Kennedy suikasti ve derin devlet Amerika

Amerika’nın kendi içindeki hesaplaşmasını, temiz, açık, dürüst, Amerikan devleti imgesini ortadan kaldıran olaylardan sadece biri.

Dış politka, kültür ve tarih dergisi “Araştırma” tarafından Kennedy süikasti ile ilgili yayınlanan metne göre;

“Akmakta olan bir nehrin akış yönü değiştirilmemişse, bunun sorumlusunu bulmak için nehrin yeni suladığı tarlanın sahibine bakmak yeterli olacaktır. Kennedy suikastinde ise sulanan tarla, tek bir adresi gösteriyor: İsrail’i…

Kennedy suikasti konusunda onlarca farklı senaryo ortaya atıldı. Biz burada birçok Amerikan aydının ortaya koyduğu, fakat mümkün olduğu kadar “hasır-altı” edilmeye çalışılan bir başka alternatif senaryodan daha söz etmek istiyoruz.
Bunu dikkate alırken üzerinde durduğumuz temel bir kriterimiz var; Akmakta olan bir nehrin akış yönü değiştirilmişse, bunun sorumlusunu bulmak için nehrin yeni suladığı tarlanın sahibine bakmanın yeterli olacağıdır.

Kennedy suikastinin başlangıcı aslında Eisenhower dönemine kadar uzanmaktadır. İki dönem üst üste başkan seçilen Eisenhower’ın yönetimi, izlediği politikalar dolayısıyla Yahudi lobisini çok öfkelendirmişti. Yahudi lobisi bir daha böyle bir yönetim görmek istemiyordu. Bu nedenle daha organize çalışmaya karar verdiler. Baskıyı artıracaklardı. Bu kararın en önemli uygulaması, Aipac‘in kurulması oldu. lobi, yeni eisenhower’lara izin vermeyecekti.

Bunun için ilk uygulamaya karar verdikleri yöntem, başkan olacak kişiyle henüz seçilmeden önce bağlantı kurmaktı. Başkan adaylarıyla konuşacak ve “Eğer seçildiğinizde İsrail’e destek olmaya söz verirseniz, kampanyanıza büyük yardımlar yapabiliriz” diyeceklerdi. Bunun ilk denemesini John f Kennedy‘e yaptılar. Eisenhower’ın görev süresi 1960’da bitiyordu ve yapılacak seçimlerin en güçlü ismi de Demokrat Parti’nin adayı Kennedy idi. Lobi, işi sağlama almaya karar verdi ve seçim kampanyası sırasında Kennedy ile temas kurdu. Yahudi lobisinin etkisinin sanılandan daha çok olduğunu anlatan kitapların en önemlilerinden biri olan “They dare to speak out (Konuşmaya cesaret ettiler)” kitabının yazarı Paul Findley, olayı aynı kitabında şöyle anlatıyor:

(Seçimden bir süre önce) Kennedy, New York’un önde gelen Yahudilerinden birinin evindeki yemeğe katılmıştı. Ancak o akşam duyduğu bazı sözler canını fena halde sıkmıştı. Kennedy o akşamı yakın dostu gazeteci Charles Bartlett’e anlatırken, ‘İnanılması zor bir deneyimdi’ demişti. Anlattığına göre, o gece yemeğe katılanlardan biri -Kennedy adamın adını vermemişti- Kennedy’e, ‘Kampanyanız sırasında bazı ekonomik güçlüklerle karşılaştığınızı biliyoruz’ demişti. Ve şöyle eklemişti: ‘Ancak eğer önümüzdeki dört yıl boyunca Ortadoğu ile ilgili politikalarınıza yön verme şansı tanırsanız, kampanyanız için size çok etkili bir biçimde yardımcı olabiliriz’. Bu, Kennedy’nin hiç alışık olmadığı bir öneriydi

Evet, Kennedy bu tür kirli pazarlıklara alışık değildi ve bu yüzden de lobinin teklifini geri çevirmişti. Avukatı Bartlett’e “Bir başkan adayından çok, bir yurttaş olarak tepki gösterdim, kendimi hakarete uğramış gibi hissettim” demişti. Kennedy ayrıca eğer başkan seçilirse, başkan adaylarının seçim kampanyası için hazineden gelen para dışında para kullanmalarını, yani lobiden rüşvet almalarını yasaklayacağını da eklemişti. Genç adam, kendi elleriyle kendi sonunu hazırlıyordu…

Kennedy’nin İsrail’le kavgası
Sonuçta Kennedy lobinin desteği olmadan da başkan seçildi. Lobi Kennedy’e sıcak bakmıyordu. Başkan, Amerikan tarihindeki ilk katolik başkandı; Ayrıca eski bir büyükelçi olan babası Joseph Kennedy de zamanında lobi tarafından boy hedefi haline getirilmişti. Kennedy de lobiye ve İsrail’e pek sıcak bakmıyordu; Başkanlık öncesinde aldığı “Ahlaksız teklif” onu lobiden bir hayli soğutmuştu. İlerleyen aylarda başkan, İsrail yönetimiyle büyük bir çatışmaya girdi. Çatışma, İsrail’in nükleer programı nedeniyle patlak vermişti. İsrail başbakanı David Ben Gurion, hummalı bir nükleer silah üretme programı izliyordu; Kennedy ise nükleer silahlanmayı durdurma programı çerçevesinde Yahudi devleti’ni bu işten vazgeçmesi için ikna etmeye çalışıyordu. Kennedy, elinden geldiğince Yahudi devleti’nin Dimona reaktöründeki gizli nükleer çalışmalarını engellemeye çalışmıştı. Ben Gurion’un yazdığı mektuplarda kendisinden “genç adam” diye söz etmesi ve daha üst bir konumdaymış gibi bir üslup kullanması yüzünden de çileden çıkıyordu. Bu arada Kennedy’nin Araplara yönelik olumlu bakış açısı da, onu İsrail ve lobi gözünde tam anlamıyla boy hedefi haline getirmişti. Kennedy’nin Ortadoğu’da adil bir politika uygulamaya niyetlendiği, daha senatör olduğu sıralarda Fransa’ya karşı bağımsızlık savaşı veren Cezayir’i desteklemesiyle ortaya çıkmıştı. Cezayir bağımsızlığına karşın Fransa’ya büyük askeri destek veren israil, JFK’nın “tehlikeli” biri olduğunu daha o zaman sezmişti. Genç başkan, Beyaz Saray’a oturduktan sonra da Arap ülkeleriyle, özellikle de Mısır’la olumlu ilişkiler kurmaya çalışmıştı.

Kısacası, Amerika ve İsrail’deki Yahudi liderler, ikinci bir Eisenhower vakası ile karşı karşıya kalmışlardı. Ancak bu kez oturup Kennedy’nin seçim kaybetmesini bekleyecek kadar sabırlı değillerdi. Kennedy halktan çok büyük destek alıyordu ve bir sonraki seçimleri kazanacağı da kesin görünüyordu. İsrail ve lobi, bir beş yıl daha bekleyemezdi.

Peki ne yapmalıydılar? Kennedy’i ikna etmenin yolu yok gibi gözüküyordu; Bunu zaten seçimden kısa bir süre önce denemiş ve ters tepkiyle karşılaşmışlardı. Bu durumda Kennedy’nin yerine geçebilecek muhtemel başkanlar üzerinde düşünmek gerekiyordu. Kennedy’nin Cumhuriyetçi Parti’den rakibi olan Richard Nixon da onlar için pek olumlu gözükmüyordu. Seçimlerde Nixon’a büyük bir destek verip Kennedy’nin kaybetmesini sağlasalar bile, yine de ellerine bir şey geçmeyecekti. Ancak bir başka isim, onlar için çok uygun olduğu sinyalini veriyordu. Bu, Kennedy’nin yardımcısı Lyndon b Johnson‘dı. Son dönemlerde özellikle dış politika konularında Kennedy’le çokça tartışan ve başkanla arası oldukça açık olan Johnson, lobi açısından “ideal başkan” prototipi çiziyordu. Politik kariyeri boyunca İsrail’e desteğini sık sık vurgulamış ve başkan yardımcılığı yaptığı dönem boyunca da Yahudi devletine olan sempatisini açığa vurmuştu.

Eğer İsrail ve lobi, bir yolunu bulur da Kennedy’nin yerine Johnson’ı başkan yaparlarsa, oldukça büyük bir iş başarmış olacaklardı. Ama bu normalde mümkün değildi; Böyle bir koltuk değişimi olması için başkanın ya istifa etmesi ya da ölmesi gerekiyordu. Başkanın istifa etmeye de niyeti yoktu elbette…

İşte Kennedy suikasti tam bu sırada gerçekleşti.

Kennedy suikastinde ‘son hüküm’: Başkan’ı Mossad öldürdü!
Paul Findley, Kennedy suikasti hakkında üretilen komplo teorileri arasında İsrail’in adının hiç geçmediğinden bahseder. Oysa Yahudi devleti Kennedy’i ortadan kaldırmayı istemek için çok fazla gerekçeye sahiptir. Ayrıca Findley’in dediği gibi, Kennedy suikasti ile ilgili olarak sanık sandalyesine oturtulan Küba lideri Castro, mafya ya da fanatik anti-komünistler gibi bu işi becerecek güç ve yeteneğe sahip değildir (Oliver Stone‘nun JFK adlı filminde ortaya konduğu gibi, Kennedy suikasti son derece planlı ve sofistike bir eylemdir ve devlet içinden odakların işin içine karıştığı kesindir). Findley, Mossad’ın Kennedy’i ortadan kaldırmayı isteyecek nedenlere ve bu işi yapabilecek güç ve yeteneğe kesin olarak sahip olduğunu hatırlatır. Bu gerçeğe rağmen sanıklar listesinde Mossad ve İsrail isimlerinin hiç geçirilmemesi, kuşkuları daha da artırmaktadır.

