Komplo Teorilerinden Önce Kendimize Birkaç Soru Soralım
Türk insanları baÅŸka ülkelerde tanımlanırken çoÄŸu zaman “misafirperverlik” söylenen tek olumlu yönlerden biri olur. Onun dışında birçok sıfat yakıştırılır ki, çoÄŸu saçma genellemelerden öteye gitmez.
Bir ülkede yaşayan tüm insanları, sanki tek bir kişiymişcesine tarif etmeye kalmak, daha başlangıçta abestle iştigaldir bana sorarsanız.
Her şeye rağmen, sıcakkanlı, sokulgan olduğumuzu bir şekilde beyinlere yerleştirmişiz ve buna kendimiz de inanmışız işte.
11 yıldır İstanbul‘dayım. Ege‘nin küçük bir köyünden geldim buraya. Bunca yıl boyunca İstanbul’da göremediÄŸim, karşılaÅŸamadığım yegane ÅŸeylerden biridir sıcakkanlı insanlar. Nerede bu yardımsever, birbirlerine saygısı olan insanlar? Otobüste var mı? Sokakta? Bir devlet dairesinde ya da bir ofiste?
Peki nereden geliyor bu şahane sıfat?
İstanbul için söyleyemiyorum. Peki ya doÄŸduÄŸum o köy? Hani derler ya “Küçük yerlerin insanı bambaÅŸka olur“. Öyle mi gerçekten?
Memleketimde gördüğüm, bir nebze samimiyet ya da yardımseverlik olarak alabileceÄŸim, köy kahvesinin önünden bir turist geçiyorsa, ilk önce mahalledeki zıpır çocukların “Hellovasyorneym hellovasyorneym hellovasyorneym“leri sonra da, kahvedeki amcaların “Evladım nere gidyon gari böle“leri ile turistlerin yamacına sokulmasıdır.
Turistleri şaşırtır bu ilgileri. Gülümsetir onları. Birbirlerini anlamasalar da, bir sıcaklık oluşur aralarında. Ne güzel şey aslında yaptıkları.
Bu yorum pek hoÅŸunuza gitmeyecek biliyorum ama, hem çocuklarınki, hem de amcalarınkini “Yapacak bir ÅŸey bulamamak” ya da “Heyecan, deÄŸiÅŸiklik geldi köyümüze” hislerine baÄŸlardım. Yani burada da tam ve saf bir misafirperverlik bulabilmiÅŸ deÄŸilim.
İstanbul’un koÅŸuÅŸturması, her daim bir acele nehri içinde sürüklenip giden insanların telaşı yoktu sadece köyümde. Tek fark buydu diyebilirim. Bu tek fark belirledi aslında tüm diÄŸer baÅŸkalıkları.
Ama ÅŸimdi hakkımızı da yemeyeyim, “Gezelim Görelim” tipi programlardaki teyzelerde o naif yaklaşımları ekrandan da olsa hissetmiÅŸimdir. Hatta bununla ilgili bir ÅŸeyler yazmıştım (Bkz: Samimiyeti Ölçebiliyor Muyuz?).
Beynim genelde sayısal değerler üzerinden çalışır. Bana bir fikri, bir görüşü satmak istiyorsanız sayılarla gelebilirsiniz. Hemen gözlerim açılır, algım odaklanır söylediklerinize. E tabi, bu demek değil ki onun dışında kalanları dinlemiyorum bile. Pek tabii dinliyorum fakat oranlar, yüzdeler, kısacası istatistik bana, beynimin işleyişine daha çekici geliyor.
Buradan gideceğim yer şu; sayısal değerlerle gelen birileri var.
Bu misafirperverliğin gerçekliğini sorgularken karşılaştığım bir araştırma var. Nasıl yapıldığı, ölçek oranının kaç olduğu, kimlere sorulduğu, saptırılıp saptırılmadığını bilmiyorum ama bir şekilde karşıma sayısal değerlerle gelinmiş. E normal olarak, yukarıda da bahsettiğim nedenlerden dolayı hemen ilgimi çekti.
