Çok tartışmalı kişi ve parti odaklı bir cumhurbaşkanlığı süreci geçirdik, sert tartışmalar, inatlaşmalar ve restleşme sonucunda gündemimize birde referandum girdi.
Cumhurbaşkanlığı tartışmalarına, halk el koydu ve meseleyi çözdü. Başta olması gereken nihayet zor da olsa sonunda oldu.
Nedense cumhurbaşkanlığı sorunu çözülünce, yeni anayasa tartışmalarının da etkisi ile referandum gündemden düştü. Adeta unutuldu.
Benim şahsi kanaatime göre, bu referandum gereksiz, lüzumsuzdur. Ama bir gerçek var ki, gerekli veya gereksiz bu referandum yapılacak.
Bu referadumdan, cumhurbaşkanını meclisin mi, yoksa halkın mı seçmesi gerektiğine dair bir sonuç çıkacak. Peki siz hangi sonucun çıkmasını istersiniz? Bunu düşündünüz mü?
» Yazının Devamı
Yayınlanma Tarihi: 23 September 2007 | İlgili Olduğu Konular »
Abdullah Gül için “Cumhuriyet tarihinin en zor seçilen Cumhurbaşkanı’dır” dersek yanlış olmaz sanırım. Seçilene kadar neler yaşanmadı ki.
Muhtıra niteliğindeki Genelkurmay bildirisi mi, Anayasa Mahkemesinin bizzat Anayasaya aykırı kararlar alması mı, CHP’nin meclisteki oturumlara katılmaması mı, Cumhurbaşkanı seçilemediği için genel seçimlere gidilmesi mi.
Bunlar önemli olanlar,ayrıntılara girmiyorum bile.
Gül’ün Cumhurbaşkanı olmasını istemeyenlerin nedenleri genelde rejim kaygısı üzerine kuruluydu. Ancak bu kaygılar AKP tek başına iktidara geldiğinde de duyuluyordu.
» Yazının Devamı
Yayınlanma Tarihi: 29 August 2007 | İlgili Olduğu Konular »
Oligarşi; egemenliğin bir grup, bir sınıf ya da bir zümreye ait olduğu yönetim şeklidir. Demokrasi ise; halkın kendi kendini yönetmesi sistemine dayanan bir yönetim şeklidir. Türkiye Cumhuriyeti; anayasamızda da belirtildiği üzere, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir.
Son dört aydır ülkemizde yaşanan olaylar oligarşi ile demokrasi arasındaki ince çizgiyi çok belirgin bir şekilde görmemizi sağladı. Bazı siyaset bilimciler, yönetim şekli ne olursa olsun, her devletin yönetiminde mutlaka bir oligarşi olduğunu belirtiyorlarmış.
Oligarşide; yönetimdeki grup, askeri, siyasi veya maddi olarak ülkenin önde gelen gruplarından biri oluyormuş.
Buna benzer bir tabloyu son dört aydır belirgin bir şekilde görmeye başladık. Tablo şu şekilde ortaya çıkıyor. Oligarşinin siyasi kanadı CHP, yargı kanadı Anayasa mahkemesi, yönetim kanadı şu andaki Cumhurbaşkanı, askeri kanadı da Genelkurmay. Demokrasinin siyasi kanadı TBMM, yönetim kanadı şu andaki AKP hükümeti. İş ve ekonomi çevreleri de demokrasinin maddi kanadını oluşturuyor.
» Yazının Devamı
Yayınlanma Tarihi: 12 August 2007 | İlgili Olduğu Konular »
İlgili Konular: abdullah gül,
akp,
chp,
cumhurbaşkanlığı,
demokrasi,
genel kurmay başkanlığı,
laiklik,
oligarşi,
seçim 2007,
tbmm,
tunsu çiller
Önümüzdeki süreçte Anayasa’nın çok tartışılacağı şimdiden belli olmuştur.
Mevcut anayasamız 1982′de askeri yönetim tarafından yapılmış bir anayasadır. Mevcut Anayasa’nın ıslaha muhtaç bir anayasa olduğu açık ve nettir. Ancak, “Bu anayasa ile olmuyor” diyerek yeni anayasa yapmak ta ülke ve milletin yararına olmayacaktır!
Elbette yeni anayasa yapılabilir. Ancak, önemli olan yeni anayasa yapmak değil, sağlıklı bir anayasa yapabilmektir. Anayasalar eski oldukları için değil, hatalı oldukları için ülke ihtiyaçlarını karşılayamazlar.
Anlatmak istediğim şudur; Yeni anayasa yapmış olmak için, sivil anayasa yapmış olmak için anayasa yapılmamalıdır. Anayasa, daha mükemmel bir anayasal düzen kurgulamak için yapımalıdır.
» Yazının Devamı
Yayınlanma Tarihi: 07 August 2007 | İlgili Olduğu Konular »
İlgili Konular: anayasa,
cumhurbaşkanlığı,
cumhuriyet,
darbe,
devlet,
diploma,
düzen,
iktidar,
kuvvetler ayrılığı,
özgürlük,
rejim,
rüşvet,
seçim,
sistem,
torpil,
yolsuzluk
Bir ülkede iktidar başarılı ise muhalefete ancak bu başarıyı karşıdan seyretmek düşer. CHP’nin başarısız olarak görünmesinde kimsenin göremediği ana etken budur.
Normal şartlarda iktidardaki bir partinin yıpranmış, ana muhalefetteki bir partinin de güçlenmiş olması gerektiğini düşünürüz. Ancak bu tam tersi olmuştur. Hiç kimsenin beklemediği bu ters duruma nelerin etken olduğuna bir bakalım.
İlk etken, iktidarın başarısı. Ak Parti’ye oy vermiş biri olarak, seçim öncesi koyu CHP’li diye tabir edebileceğim bir arkadaşımla sohbet esnasında kendisine şu soruyu sordum;
“Chp tek başına iktidara geldiğinde Akp’den neyi farklı yapacak?”
Bana söyleyebildiği tek şey, “Memleketi satmayacak” oldu. Ben buradan şu sonucu çıkardım. Bugün CHP tek başına iktidara gelmiş olsaydı bile, AKP’nin yaptıklarından çok farklı bir şey yapmayacaktı.
» Yazının Devamı
Yayınlanma Tarihi: 27 July 2007 | İlgili Olduğu Konular »
İlgili Konular: 22 temmuz,
abdullah gül,
akp,
bülent ecevit,
chp,
cumhurbaşkanı,
deniz baykal,
dsp,
kemal derviş,
seçim,
seçim sonuçları,
shp,
sol