» Kürt sorunu bir realite midir?
Son dönemlerde “Kürt Sorunu” söylemini sık sık duymaya baÅŸladık. Gerek siyasi liderlerin ağızlarından, gerek medya organlarından, gerekse bir takım yazarlardan. Herkes Kürt sorununun varlığından bahsediyor. Ancak bu Kürt sorunu tam olarak nedir? Nasıl ortaya çıkmıştır? Çözümü nedir? Ortada gerçekten bir Kürt sorunu var mıdır, yok mudur? Bu soruların cevaplarına doyurucu yanıt almış deÄŸiliz.
Kendi gözümden, gerçekte varolmayan Kürt sorunundan biraz bahsetmek istiyorum. 1994-1995 yılları arasında iki yıl süre ile Bingöl’de sivil olarak Kürtlerle iç içe bulundum. Kürtler hakkında kısaca ÅŸu izlenimler edindim; Kendi içlerinde sıcak kanlı, dürüst, ahlaklı, imanı bütün ve birbirlerine sıkı bir ÅŸekilde baÄŸlı insanlar. Ancak cehalet ve eÄŸitimsizliÄŸin ciddi bir sorun teÅŸkil ettiÄŸini gördüm.
1994 yılı Bingöl ÅŸehri için oldukça acılı bir yıldı. Dönemin baÅŸbakanı Tansu Çiller. İnsanlar güneÅŸ batmadan önce endiÅŸeli bir ÅŸekilde evlerine dönerler. AkÅŸam olduÄŸunda sokaklarda kimseyi bulamazsınız. Gece olduÄŸunda ÅŸehrin sokak aralarında çatışma sesleri duyulur. Åžehrin giriÅŸ-çıkışları teröristler tarafından kesilir. Askeri araçlara saldırılar düzenlenir. PKK‘lılar tarafından ÅŸehre gazete gelmesi önlenmeye çalışılır. Bazen gazeteler birkaç gün gecikmeli gelir. Åžehrin yerel radyolarına tehdit telefonları gelir. Türkçe yayın yapılmasın diye. DaÄŸlardaki elektrik direklerine zarar verilir. Devletin çeÅŸitli kurumlarına ait araçlar yakılır. Bundan daha vahim bir durum düşünebiliyor musunuz?
1995 yılına gelindiÄŸinde ise durum 1 yıl öncesinden çok farklıydı. 1994 yılında dönemin baÅŸbakanı Tansu Çiller’in talimatıyla PKK’ya karşı güçlü bir askeri müdahaleye giriÅŸildi. Bu askeri müdahale çok geçmeden olumlu sonuçlarını gösterdi. 1995 yılının baharında ÅŸehrin içerisindeki parklar ve çay bahçeleri yeniden açıldı. İnsanlar gece geç saatlere kadar sokaklarda dolaÅŸabiliyor, parklarda vakit geçirebiliyordu. Åžehre günlük gazeteler aksamadan geliyor, yerel gazetelere ara sıra gelen tehdit telefonları yayınlara engel olamıyordu. Åžehrin giriÅŸ-çıkışları güvenlik altına alınmıştı. Terör ÅŸehir merkezinde etkisini yitirmiÅŸ, daÄŸlara kaymıştı.
1995 yılında şehirde şahit olduğum tek olay, uzak mesafeden alay karargahına atılmak istenen 3 adet havan mermisiydi. Onlar da alaya ulaşamamış, geçici konutların üzerine düşmüştü.
Siyasi Kararlılığın terörle mücadelede ne kadar etkili olabileceğine bu iki yıllık süreç içerisinde bizzat şahit oldum.
Åžimdi gelelim diÄŸer izlenimlerime. 1995 yılında Bingöl ÅŸehri elektriÄŸin %70′ini kaçak kullanıyordu. Devlet doÄŸru dürüst vergi toplayamıyordu. Sigara, içki, elektronik eÅŸya kaçakçılığı had safhadaydı. Kaçak satılan mallara kimse ses çıkarmıyordu.