Kennedy suikastinde Mossad’ın rolü ile ilgili en detaylı çalışma ise Amerikalı araştırmacı Michael Collins Piper‘ın 1993 yılında yayınladığı Final Judgement (Son Hüküm) adlı kitapta ortaya kondu. Piper, 335 sayfa ve 600 dipnottan oluşan kitabında Kennedy suikasti ile ilgili “son hükmü” veriyordu: Suikast bir Mossad ürünüdür!…

Piper, öncelikle Kennedy ile İsrail yönetimi arasındaki çatışmanın detaylarını inceliyordu. Bu çatışma o kadar keskindi ki, İsrail başbakanı Ben Gurion, Nisan 1963’te Kennedy’nin varlığının İsrail’i tehdit ettiğini öne sürerek istifa etmişti.

Suikastin ayrıntılarında çok sayıda Mossad bağlantısı vardı. Piper, New Orleans savcısı Jim Garrison tarafından suikast ile ilgili olarak soruşturmaya uğrayan Clay Shaw‘a dikkat çekiyordu. Çünkü delil yetersizliği ile davadan beraat eden, ancak suikastle ilgisi olduğu aşikar olan Shaw, Mossad’ın paravan şirketi olarak işlev gören bir firmanın yönetim kuruluşunda çalışıyordu (Piper’a göre, yönetmen Oliver Stone, JFK filminde Clay Shaw’un bu Mossad bağlantısını atlamıştır, çünkü Stone’un en büyük finansörü, Arnon Milchan adlı İsrailli bir silah tüccarıdır).

Piper’ın kitabında konuyla ilgili önemli bilgiler aktaran eski bir Fransız istihbaratçı vardır. Bu kişi, Mossad’ın suikastçilerle bağlantı kurarken, Fransız istihbaratındaki bir ajandan yararlandığını söyler. Mossad’la suikastçiler arasında aracılık yapan bu Fransız ajan, Cezayir yanlısı tutumundan dolayı Kennedy’den nefret etmektedir.

Piper, suikastteki Mossad bağlantısının hasıraltı edilmesine de değinir. Belli kişiler, suçu mümkün olduğunca uzak adreslere atmaya çalışmışlardır. Suikasti inceleyen Warren Komisyonu‘na, sorumlunun KGB olduğu konusunda en çok telkinde bulunan kişi, CIA eski şefi James J Angleton’dır. Angleton’ın en önemli özelliği ise İsrail ve Mossad’a olan ünlü yakınlığıdır; CIA şefi olduğu dönemde “Mossad’ın manevi babası” ünvanını kazanmıştır.

Suikasttaki “İsrail hipotezi”ni güçlendiren bir başka nokta, Kennedy’nin ardından başkan olan Johnson’ın İsrail’e olan büyük yakınlığıdır. O tarihe kadar görev yapan Amerikan başkanları içinde “en İsrail yanlısı” sayılan Johnson, ilk kez Yahudi devletine büyük miktarlarda silah yardımı yapmış, 1967 savaşı sırasında İsrail’e gizli yollardan askeri araç ve deneyimli personel göndermişti. Paul Findley, Johnson hakkında şunları söylüyor:

“İsrail hükümeti johnson başkan olursa herşeyin lehlerine dönüşeceğini bilmekteydi ve gerçekten de öyle oldu. kennedy’nin ölümünden sonra abd ilk defa israil’e çok geniş çapta silah göndermeye başladı. 1967 haziran savaşı sırasında johnson el altından israil’e hem malzeme hem de personel yardımında bulundu”

Lobi, Johnson döneminde lobi yapmaya gerek bile duymamıştı.

İşte en başta belirttiğimiz nehir örneğinin Kennedy suikastinde götürdüğü yer İsrail’dir. Kennedy’nin öldürülmesiyle Yahudi lobisi kendi tarlasını rahat rahat sulamaya başlamıştır

Kaynak: Araştırma Dergisi

Şimdi gelelim benim özetime;
Profesyonel bir şekilde, tecrubeli Mossad elemanları tarafından farklı iki açıdan beyni dağıtılan JFK’den sonra gündeme oturmuştur.

Sorun Kennedy’nin İsrail’e çeşitli konularda imtiyaz tanımak istememesi ve Amerikan hükümetine baskıda bulunan Yahudi Lobisine prim vermemesidir. Daha sonra hükümet içinden de bir destekçi bulan Mossad elemanları o zamanın İsrail başkanınının dolaylı emri ile etkisiz[-] hale getirilmiştir.

Oliver Stone’un JFK filminin konusudur. Ayrıca bu film sonrasında da Amerikan hükümeti tarafından yaklaşık 50 yıl süreyle bu cinayetle ilgili araştırma yapılması, belgeler yayınlanması, tartışmalar, çıkarımlar, teoriler sunulması yasaklanmıştır.

(bkz: Küba füze krizi)

JFK suikasti ve sonrasında yaşanan gelişmeler ABD’nin en büyük gelir kaynagının savaş* oldugunu kanıtlar. JFK suikasti savaşın yani gelir kaynagının önündeki engelin kaldırılmasıdır.

Bir asırı aşkın bir süredir dünyanın çeşitli ülkelerinde kendisini ilgilendirmeyen en ucra köşelerde bile anlamsız savaşlara girmesi, Vietnam‘da açık olarak, Küba’da gizlice komunizme karşı yürüttüğü savaş ABD’deki savaş endustrisini beslemiştir.

ABD halen bu politika üzerinden gelir sağlamaya çalışmaktadır. Fakat düşmanları artık zayıflayan komunizm değil, yükselen yeni trend olan aşırı İslam blogudur ki onlar bunu islami teror olarak adlandırırlar. Yani yeni bahane terördür. “Teröre karşı mücadele” adı altında, ekmeğini yedikleri savaş oyununa devam etmektedirler. Zamanında komunizme karşı besledikleri bu aşırı islami topluluklar zamanla gelişmiş ve yeni düşmanları olmuştur. ABD’nin şu sıralarda Ortadogu ile uğraşmasının nedeni budur. Ayrıca bu uğraş savaş endustrisini canlı tuttuğu için de vazgeçilemezdir. Yeni bir gelir kaynağı olarak Irak’a girmesinin nedeninin altında da ekonomik nedenler vardır.

1960’lı yıllarda JFK ile yükselen “Savaşa hayır” sloganları bu gelir kaynagını tehdit etmekteydi.

JFK’nın;
– Devletin alt kademelerinden en üst kademelerine dek büyük söz sahibi olan cia’i parçalara ayırıp, zayıflatması,
– 62 yılının mart ayında savunma bütçesinde yapılmasını istediği kesintiler, (25 deniz aşırı ülkede neredeyse 52 askeri üssü etkiledi. Vietnam’da binlerce helikopteri kaybedip binlercesini tekrar satan şirketler, onlarca deniz aşırı ülkeye askeri teknoloji yollayan firmalar, savunmayla sözleşmesi olan petrolcüler bu kesinti dolayısı ile zor duruma düştüler)
– Ruslarla yaşanan soguk savaşı bitirmek istemesi,
– Aya gitme yarışına bir son verip Sovyetlerle işbirliği yapma istemesi,
– Nükleer testleri yasaklayan bir antlaşma imzalaması,
– 1962’de Küba’ya çıkartma yapmayı reddetmesi,
– Güneydoğu Asya’da savaşmak istememesi ve Vietnam’dan çekilme kararı alması

gibi nedenler yüzünden derin devlet Amerika ve savaştan gelir sağlayan güç odakları Kennedy’nin bir engel oldugunu ve ortadan kaldırılması gerektigi kararını alıyorlar. Ve 22 Kasım 1963 salı günü saat 12:30’te hepsi sona eriyor.

Ve bu tarihten bir gun sonra; Yeni başkan ve Vietnam büyükelçisi biraya geliyor. Kennedy’nin geri çekilme politikasının tersine, ABD hükumetinin komunist asilere karşı savaşında yardımcı olmaya devam edeceğini açıklıyor. Bu da Kennedy’nın neden ortadan kaldırıldığının bir kanıtı.

Evet, derin devlet Amerika ve savaştan gelir sağlan güç odakları Kennedy’yi negatif hale getiriyorlar ama bu olayı da kendi emellerine alet etmeye çalışıyorlar. Suçu Fidel Castro‘ya atmak ve komunizme karşı savaşın gerekli oldugunu halkına ve tüm dünyaya vurgulamak için suikastten önce dataylı ve programlı bir şekilde günah keçisi olan Lee Harvey Oswald hazırlanıyor.

Oswald 17 yaşında sivil hava devriyesi olarak donanmaya giriyor. Radar uzmanı oluyor. Daha sonra hiçbir donanmacının gerek duymadığı şeyi yapıp Rusça öğreniyor ve annesinin hastalıgını bahane ederek donanmadan ayrılıyor. İki üç gün sonra 203 dolarlık banka hesabıyla alınan 1500 dolarlık biletle Moskova’ya gidiyor. 5-6 hafta ortalarda görünmüyor muhtemelen KGB ile (sözde) işbirliği yapıyor. Radarlarla ilgili gizli bilgileri ya da sahte gizli bilgileri Ruslara verme karşılıgında 5000 rubleyle balkonlu bir daire veriliyor. Kısacası göz göre göre ülkesinden bir hain olması için Rusya’ya gonderiliyor. Ruslar da bunu yiyor. Daha sonra ABD’ye geri donme kararı alıyor. Bu haini, ABD devleti 48 saat içinde ona yeni bir pasaport çıkararak ve üstüne yolculuk parası vererek karşılıyor. Çok gizli bilgileri açıkladığı için soruşturulmuyor ya da suçlanmıyor.

