• Categories

Kredi kartı mağduru olmak

Gecenin ilerleyen saatleri. YoÄŸun bir çalışmanın ardından yorganın altına süzülüyorum, hiç elimi kullanmadan. Yorgunluktan elimi kardıracak halim yok ama uykuya dalmadan önce “olmazsa olmaz”larımdan olan radyomun kulaklığını zor bela kulağıma yerleÅŸtiriyorum. Tüm bunları yaparken gözlerim kapalı. Işığı da kapatıp uykuya dalmaya çalışıyorum. O yorgunlukla da zor olmayacak gibi görünüyor. Gözlerim yavaÅŸ yavaÅŸ kapanırken Sıcağı Sıcağına ile evlerimize giren o tok sesli amcanın haykırışını duyuyorum; “Kredi kartı borcu yüzünden kararan hayatlar! (Dan dan!) Bu maÄŸdurların hali ne olacak! (Dan dram dan!)”

İster istemez bu sesler “Uyuyamazsın! Uyutmam seni! Aç kulaklarını da dinle” ÅŸeklinde tercüme ediliyor beynime. EmrettiÄŸi gibi kulak kabartıyorum. CNN-Turk Radyo. Televizyon yayınının sesini aynen aktarıyorlar. UÄŸur Dündar‘ın sesini seçiyorum. Program Arena olmalı.

Sesinden 55-60 yaşlarında olduğunu düşündüğüm bir adam ağlamaklı anlatıyor;

Önce bir kartla baÅŸladım UÄŸur bey. Daha sonra ihtiyaçlarımız ve isteklerimiz arttıkça kredi kartı sayısı da arttı. Son olarak 18 farklı bankanın kredi kartını cebimde gezdirdiÄŸimi hatırlıyorum…”

Konu ilgimi çekiyor. Kredi kartı aldatmacasına kapılmış olan yakınlarım aklıma geliyor. Üzüntü ile karışık kızgınlık beliriyor içimde.

Amca aÄŸladı aÄŸlayacak. UÄŸur bey soruyor; “Peki daha sonra ne oldu?”

Birçok taksite girdim. Üç tane ev için kooparatiflere yazıldım. Araba, çocukların ihtiyaçları derken, kredi kartlarının limitleri birer birer dolmaya baÅŸladı. Var gücümle ödemeye çalışıyordum ama bir türlü yetiÅŸemiyordum. (Hıçkırıyor) Sonrası da bu iÅŸte! Elimdeki her ÅŸey gitti. Hepsine haciz geldi. Afedersiniz UÄŸur bey ama donumuza kadar aldılar (Arkadan amcanın eÅŸi olduÄŸu anlaşılan ses; “Neden yaptın bunu bize… neden!” diyor). Ve hala 25 bin ytl borçum var.

Uzun bir sessizlik giriyor araya. Ne Uğur Dündar bir şey diyebiliyor ne de amca. Belli ki ikisinin de boğazında düğümlenen bir şeyler var.

Ne yapacağımı bilmiyorum UÄŸur bey. Çaresizim. Dükkanımı kapatmak zorunda kaldım borçlar yüzünden. Hiçbir gelirim yok… Bu kadar parayı ben nasıl ödeyeceÄŸim UÄŸur bey. Devlet bize yardım etsin…

deyip aÄŸlamaya baÅŸlıyor. Kendime “Bir insan göre göre, bile bile kendini nasıl böyle bir bataÄŸa sürükler?”, “ÖdeyemeyeceÄŸi açık iken nasıl borcunun üzerine borç ekler?” gibi sorular sormaya baÅŸlamıştım ki 30-35 yaÅŸlarında bir kadının hıçkırıklarla birlikte, belli belirsiz “Yardım edin UÄŸur bey hiçbir çıkış yolum kalmadı. Son çarem sizsiniz” duyar gibi oldum. UÄŸur bey “Siz nasıl bu hale geldiniz?” diye soruyor, kadın her kelimesinin ardından hıçkırarak cevaplamaya çalışıyor;

- UÄŸur bey ben alışveriÅŸ hastasıyım. Yanımda limiti dolmamış kredi kartı var ise… Kendimi tutamıyorum UÄŸur bey. Psikiyatrislere göründüm. Çok stresslisin dediler.

- Harcamalarınızı stress yüzünden mi yaptınız?

- Bilmiyorum UÄŸur bey. Bankada çalışıyorum. Önceleri kredi kartı vermiyorlardı. Ama düzgün bir maaÅŸ almaya baÅŸlayınca kabul ettiler. Biri, diÄŸeri derken 25 tane kart aldım UÄŸur bey…

- 25 mi?

- Evet. Önceleri zor bela ödeyebiliyordum. Ve ben ödeyebildikçe de yeni kartlar gönderiyorlardı. Limitleri arttırıyorlardı…

- Peki kartların hepsini kullanıyor muydunuz?

- UÄŸur bey benim ailevi sorunlarım vardı… (sessizlik) Yeni evlenmiÅŸtim. Birçok ihtiyacımız vardı. Evin tek kızı olarak büyümüştüm. YokluÄŸa alışık deÄŸildim…

- Ve kredi kartları imdadınıza yetişti

- (Hıçkırıyor) YetiÅŸmez olsaydı UÄŸur bey… YetiÅŸmez olsaydı… (yine uzun bir sessizlik) Mutsuz oldukça kendimi alışveriÅŸe verdim. Kocam da beni zengin sanıyordu. Kredi kartlarımı bilmiyordu. Ona da hediyeler alıyordum. Böylece onu kaybetmeyeceÄŸimi düşünüyordum.