Üniversite sınavlarında usulsüzlükler yapılıyordu. Hatta batıdan bile sırf sınava girmek için doğuya gelen öğrenciler vardı. Kürt gençlere öğretmenler tarafından sınavda yardım ediliyor, üniversiteye girmeleri sağlanıyordu. Bugün o yardım edilen gençlerin birçoğu devlet dairelerinde müdür, memur vs olarak çalışıyorlar.
Her yerde olduÄŸu gibi alt ve üst tabaka orada da vardı. Alt tabaka malum, fakir, doÄŸru dürüst eÄŸitim görmeyen, 8-10 çocukla periÅŸan bir hayat yaÅŸayan kesim. Üst tabaka ise batıdakilerden daha yukarıda. En son çıkan model otomobili ertesi günü Bingöl sokaklarında görebilirsiniz. Batıda göremediÄŸiniz elektronik eÅŸyaları orada bulabilirsiniz. Giyim-kuÅŸama aklınızın alamayacağı paralar ödenir. Peki bu kazanç nasıl saÄŸlanıyor? Bingöl’de duyduÄŸum bir deyiÅŸ bunu çok güzel açıklıyor. “Bir kilo toz, bir toros bir otobos.”
DoÄŸuda yasal olmayan ama getirisi yüksek geçim kaynakları bulunuyordu. UyuÅŸturucu madde yapımında kullanılan, çeÅŸitli otlar, bitkiler kırsal kesimlerde yetiÅŸtiriliyor. Hala yetiÅŸtiriliyor mu, bilmiyorum. Ancak birkaç hafta önce Diyarbakır’dan gelen bir arkadaşım, yoÄŸun bir ÅŸekilde uyuÅŸturucu madde kullanıldığını söyledi.
Kaçakçılık eskiden eÅŸek ve at sırtında yapılırmış. GeliÅŸen teknoloji ile birlikte artık kamyon ve tırlar vasıtası ile yapmaya baÅŸlamışlar. Kaçakçılığı yapılan malların türleri de çok çeÅŸitli. Elektronik eÅŸyanın yanı sıra, sigara, içki, mazot hatta petrol boru hatlarından ham petrol. DoÄŸu ve GüneydoÄŸuda yaÅŸayanlar aslında her ÅŸeyin çok iyi farkındalar. GüneydoÄŸuda görev yapan bir yetkilinin aÄŸzından ÅŸu sözler dökülüyor; “Kaçakçılık öyle had safhada ki hepsini tutuklamaya kalksak halk ayaklanır”. O yüzden sigara, içki ve mazot benzeri ÅŸeylerin kaçakçılığı görmezden gelinebiliyor. Ancak milli güvenliÄŸi tehlikeye sokabilecek silah kaçakçılığı hariç.
Zaman zaman devletin, doğunun kalkınmasını sağlamak için yeterli özeni göstermediği söylenir. Devlet aslında yeterli özeni göstermiştir. Ancak, istihdam ve kalkınma için verilen destek, kredi ve teşviklerle bölgenin iş adamları doğuya fabrikanın temelini atmış, inşaatın tamamını ise batı kıyılarımızda otel olarak bitirmiştir.
DoÄŸu ve GüneydoÄŸu kökenli Kürt vatandaÅŸlarımız Türkiye’nin her yerine gönül rahatlığı ile gidebilmekte, oralara yerleÅŸebilmektedirler. Bu konuda hiçbir sıkıntıları yoktur. Ancak bugün bırakın yerleÅŸmeyi, ben GüneydoÄŸu’ya gezmek için bile gitmeye korkuyorum.
Ülkemizde hatırı sayılır derecede zengin Kürt iÅŸ adamlarımız vardır. Bunu kimse engellememiÅŸ. Bu konuda sıkıntıları yok. Bu güne kadar TBMM‘de her mevkide temsil edildiler ve ediliyorlar. BaÅŸbakan, bakan, milletvekili, bürokrat. Bu konuda da sıkıntıları yok. Demokratik bir ortamda özgür bir ÅŸekilde temsil ediliyorlar. Sorunlarını her zaman ve her kademede dile getirebilirler. Hatta bu konuda öyle bilinçlenmiÅŸler ki yine birkaç hafta önce aldığım bir habere göre; Diyarbakır halkı demokrasi ve insan hakları konularını bizlerden daha iyi iÅŸletiyorlar. Bunu da Roj Tv ve DTP‘ye borçluyuz sanırım.