Şu kesin ki; Oswald Rusya’ya gerçek bir mülteci olarak gitmedi. ABD için çalışan bir istihbarat ajanıydı.

Daha sonra New Orleans’ta Fidel Castro taraftarı broşürler dağıtırken, sahte bir kavga sonucu gözaltına alınıyor. Böylece “Castro yanlısı” olarak fişlenmiş oluyor. Sonra yerel bir televizyonda tartışma programına çıkıyor ve komunist oldugunu ilan ediyor.

Ardından Oswald sıradan biri gibi günde 12$’a Dallas’taki suikastin yapıldıgı sokakta bulunan kitap deposunda çalışmaya başlıyor. Suikastten birkaç ay önce kendini Oswald olarak tanıtan biri Küba’dan Meksika’ya ordan da Dallas’a geçiyor. Ama o sırada Oswald kitap deposunda çalışmakta. Böylece süikasti gerçekleştiren kişinin emri Castro’dan aldıgı izlenimi veriliyor.

Suikastte kullanıldıgı iddia edilen silah mart ayında Chicago’da bir postane aracılıyla Oswald’ın sahte ismi olan A.Hidell adına bir posta kutusuna yollanıyor. Oysa o yıllarda hiçbir iz bırakmadan herhangi bir silah dükkanından satın alınabilirdi. Ama bu yapılmıyor.

Görüldüğü gibi bunların hepsi suikasti Castro’nun üstüne atmak için derin devlet Amerika tarafından hazırlanmış. ABD istihbarat ajanı olan Oswald, Castro’nun adamı gibi gösterilmeye çalışılmış.

Ayrıca suikastin yapıldıgı iddia edilen silah ikinci dünya savaşından kalma İtalyan yapımı ucuz bir Mannlicher-Carcano. Suikastten sonra -göstermelik olarak- üç FBI keskin nişancısı ateş edildiği söylenen yerden atışlarda bulunuyor. Ama hiçbiri suikastteki performansa ulaşamıyor. Altı saniyeden az sürede çok iyi nişan alarak tam üç atış hem de kollu mekanizmali bir tüfekle. Normal birinin bu sürede iki el ateş etmesi bile şans eseridir. İlk atış en iyisi olur. Ama burada en kusursuz olan üçüncü atış. O son kurşun da güya zikzaklar çizerek Kennedy’yle Connally’yi yedi kez vurmuş. Tüm bunlara ek olarak nitrat testlerine göre 22 Kasım’da tüfekle ateş edilmemiş. Ama suikast sonrası böyle bir test yapılmaya gerek duyulmuyor.

Onlarca tanık silah seslerinin arkadaki kitap deposundan değil Kennedy’nin önundeki çimenli tepedeki çitin arkasından geldiğini duydugunu ifade ediyor. Ama hiçbiri ifadelere geçmiyor. Zapruder‘in filmine göre son ölümcül vuruş Kenedy’nin ön tarafından geliyor. Kurşun Kennedy’i önce arkaya sonra sola itiyor.


[ Tekrar İzle ]

Oswald suikastten 12 saat sonra sorgulanmış. Üstelik avukatı da yokmuş. Söyledikleri de tutanaklara geçirilmemiş. Bu sıradan bir davada bile olsa kabul edilemez.

Oswald’ı halkın gözünde tek zanlı olarak tutabilmek için suikast sonrası Life‘a kapak olan, elinde silahla göründüğü fotograf kullanılıyor. Fakat bu fotograf basit bir fotomontoj. Oswald’ın başı başka bir gövdeye yerleştirilmiş. Baş kısmında gölgeler saatin 12 civarı oldugunu gösterirken. Ayak kısmında ikindi zamanı.

Tüm bunların yanısıra FBI’ın 17 Kasım 1963 tarihindeki kameralarında Oswald’ın FBI’a geldigi ve bir not bıraktıgı görülüyor. İddalara göre bu Kennedy’nin 22 Kasım’da öldürülücegi istihbaratını alıp FBI yetkililerine bildirmesi idi. Ancak bu not daha sonra yok edilmiş. Ve Oswald’a suikast günü o saatte kitap deposunda olması söylenimiş.

Daha sonra Oswald duruşmaya çıkarılmak üzere iken 70 polis ve onca gazetecinin arasında canlı yayında Jack Ruby tarafından vuruluyor. Böylece ne duruşma kalıyor ne de farklı bir görüş. Oswald’ın tek zanlı oldugu kabul ediliyor ve dosya kapanıyor.

53 Responses to “Kennedy suikasti ve derin devlet Amerika”

  1. JESUS MAHRUK diyor ki:

    INSANIN ŞAŞKINLIKTAN ÇILDIRMAMASI MÜMKÜN DEĞİL..İNANILMASI ÇOK ZOR BİR OLAY…AMA BENCE BURADA ANLATILANLARIN ÇOĞU SPEKALİTİF ŞEYLER..YANİ GERÇEKLİK PAYI ÇOK AZ..KOMPLO TEORİSİ DESEK DAHA DOĞRU OLUR.

    NEDEN DERSENİZ ÇOK AÇIK BİR ŞEKİLDE ŞUNU SÖYLEYEBİLİRİM…BU BİZANS ENTRİKALARINDAN BİLE DAHA ACEMİCE TASARLANMIŞ BİR PLAN…CIA,FBI VE MOSSAD GİBİ PROFOSYONEL GİZLİ SERVİSLER BİRİNİ İNDİRECEKLERİ ZAMAN BU KADAR ACEMİCE DAVRANMAZLAR…

    BU PLANDAKİ ACEMİLİĞİ SİZİN VE BENİM GİBİ SIRADAN İNSANLAR BİLE GÖREBİLİYOR…DÜNYA KAMUOYU NASIL FARK ETMESİN? SONRA İSRAİL HİÇ BİR ZAMAN CİNAYETE YARDAKLIK YAPMAZ…DOĞRU İSRAİL’İN YAPTIĞI OPERASYONLAR VARDIR ANCAK ÖLDÜRÜLENLERİN HEPSİ TEÖRİSTTİR.

    SEN KALKICAN KOSKOCA AMERİKAN BAŞKANINI VURUCAN SONRA KALKIP ÇOCUKLARIN BİLE İNANMAYACAĞI SAÇMALIKTA BİR KOMPLO TORİSİ UYDURUCAN…ADAMI ASARLAR…BU İŞLER BU KADAR BASİT DEĞİL…KENNEDY 1963’DE ÖLDÜRÜLDÜ… O ZAMANKİ TEKNOLOJİ VE GÜVENLİK ÖNLEMLERİ ŞİMDİKİNİN YANINA BİLE YAKLAŞAMAZ…MANYAĞIN BİRİ ELİNE ALMIŞ TÜFEĞİ 50 METREDEN VURUP ÖLDÜRMÜŞ İŞTE…VEYA BUNU BİRKAÇ ARKADAŞI İLE YAPMIŞ…İKİ BELKİDE ÜÇ KİŞİ YAPMIŞ DA OLABİLİR..AMA BUNUN KALKIP İSRAİL’E YÜKLENMESİ ÇOK SAÇMA…

    İSRAİL LOBİSİ AMERİKA’DA KUVVETLİDİR.BU DOĞRU AMA İSRAİL LOBİSİ SANDIĞINIZ GİBİ AMERİKA’YI YÖNETEN BİR DERİN DEVLET OLGUSU FALAN DEĞİLDİR…BUNLAR 1954’DE AMERİKA’YA DÜŞEN UZAY ARACI HİKAYESİNDEN BİLE TRAJİKOMİK HADİSELER..BU TİP TARİHİ OLAYLAR CİDDİYET GEREKTİRİR.

  2. Selim Yörük diyor ki:

    Benim anlamadığım Amerika ya da diğer dünya üzerinde söz sahibi olan ülkelerin ve elemanlarının %100 başarı ile çalışabileceği ve hata yapmayacak kadar “mükemmel” olmaları öngörüsü.

    BU BİZANS ENTRİKALARINDAN BİLE DAHA ACEMİCE TASARLANMIŞ BİR PLAN…CIA,FBI VE MOSSAD GİBİ PROFOSYONEL GİZLİ SERVİSLER BİRİNİ İNDİRECEKLERİ ZAMAN BU KADAR ACEMİCE DAVRANMAZLAR

    İlk önce bu şekilde bir öngörü ile olaya bakarsanız, düşünme sisteminizi bir kalıp içerisine hapsedersiniz.

    Evet dediğiniz gibi bunlar sadece iddialar. Ama değerlendirilmesi, üzerinde düşünülmesi gereken şeyler.

    “Yok olamaz böyle bir şey!” diye başlamak yine kalıp içinde kalmanıza neden olur bence.

    Şöyle bi düşünün, şu an zerre tereddüt etmeyeceğimiz “Dünya dönüyor” söylevi de bir iddia idi bir zamanlar. Ve çok büyük tepkiler almış, bu iddiayı destekleyenler ölümle cezalandırılmıştı.

    Bu tür şeylere biraz daha esnek yaklaşmalı derim. Eğer hakkaten iddianın “safsata”dan ibaret olduğunu düşünüyorsanız, araştırmalarda bulunarak, birçok kaynaktan çeşitli bilgiler edinerek sonuca varmalısınız.

