Kopyalanıyoruz muntazaman
Anafikir.com sitesini ziyaret eden kullanıcıların kayıtlarını tutan sistemi incelerken “www . blogcu.com / seckinlesiniz / 586651 /” gibi bir adresten siteye gelen ziyaretcilerin oldugunu farkettim. “Hmm, ne güzel. Sanırım bir kiÅŸi daha Anafikir.com’a destek olma amacıyla link vermiÅŸ” yorumu ile bahsi geçen siteye girdim. Daha sitenin içeriÄŸine bakmadan, bana sormadan çalmaya baÅŸlayan radyonun nerelere gizlenmiÅŸ olduÄŸunu bulmaya çalıştım. Neyse ki sayfanın sonunda bir yerde buldum ve vakitsiz öten horoz misali etkisiz hale getirdim.
Ziyaretçilerini nazik bir tavır eÅŸliÄŸinde bekletmek isteyen firmaların ofislerinde, bekleme salonlarında müzik dinletilir. İyi ve düşünceli bir fikirmiÅŸ gibi durabilir fakat müzik riskli bir iÅŸtir. “Zevkler ve renkler tartışılmaz!” kalıbını bugun herkes aÄŸzına dolamıştır ya, belki de bunun bir etkisi ile kimse çalan müzikten memnun deÄŸildir. Çünkü, müzikal anlamda herkesin kendi, özel tercihleri vardır. “Madem bir müzik var , o da benim sevdiÄŸimden olsun” gibi bir hisse iter.
Bir internet sitesi için de fonda çalan müzik benzer hisleri uyandırır. Bir de ek olarak, çoÄŸu zaman -flash ile birlikte kullanılmıyorsa, “aç”, “kapa” gibi elzem butonları ihtiva etmiyorsa- ametörlüğün simgesidir. Bir internet sitesi oluÅŸturmayı yeni öğrenmiÅŸ arkadaÅŸlar her gördükleri kodu sitelerine koyma gibi bir çaylak stratejisi izlerler. Gördüm ki, Blogcu‘dan “seçkinlesiniz” takma adını almış bu arkadaÅŸ da bir çaylakmış.
Vakitsiz öten radyonun ardından sitede Anafikir.com’a nereden link verildiÄŸini bulmayı amaçlamıştım ki “BaÅŸbakan olmak ciddi bir iÅŸtir” baÅŸlığına rastladım. Tanıdık geldi. Daha sonra aynı baÅŸlıkla Anafikir.com’da da bir yazı olduÄŸunu hatırladım. “Ne tesadüf” diye düşünmek üzereyken, aynı baÅŸlıklı yazının alıntılanıp, kaynak olarak Anafikir.com’un baÄŸlantısının verilmiÅŸ olabileceÄŸini düşündüm. Baktım, haklıymışım. Hakkaten de bu Anafikir.com dahilindeki “Serbest Kürsü“de alıntılamış olduÄŸum bir Bekir ÇoÅŸkun yazısı idi (Bkz: BaÅŸbakan olmak ciddi bir iÅŸtir). Bir süre daha incelemeye devam ettim fakat kaynak olarak Anafikir.com verilmemiÅŸti. Kaynak yazının orjinal kaynağı olan Hürriyet‘e idi. Peki bu sayfadan Anafikir.com’a ziyaretçiler nasıl geliyordu?
Anafikir.com’da, Bekir CoÅŸkun’un bu yazısını alıntılarken içinde geçen bir “Üç Nokta”yı “Politikacilarimizdan yeni yil hediyesi: Üç Nokta” baÅŸlıklı yazıma baÄŸlantı vermiÅŸtim. Gördüm ki o arkadaşın sayfasında da o link korunmuÅŸ. Anladım ki ziyaretçiler o linkten gelmekteydi. Yazının aynen, kodlarıyla birlikte kopyalanmış olması önce ilgimi çekmedi. “Olabilir, zaten yazı benim deÄŸil. Neden Anafikir.com’u kaynak göstersin ki, tabii ki Hürriyet’i kaynak gösterecek” yorumunu yaptım. Fakat gördüm ki, gerçekler o ÅŸekilde deÄŸilmiÅŸ.