Son dönemlerde yaÅŸanan sıcak geliÅŸmelere bir göz atalım. Sahnede yine PKK. Beraberinde DTP çıktı, Roj Tv krizi… PKK pankartları ve Abdullah Öcalan posterleri arkasındaki yüzlerce, Kürt kökenli vatandaÅŸ. Sokaklarda yaÅŸanan sıcak çatışmalar. Ön saflarda ilkokul çağındaki Kürt çocukları.
Eskiden olduÄŸundan biraz farklı bir durumla karşı karşıyayız. Kürt halkı PKK’nın arkasında nasıl yer almıştır?
Birinci nedeni; Avrupa Birliği ile beraber demokrasi, insan hakları ve özveri, kendini Kürtlerin temsilcisi olarak gösteren DTP tarafından kötüye kullanılmıştır.
İkinci Nedeni; günümüzde televizyonlar çok etkili bir iletiÅŸim aracı haline gelmiÅŸtir. Kitleleri etkilenmesinde Roj Tv’nin payı büyüktür. 1995 yılında Mersin’de arkadaşımı ziyarete gittim. Çok güzel bir yer. Åžehri dolaşırken “Ne kadar güzel bir yer” dedim kendisine. Bana “Eskiden daha güzeldi. Kürtler geldikten sonra bozuldu” dedi. Son yaÅŸanan olaylar hemen hemen hepsi Kürtlerin çoÄŸunlukta olduÄŸu bölgelerde. Mersin, ÅŸu sıralar İzmir, İstanbul zaten malum.
YaÅŸadığım yerde de bir dönem Kürtler vardı. Ancak bazı kötü olayların yaÅŸanması sonucu kötü bir ÅŸekilde sürüldüler. Daha dün ilginç bir olayla karşılaÅŸtım. Bir büyüğümün ilkokula giden oÄŸlundan çocuÄŸun biri rüşvet istemiÅŸ. “Nasıl olur?” derken, abimiz rüşvet isteyen çoçuÄŸu okul müdürüne ÅŸikayet etmiÅŸ. Merak ettim. “Kimdir bu çocuk” diye sordum. ÇocuÄŸun babası Türk annesi Kürt. Bu çocuk ilkokul çağında rüşvet denen ÅŸeyi nasıl öğrendi ve ne cesaretle uygulamaya koyuldu.
PKK olaylarında küçücük cocuklar neden ön saflarla sürüldüler? Şimdi kardeşim kıvırtacak bir taraf yok. Hiç kimse çıkıp ta bu ülkede Kürt sorunu vardır. Bu sorun şöyle çözülecektir, böyle çözülecektir demesin. Bazıları çıkıp diyorlar ki Devlet şöyle hata yaptı böyle hata yaptı. Bu ülkede gerçek anlamda bir Kürt sorunu yoktur. Bu sorun yapay olarak oluşturulmuştur.
EÄŸer birileri çıkıp ta “Kürt sorunu var” diyorsa bu sorun Türklerden deÄŸil, ancak Kürtlerden kaynaklanan bir sorundur. EÄŸer bir çözüm üretilecekse önce Kürtlerin kendine bir çeki-düzen vermesi gerekmektedir. PKK’nın ve DTP’nin arkasında mısınız, yoksa Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı mısınız?
Benim içim yanıyor. Rahmetli Özal “Bir avuç çapulcu” dedi, 20 yıl sonra ne hallere geldik. Binlerce ÅŸehidimizin hesabını kim verecek? 20 yıldan beri doÄŸuya harcanan boÅŸu boÅŸuna heba olan milli kaynağın hesabını kim verecek?
Ey Kürt kardeşim, artık kendine gel ve akıllı ol. Bu ülkede yaşıyorsun, bu ülkenin havasını içine çekiyor, suyunu içiyorsun. Ben seni artık PKK pankartlarının, Abdullah Öcalan posterlerinin arkasında görmek istemiyorum.
