» NEREDEYİM?

Hayatımızı ilgilendiren her konu ile ilgili fikirlerin ve görüşlerin paylaşıldığı bir ortamdasınız.

Yapmaya çalıştığımız şey; bahse değer konular hakkında daha fazla kişinin düşünmesini ve kendi görüşünü oluşturmasına katkıda bulunmak.



» TAKİP ETMEK İÇİN

Anafikir.com’da üretilen içerikleri daha kolay takip edebilmeniz için size çeşitli araçlar sunduk.

Bu seçeneklere ulaşmak için tıklayın.



» SEÇME AKILLAR

"Attention is the limited resource on the internet - not disk capacity, processor speed or bandwidth."— Mills Davis



» FAYDALI KAYNAKLAR

Düşüncelerinizi besleyebileceğiniz çeşitli siteler seçtik. Buradakilerden farklı bakış açılarıyla olaylara bakanların düşündükleri de gözatmaya değer.


11. Cumhurbaşkanımız; Abdullah Gül

Abdullah Gül için “Cumhuriyet tarihinin en zor seçilen Cumhurbaşkanı’dır” dersek yanlış olmaz sanırım. Seçilene kadar neler yaşanmadı ki.

Muhtıra niteliğindeki Genelkurmay bildirisi mi, Anayasa Mahkemesinin bizzat Anayasaya aykırı kararlar alması mı, CHP’nin meclisteki oturumlara katılmaması mı, Cumhurbaşkanı seçilemediği için genel seçimlere gidilmesi mi.

Bunlar önemli olanlar,ayrıntılara girmiyorum bile.

Gül’ün Cumhurbaşkanı olmasını istemeyenlerin nedenleri genelde rejim kaygısı üzerine kuruluydu. Ancak bu kaygılar AKP tek başına iktidara geldiğinde de duyuluyordu.

» Yazının Devamı

Oligarşiyi dayatanlara demokrasi muhtırası

Oligarşi; egemenliğin bir grup, bir sınıf ya da bir zümreye ait olduğu yönetim şeklidir. Demokrasi ise; halkın kendi kendini yönetmesi sistemine dayanan bir yönetim şeklidir. Türkiye Cumhuriyeti; anayasamızda da belirtildiği üzere, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir.

Son dört aydır ülkemizde yaşanan olaylar oligarşi ile demokrasi arasındaki ince çizgiyi çok belirgin bir şekilde görmemizi sağladı. Bazı siyaset bilimciler, yönetim şekli ne olursa olsun, her devletin yönetiminde mutlaka bir oligarşi olduğunu belirtiyorlarmış.

Oligarşide; yönetimdeki grup, askeri, siyasi veya maddi olarak ülkenin önde gelen gruplarından biri oluyormuş.

Buna benzer bir tabloyu son dört aydır belirgin bir şekilde görmeye başladık. Tablo şu şekilde ortaya çıkıyor. Oligarşinin siyasi kanadı CHP, yargı kanadı Anayasa mahkemesi, yönetim kanadı şu andaki Cumhurbaşkanı, askeri kanadı da Genelkurmay. Demokrasinin siyasi kanadı TBMM, yönetim kanadı şu andaki AKP hükümeti. İş ve ekonomi çevreleri de demokrasinin maddi kanadını oluşturuyor.

» Yazının Devamı

Nasıl bir Anayasa?

Önümüzdeki süreçte Anayasa’nın çok tartışılacağı şimdiden belli olmuştur.

Mevcut anayasamız 1982′de askeri yönetim tarafından yapılmış bir anayasadır. Mevcut Anayasa’nın ıslaha muhtaç bir anayasa olduğu açık ve nettir. Ancak, “Bu anayasa ile olmuyor” diyerek yeni anayasa yapmak ta ülke ve milletin yararına olmayacaktır!

Elbette yeni anayasa yapılabilir. Ancak, önemli olan yeni anayasa yapmak değil, sağlıklı bir anayasa yapabilmektir. Anayasalar eski oldukları için değil, hatalı oldukları için ülke ihtiyaçlarını karşılayamazlar.

Anlatmak istediğim şudur; Yeni anayasa yapmış olmak için, sivil anayasa yapmış olmak için anayasa yapılmamalıdır. Anayasa, daha mükemmel bir anayasal düzen kurgulamak için yapımalıdır.

» Yazının Devamı

22 Temmuz 2007 Seçimlerinde CHP Neden Kaybetti?

Bir ülkede iktidar başarılı ise muhalefete ancak bu başarıyı karşıdan seyretmek düşer. CHP’nin başarısız olarak görünmesinde kimsenin göremediği ana etken budur.

Normal şartlarda iktidardaki bir partinin yıpranmış, ana muhalefetteki bir partinin de güçlenmiş olması gerektiğini düşünürüz. Ancak bu tam tersi olmuştur. Hiç kimsenin beklemediği bu ters duruma nelerin etken olduğuna bir bakalım.

İlk etken, iktidarın başarısı. Ak Parti’ye oy vermiş biri olarak, seçim öncesi koyu CHP’li diye tabir edebileceğim bir arkadaşımla sohbet esnasında kendisine şu soruyu sordum;

“Chp tek başına iktidara geldiğinde Akp’den neyi farklı yapacak?”

Bana söyleyebildiği tek şey, “Memleketi satmayacak” oldu. Ben buradan şu sonucu çıkardım. Bugün CHP tek başına iktidara gelmiş olsaydı bile, AKP’nin yaptıklarından çok farklı bir şey yapmayacaktı.

» Yazının Devamı

Bilinçli bir şekilde oy vermek

Bildiğiniz gibi 22 Temmuz‘da ülkemiz yeni bir dönüm noktasına gelecek; 2007 Erken Genel Seçimi. Ülkemiz bu tarihten itibaren yeni bir yöne gidecek.

Bazılarımız “Hiçbir şey değişmeyecek!” diyecek kadar ümitsizken, bazılarımız her seçimde oy verdiğimiz partiye sadakatsızlık etmeyecek! Ama şu net olarak görülüyor ki çoğumuzun aklı karışık.

Yaşananlar, son gelişmeler, artan terör olayları, Cumhuriyet mitingleri, Cumhurbaşkanlığı seçimleri, göreve başladığından bu yana giderek büyüyen, gelişen, yeni bir Türkiye tablosu çizdiğini iddia eden bir hükümet ve görevleri gereği hükümetin icraatlerini, yaptıklarını ve yapmadıklarını eleştiren bir muhalefet…

» Yazının Devamı

Ana Sayfa  | Hakkımızda  | Takip Seçenekleri  | Reklam  | İletişim 

© 2007 Anafikir.comSelim Yörük
Sitede bulunan materyallerin tüm sorumlulukları yazarlarına aittir. Tüm Hakları Saklıdır. Kaynak belirtilmeden alıntı yapılamaz.