ArkadaÅŸ, yazıyı Anafikir.com’dan aynen kodlarıyla birlikte kopyalayıp, sitesine yapıştırmış. Benim bilinçli olarak verilmiÅŸ oldugunu sandığım yazının ortalarına gelen “Kaynak: Hürriyet” notunun da “kes yapıştır” ürünü olduÄŸunu farkettim. Çünkü yazının ikinci bölümünü oluÅŸturan “Ananı Al da git” bölümünün en altı kısmındaki benim koymuÅŸ olduÄŸum “Kaynak: Devletim.com / 11 Åžubat 2006″ notu alınmamıştı. Yine de bunu çok problem yapmama niyetindeydim. Çünkü burada abartılacak bir ÅŸey yoktu. Sadece kopyala-yapıştır yaparken bir kısmın kopyalanması atlanmıştı belki de. Malesef öyle de deÄŸilmiÅŸ.
Merak edip, sitenin (http://www.blogcu.com/seckinlesiniz) ana sayfasına baktığımda. Anafikir.com’da bulunan, bana ait olan bir yazıyı gördüm ve onda da kaynak gösterilmemiÅŸti. Halen büyütme yanlısı deÄŸildim. Böyle ÅŸeyler olabiliyordu. Ama sol köşedeki “Menü”nün altında aÅŸağıdan yukarıya akan yazı baÅŸlıklarına göz attığımda çoÄŸunun benim yazmış olduÄŸum yazıların baÅŸlıkları ile aynı olduÄŸunu farkettim. Detay sayfalara indiÄŸimde gerçekten de arkadaşın hiç utanmadan, sıkılmadan, yılmadan en az 90-100 yazımı kopyalayıp sitesine yapıştırmış olduÄŸunu ÅŸaÅŸkınlıkla karışık farkettim. Son “Otobüs camındaki yaÄŸlı kafa izi” baÅŸlıklı yazı da 16 Mayıs 2006 tarihli idi. Yani bu arkadaÅŸ Anafikir.com’dan çalma iÅŸini periyodik hale getirmiÅŸti.
ArkadaÅŸa ulaÅŸmaya çalıştım. Sitede iletiÅŸim bilgilerini aradım ama bulamadım. Niyetim yalnızca “Sitemden alıntıladığın yazılara kaynak belirtir misin?” demekti. Son yazılmış bu yazıyı da kopyalayıp sitesine yapıştırmak için gelebilir düşüncesiyle bu yazıyı yazmış oluyorum.
İşin garip tarafı aynı arkadaÅŸ “Vakıf ve Derneklere destek olan kodlar“ı da sitesine eklemiÅŸ. Yani bu arkadaÅŸ hem hırsız hem de vakıf ve derneklere destek olmak isteyen iyi biri mi? Nasıl yani? Bu garip bir çeliÅŸki deÄŸil mi? Yoksa “Hazır Anafikir.com’u kopyalıyorken, bu destek kodlarını da kopyalayım bakalım nasıl olacak. Zaten nerde bir kod görsem onu siteme koymuyor muyum. Bak radyoya” gibi bir durum mu var?
En ironik kısmı ise, “http://www.blogcu.com/seckinlesiniz” adresli siteye saÄŸ tıklarsanız “Hırsızlık yaparken yakalandınız, tekrar denemeyin, bu bir uyarıdır” mesajı çıkması!
Bu arada, Anafikir.com’da bununla birlikte 796 adet yazı bulunmakta. Söz konusu arkadaşım, eÄŸer niyetin siteyi komple kopyalayıp kendi sitene yapıştırmaksa bu biraz uzun sürebilir. Bu yüzden istersen veritabanını direk sana yollayayım. Bu daha kolay olur, ne dersin?
Fikir Atölyesi‘den Tunç “Kopyala Yapıştır” baÅŸlıklı yazısına ÅŸu ÅŸekilde baÅŸlıyor;
Üretim “çalışma” gerektirir, “öğrenme” gerektirir, “yorar”.
Yaratıcılık zordur çünkü düşünmek zor iştir.
Düşünmemek varken neden düşüneyim ki!?
Kopya çekmek, araklamak varken neden ben yaratayım ki?
17 May 2006 | İlgili Olduğu Konular »


Emre
Çok ilginç neden böyle bir yola gitmiş pek anlamadım.