Yetkili arkadaşlar da hala bir kurt sorununun varlığına inanıyorlarsa;
- DoÄŸu ve GüneydoÄŸu’da eÄŸitime önem versinler. Orada yaÅŸayan vatandaÅŸlarımızın okul-öğretmen eksikliÄŸini gidersinler. Oradaki Halkın bilinçlenmesi için önce eÄŸitim ÅŸarttır.
- Çekin restinizi. PKK propagandası yapan Roj Tv’yi kapattırın. Olmuyor mu? Danimarka ile uÄŸraşın. Artık taktik ve yöntemleri nasıl olur siz bilirsiniz onu da.
- PKK ve bölücüler bu ülkede siyaset yapamaz, yapmamalı. DTP’yi kapatın.
- Diyarbakır Belediye başkanı hala neden görevinde duruyor anlamış değilim.
Son olarak, şu hatırlatmayı yapmak isterim. Ben aşırı bir Türk milliyetçisi değilim. Sadece bu ülkenin normal bir vatandaşıyım. Yukarıda yazdıklarımın tamamını kendi gözümden ve yaşantımdan aktardım. Buradan bakıldığında nasıl görünüyorsa öyle.
Saygılar, sevgiler herkese
Yazan: Bigalıoğlu

zafer balkan
Sayın Bigalıoğlu,
Yazınız için teşekkürler. Yoruma gerek bile yok.
24 Nisan 2006
AYKAN KISACIK
Büyük Türk milletinin kürt diye bir sorunu yoktur. ülkemizin güneydoğusunda yaşayan halk kandırılmaya müsait olunca uyanık yabancı istihbaratcılarda boş durmayıp ülkemizin ödül avcısı yazarlarını.o.pamuk gibi kullanıp üç kuruşa tamah ettirip kürt sorunu haline getiriyor. zavallıların açlık işsizlik cahillik gibi sorunları olabilir ama kürt sorunu değil,kimse merak etmesin kürt sorunu sanıp aldananlar büyük ülkemin güçlü neferinin postalının altında ezilirler. kürt olmak başka bölücü olmak başka . VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN.
25 Nisan 2006
Burçin k
Ben 17 yasında bir kızım. Kürtlük diye bir şeyi İstanbul’a okumak için gelmeden önce hiç duymamıstim desem yeridir. Sınıfta Kürt bir arkadaşım var. Ne bileyim onunla iliskilerim de hep birseyler eksik, askıda. Bir tuhaflık var sanki onda.
Kemalist olduğunu ve PKK’ya karsı olduğunu falan söylüyor ama…
Kürtlere karsı bir düşmanlığm yok ama ülkemizi bölmeye kalkışacak herkese nefretim büyüktür biz bu toprakları sehit kanlarımızla suladık öyle kolay kolay bırakmayız
Tesekkürler
13 Mayıs 2006
hatipoglu1907
Evet. Günümüz Türkiye’sinde Kürtlük tamamen farklı bir şekilde empoze edilmeye çalışıyor. Başta İsrail ve diğerlerinin sayesinde. Nasıl mı?
Bakınız Mesut Barzanı ve Ariel Şaron denilen zatlar aslında teyze cocuklarıymışda haberimiz yokmuş.
ABD Irak’a girdikten sonra Kürt Yahudisi diye bir kavram çıktı, farkında mısınız? ABD ve İsrail şu an elini çeksin Irak’tan Arap milliyetçileri Kürtleri yok ederler orda.
Gelelim Türkiye’ye yıl 1923 TBMM Tunceli Millet Vekili Diyab Aga (aslen Kürtdür) kürsüye çıkar ve der ki “Ağalar, laf kalabalığı yapmanın sırası değilir. Vatan elden gidiyor. Daha ne duruyoz. Kelle vermeye hazır değil miyiz” der. Şimdiki Kürtlerin çoğu farkında değildir gecmişde hepberaber savaşmışız.
Türkiye’de yaşayan herkesın tek ve en büyük sorunu; yeterince okumuyoruz. Aponun etnık kökenine bakın, aslen Urfa Araplarındandır.
24 Mayıs 2006
Ülfet ÖZÜPEK
Aslında Kürt sorununu yaratan yine bizleriz. Şahsen ben Kürt olsam kimliğimi yansıtmaktan çekinirdim.