  3. Gaga diyor ki:

    KENNEDY 1963’DE ÖLDÜRÜLDÜ… O ZAMANKİ TEKNOLOJİ VE GÜVENLİK ÖNLEMLERİ ŞİMDİKİNİN YANINA BİLE YAKLAŞAMAZ…MANYAĞIN BİRİ ELİNE ALMIŞ TÜFEĞİ 50 METREDEN VURUP ÖLDÜRMÜŞ İŞTE…VEYA BUNU BİRKAÇ ARKADAŞI İLE YAPMIŞ…”

    Mantıksız bi yorum, atom bambasunın ilk kullanımından 18 sene sonrası, ay insan gönderilmiş, iyi organize edilmiş bir suikast bunların yanında nedir ki?

  4. Dadas diyor ki:

    Kennedy tabii ki icraatlarıyla alışılagelmiş Amerikan tarzının dışına çıkımış ve birçok düşman kazanmış biri: CİA başkanı Yahudi asıllı Hoffa’dan tutun, silah lobisinden komünist militanlara kadar herkesi karşısına almış.

    Yalnız ABD halkının yanında olan, şimdikiler gibi kukla değil gerçek bir lidermiş. Tabii bu düşman çevrelerin bir araya gelmesi ve bu işi tezgahlaması son derece gerçekçi bence. Biraz da şans yaver gidince koskoca başkan süikaste kurban gitmiş.

    Asıl anlamadığım neden üstü açık bir arabaya bindiği.

  5. Serhat Arsal diyor ki:

    Kennedy öldürüldüğü için onu peygamber yaptılar. Kennedy’de sütten çıkmış ak kaşık değildi.

    Kennedy ailesinin hatrı sayılır bir zenginliği vardı. Çoğu tarihçiye göre Kennedy ailesi bu serveti alkolün yasak olduğu dönemlerde Avrupa’dan Amerikaya içki-tütün ve uyuşturucu madde kaçırarak yapmıştır.

    Ardından JFK’nın babası Joseph Kennedy yasadışı yollardan kazandığı paraları kendi seçim kampanyaları için harcamış ve İngiltere’de Amerikan Büyükelçisi olmuştur.

    JFK’ya gelince. JFK da birçok sıradışı bağlantısı olan bir adam. Siyaset yaşantısından önce içki ve kokainle arasının çok iyi olduğunu yakın çevresinden bilmeyen yoktur. Bunun yanısıra sahibi olduğu şirketlerin örtülü mali operasyonları ve vergi kaçırma faaliyetleri de cabası.

    Özel hayatında çok zampara olan JFK siyasi yaşamında ise Küba’da Domuzlar Körfezi Operasyonu’nda Castro’yu devirmek için CIA tarafından eğitilen binlerce antikomunisti ölüme terk edip destek vermemesi meşhurdur.

    Bu anlamda CIA’in bile vicdanının kaldıramayacağı kadar acımasız ve satıcıdır.

    Gelelim Mossad hikayesine. Hepiniz Adnan Hoca’nın sitelerinden okuduklarınızı harfi harfine kopyalıyorsunuz. Sizin yaptığınız yazarlık değil hafızlık. Mossad o tarihte kurulmamıştı bile. İsrail ise kurulalı daha 5 yıl olmuştu. ABD ve Türkiye dışında İsrail’i tanıyan devlet bile yoktu.

    Daha devlet bile olmayan bir oluşum nasıl olur da kalkar Amerikan başkanı gibi sansasyonel bir şahsiyete suikast düzenler? Böyle bir riski kim alabilir? Bırakın o devri, bu riski şimdi bile hiçbir devlet göze alamaz.

    Bu olay birkaç maceraperest manyağın popüler olma sevdasıyla yaptıkları çılgınca bir icraat besbelli. Manyaklar tarihin her devrinde var ve yapacak birşey yok.

  6. Hızır İlyas diyor ki:

    Ben bu Jesus Mahruk adlı yorum yapan arkadaşın Yahudi ya da Sabatayist olduğu kanısındayım.

    Neymiş efendim İsrail yani Yahudiler sadece teröristleri öldürürlermiş. Onlar geçmişte peygamberleri bugün de masum çocukları öldürmekteler. Demek ki peygamber ve bebekler birer teröristmiş! Asıl terörist yaşadıkları ülkeye ve millete ve dünya halklarına ihanet eden üçbuçukluk devlet İsrail ve ABD’dir.

  7. Mustafa Şahin diyor ki:

    Yukarda yorum yapan arkadaşımız, tarihleri karıştırmış galiba. Bir kere İsrail 1948’de, MOSSAD ise 1951’de kuruldu. Bunu herhalde kimse bilmez deyip, burda alenen yalan söylemek çok çirkin.

    Ayrıca bu olayı “manyaklar” yapmıştır diyenlere de, Allah akıl fikir versin. Yukardakı yazıyı okumadan yorum yaptıkları belli oluyor.

    “Manyaklar” gizli servis ajanlarını geri çekebilir mi? Konvoy güzergahını değişitirebilir mi? Kanıtlara el koyabilir mi? Otopsi sonuçlarını gizleyebilir mi? Hem Oswald’ı hem de Ruby’i öldürebilir mi?

    Bunları kabul ettik diyelim. Pekii, bütün bunları yapan “manyakları” nasıl olur da ABD devleti yakalayamaz.

    Aşın şu zihniyeti aşın. Çürütemeyeceğiniz bir gerçek var ortada. Kanıtları, tanıkları olan bir komplo. Sadece Kennedy’i değil, dünya da nasibini aldı bu komplodan.

  8. Berk diyor ki:

    Yukarıda yorum yapan Jesus adlı arkadaş garanti Yahudi’dir. Ben 17 yaşındayım ve bu olayı A’dan Z’ye biliyorum.

    Yukarıdaki yazı gayet güzel. Fakat birkaç yer atlanmış. Önemli diğil. Kennedy orada ölmeseydi eğer ortalık fena karışacaktı.

  9. İsmail diyor ki:

    Sanırım yorum yapanlar içerisinde Yahudi olanlar ya da Kenedy suikastindeki gerçek silahın tetiğini çekenler var :)

    Böyle izole etme çabası yorumlara ancak bu denir.

  10. Mehmet diyor ki:

    Benim bu JFK suikasti hakkında pek bilgim yoktu. Bilgi almak için siteye girdim. Araştırmayı gayet güzel ve mantıklı buluyoum. Çünkü bugün de İsrail Amerika bağlantısına bakılırsa ve bunların ayrılmaz bir ikili olduğu göz önunde tutulursa cidden bu yorumlar dikkate alınmalıdır diyorum.

    İlk yorum yapan arkadaşa gelince, olayı kestirip diğer yorumcuları da etkilemek istemiş ancak bizim insanımız onun ne veya kim oldugunu/olabileceğini iyi tahlil etmiş. Onlara katılıyorum.

  11. KGT diyor ki:

    Bunların hepsi çok saçma. Dünyanın hiçbir yerinde böyle olayların olması mumkün değil.

  12. Samim diyor ki:

    Ben sadece gazetelere de çıkan bir resmi hatırlatmak istiyorum.

    2000li yılların başında A.B.D dış işleri bakanlığını yapan Collin Powell ve 50 yıldır İsrail siyasetine yön veren Ariel Şaron’un 60lı yıllarda çektirdiği resimde İsrail’in Ortadoğu’da hayal ettiği haritanın önünde poz vermişler.

    Plan neymiş? Kimler bu planın içindeymiş? Resmi görseniz herkese her şeyi anlatırdı heralde.

  13. Baba Horoz diyor ki:

    Şimdi bu manyaklar tesadüfen JFK’ye denk geliyor. Adam İsrail’i bırakıyor, Türkiye ile yakınlaşma politikaları izlemeye başlıyor. Ortadoğu’daki partnerini Türkiye olarak belirliyor.

    İsrail Devleti o tarihte nasıl yoktu anlamıyorum. İsrail nükleer tesislerini ABD’nin kontrolüne açmamakta direndiği için Kennedy ile aralarında sürtüşmeler olmuştu. Tıpkı bugünkü İran’ın yaptığı gibi.

    Hem İsrail kurulmamış bile olsa, bu suikastın arkasında onların olmadığı anlamına gelmez. Baksanıza adamlar ABD’nin yardımı ile Filistin topraklarını gaspedip kanın üzerine devlet kurdular.

    ABD havadan uçaklarla Yahudileri bu devletin topraklarına taşıyıp iskan etmedi mi? Adamların bunu bile yaptıracak güçleri var. Kendilerine ısmarlama devlet kurdurabiliyorlar.

    Herhalde ABD de sana bu devleti kuruyorum ama sende benim bekçi köpekliğimi yapacaksın, durmadan burada havlayarak ilerideki hedeflerimi sürekli tedirgin edeceksin, parsayı kırıştırırız demiş belli.

    Şimdi ne güzel de Irak’ı kırıştırıyorlar. ABD-İngiltere-İsrail. Yatırım uzun vadeli bir iştir. Yatırırsın, işlersin karşılığını alırsın. Bu özel de olabilir Kooperatif usulüde. Bu üçlünün yaptığı gibi. Sıradaki gelsin deyip ellerini uğuşturuyorlar imdi.

  14. Cicinin cicusu diyor ki:

    Kennedy suikasti, yukarıdaki ilk yorumu yapan Adem oğlunun dediği gibi, sıradan insanların bile görebileceği, acemice hazırlanmış, büyük devlet(!) olan İsrail’e yakışmayan bir plan değildir.

    Bence kusursuz olduğuna inanılıyordu. Bir şeyi hesaba katmadılar, onu göremediler. Bunu da herhangi bir yerde cinayet işleyen birinin mutlaka arkasında bıraktığı bir delil gibi düşünebiliriz.