Araştırma, World Values Survey: WVS 2005-2008. Tüm detaylarına şuradan ulaşabilirsiniz.
Özet olarak, araÅŸtırma yan kapımızda oturan komÅŸularımıza karşı bakışımızın nasıl olduÄŸunu bulmaya yönelik. ÇeÅŸitli ülkelerdeki insanların tölerans seviyelerini karşılaÅŸtırıyor. Sonuçlar altta. Yüzdeler sorulara “Evet” cevabını verenlerin oranı.









Tüm bunlarda bir ÅŸeyler dikkatinizi çekti deÄŸil mi? Yani birçok durumda en “rahatsız” olan ülkelerden biri durumda Türkiye.
“Ne demeye çalışıyorsun!” diyecekleriniz olacaktır. Söylemeye çalıştığım ÅŸey ÅŸu; ben etrafımda bir emaresini göremiyorum. İstatistiklerler de tam tersinin varlığını iÅŸaret ediyor. Düşünelim birlikte. Kendimize kendimizi soralım; “Ben yardımsever miyim?“, “İnsanları seviyorum muyum?“.
Eminim, hepimiz bu soruları cevaplarken, “Evet” ya da “Hayır“dan sonra birçok maazeret de eklemek zorunda hissedeceÄŸiz.
Aramızdaki farklı olanlara karşı tutumumuz aslında birçok ÅŸeyin sebebi. Bugün eÄŸer birçok konu etrafında bir bölünmüşlük, bir “öteki“cilik var ise ülkemizde, nedenlerini komplo teorilerinde deÄŸil de, çok daha yakınlarda aramak lazım diye düşünüyorum.
EkÅŸi Sözlük‘teki “Kürt Sorunu” baÅŸlığına şöyle bir ekleme yapmıştım;
Her şey, soğuk havanın doğuya doğru gitmesine sevinmemizle başlamıştı.
Bunu yazarken söylemeye çalıştığım ÅŸuydu; En basitinden, evde rahat koltuklarımızda, televizyondan hava durumunu izlerken “Müjde, SoÄŸuk Hava DoÄŸuya Kayıyor” anonsu çıktığında sevinirdik. Sanki ülkemizin sadece batısı var.
Soğuk bizim üzerimizden başkalarının üzerine doğru kayarken seviniyor olmak pek bir garip gelirdi. Aptalca gelebilir bu verdiğim örnek ama her şey bu derece minik detaylardan doğuyor ve büyüyüp gidiyor maalesef.
Siz, komÅŸunuzu seviyor musunuz?
Dip Not: Eklemeden geçemeyeceÄŸim, araÅŸtırmada dikkatimi çeken bir diÄŸer nokta da, “HoÅŸgörü dini” olarak bildiÄŸimiz İslamiyet’in yaygın olarak inanıldığı ülkelerin tölerans seviyelerinin en düşük olduÄŸu. Ya kendimizi tanımıyoruz, ya da birileri kocaman yalanlar söylüyor ve bizler inanıyoruz.

Ahmet Necdet
İyi sallamışlar… Listede ingilizleri, almanları ve hatta amerikalıları görememek enteresen. Gidinde ingiltereye tutuculuk görün. KomÅŸunun tavuÄŸu komÅŸuya kaz görünür edebiyatlarından kurtulalım artık.
18 Nisan 2011
Kaan Ertürk
İngiltere’nin neresinde tutuculuk varmış? Türklerin ya da diÄŸer doÄŸu ülkelerinden gelenlerin yaÅŸadığı yerlerden bahsediyorsan ayrı…
Yazıya katılıyorum; ben de senelerdir bu ülkede, sadece İstanbul da deÄŸil birçok farklı ÅŸehirde ÅŸu efsanevi “yardımseverliÄŸi”, “misafirperverliÄŸi” göremedim bir türlü. GöreceÄŸimi de sanmıyorum. Bu kadar fazla çeliÅŸkinin olduÄŸu bir baÅŸka ülke ve milletin olduÄŸuna da inanmıyorum.