Bu vatanda yaşanıyorsa, bu topraklar üzerinde nefes alan herkes, yaşadığı bu topraklara sahip çıkmalıdır. Eğer sahip çıkmak yerine tam tersi kötülük düşünülüyorsa bu kutsal topraklar üzerinde, beğenmeyeni de zorla tutan yok!
Belki sözlerim ağır ama tamamıyla gerçek. Unutulmamalıdır ki; gerçekler can yakar.
Geçmişte atalarımız Türk/Kürt ayırımı yapmadan sırt sırta savaşıp bu aziz vatanı işgallerden kurtarmak uğruna can vermişler ve gazi olmuşlardır. Bize düşen görev de bu emaneti şartsız kuralsız sonsuza dek korumak olmalıdır.
Bu saçma Türk/Kürt bulmacasından sıyrılıp diğer ülkelerin hedeflediği iç kaostan kurtulmak sadece bizim elişmizde.
Herkes kulak versin “BU TOPRAK BÜYÜK VE HEPİMİZİN!MUTLU BİR ŞEKİLDE YAŞAMAK İÇİN BİRLİK OLALIM VE BU YERSİZ KAVGALARDAN KURTULALIM”
24 Mayıs 2006
Selim Yörük
Üzerine bu kadar konuşuluyor olması bile ortada bir sorunun olduğuna işarettir bana kalırsa.
“Kürt sorunu diye bir şey yoktur, sorun PKK sorunudur” görüşüne de katılmıyorum.
(Bkz: Kürt sorununu yeniden düşünmek)
24 Mayıs 2006
ozan
Kürt sorunu tabi ki bir realitedir. Kürt sorunu yoktur diyenlerin çoğu Kürt kelimesini telafuz etmek istemedikleri için başka isimler vermeye çalışıyorlar.
İsim ne olursa olsun farketmez sorun apaçık ortadadır ve sorunun kapısından içeri girildiğinde aslında Türkiye’nin diğer sorunlarını da besleyen bir sorun olduğu görülüyor.
Mustafa akyol bana göre özverili bir calışma sonucu bu konu hakkında mükkemmel bir akademik eser hazırlamış. “Kürt Sorununu Yeniden Düşünmek” adlı kitabından bahsediyorum. Türkiye için bir yol haritası özelliğini tam olarak göstermiyorsa da bu konu hakkında çok yararlı bir bakış açısı getirdiğini düşünüyorum. Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak istemeyenlere öneriyorum.
25 Mayıs 2006
fatih
Sayın Bigalıoğlu, olaylara hep terör penceresinden bakmışsınız. Terör sorunu ile kürt sorunu birbiriyle ilişkili fakat aynı şey değildir.
25 Mayıs 2006
fatih
Ulfet Hanım, “Şahsen ben Kürt olsam kimliğimi yansıtmaktan çekinirdim”
Bunu hangi demokratik anlayışa sığınarak söylüyorsunuz anlayamıyorum. Üstelik bunu ülkenin bekası için söylediğinizi idda ediyorsunuz. Bence her etnik unsur kamusallaşmadan kendini ifade edebilmelidir. Aksi takdirde biz nerede yaşıyoruz demek zorunda hissedeceğiz kendimizi.
25 Mayıs 2006
bercenay
Sayın ozan, “Kürt Sorunu”nun ne oldugunu kısaca buraya yazabilirmisiniz?rica etsem.sayın Akyol’un kitabını okudugunuza gore bir fikir sahibi olmus olmalısınız.
25 Mayıs 2006
Ülfet ÖZÜPEK
Sayın Hatipoğlu, yazdıklarınız tamamiyle ülkemizin en büyük gerçeklerinden biri.
Eğer dünyaya devamlı belli bir çerçeveye bakarak devam etmeye kalkarsak piyon durumundan kurtulacağımıza ve kendi başımıza bir birey olacağımıza inanmak mümkün değil.
Eğer bir konu hakkında gerçekten tartışmak ve fikirlerimizi sunmak istiyorsak öncelikle o konuya hakim olmamız gerek.