    Delil onlara ait bir şey değildi. Delil Zapruder’in filmiydi. Şimdi soruyorum sizlere, bu film olmasa zamanındaki bütün ABD halkı gibi bizler de cinayeti tek bir kişinin yaptığını kabul etmek zorunda bırakılacaktık. Ya da şu an yaptığımızı yapacaktık Komplo Teorisi!

    Güldürmeyin beni… Şunu hiç unutmayın, ABD başkanının ortadan kaldırılması devede kulak. Bu insanların yapamayacağı şey yok. Ama yaparken de Allah onları şaşıttıp, yaptıkları şeyi bu olayda oldukları gibi ellerine yüzlerine bulaştırıyorlar.

    Şunu da unutmayım. Bir reklam vardı. Reklamın sonunda bir söz “İnsanların güvenini kaybetmektense, para kaybetmeyi tercih ederim” hatırladınız değil mi. Bence Yahudiler, Masonlar, Sabataistler ne isimle olurlarsa olsunlar, onların düşünceleri aynen şöyledir;

    Eğer ucunda menfaat varsa, kolumu bile kaybetmeye hazırım”

    Bu düşüncede oldukları için, şu anda Filistin‘deler. Hitler’in sözde Yahudi katliamı sebebiyle göç ettiler Filistin’e. Ne kadar acıklı(!) değil mi?

    Bu düşüncede oldukları için Lübnan dalar. Bu düşüncede oldukları için yarın İran da olacak, sonrasında Suriye belki de biz Türkiye.

    Yaşayacağız ve göreceğiz.

  15. Ahmet diyor ki:

    Elbette ki birçok olayda olduğu gibi Cia-Mossad işbirliği; bu gibi olaylardan sonra yapılanlara söylenenlere bakılarak kimin yaptırdığı kolayca anlaşılabilir.

  16. Sefer Tası diyor ki:

    Her taşın altında olduğu gibi bunun da altında Yahudilerin olduğu şüphesiz.

    İkiz kuleleri yıkan da, Kennedy’i öldürenler de emin olun çıkarlarına yön vermek isteyen bir taşla iki değil on kuş vurmak isteyen Yahudi anlayışı ve bu anlayışa hizmet edenlerdir.

    Saygılarımla.

  17. Arif diyor ki:

    Ben bir tarihçiden duyduklarımı anlatayım.

    Başkanlarına bakın. 43 başkan. Bunların hepsi belirli bir cemaate bağlı olan, siyonistlerin okullarında okudular. Bunlardan birkaçı hariç hemen hepsi.

    JFK da bu birkaçtan biriydi ve İsrail’in adamı değildi. Ama her nasılsa seçildi ve yazıdaki gibi siyonistlerin suyunu kesti. Öldürülmesi gerekiyordu, öldürüldü.

    Zaten dikkat ederseniz, belirli ailelerin çocukları başkan oluyor. Mesela Thedore ve Franklin Roosvelt oğul ve baba Bush ve hatta gelecekte torun Bush… Yani anlıyacağınız belirli ailelerin çocukları bu topluluğa yakın yetişiyor veya yakınlaşıyor ve seçimlerde her nasıl oluyorsa yüzde yüz seçiliyor işte.

    JFK’nın sucu da, bu çarkların arasına girmekti.

  18. Emre diyor ki:

    Eğer bugün Amerika gerçekden derin devlet olaylarını çözmüş olsaydı, bunkü şartlarda kalkıp Irak gibi bir yazık ülkeyi yıkmaya çalışmazdı ki. Amerika bugüne kadar hiçbir şey yapamadı, yapamaz da.

    Bunun tek nedeni ise hep sürekli kendi yağında kavrulmasıdır ve günün birinde bunun bedelini çok ağır şekilde ödeyecegine inanıyorum.

  19. Halil diyor ki:

    Yukarıda anlatılanlara ilave olarak bir filmde izlemiştim, sanırım öldürülen başkan zenci haklarını savunuyor seçim çalışmalarında. Bu da bir neden olabilir mi?

  20. komplocu diyor ki:

    Şimdi arkadaşlar öncelikle ilk yorumu yapan kişinin ya dar görüşlü ya da olayları kestirip atmak isteyen kendi toplumuna laf söyletmek istemeyen bir kişi olduğu konusunda hemfikiriz..Ayrıca şunu belirmeden geçemeyeceğim İsrail teröristleri öldürürüyorsa sadece filistin,lübnan buralardaki feryatlar nerden geliyo.

    Kenndy suikastına gelince açıkcası bu komployu çok duydum ve dogruyu solemek gerekirse hiçte yabana atılcaq bır plan degıl 4-5 devletı karıstırabılcek bır plan ama cınayetı ustlenen kurban oldurulecektı ve herkese temıze cıkacaktı;fakat tersıne kurbanı oldurmesı gereken polis memuru olunce kurban emnıyet mudurlugune getırıldı dogal olarak yakalanınca.Iste sorun burda emnıyet mensupları arasındada kennedy cıler ve komplodan suphelenenler vardı.Aslına bakılacak olursa kennedy suikastının ıcınde abd ordusunun da parmagı var ve cok ust kademedekı ınsanlar bunlar bu yuzden bu operasyona basıt manyqların tezgahladıgı bır olay dıyemeyız ama hıc bır zaman da tam gercegı bılemeyız…

  21. emin tosun diyor ki:

    amerikan derin devletinin ve mossad ın en büyük savunması sudur: eger amerikan derin devleti ve ya mossad bir suikast gerceklestirecekse bu kadar kanıtı ortada bırakmaz.simdi de gayet haklı bir sekilde biz yapsaydık kimse bunları bilemezdi biz profesyonaliz. deyip işin icinden sıyrılıyorlar.gayet inandırıcı..kim nasıl bilebilir ki..bence bugune kadar ortaya atılan butun bu komplo teorileri gerceklerle bagdasmıyor..

  22. Faruk diyor ki:

    Bu suikastin (sözde) acemiliklerle dolu olması ve bu türden acemiliklerin; CIA, FBI ve MOSSAD tarafından yapılamayacağı tezi nedeni ile bu istihbaratlarca yapılmadığı sonucuna varılamaz…

    Bazen özellikle hata yapılır ki, profesyoneller bu şekilde çalışmaz, bunu ancak bir acemi yapar deyip hedef saptırılabilir.

  23. Yaman Yılmaz diyor ki:

    SONRASINDA OLAYLA İLGİLİ ÖLDÜRÜLENLER

    SUİKAST sanığı olarak Lee Harvey Oswald adında bir genç yakalandı. Kendisini daha savunma olanağı bulamadan, bar sahibi Jack Ruby tarafından iki polisin arasında tabancayla vurularak öldürüldü.

    SUİKAST olayında görgü tanığı durumunda bulunan ve çok şey bildiği sanılan polis memuru J.P. Tippit, Kennedy’den 45 dakika sonra cadde ortasında öldürüldü. Bu cinayet, Oswald’ın sırtına yüklendi.

    POLİS Tippit’in öldürüldüğünü gören ve katilin kaçtığı arabayı bir süre izleyen Reynold, iki gün sonra dükkânının önünde tabancayla vurularak can verdi. Eski araba alım satımıyla uğraşan Reynold, polisi öldüreni gördüğünü, yeniden karşılaşacak olursa tanıyabileceğini komşularına söylemişti. Reynold’un katili bulunamadı.

    REYNOLD’un bir sevgilisi vardı. Nancy adındaki bu kadın Jack Ruby’nin barında çalışıyordu. Reynold’un kendisine bazı “şeyler” söylediği anlaşılınca, barda olay çıkardığı gerekçesiyle tutuklandı. Ertesi gün kapatıldığı hücreden cesedi çıkarılıyordu. Polise göre Nancy intihar etmişti. Fakat hiç kimse bu “intihar” olayına inanmadı.

    TANINMIŞ gazetecilerden Jim Koethe, suikast olayını aydınlatmak için çalışmaya girişmişti. Cinayetin üzerindeki karanlık perdeyi kaldıracağını ve yılın gazetecisi seçileceğini umuyordu. Bazı önemli ipuçları da ele geçirmişti. Fakat bir gün evinin banyosunda, boynundan bıçaklanarak öldürüldü. Onun da katili bulunamadı…

    GAZETECİ Bill Hunter da, Kennedy suikastı konusunda delil topluyordu. Kendisini görmeye gelen iki polisten birinin eliyle öldürüldü. Verilen bilgiye göre, gazeteciyle şakalaşan polis bir ara tabancasını çekmiş ve elinden yere düşürmüştü. Tabanca yerde patlamış ve çıkan kurşun, Bill Hunter’ı öldürmüştü!..

    OSWALD’ı öldürmesinden bir gece. önce Ruby’nin evinde yapılan önemli bir toplantıya Savcı Tom Howard da katılmıştı. Jack Ruby’nin iki polis arasında hapishaneye götürülen Oswald’ı vurmasından sonra Savcı Howard, kalp durmasından öldü. Otopsi bile yapmadan, savcıyı çabucak gömdüler.