- Åžimdi?

- Kaybettim UÄŸur bey! Her ÅŸeyimi kaybettim. Faizlerle birlikte gün geçtikçe borç katlandı. Asgari tutarı ödeyemez hale geldim. Ama buna raÄŸmen hala kartlar geldikçe robot gibi maÄŸazalara girip alışveriÅŸ yapıyordum. Dışarı çıkınca “Ben ne yaptım!” diye aÄŸlıyordum

Bu, her noktalama iÅŸaretini gözyaşıyla koyan kadının anlattıklarını duymadan önce, yatağımda, yakından tanıdığım kredi kartı maÄŸdurlarına seslenircesine mırıldanıyordum; “Ah be ahh… Ne diye harcarsın cebinde paran yokken. Neyine güvenirsin?” Ama bu kadının ardından mırıldanacak halim kalmamıştı. Hiç tanımadığım, yüzünü bile görmediÄŸim kadının içine düştüğü bu durum beni bir garip hale sürüklemiÅŸti. Ne yazık ki devam ediyordu…

- Peki hiç kendinize dur diyemediniz mi? Bu kadar parayı ben nasıl ödeyeceğim diye düşünmediniz mi?

- Düşünmez miyim UÄŸur bey. Ama her seferinde yine dayanamıyor son limitine kadar harcıyordum. Kendimde olmuyorum. Bir anda bir sürü ÅŸey alıyorum…

- Peki ödeyemediğinizi anlayıp elinizden almadılar mı kartları?

- Hayır UÄŸur bey. Çalıştığım bankada hesapları olan yakınlarımın hesaplarından para çekip, borçlarımı kapatmaya çalışıyordum. Bir süre sonra mebla iyice büyüdü. Müşteriler hesaplardan para çekmek isteyip de hiç para olmadığını gördüklerinde banka ne yaptığımı anladı. IÅŸten atıldım… (Hıçkıra hıçkıra aÄŸlamaya baÅŸlıyor)

- Ne kadar ÅŸu an borcunuz?

- Çok UÄŸur bey. Çok fazla…

- Ne kadar?

- Ödenemeyecek kadar… 650 bin euro…

- Aman yarabbi!! Nasıl bu kadar büyüdü bu sayın x hanım

- Tek umudum siz kaldınız UÄŸur bey. Yalvarırım yardım edin bana… İntihar etmeye çalıştım. Olmadı. BaÅŸaramadım…. Ben evin tek kızıydım UÄŸur bey. Ailem beni çok iyi yetiÅŸtirdi. Ben böyle deÄŸildim UÄŸur bey…UÄŸur bey Babam… Babam ÅŸimdi hastanede… Benim yüzümden… Mahfoldum UÄŸur bey… (Annesi olduÄŸunu anladığım ses “Bir daha eline almayacaksın o kartları! Almayacaksın!” diyor sertçe.) Almayacağım… Almayacağım…

Saat sabahın 4′ü olmuÅŸtu. Ben yatağın içinde oturmuÅŸ, sinirden titreyen ellerimle radyodun kulaklığını kulağıma daha bir yeleÅŸtiriyordum. Ne gözlerimde uyku ne de yorgunluÄŸun çöküntüsü kalmıştı. Garip bir haldeydim. Arena’nın tok sesli amcası kapanış vaazini yaparken ben sayıklıyordum; “Yok canım benim ne ihtiyacım olur kredi kartına…”

Burada “asıl suçlu” iÅŸaretçiliÄŸi yapacak deÄŸilim fakat bu aÄŸlayan insanların binde biri suça sahip baÅŸka birileri yok mudur acaba? Bu kartları sorgusuz sualsiz veren, reklamlarıyla insanları tüketim çılgınlığına teÅŸvik eden, faturalar ödenemedikçe ellerini ovuÅŸturup faizlerle gelecek paranın hesabını yapan bankaların hiç mi suçu yok?

Bu soruna acilen bir çözüm getirilmeli. Bu yüzden evi barkı dağılmış, beÅŸ parasız, çaresiz kalmış insanları bu saatten sonra “kurtarmak” çok zor. Ama bunlara yenilerinin eklenmemesi için gerekli önlemler hemen alınmalı, gerekli yasalar bir an önce çıkarılmalı. Aslında hiç de öyle çözümsüz deÄŸiliz bu konuda. Kafa yoranlar bir çıkış yolu buluyorlar. Ama önemli olan gerçeÄŸe dönüştürebilmek.

Bir de -bu en zoru ama- alım gücü olmadığı halde kredi kartlarında çare arayanları bilinçlendirmek gerekiyor. Bu yolun sonunun nerelere varabileceğini yukarıdakilere benzer çarpıcı örneklerle vurgulamak gerekiyor. Umarım bu yazı da bir nebze olsun bu yönde atılmış olumlu bir adım olur.

33 Yorum — “Kredi kartı maÄŸduru olmak”

Yorum yap, fikrini paylaş

Ana Sayfa  | Hakkımızda  | Takip Seçenekleri  | Reklam  | İletişim 

© 2007 Anafikir.comSelim Yörük
Sitede bulunan materyallerin tüm sorumlulukları yazarlarına aittir. Tüm Hakları Saklıdır. Kaynak belirtilmeden alıntı yapılamaz.