Benim felsefeme göre cahil dostum olacağına, bilgili ve kültürlü düşmanın olsun. Çünkü insan bazen yaşadıklarına göre kendine bir hayat felsefesi çizer.
26 Mayıs 2006
Ülfet ÖZÜPEK
Ben yine yazdıklarınım arkasındayım. Tabii hep olduğu gibi…
Fatih Bey sizin yorumunuz yazdıklarımı farklı bir anlayışla sergilemenizden kaynaklandı sanırım. Kürt olsaydım eğer; benim utanma sebebim kökenim olmazdı. Sadece yapılan yanlışların devamlı genelleştirilip herkese aynı gözle baklımasıydı.
Ben bir yandan sırt sırta verelim deyip bir yandan nasıl onları eleştirip de onlardan utandığımı ifade edebilirim. Bu hangi anlayışa sığar?
26 Mayıs 2006
ozan
Sayın Bercenay, Kürtler genelde Ortadoğuda özelde Türkiye’de ciddi nüfusa sahip olan bir halktır fakat, bunların bir devleti yoktur. Türkiye, Irak, İran, Suriye onların da devletidir fakat bir “Kürt devleti” yoktur. Bu ülkelerde yaşayan Kürtlerden en çok Türkiye’de yaşayanlar yaşadıkları ülkeye entegre olmuşlardır.
Sorun ülkedeki diğer kesimlerle bu kadar iç içe geçmiş bu insanların bundan sonraki hayatlarını bu ülkede nasıl devam ettirecekleridir. 80 yılldır bu ülkede rahat yaşamadıkları malum. Gerek geçmiş hatalı politikalardan gerekse Kürtlerin bazı hatalı politikalarından ve tabi ki bazı dış güçlerin kışkırtmalarından bu “hayatlarının bundan sonrasını nasıl devam ettirecekleri” konusu kangrenleşmiştir. Bazı nedenler var ki birileri bunlar üzerinden terör eylemleri gerçekleştirebiliyor. Bir şeyler var ki “dış güçler” bunları kışkırtma aracı olarak kullanabiliyor.
NOT: Mustafaakyol.org sitesindeki “Bercanay” nickli kişi sizseniz kitabı okuduğunuzu yazmışsınız. Yorumunuzdan anladığıma göre zaten siz kendinize bir bakış açısı belirlemişsiniz. Yoksa o kitabı okuyup da bana sorunu anlayamadığınızı söylemezdiniz diye düşünüyorum.
Saygılar.
26 Mayıs 2006
bercenay
ozan bey; evet,oradaki bercenay da benim.
benim bakıs acımda gerceklere dayanır.
sayın akyol’un sitesindeki yorumlarımın devamını okursanız bariz gercekleri daha iyi gorebilirsiniz.
27 Mayıs 2006
Alparslan Başkal
Sayın Bigalıoğlu’na teşekkürler. Gerçeği ortaya çok güzel sermiş.
Bir tavsiyem olacak. Mustafa Yıldırım ismindeki hakiki bir milliyetperver, iyi yetişmiş bir Türk olan yazarımızın “Sivil Örümceğin Ağında” isimli kitabını mutlaka okuyunuz. Bu kitapta ülkemiz üzerine oynanan oyunlar çok açık bir şekilde delilleri ile ortaya konulmuş.
Ne varki, bu kitap ve diğer okuduklarınız sizleri umutsuzluğa sevk etmesin. İnternette rastladığım birçok Türk Genci gelecek konusunda çok mükemmel günlerin beklediğine dair beni ikna etmiştir. Çok bilinçli yetişmiş bir nesilimiz var. Tek eksik tarafları depolitize olmuş bulunmalarıdır. Bunu da aşacaklar ve siyaset ortamını düşük evsaflı kişilerden kurtaracaklardır, inanıyorum. Çünkü Mustafa Kemal’in şu sözü bana ışık tutuyor;
06 Haziran 2006
Revenge
Arkadaşımız 94-95 yılları arasında Bingöl’de bulunduğunu, iki sene orada yaşadığını söylüyor ve PKK’nın yapmış olduğu tehditlerden bahsediyor ama dönemin faili meçhul cinayetleri hakkında bir şey söylemiyor. Eminim ki yaşadığı iki yıl boyunca Bingöl’de hiç böyle şeyler yaşanmamış, bunlar da ülkeyi karıştırmak isteyen dış mihrakların bir oyunudur.
