imamete niyet etmiş olması.
- Aynı hizada durmanın bir rüknü yerine getirecek kadar sürmesi.
Kabe’de kılınan namazlarda, ayrı yönlerdeyken hiç kimsenin namazı bozulmaz.
Namazı Bozulanlar
Namazı bozulanları şöylece sıralayabiliriz:
1)- İmama uyan kadınlar, erkeklerin safı önünde ayrıca bir saf tutarsa ya da imamın yanında veya hizasında bir kadın bulunursa; bütün erkeklerin namazı bozulur.
2)- Erkeklerin arasında üç kadın bulunursa, bunların hem sağ ve sol yanlarındaki birer; hem de arkada bulunan her saftaki üç erkeğin namazı bozulur.
3)- Erkekler arasındaki kadınlar, iki kişi olursa yanlarındaki birer erkek ile aralarındaki iki erkeğin namazı bozulur, daha arkadakilerin namazı bozulmaz.
4)- Erkekler arasındaki kadın bir tane olduğu takdirde, sadece sağ ve sol yanındaki ile arkasındaki birer erkeğin namazı bozulur.
Bütün bu anlatılanlar, yalnızca Hanefi Mezhebi’nin görüşleridir. Hanefi Mezhebinin bu yaklaşımı, kadın ve erkeÄŸin huzur içinde ve düzgün biçimde namaz kılmalarını saÄŸlamaya yöneliktir. Kadının dışlanması ya da ikinci sınıf sayılmasıyla hiçbir iliÅŸkisi yoktur. Zaten Hz. Peygamber’in (s.a.) yaptığı uygulamaya göre kadınlar, erkek çocuklardan sonra en arkada cemaatla namaza dururlar. Hanefiler iÅŸte bu uygulamayı, cemaatla namazı tam bir dinsel tören olarak gördükleri için, yukarıda anlatılan biçimde deÄŸerlendirerek yorumlamışlardır. Mezhepler de kim oluyormuÅŸ gibi anlamsız bir soruyla deÄŸersizleÅŸtirme çabalarına gerek yoktur. Nitekim, bunun dışında da yorumlar vardır.
Dört mezhebin diğerleri böyle durumlarda namazın hiçbir şekilde bozulmayacağını savunur
28 November 2007
atakan özdel
“….hangi koÅŸullarda kılınan namazın geçerli olduÄŸunu bilmiyorlarsa tartışılacak bir ÅŸey yok. Ama dine yeni bir yorum getirme amacındaysalar,….”
sayın selim yörük…Namazın nasıl kılınacağını bilmeyen insanların islamiyete yeni bir “yorum” getirmesi düşünceniz bile oakdar komiktirki..Hangi insan Allah’ ın kendi kitabını kafasına göre yorumlayacak dini bilgiye sahiptir??? Allah’ın sahip olduÄŸu bir olguyu Allah’ın yarattığı bir kulun yorumlayabilmesi gibi bir mantıksızlık olabilirmi?? “dine yeni bir yorum getirme” cümleniz bile bu konuda nekadar yetersiz olduÄŸunuzu fazlasıyla göstermektedir..zannederimki siz dini klasik iktisada yeni bir yorum getiren yeni klasik iktisatçılar yada modernizm postmodernizm gibi akımlarla karıştırıyosunuz..umarım kısa zamanda bu karışıklığı çözer daha iyi bildiÄŸiniz ve anlayacağınız konularda yorum yapmaya özen gösterirsiniz..saygılar…
02 September 2008
Neverwhere
Sn. Atakan Özel’e
“…Hangi insan Allah’ ın kendi kitabını kafasına göre yorumlayacak dini bilgiye sahiptir??? ”
Naapılmalı?
Fetullah Gülen yorumlamalı diğer insanlar onun gibi mi yaşamalı?
Zekeriye Beyaz ? Yaşar Nuri Öztürk? Süleyman Ateş?
Yani bu yorumlama merakı ve isteği beyin ile yapılmaz mı? Beyni veren ve yaratan Allah değil mi? Beynin bu tür yorumlamalara açık olması Allah ın bilgisi dahilinde değil mi?
Bana kalırsa siz; aslında olması gereken, gerçek, akıllı, zeki, kültürlü, düşünebilen müslüman görmek istemiyorsunuz?
Siz onun bunun kuklalarına müslüman mı diyorsunuz?
Bu zihniyet yüzünden dünyayı 50-100 yıl geriden takip etmiyor muyuz zaten?
Sizden daha da yorumsuz müslümanlara neler yapıldığı ortada…
Kimileri saÄŸda solda kendilerini patlatır, kimileri kendilerini mehdi ilan eder, kimileri salya sümük aÄŸlayarak müslümanlığın aslında böyle biÅŸe olduÄŸunu empoze eder…
Ben müslümanım. Namaz kılmayı da oruç tutmayı da iyi bilirim (kimseyi hiç bir şekilde ilgilendirmediği halde. sizi de dahil )
Ve kuran da okurum. Okuma yazmayı bilir ve istediÄŸim gibi yorumlar, istediÄŸim gibi yaÅŸarım…
Bu siz ve yukarıda biraz önce belirttiğim tüm kişiler dahil olmak üzere kimseyi ilgilendirmez.
Namazımı da istediğim yerde, istediğim şekilde, istediğim kişilerle kılarım. Bu da kimseyi ilgilendirmez.
Size uymuyosa giderim cehenneme paÅŸa paÅŸa.
Allah, kur-an ve benim aramda olan biÅŸe. Size ne?
“Ikra” emir ayeti, sanırım “bana ve benim gibi düşünenlere gönderilmiÅŸ”. Çünkü okuyor anlıyorum…
Siz diÄŸer okuyanları dinleyin ve onların dediklerini ve yaptıklarına göre yaÅŸayın… Özgür iradeniz.
Kimseyi ilgilendirmez…
Selim arkadaş sanırım yazınızı ciddiye alıp yorumlamamış.
Sizin gibi düşünen insanlar yüzünden islamiyet fakir fukara, aptal ve yobaz dini haline yeteri kadar gelmiÅŸ durumda zaten…
-
06 September 2008