17 May 2006
G
O bence onu otomatiğe bağlamış:)
18 May 2006
ali
Bence durumu blogcu.com yetkililerine bildirmelisiniz, sonuçta bu kirlilikten biraz da onlar sorumlular gibi :)
18 May 2006
refik
Selim selam…
belki hatırlarsın, bu yasadığın olayın bir benzerini de ben yasamıstım…
Burada tüm detayları var zaten ama ben o gün cevap olarak yazdığım bir iki cümleyi buraya tekrardan yazmak istedim…
“Siz, ben ve tüm diğer tüm blogger’lar Türkiye’de bu işi yapan ilk kişileriz. Blog kültürü ve gelenekleri emin olun, bizlerin haraketleri ile şekillenecek. Bu yüzden üzerimize düşen bazı sorumluluklar olduğunu düşünüyorum.
Bu sorumluluk, dilbilgisi, bilgi ve yaratıcılık gibi kavramlardan önce, hiç şüphesiz Ahlak’tır… Ahlak olmadan değil blog kültürünün inşaası, iki katlı bina yapmanın bile mümkünatı yoktur. “
gzl yazilarin için tesekkürler, ellerine sağlık…
22 May 2006
seckin
sevgili selim yörük. ben aylardır senin yazılarını severek okuyan biriyim. öncelikle kendimi öle tanıtıyım. daha fazlasınıda verecem sana. istersen yasal yollara da başvurabilirsin sana o yöndede kolaylık sağlarım.hayat insanlara ağır şartlar yükler.herşeyinde bir bedeli vardır. beni resmen çalmakla suçlamışsın. senin açından güzel, hatta bir iki de yalaka bulmuşsun senin yağlamanı yapıyorlar. neyse. konuya dönelim.bunlar bir kere çalıntı değil. tamamiyle sana ait ama çalıntı değil.ben sadece benim beğenerek okuduğum şeyleri, arkadaşlarımında okumasını istedim.belki bir kaçında isim belirtmemiş olabilirim bu benim hatamdır ama kesinlikle bilinçli yada kendi yazımmış gibi bir amaçla (hele de çalıntı) diyemezsin. siteyi değiştirmiyorom, ekleme yada eksiltme yapmıyorum. aynen bir kaç gün daha kalacak o yazılar herkes görsün diye. bundan sonra nemi olacak? ben seni okumaya devam edeceğim ama asla yazılarından alıntı yapmadan ve arkadaşlarımdan kimseye tevsişye etmeden… istediğin buysa..sevgiyle kal.
artık kopyalanmayacaksınız muhtemelen
24 May 2006
Selim Yörük
Seçkin bey, beğendiğiniz yazıları arkadaşlarınızla paylaşmak istiyorsunuz fakat bu eylemi içeriğin üreticisinden izin almadan ve hatta özensiz bir şekilde “Birine koydum öbürlerine de koymayı unuttum. Ne olacak ki” şeklinde yapmanız uygun görülemez.
O halde bir yazarın belki yıllarını vererek yazdığı kitabı da sitenizde arkadaşlarınızla paylaşın, kaynak göstermeden. Kime ait olduğu belli olmadan. Sizce bu doğru bir tavır mı?
Kimse sizin bilgiye ulaşmanızı ya da paylaşmanızı engellemiyor ama bunu doğru ve anlaşılır bir tavırla yapmanız daha yerinde olur kanaatindeyim.
Ayrıca internet üzerinde alıntılamayı kolaylaştıracak birçok fasilite var. Bunlardan en basiti de bağlantı (hyperlink) vermek. Eğer bir yazıyı beğendiyseniz, o yazının bulunduğu kaynağa/sayfaya bağlantı verirsiniz. Hepsini kopyalamanıza gerek yok. Zaten tüm yazıyı kopyalayıp sitenize eklemenize de “alıntı” denemez. Alıntı yazının bir parçasıdır. Tümü değil.
Ayrıca diğer yorum yapan arkadaşlara “yalaka” demeniz de çok dengesiz bir tavır. Suya karışmış zeytinyağı gibi haksız olduğunuz bir konuda üste çıkmaya çalışmanız ve kızartma için kullanılan, etrafa sıçrayıp can yakan yağ taklidi yapmanız pek gereksiz, pek garip.
24 May 2006
seçkin
evet Selim Bey siz haklısınız. ben özür diliyorum, polemik yapacak durumda da değilim zaten.blogumdaki size ait bütün yazıları siliyorum. öeri ve görüşleriniz için teşekkür ederim
iyi çalışmalar.
25 May 2006