    OSWALD’ın kaldığı pansiyonun sahibi Bayan Earline Roberts de birden bire kalp durmasından ölüverdi!.. Pansiyoncu kadın, Kennedy’nin ölümünden az sonra, Oswald’ı otobüse binerken görmüştü. Ve bu otobüs, polis memuru Tippit’in bulunduğu yöne doğru gitmemişti. Bayan Roberts bu iddiasında direnince ölüm onun da yakasına yapıştı…

    BOYACI Hank Killam, Kennedy suikastıyla ilgili bazı şeyler biliyordu. Çünkü Killam’ın bir arkadaşı, Oswald’la aynı pansiyonda kalıyor ve karısı Wanda, Jack Ruby’nin yanında çalışıyordu. Birçok kişiyle birlikte Killam da polis tarafından sorguya çekilmişti. Bilinmeyen bir nedenle Killam, Dallas’tan ayrılmak zorunda kaldı. Gittiği Pensacola kentinde, boynundan kesilmiş olarak bir kaldırım üzerinde bulundu. Polis raporlarında, zavallı Killam’ın bir pencere camı üzerine kaza sonucu düşerek öldüğü yazılıyordu.

    SUİKASTTAN sonra, Ruby’yle hücresinde baş başa konuşmak olanağını bulan tek gazeteci, Dorothy Kigallen’di. Fakat o da bir gün ölüverdi. Polise göre Bayan Kigallen çok sayıda uyku hapı yutarak intihar etmişti!..

    OTOBÜS şoförü William Whaley, suikast günü otobüs durağından Oswald’ı alarak Barkley’e götürmüştü. Hareket saati 12,30’la 12,45’ti. Şoför bunu hareket defterine yazmıştı. Oysa o sırada Oswald’ın Kennedy’ye ateş etmesi gerekiyordu. Şoför, bu iddiasında direndi. Bir gün William Whaley’in kullandığı otobüsle direğe çarparak öldü. Otuz beş yıllık şoförlük hayatında, bir gün bile kaza yapmayan Whaley’in, böyle basit bir kazada can vermesine kimse akıl erdiremedi.

    UNİON Terminal Şirketi’nin işletme şefi olan tanıklardan Lee Bowers, Kennedy’ye kitap deposundan değil de, yolun karşı yakasından iki kişinin ateş ettiğini söylemişti. Tanıklığından kısa bir süre sonra, Bowers de öldü. Ölüm nedeniyse bir türlü anlaşılamadı.

    POLİS Tippit’in öldürüldüğünü gören başka bir tanık da, Edward Benarides’di O da öldü. Hasta filan da değildi. Neden öldüğü de bilinemedi.

    …VE sonunda Jack Ruby… Ruby 9 Aralıkta hapishaneden hastaneye “zafiyet” teşhisiyle götürüldü. Bir ay sonra da, hastalığının adı kanser oldu ve Ruby hemen öldü. Kanser konusunda büyük araştırma ve çalışmaların yapıldığı Amerika gibi bir ülkede, Ruby’yi bir ay içinde öldürecek kadar ilerlemiş hastalığın anlaşılamaması olacak şey değildi. Ruby ölümünden önce, yanındaki hastalara şöyle diyordu:

    “Vücuduma kanser aşıladılar!..”

    Gizli bir el, Kennedy’yi yok ettikten sonra, bu olayı aydınlığa kavuşturacak kişileri de sanki birer birer ortadan kaldırmıştı.

    Aradan yıllar geçtikten sonra bir gün, John Fitzgerald Kennedy’nin kardeşi Robert Kennedy de, 5 Haziran 1968’de Los Angeles’ın Ambassador Hotel’inde düzenlenen bir baloda vurularak öldürülüyordu. Katil, Sirhan adlı bir Filistinli Arap göçmeniydi.

  24. shadow diyor ki:

    kaleme saglik… bence dogrudur bu yahudi iti milletinin cikarlari icin yapmayacagi sey yoktur.
    suan günümüzde bunu anlamamak icin sadece kör ve sagir olmak gerekir bunun disinda bi savunma yoktur anlamamak icin…

  25. dgasgas diyor ki:

    peki, arda kutsal arkadaşım acıklamalarına saygı duyuyorum. anladıgım kadarıyla kesin bilgiye ulasmanın guclugunden bahseerken bir yandan da yahudilerin yapmadıgını sölüorsun. sende eer dayandıgın kaynaklar varsa acıklıyabılırsen sevınırm..
    konu gercekten belirttign gbi derin bi konu bu yüsden yorum yapan arkadaslar reel kaynaklara dayanarak bılgıler verırlerse bnce komplo-gercek tartısmasını atlayp olay uzernde farklı gorustekı kaynaklara da dayanarak dusunme tartsmalarını gelıstrebılırız die dusunuorum

  26. Ziyaretci diyor ki:

    Yazılan konuda teorileri çıkarırsak gerisi zaten bilinen şeyler. Amerikan sistem yapısında normal olan herşeyin en ince ayrıntısına kadar bakarlar ve bu olayda adı geçen herkes ölmüş aa çok ilginç.

    Peki bu habere ne dersiniz:

    1931 – İNSANA KANSER HÜCRESİ AŞILANDI: Dr. Cornelius Rhoads , Rockefeller Tıbbi Araştırmalar Enstitüsü’nün gözetiminde insan deneklere kanser hücreleri aşıladı. Daha sonra Maryland, Utah ve Panama’da ABD Ordusu Biyolojik Silah tesislerini kurdu ve ABD Atom Enerjisi Komisyonu’na tayin edildi. Buradaki görevi sırasında Amerikan askerlerine ve hastanelerde yatan sivil hastalara radyoaktif madde verilmesini içeren bir dizi deneye başladı.

    İlk yorumu yapan ve aklınca konuyu saptırmaya çalışan arkadaşımız “Rockefeller” ailesini çok iyi tanır kanımca tabi bizde.
    Bu yahudiler nasıl bir düşünce yapısına sahip anlamış değilim olay ortada mantıklı şeyler söyle söylediklerinin arkasında dur bak millet dünyanın lafını söylemiş cevap yok o zaman yazıyada cevap verme .
    Neyin peşindesiniz kutsal topraklarsa baştan savunsaydınız adam gibi bu kadar oyunla insan öldürerek tekrar elde etmenize razı gelecek bir tanrı olamaz. Ee o zaman bunun adı ateistlik olur böyle olursada o zaman bu topraklar kutsal olamaz.

  27. Sedat diyor ki:

    Suikast sonrasında öldürülenleri ilk kez okuyorum. Tahminimce hiçbir zaman kesin olarak bilinemeyecek bir olay yada herşeyi bilinen ama ulusal çıkarlar gibi sebeplerle açıklanmayacak bir suikast.

  28. Akın diyor ki:

    ilk yorumu yapan arkadaş saçmalamış.israil devleti kurulmadan öncede devletlere hükmeden yahudiler yokmuydu…onlarında basit insanlar olduğu düşünülemez daha sonraları mossad gibi üst düzey bir istihbarat teşkilatı kurmalarından belli.olayla alakalı bu kadar kişinin öldürülmeside tesadüf olamaz.çok iyi hazırlanmış bir plan bence…

  29. Altun diyor ki:

    israilin yaptığı bariz belli bunu tartışmaya gerk yok yapan bir yahudi ama bir hapishane kaçağının üstüne yıkıldı,
    Kennedy ‘nin bu kadr kolay suikasta uğramasıda şaşırtıcı ama bilyoruz ki cia korumaları değiştirildi kendi adamları getirildi buda çok kolay vurabilceklerini gösteriyordu 6 mermi kullanıldı 6.sı kennedy i isabet aldı.
    Bu Suikasttan şunu çıkartıyoruz ki
    İsrailin ekmeğine bal sürersen çok iyi yaşarsın, kennedy gibi şah damarını kesersen malesef kaldırırlar koltuktan. .
    kennedy gibi adamlar gelmeli bence. .

  30. umit diyor ki:

    Bence Keneddy yi vuran şöförüdür. dikkat ederseniz Keneddy nin beyin parcaları aracın arkasına doğru sıcrıyor buda kurşunun keneddy nin şöföfünden yada korumasından geldiği kanısını doğuruyor. sağ el ile arac kullanırken sol eli ile koltuk altından kusursuz ve iyi calışılmış bir atışla işi bitirmiş olabilir.
    Teori sadece…………

  31. murat gündüz diyor ki:

    kennedy suikastının arkasınnda kesin olarak israil veabd derin devleti var kennedy ile derin devletin tututumları birbirine uymadı ve iç hesaplaşma var zaten abd ekenomisi israilin elinde

  32. ceyhun pişkin diyor ki:

    jfk suikastinin bir benzeri türkiyede olmayacak diye birşey yok o zaman..yıl 1961 yer abd..şimdi yıl 2009 yer istanbul..dikkatli olunda kaptırmayın obamayı..kaos nasıl mı çıkar..belki büyük bir kurgu ve gülmece ama ikinci kenndy obamadır..sonu obama gibi olmamalıdır..

  33. ALPER TUNGA diyor ki:

    MÂİDE SÛRESİ
    (32) Bundan dolayı İsrailoğullarına (Kitapta) şunu yazdık: “Kim bir insanı bir can karşılığı veya yeryüzünde bir bozgunculuk çıkarmak karşılığı olmaksızın öldürürse o sanki bütün insanları öldürmüştür. Her kim de birini (hayatını kurtararak) yaşatırsa sanki bütün insanları yaşatmıştır. Andolsun ki onlara resûllerimiz apaçık deliller (mucize ve âyetler) getirdiler. Ama onlardan birçoğu bundan sonra da (hâlâ) yeryüzünde aşırı gitmektedir.

    MÂİDE SÛRESİ
    (70) Andolsun İsrailoğullarından sağlam söz almış ve onlara peygamberler göndermiştik. Fakat her ne zaman bir Peygamber onlara nefislerinin hoşlanmadığı bir hükmü getirdiyse; onlardan bir kısmını yalanladılar bir kısmını da öldürdüler.

