» NEREDEYİM?

Hayatımızı ilgilendiren her konu ile ilgili fikirlerin ve görüşlerin paylaşıldığı bir ortamdasınız.

Yapmaya çalıştığımız şey; bahse değer konular hakkında daha fazla kişinin düşünmesini ve kendi görüşünü oluşturmasına katkıda bulunmak.



» TAKİP ETMEK İÇİN

Anafikir.com’da üretilen içerikleri daha kolay takip edebilmeniz için size çeşitli araçlar sunduk.

Bu seçeneklere ulaşmak için tıklayın.



» SEÇME AKILLAR

"Attention is the limited resource on the internet - not disk capacity, processor speed or bandwidth."— Mills Davis



» FAYDALI KAYNAKLAR

Düşüncelerinizi besleyebileceğiniz çeşitli siteler seçtik. Buradakilerden farklı bakış açılarıyla olaylara bakanların düşündükleri de gözatmaya değer.


Gökyüzü aşkı

turk-yildizlari.jpgBazı çocuklar vardır, sokakta yürürken yanınızdan gelip geçerler. Annesinin elinden tutmuş, onun hızına yetişmek için gayret sarfederken arada bir ayakları yerden kesiliveren ve bu sırada başı yukarıda bir şeyler arar gibi bulutları seyreden.

İtiraf ediyorum, ben de onlardan biriydim. Her dışarı çıkışım benim için yeni bir şans olurdu. Kapıdan sonraki ilk adımımda gözlerim hemen sonsuzmuş gibi görünen gökyüzüne dikilirdi. Zaman zaman, başım yukarıda bulutlar arasında bir şeyler ararken acı tecrübelerle de karşılaşırdım sert bir şekilde. En acı olanlarından biri de hiçbir işe yaramayan elektrik direkleriydi. Tahta telefon direklerine kıyasla, demir olurlardı ve çok acıtırlardı. Niye koyarlardı ki onları yolların ortasına.

» Yazının Devamı

Voltron

voltran.jpgSen git o kadar elektronik bir robot ol, hatta çeÅŸitli renklerdeki arslanların gerçek anlamda, fiziksel olarak birleÅŸmesinden oluÅŸ, sonra da bildiÄŸimiz kılıç kullanarak savaÅŸ…

Ilk sahnelerde “kötü”lerin her bölümde yeni geliÅŸtirdiÄŸi robotu genellikle “IÅŸte ÅŸimdi iÅŸimiz bitti” karamsarlığına kapılacak kadar güçlüdür. Fakat bizim arslanlarımızın arasındaki arkadaÅŸlık baÄŸları o kadar güçlüdür ki, Voltron’ın kılıcı dünyayı yokedebilecek güçteki “kötü robot”u ikiye böler mutlu sonla biter.

» Yazının Devamı

Nuri ve Alço

nuri-alco.jpgİkizdir bunlar. Zavallı esas kız kendini yarı çıplak yatak odasında bulmadan önce “Nuri” zengin, centilmen, nazik tavırları ve vaadleriyle topu ceza sahasına kadar getirir. Daha sonra Alço’ya “Al da at” dercesine bir pas atar ve Alço da zamanın Tanju Çolak’ı gibi çok klas bir son vuruÅŸ ile fileleri havalandırır.

Esas kız, elleri yüzünde (göz yaşı akıtamadığı belli olmasın diye) “Nolucak benim halim” diye nevresim takımına sarılı bir ÅŸekilde aÄŸlarken, Alço kıza kıçını dönmüş, pantalonunu kaldırmakta ve aynaya bakaraktan kravatını düzeltmektedir. Daha sonra sigarasından derin bir fırt çekerekten “Aptal! Senin gibi bir zavallıyı film yıldızı yapacağımı mı sandın! haha!” diyerek uzaklaşır gider.

» Yazının Devamı

Okul çıkışı çantayı yere atıp arkadaş kovalamak

Kaçan çocuÄŸun ağırlık azalma formülünün ardından “kaçma” eylemini daha verimli hale getirmek için izlediÄŸi yollar da pek ilginçtir;

- 8 çizme methodu; kaçarken önünde bitmek tükenmek bilmeyen bir şikan kompleksi varmışçasına bir o yana bi bu yana saparak ilerleme tekniğidir. Kovalayanı şaşırtarak bıktırma esasına dayanır.

- Gülerek sinir etme methodu; kaçarken yüksek sesle gülünür ki kovalayan “rezil oluyorum lan bi yakalayamadım” ruhuna bürünsün. Böylece kovalamacaın galibi kaçan olsun.

- Ters “c” ÅŸekli alma methodu; Kovalayanın kaçandan bariz bir ÅŸekilde hızlı olduÄŸu durumlarda uygulanan bir tekniktir. Fakat pek bi iÅŸe yaramaz. kovalayan bir eli kaçanın sırtına doÄŸru yönelmiÅŸ bir ÅŸekilde hızla yaklaÅŸmaktadır. Amacı önlüğünden yakalayarak durdurmaktır.

» Yazının Devamı

Teenage Mutant Ninja Turtles

İrma diye ÅŸiÅŸe dibi gözlüklü, saf bi kiz vardi kanal 6da çalışan. Sekreter mi ne. Bi de Vernon diye pembe gömlekli, gıcık, kanal patronunun yakalası, April’ı sinir eden -dolayisiyla bizi de sinir eden- bi tip. İşte bu iki salak paso baÅŸlarını belaya sokarlardı, April bu belaya bulaşırdı. DoÄŸal olarak kaplumbaalar da haberdar olurdu olaydan bi ÅŸekilde.

Bu tip olaylari haberdar etmek için April’da kaplumbagalarda da bulunan bi cep telefonu vardı. Taaa o yıllarda onu telsiz zannederdik tabi. Böyle ufak bi kaplumbaga gibiydi, yuvarlak. Bunların düştügü tuzaktan kurtulup bu telefonla kaplumbalagalara haber vermesi zaten bölümün yarisina kadar getirirdi.

» Yazının Devamı

Ana Sayfa  | Hakkımızda  | Takip Seçenekleri  | Reklam  | İletişim 

© 2007 Anafikir.comSelim Yörük
Sitede bulunan materyallerin tüm sorumlulukları yazarlarına aittir. Tüm Hakları Saklıdır. Kaynak belirtilmeden alıntı yapılamaz.