» NEREDEYİM?

Hayatımızı ilgilendiren her konu ile ilgili fikirlerin ve görüşlerin paylaşıldığı bir ortamdasınız.

Yapmaya çalıştığımız şey; bahse değer konular hakkında daha fazla kişinin düşünmesini ve kendi görüşünü oluşturmasına katkıda bulunmak.



» TAKİP ETMEK İÇİN

Anafikir.com’da üretilen içerikleri daha kolay takip edebilmeniz için size çeşitli araçlar sunduk.

Bu seçeneklere ulaşmak için tıklayın.



» SEÇME AKILLAR

"Attention is the limited resource on the internet - not disk capacity, processor speed or bandwidth."— Mills Davis



» FAYDALI KAYNAKLAR

Düşüncelerinizi besleyebileceğiniz çeşitli siteler seçtik. Buradakilerden farklı bakış açılarıyla olaylara bakanların düşündükleri de gözatmaya değer.


Baharın yeşertimi

Baharın güzelliğine dayanamadı toprak, yeşillendi

Kışın doğada gizil bulunan güzelliklerin çoğu, Nuh’un gemisinin sular çekilince karaya oturması ile içindeki mahlukatın doğaya yayılması gibi baharla içindekileri yeşertir.

Toprak da elbetteki bir örnekleme ile anıştırılması gerekirse. İnsan da Nuh gibi kendi varlık gemisine kendine iman edenleri ve boyun eğenleri toplamakta olan bir toprak yapıdır, seyyar.

Hayat sona erince karaya oturacak olan bu insan gemisi de, içindekileri ahiret bağında yaşasınlar diye salıverecek bahara erecektir.

» Yazının Devamı

Sokaktaki tehlike

İstanbul günden güne yaşanmaz bir şehir haline geliyor. Çok fazla giderilmesi gereken konular var ama bunlar arasında en önemlileri sokak çocukları ve bu çocukların birer suç makinelerine dönüşmesi.

Tabii yalnız bu İstanbul’un sorunu değil, tüm Türkiye’nin de sorunu. Fakat İstanbul’da, süratle artan bir suç grafiği var. Bu grafiğin artmasına sebep olanlar arasında sokak çocuklarının katılmış olduğu yaralama, hırsızlık, tecavüz ve öldürme gibi olaylar bulunmaktadır.

Bu durum yıllardır dermanı bulunamamış bir hastalıktır gibidir. Hiçbir şekilde devletin özenle üzerinde durmadığı bir konudur. Tabii ki çok basit bir olay değil ama somut adımları atmadığımız takdirde gazetelerden, televizyonlardan bu tür haberleri çok göreceğiz.

» Yazının Devamı

14 Şubat Sevgililer Günü

Sevgi ve romantizm doruk noktasına çıkar bu günde. Bu günün adı çok da güzeldir; Sevgililer Günü. Her yılın 14 Åžubat’ında kutlanır. Her sevgiliye garip beklentiler, garip heyecanlar ve bolca da romantizm yaÅŸatır.

Sevgililer birbirlerine olan aşklarını çeşitli yollarla dile getirirler. Bu yolların en baskını çoğu zaman hediye almak olur. Hediyelerin içinde de bir kırmızı gül.

Bu güne kırmızı çok yakışır. Nasıl yılbaşında her yer karı simgeleyen beyazla süslenirse, bu günde de her yer kırmızıdır. 14 Åžubat’ın belirtgeç rengidir kan kırmızısı, daha doÄŸrusu kalp kırmızısıdır. Sevginin kalp denen organımızda doÄŸup, büyüdüğünü düşündüğümüz için…

» Yazının Devamı

Narkolepsi*

Ya halkın adamı olacaksın, ya da halka ve hakka uzak olanların.

Ya eli yüzü kırışık, beli bükülmüş, saçları ağarmış Anadolu kadınının ve adamının elini öpeceksin, ya da onları o hale getirenlere takla atacaksın.

Ya aldırmayacaksın paraya tapanlara, herkesin yardımına koşacaksın, bunu da sorgulamayacaksın.

En değerli elbise üzerine haram sıçramamış olandır. Hiçbir leke onun kadar ağır kokmaz. Çıkmaz o leke ne dünyada ne de ahirette. Öyle bir kokar ki, cehennem zebanileri burunlarını tıkar.

» Yazının Devamı

Aynadaki mit

Hayat örüntüsü içerisinde köşe taşlarını yerinden ırgatacak bir sorumsuzlukla hareket eden ve iktidar üleşirken muhalefeti besleyecek bir tavırla kendi kuyusunu kazmak yönündeki eyleme yatkın olanı görmeze vuracak genişlikle davrananlar o makamın hakkını veremiyor demektir.

Şah sahadaki her hareket eden taşı, kendi taşı da olsa karşı şahın taşı da olsa görmelidir ve bu yönde hesabını yapmalıdır ki şahlığın gereği ifa ola, şah kendini değil tüm taşların sorumluluğunu taşıdığını bilerek davranmalıdır, çapı ve istidadı ölçüsünde elbette.

Olimpos Zeus’u, Olemp dışından haremine dahil ettiği dilberlerden türeme oğlu Tantalos’un babasıgillerin anasıgilleri söğüşlemesi karşısındaki sistemi tıkayıcı ve tiye alıcı ayak oyunlarını fark edince; ‘evladım’ dememiş ve sistemi korumak için çekmiş kılıcı İbrahim’in İsmail’e çektiği gibi oğluna (benzetmek gibi olmasın), tadından yoksun kılmış onu işçiliğini yapmaya mahkum ederek iktidarın.

» Yazının Devamı

İlgili Konular: , , , ,

Ana Sayfa  | Hakkımızda  | Takip Seçenekleri  | Reklam  | İletişim 

© 2007 Anafikir.comSelim Yörük
Sitede bulunan materyallerin tüm sorumlulukları yazarlarına aittir. Tüm Hakları Saklıdır. Kaynak belirtilmeden alıntı yapılamaz.