• Kategoriler

Bizim Vakum Tüplü Radyomuz Vardı

ÇocukluÄŸun oyuncaklarındandır bu. Halbuse, zamanında, köyün hali vakti yerinde olan ailesinin evinde toplanma nedeniymiÅŸ. Bi’ de köyün kahvesinde varmış. Ajans dinlenirmiÅŸ.

Açınca hemen tepki vermez. arkasındaki tüpleri yavaş yavaş ısınır, iyice kızardıktan sonra ses vermeye başlardı.

Bizim zamanımıza kalanların çoÄŸu ya bozuktur ya da zar zor çalışır. Çalışsa da çekecek bir-iki frekans anca bulduÄŸundan, bi’ kenarda tozlanır durur.

Kimse ilgilenmez onla. Ama evin çocuÄŸu evdeki her demirbaşı oyuncak yaptığı gibi, bunu da kurcalamayı pek sever. Bi’ de dede.

Mutfaktaki eski Arçelik buzdolabının üstünde durur. Sürgülü ekmek kutusu*nun hemen arkasında. Tozlanmış, dış kaplaması nemden eÄŸilip bükülmüş, yer yer çatlamış…

» Yazının Devamı

İlgili Konular: , , ,

Masumiyet Müzesi ve tarihe düşülen hatırlatma noktaları

Orhan Pamuk‘un yeni kitabının adı; Masumiyet Müzesi. Duymayan kalmış mıdır acaba : ) Åžu, pazarlama müdavimlerinin bile aÄŸzında dolaÅŸan aÅŸk romanı. Ne garip deÄŸil mi, pazarlamcıların diline düşen bir aÅŸk romanı…

Genelde kitaplar üzerine konuşmayı ya da yazmayı pek sevmem. Kitapların okunduğundan çok görüldüğüne inanıyorum. Yani zihni açık her insan, herhangi bir kitabı, yazılma amacı ne olursa olsun, kendi hayatıyla kesiştiği noktalarda gördüğünü düşünüyorum.

Bir cümle, bir kelime, anlatılanın dışında kalmış küçük mekan tasvirleri ve anılarımızla örtüştüğü yerler… Ve hatta o örtüşmeler öyle garip çaÄŸrışımlarla oluÅŸur ki, çoÄŸu kimse “Ne ilgisi var, ne garip çalışıyor senin beynin” tepkisi verir bize.

Önemli deÄŸil ki ne anlatılmak istendiÄŸi ya da kitabın ana fikri. Bizim için alınan, örtüşen, görülen noktalar “biz” olduÄŸumuz için önemli. Kısacası kitaplar onları görenlere göre binbir ruha bürünürler.

» Yazının Devamı

Fırça darbeleriyle ruhumuzda mucizeler yaratan adam

Birkaç kanalın olduğu televizyonla büyüyen bir çocuk olarak, çocukluğumun oyunlarından sonra ruhuma işleyen en önemli insanlardan biriydi Bob Ross.

TRT-2′de yaÅŸayadığını zannederdim onun. Çizgi filmler yokken izlemekten keyif aldığım tek kiÅŸiydi o. Neden izlediÄŸimi bile bilmezdim o zamanlar. Resim yapabilen ya da yapmaya hesesli bir çocuk da deÄŸildim ama yine de izlerdim.

Şimdilerde onu neden izlediğimi anlayabiliyorum. Ruhumu okşayan, umut salgılayam cümleleri içimi ısıtır, basit ve beyaz bir mutlulukla doldururdu karnımı.

Babaannemi hatırlıyorum; “Yavrucum, neden izliyorsunuz bu kıvırcığı. BoÅŸuna ceyeran yakıyorsun, çizgi film izlesene” derdi. Televizyonun üzerindeki dantelli örtüye elini koyar “Kapatalım, zaten ısınmış“…

Babaannemi duymazdım hatta görmezdim bile. Sanki hipnotize olmuÅŸum…

» Yazının Devamı

Red Kit

red-kit.jpgÜlkemizde tek kanallı zamanlarda ünlenen ve vazgeçilmez hale gelen yapımlardan biridir Red Kit. Telif haklarının alavare dalavere ile kolayca üstesinden gelinebildiÄŸi zamanlardaki adıyla tabi ki. Asıl adı Lucky Luke. ÇoÄŸumuzun Morris diye bildiÄŸi, Belçikalı çizer Maurice de Bevere‘nin ürettiÄŸi bir çizgi karakterdir.

Anavatanındakinden farklı olarak, bizim zihinlerimize Koksal Engur‘un sesi ile can bulmuÅŸ bir karakterdir o. Tek kanallı dönemde hayatımıza girmiÅŸ birçok yapım gibi o da diÄŸer ülkelerde olduÄŸundan daha ünlü olmuÅŸtur. Amerikalı bir kovboy olmasına raÄŸmen onu Amerika’da tanıyan pek azdır.

Ülkemizde o kadar çok sevilmiÅŸ bir çizgi-dizidir ki dünyada ilk kez sinemaya ülkemizde aktarılmıştır. 1967′de Öztürk Serengil bu filmin baÅŸrolünü oynamıştır. Rüyasında Red Kit’e dönüşen bir karakteri canlandırır Serengil. Film boyunca vahÅŸi batıdaki maceralarına tanıklık ederiz.

» Yazının Devamı

Seksenler

Yaşım (ruhum değil) olgun denecek seviyeye daha yeni yeni ulaşmakta iken, nostalji yapabilecek kemale ermemişken garip bir gülümseme ile geçmişten bahsederim zaman zaman.

İçimde bir özlem oluÅŸur, sanki önümde doldurmak için can attığım bir geleceÄŸim yokmuÅŸcasına. Gerçi hangimiz eminiz ki yarın sabah esneyerek uyanabileceÄŸimizden… Ama bilim adamlarının yaptığı istatistiklere ve araÅŸtırmalara bakınca ortalama olarak ne kadar yaÅŸayabileceÄŸimiz konusunda bir fikre varıyoruz.

Buna raÄŸmen, yazı-tura için attığımız paranın dik gelme ÅŸansını sadece Kemal Sunal filmlerine bırakıyoruz. Sanki noterli bir anlaÅŸma yaptık yukarıdaki ile…

İtiraf etmeliyim ki, yazmaktan, okumaktan en çok hoÅŸlandığım konudur geçmiÅŸ. Anılar, geride kalmış alışkanlıklar, “Eskiden” ile baÅŸlayan cümleler… Zaman zaman kendi yazdıklarıma da geri dönerim. Dönüşüm hep “Bir Zamanlar” kategorisinden baÅŸlar.

» Yazının Devamı

Ana Sayfa  | Hakkımızda  | Takip Seçenekleri  | Reklam  | İletişim 

© 2007 Anafikir.comSelim Yörük
Sitede bulunan materyallerin tüm sorumlulukları yazarlarına aittir. Tüm Hakları Saklıdır. Kaynak belirtilmeden alıntı yapılamaz.