18 Nisan 2011
Selim Yörük
Grafiklerde ilk 5 ülkeyi, Türkiye’nin hangi sırada olduÄŸunu ve son 5 ülkeyi gösterdim. DiÄŸer ülkeler arada kalanlar.
Araştırmayı detaylı olarak şu sayfadan inceleyebilirsiniz http://bit.ly/bdX74p
18 Nisan 2011
nurkan
çok ilginç çünkü dün ben de bu konu üzerine tartışıyordum.
istatistikler güzel ama sorunun komuşunuzun diye başlaması işin rengini değiştiriyor. evinde bir gün misafir edeceğin bir konuk ile belki yıllarca sürekli yüzyüze bakacağın kişide elbette aynı özellikleri aramam.
komşumun homoseksuel olmasını istemememin misafirperverlikle ne ilgisi olabilir?
ayrıca konunun islam dinine gelmesi de rahatsız edici. islam dininin kesin kuralları vardır. burada yazılan maddelerin çoÄŸu da eÄŸer bir insan ben müslümanım derse islamiyete göre yasak olan ÅŸeylerdir. insanların komÅŸularının uyuÅŸturucu alması ya da kapı komÅŸusunun eÅŸcinsel olması çocuÄŸunu islam kültürüyle büyütmek isteyen bir aile için tölere edilecek birÅŸey deÄŸildir bence…
29 Nisan 2011
tatil
Bence de biraz sallamışlar.
30 Nisan 2011
herhangibirsosyolog
gayet yüzeysel bir araştırma. soruların çoğu islam dininde kabul görmeyen ögeler üzerine(içki,zina,homoseksüellik hatta aids sorusu bile) % 90 müslüman nüfusa sahip bir ülkede böyle olması normal.diğer ögelerde oranlar çok yüksek değil zaten.
12 Mayıs 2011
Sinan
KomÅŸunuzun içki içiyor olması sizi rahatsız eder mi ? Kısmında Rusya’nın da olması çok komik. Bu ülkede insanlar içkiyi, özellikle de birayı su gibi içer. Birisi sarhoÅŸ olduÄŸundan dolayı yere düşüp kalması kimsenin umrunda bile olmaz. Dolayısıyla herkesin içmeyi bu kadar normal gördüğü düşen insanın bile ‘Aman zum olmuÅŸtur bırakın yatsın ayılınca evine gider’ olarak yorumlanmasını hergün görüyorken tutup da içki içen komÅŸu sizi rahatsız edermi sorusuna Ruslar’ın büyük çoÄŸunluÄŸunun evet deyip istatislikte ilk ülkelereden birisi olması komik sadece.
15 Mayıs 2011
serhat yılmaz
Çıkan sonuçlar biraz normal gibi. soruların soruluÅŸ biçimine bakınca bu cevapların çıkması normal gibi. bide evet cevabını verenlerin dini deÄŸerler üzerinden cevap verdikleri evet çıkan ülkelerden de belli. bence biraz daha ayrıntılı olması gerekli bu tür araÅŸtırmaların…
25 Mayıs 2011
» "Ben"den Bağımsız Hiçbir Åžey Yap(a)mazsın! | Anafikir.com - Fikrin kadar varsın
[…] Toplumun genelinin tü-kaka yaptığı her ÅŸey, üzerinde baskı kurduÄŸu tüm eylemler, düşünceler eriyip gitmeye mahkumdur. Bu, toplumun kendi içinde istikrarı koruma yoludur. Aykırı olan her ÅŸey, toplumun sürekliliÄŸi ve dolayısıyla toplumdaki her birey için bir tehdittir (Bkz: Komplo Teorilerinden Önce Kendimize Birkaç Soru Soralım). […]
06 AÄŸustos 2011
baran
Komploteorileri insan oglunun hatatında herzaman olacaktır hayat bir komplodur zaten..
24 Aralık 2011