  34. Oğuzhan Aslan diyor ki:

    Jesus Mahruk isimli arkadaşın yazısını dikkatlice okuyun arkadaşlar adam israilliler ancak teröristleri öldürür demiş!!? Ben buna ancak gülerim eğer bir israilli menfaatleri ters düşerse kardeşini bile öldürür ve dünyada onlardan büyük terörist ne nifakçı yoktur.Madem bu kadar iyiler neden dünyada en çok nefret duyulan millet onlar acaba soruyorum ama hakettikleri cezayı er yada geç bulacaklar…

  35. Erdinc Erbas diyor ki:

    İlk yorumu yazan kimse gerçekten çok garip biri.Ben 45 yaşındayım ve bu suikasti annemler ve ninemler falan anlatırdı. Ben zapruder filmine de hiçbir şekilde güvenmiyorum. Zapruder filmi, insanların kafasını karıştıran ve çıkmaza sürükleyen bir film.Mantıksal açmazlarla dolu. Bu tarihi filmde yer alan görüntüler, baştan aşağı çelişki yumağı. Uzun uzun anlatsam herhalde koca sitede yer kalmaz. Ancak şunu söyleyebilirim. Zapruder filminin ortaya çok sonradan çıkması ve bu film ortaya çıktığında neredeyse tüm görgü tanıklarının ölmüş olması, zapruder filminin labortuarda tasarlandığı yada değiştirildiği izlenimini yaratıyor bende.Bu suikasti gerçekte kim yada kimlerin gerçekleştirdiğini hiçbir zaman bilemeyeceğiz.

    Ayrıca ben Kennedy’i arabanın içindeki birinin öldürdüğünü düşünüyorum. Bu kişi şöför olabilir, şöförün yanındaki kişi olabilir hatta Kennedy’nin karısı Jacqueliene bile olabilir. Birara Kennedy’nin kardeşi Robert’ın dahi Kennedy’nin karısıyla aşk yaşadığı ve bu suikastte onun parmağı olduğuna dair rivayetler varmış büyüklerimin anlattığına göre. Ancak bana sorarsanız yahudiler, masonlar ve israil masallarından sıyırmanız gerek beyinlerinizi.Bir defa şunu bilmeniz gerekki masonların yahudilikle uzaktan yakından bir alakası bulunmuyor.Masonluk, İngiltere’de kurulan bir örgüt ve küçük çocukların dahi artık masonlardan haberdar olduğu düşünülürse pek de gizli ve güçlü oldukları söylenemez.. Bu söylentilerin yayılmasındaki amaç etrafa korku salmak ve bahsi geçen unsurları olduklarından çok daha büyük göstermek. Dünyada çok farklı güçler var. Rusya’sı var, Almanya’sı var, İngiltere’si var, Japonya’sı var…Bunların hepsi İsrail’den kat ve kat daha güçlüler. Bana göre ikinci dünya savaşının intikamını almak isteyen bir Alman gurubun profosyonelce bu suikasti gerçekleştirme ihtimali, yahudilerin gerçekleştirme ihtimalinden kat ve kat daha fazladır. ABD’de yaşayan bir sürü Hitler hayranı olan ve germen ırkın üstünlüğünü savunan ve kendisi de bu ırka mensup olan insan var.Hem devlet kademelerinde hemde sıradan insanların içinde.

    Bazı arkadaşlar hala ”yahudiler” diyebilir ama yahudilerin, internette grip probaganda yapıp kendilerini olduğundan güçlü göstermek dışında pek bir hünerleri yok. Eğer bir hünerleri olsaydı Filistin’de sokak çetelerine yenilmezlerdi. Yıl 2009 ve adamlar daha kendi ülkelerindeki huzuru bile sağlayamıyorlar, siz neden bahsediyorsunuz.

  36. memet diyor ki:

    Arkadaşlar ilk olarak okuduklarıma bakacak olursak size profesyonel olmayan insanlar tarafından yapıldığını söylemek çok zor çünkü o günkü şartlarda hareket halinde olan bir insanı kanas dediğimiz bir silahla vurmak inanılmaz zordur ve 2 kere atış yapma hakkınız yoktur en ufak bi hata götürmez.HAREKET halindeki insan 2 şeilde vurulabilir 1.sabit çizgiden 2. ise ön ve arka açılardan. ama görüntülerden sağ tarafından vurulduğu açıktır ki o anda araç çok yavaş değildir ve çok önemliside aynı tetikçi 2. kez atı yapma hakkı yoktur Ve daha önemlisi 2 kez ateş ediln bi suikst girişiminde kesinlikle 2 atışçı deil en az 4 atışçının farklı açılarda (ki bu yolun uzuluğuna göre değişir) bu kadar profesyonel tetikçileri bir araya getirmek yetiştirmek zaten başlı başına bi prfofesyonel işidir.Size çok açık bi bilgi veryim.bugün dünyada o şekilde kanas kullanabilecek toplasan 1000 atıcı yoktur ki bunların kim olduğunu AŞAĞI YUKARI DÜNYADAKİ bütün istihbarat kuruluşları bilir.ve atış yapan insanı bulmak çok kolaydır.BU sitede size yazarak anlatamayacağım bir oruma sistemi var.Bu sistem karşısında 4 km ye kadar eğer kim sizi vurursa yeriniz kesin olarak nokta bulunur.Bir devlet başkanını sadece kendi öldürebilir ama bunu demek kenndy i ABD öldürdü demek değildir .bu israilin o kıtadaki kuklası olan abd adıyla görünen yahudilerdir.Yukarıda anlatılan oyunların çok daha kalitelileri burnumuzun dibinde oluyor.Müslüman ve bu vatanın bir ferdi olarak Uyanık olmalıyz.israil dünyanın en süper gücü görünen kibiri yüzünden yıkılacak olan bi devlettir.sakına israiloğullarından dost edinmeyiniz onlar dost gibi görünseler bile uzak durun .Her sitedeki yorumlarada aldanmyaın çünkü şu anda cia ve mossad bilgi sitelerini kendi istedikleri gibi dolduruyor.Kısacası siz e KURAN DAN 17:4 – Biz İsrailoğulları’na Tevrat’ta şu hükmü verdik: “Muhakkak siz, yeryüzünde iki defa fesat çıkaracaksınız ve muhakkak büyük bir yükselişle yükseleceksiniz.”

  37. ANCAK ALLAH BİLİR GERÇEĞİ diyor ki:

    Arkadaşlar . Bazen Profesyonel Suikast timleri hedef şaşırtmak için suikastı acemice işlenmiş süsü verir.
    Aslında suikast başarılı olmuş.Adamı öldürmüşler fakat soru şu ?

    Acaba yolda öldürülen trirt adlı polis mi vurmuştu başkanı. Yada başkanı vurdular ve sonra hedef saptırdılar. Gerçek katilleri belkide sessiz sedasız ortadan kaldırdılar. Ve hedef saptırma olayınıda uygulayarak bi dunya kısıyı öldürdüler.Belkşde hiç biri suikast ıle alakası yoktu bunu ANCAK ALLAH BİLİR.

    ve nerdeyse bu aılenın kökunu kazıdılar.
    kardesını oldurduler
    sonrada yanlıs hatırlamıyosam bunların akrabaarından bırı ucakla beraber dustu okyanusa ..

    Ama şu bir gerçek.

    Her ülkede buna benzer suıkast gırısımı olmusdur.

    Filistin
    İsrail (israilin başbakanı bile öldürüldü filistinle barışcak diye)
    Mısır
    Türkiye :(adnan menderes de bence suikasttır.Rusya ya yanastıgı ıcın adamı abd harcatı bızım cuntacılara )
    İsveç (sanırım ısvec baskanıda öldurulduydu)
    Abd
    ve pakıstan benazır butto

    u lıstede eksık olanlar olabılır aklıma bunlar geldı

    kısacası

    BİR SENARYO var
    bu senaryoya uymayanları

    öldürüyolar.

  38. seramik kedi diyor ki:

    Marilyn Monroe’yu da bu yüzden öldürdüler bence: Güzelliği başına bela olmuş; gayri ihtiyari olsa da Kennedy ile olan ilişkisinden dolayı bilmemesi gereken şeyleri öğrenmiş olabilir…Yazık oldu hatun kişiliğe…

  39. tamer diyor ki:

    kennedy yi vuran amerikan gizli servisidir ve mossad tır kardeşinide vuranlar jfk suıkastının açıha çıkacahından korkup kardeşinide vuranlardır.bu kennedy kardeşler suılastı işleyen aynı ekıptır.kennedy süikastını gören tam kesın bır rakam yok aama 50 kişi,dir.bunların hepsi bir hafta içinde trajik bir şekılde oldu . hadi biri tesadüf ikisi elliside mı tesaduf.kennedy ölmeden önce israille ters düşmüş israil başkanıyla haretetlı mektuplaşmalar içine girmişti.kennedy açıkça israili tehtit edip bundan sonra amerika hiç bir şekılde israile destek vermeyecektır demış tı ve bı da onun koprulerı attıhı demektı.ayrıca kennedy ve kardeşi adalet bakanı robert kennedy başkan yardımcısıyla hiç anlaşamıyodu.hatta john kennedy jonhsını kovmak için sebep arıyordu.tam bu arada bi yandan da kennedının israil kavgası suruyor du.bunu anlayan israil devleti ve racislt ailesi(dunyanın en zengin ailesi,doları basma yetkısı ellerınde)kennedını ortadan kaldırılmasında hem fikir oldular bu arada ikili oynayan başkan yardımcısı jonhson da israil tarafını açıktan açıha destehıyle one çıkıyordu.ve buarada plan başla CIA.FBA.MOSSAD,içu bır arada bı pılan yapr ve suıkast karrarı alınır.uygun zaman kennedy nın texasa zıyaretıdır ve suıkast planlı bir tım le başarıyla tamamlanır kennedynın kafası eşinin kuçahına akar,kennedy ölür otopsi bile yapılamadan kennedy gömulur.başkan yardımcısı texas lı johnson başkan seçılır israille amerika al gulum ver gulum siyaset yaşar ve bugune gelınır. OLAY BÖYLEDİR KENNED ÜLKENIN ENGENÇ BAŞKANINIDIE(43)VE İLK TEK KATOŞIK BAŞKANDIR.ULKESINI SEVEN BİR LDERDİ.

  40. yaren diyor ki:

    Kennedy suikastinde katil zanlısını , zanlının katilini. bütün görgü tanıklarını ve onlarında yakınlarını . olayla ilgili olmayan kişileri bile (Marılyn Monroe) yu bile ortadan kaldırdılar da .suikaste birinci dereceden tanıklık eden karısını nasıl olduda sağ bıraktılar çok merak ettim doğrusu…

  41. Gonca Turgut diyor ki:

    Tamer arkadaşım sen fazlaca Harun Yahya masalı okumuşsun. İnternette yada sağda solda okuduğun herşeyi doğru sanma..İsrail’e felan gelinceye kadar böyle komplike bir suikasti gerçekleştirebilecek bir sürü devlet var..CIA,FBI ,MOSSAD diyorsun..Bu üç örgütün birbirinle ne alakası var? Şurada üç kişi bile bir sırrı tutamayız sen üç tane farklı ülkelere ait gizli servisin ve bir polis teşkilatının olaya karıştığını ve kimsenin ötmediğini mi iddia ediyorsun? Seninkisi cahil sayıklamaları..Bir defa Mossad dediğin bir ABD servisi değildir..İkincisi FBA değil FBI diye yazılır.

    Bu suikast hakkında kimse birşey bilemez..Yıllardır aynı tantana..Elde hiçbir delil yok..

  42. […]  Kennedy suikasti ve derin devlet Amerika Amerika’nın kendi içindeki hesaplaşmasını, temiz, açık, dürüst, Amerikan devleti imgesini ortadan kaldıran olaylardan sadece biri. […]

  43. cigdem diyor ki:

    bence olayin bu kadar aleni olmasi ve karsi delillerin sacma olmasi gayet anlamli. o yuzden mahruk nickli arkadasa katilmiyorum. yani tamam gayet iyi gizlenebilirdi ama bence boyle olmasi bilincli bir mesaj da ayni zamanda> bakin ben kendimden olmayanlara isime yaramayanlara bunu gayet de rahat yapip istedigimin sucu gibi de gosterebilirimin mesaji.

  44. cigdem diyor ki:

    ayrica emin olmamakla birlikte kennedy nin “head start” adinda bir programla siyah cocuklarina ilkokula erken baslama hakki verdigini yahut vermeye calistigini duymustum bu konuda bilgisi olan var mi acaba

  45. kartal diyor ki:

    Rockefeller ailesi abd nin en koklu yahudi kokenli ailesidir ve para basimida bu ailenin elindedir kennedy buna itiraz eder bir devletin parasini kendisi basmasi gerekir der ve sonunu hazirlar

  46. Yu diyor ki:

    UyUtmadiniz be kardeslerim :) bu yazdiklarinizdan 100 bolimluk bi dizi cekilir

  47. hasan diyor ki:

    Yorum yazan bir cok arkadas zaten gercekleri anlatmislardir.ek olarak silah pazari amerika icin onem tasimaktadir.kennedy siyaseti ise daha cok ozgurluk ve baris adina idi,olayda cumhuriyet partili kisilerinde parmagi vardir.her iki parti farkli gorusleri vardir demokrat parti daha cok ozgurluk cumhuriyeciler ise daha fazla siddet yani amerikanin her zaman guclu kalmasi gibi ama 2000 secimleri bunu degistirdi nedenmi?11 eylul planli yapildi bunda cia destegi vardi ve el kaide bunu yaparak aslinda dunyada muslumanlara olan nefreti tamamen katladi elbette bu saldiri ve irak savasi amerikayi zayiflatti sermaye cikti ulkeden bugun dunyanin en borclu ulkesidir amerika yurtdisinda zedelenen amerikan siyaseti obama ile yeniden baris icin baslamistir kisaca para amerikada ve heryerde siyaseti yonlendirir aynen turkiyedeki gibi akp 2002 de nasil iktidar oldu uzaklara degil turkiyeye bakiniz

  48. om.k diyor ki:

    JFK suikasti nedenleri ve sonuçlarıyla her zman tartışalacak olan ve tüm dünyayı etkilediği açıkça görülen tarihi bir olaydır…
    benim sürekli aklımı kurcalayan soru ” eğer JFK öldürülmeseydi ve hayalindeki barışçıl politikaları hayata geçirseydi ( nükleer sihalanma , küba kirizi , asya çıkarmaları.. soğuk savaş v.b ) şu an dünyamız çok daha medeni ve yaşanılır bi yer olmaz mıydı..?
    JFK gerçekleşmesi imkansız olan hedefleri uğruna hayatını kaybetmiş olan bir efsanedir!!!

  49. Özgür Barış diyor ki:

    “Arkadaşlar . Bazen Profesyonel Suikast timleri hedef şaşırtmak için suikastı acemice işlenmiş süsü verir.” kesinlikle çok dogrudur.burada tamamen karma karışık bir hale getirilmiş bir suikast var dikkatinizi çekerim.olaya çok isimler karıştırılmış.marilyn monroe bence gündemi değiştirmek için öldürülmüştür.başkan yardımcısını gözden kaçırmayın lütfen !! Lyndon b Johnson !! belkide önce keneedye yaptıkları teklifi bu adam yaptılar ve oda kabul etti.belki kendeedynini bindigi üstü açık arabayı bile o ayarlatmıştır.) yahudiler başkanın ölümünden sonra ona başkanlık garantisi vermişlerdir.bu olay sadece tetigi çekecek adamı bulmaklada bitmiyor.gördügünz gibi olaydan sonra olacaklar bile belirlenmiş gibi..inanılmaz bir suikast inanılmaz bir plandır bu.çok büyük güçler var.bu işin bi kaç manyak tarafından yapıldıgını söyleyenler gerçekten gülünç durumdalar.

  50. Erdogan M. diyor ki:

    Farklı yorumlar, anlaşılması engellenmiş bir suikast üzerinden yapılmak zorundadır. Zira anlaşılması güç, son derece bilgi kirliliği ile bilinçli bir şekilde baş-başa kalmış durumdayız.
    Sorun aslında biliniyor: Dünya krallığı. Yahudi cemaati bu konuda oldukça sicili kabarık bir topluluk. Hz.İsa bile bu sonu yaşamıştır. JFK belkide bu dünya krallığının kendi ailesine ait olduğunu iddia etmiştir. Kim bilebilir… Eğer saçmalamak gerekirse, bu hakkımı kullanmak isterim.! Nitekim, şu an dünya krallığı MADDİ anlamda gerçekten Yahudi cemaatine aittir. Yaygın görüş, bu Maddiyatın yanlış ellerde olmasıdır. Tarihi geçmişlerinde aslında KAN DÜŞMANI olan HIRISTİYAN dünyası YAHUDİ’ ler ile bu KANKA ilişkileri artık dıkiş tutmamaktadır.
    JFK ‘nin bir suikast ile ortadan kaldırılması, gerçeklerin bugün daha net görülmesi, tarihi manada açığa çıkarmıştır. Bu suikast kesinlikle YAHUDİ cemaatinin işi. Araç olarak kullandığı organizasyonlar ister CIA olsun ister MOSSAD olsun bu çok önemli değil. Bize sadece daha sofistike bir değerlendirme için malzeme sunuyor.

  51. OKAN diyor ki:

    KENNEDY LER ÖLMESE DÜNYADA BU KADAR KAN DÖKÜLMEZDİ.KARDEŞİDE BAŞKANLIK SEÇİMİNİ KAZANACAKKEN ÖLDÜ.KENNEDY SÜLALESİ NERDEYSE TEMİZLENDİ.ÇÜNKİ SÜLALE KATİLLERİNİ BİLİYORDU.TAMAMEN DOĞRU .FİLMİNİDE İZLEMİŞTİM.JFK KANIN BABASI,HİTLER AVRUPAYA SAVAŞ AÇTIĞINDA İNGİLTEREDE BÜYÜKELÇİYMİŞ.BU SAVAŞA GİRMEYELİM DEMİŞ.

  52. mustafa diyor ki:

    arap topraklarına çöreklenmek için ve bu aç gözlülükte kendini haklı göstermek için o zamanlar dünya devi olarak görülen şimdilerde o görüntüyle alakası olmayan bir ülkenin başbakanı bile dünya barışından yana görüntü çiziyorsa ve bu görüntü bir arap ülkesine saldırıp topraklarını acımasısca çoluğu çocuğu katlederek ülke kurmayı tehtit ediyorsa tabiki o başbakanı öldürerek indirecekler ve kendi maşalarını getirecekler şimdi ben herkese soruyorum TÜRKİYE CUMHURİYETİ başbakanı bu vahşete sessiz kalsa idi diğer ülkelerin başbakanları sessiz kalmazlardı herhalde yoksa yanılıyormuyum arkadaşlar

  53. Seko diyor ki:

    Kenedy cinayeti israillerin işine gelmediği için harcanmıştır. Obama bunun farkında! ABD senetosunun büyük bölümü israilli diğer abdli olanlar da israil kontorlünde.

Leave a Reply