Elektriğin, suyun bedava kullanıldığından, yeterli verginin toplanamadığından bahsediyor. Bir vatandaşın vergisini vermesi için öncelikle devletinden alacağı bir şeyler olması gerekmektedir.
Kaçakçılık konusunda bir kilo toz, bir toros, bir otobos olayına göz yumanların, bu işten rant sağlayanların da en az yapanlar kadar suçlu olduğunu galiba bu iki sene zarfında idrak edememiştir. Kaldı ki bu kaçakçılık olayının Kürtlükle, Kürt sorununun varlığı veya yokluğu ile ilgisi nedir anlayabilmiş değilim. Memlekette kaçakçılığı sadece Kürtler yapıyor galiba.
Üniversite sınavlarında yapılan usulsüzlüklerden bahsediyor. Kürt gençlere öğretmenler tarafından sınavda yardım edildiğini söylüyor ama hala ÖSS sonuçlarına göre bir çok Güneydoğu ilinin son sıralarda yer alması hiç düşündürücü gelmiyor.
Doğunun gelişmesi konusunda devlet özen göstermiştir. Bölgede öğretmen, doktor vs gönderemezken adam başına 3 güvenlik görevlisi göndermeyi başarmıştır. Dağın tepesine “Ya sev ya terket” yazabilmiştir.
Bu, “Kütler geldi bozuldu” meselesine gelince, evet Kürtlerin bir bölümü gerçektende gittikleri bölgede olay çıkardıkları doğrudur ancak onları da göçe sürükleyen nedenleri araştırmak lazımdır.
Haraç alan Kürt çocuğununda başlıkla ne gibi bir ilgisi vardır anlamış değilim. Bunu Kürtlüğe bağlayan zihniyeti de anlamam mümkün değil. Okullarda artan şiddet olaylarından hepimiz haberdarızdır heralde.
Gelelim yazının sonundaki böyle bir sorun varsa “Türklerden değil Kürtlerden çıkmıştır” sözüne; Gerçekten de bu olay bu kadar önemli midir? Bir cümle önce yoktur deyip sonra varsa Kürtlerden çıkmıştır demek nasıl bir mantıktır. Bu tarz söylemlere değil, yapıcı icraatlere ihtiyacımız vardır.
28 Haziran 2006
Bigalıoğlu
Revenge; “Kürt Sorunu” soyleminin kendisi başlı başına bir sorundur. Bu söylemi ortaya cıkarmak, çıkaranların en buyuk hatalarından biridir.
Bu söylemin altında yatan anafikir, “Kürt sorunu vardır ve bu sorun tamamen devletin yapmış olduğu hatalardan ortaya cıkmıştır” demektir. Ve o yönde körüklenmeye gayret edilmektedir.
Elbetteki devletin yapmış olduğu hatalar vardır. Ancak meseleyi sadece buna indirgemek yanlıştır. Bahsettiğiniz gibi dış güçler faktörü, bölücülük faktöru var. En önemlisi Kürtlerin kendisi var, soruna kaynak teskil eden. Ben buradaki yazımda “Eğer böyle sorun varsa bu sorun Kürtlerin kendinden ortaya çıkmıştır”, ya da “En büyük ortaya çıkış kaynağı yine Kürtlerin kendisidir” vurgusunu yapmak istedim ve dogrudur da.
Kürtlerin kendileri çesitli nedenlerle yaşadıkları bölgelerde kalmak istemezken, batıdaki birinin gönül rızası ile doğuya gitmesini nasıl beklersiniz.
Devlet neden kaçakcılığa göz yummuş diyorsunuz. Adamların ana gecim kaynagı kaçakcılık, zaten bölgede iş imkanları oldukça kısıtlı. Bunun üzerine bilinçsizce bakamayacakları kadar çocuk yapıyorlar. Ne bekliyorsunuz bu insanlardan.
Yazacak daha çok sey var ama kısa kesiyorum.
Yapıcı icraatlara ihtiyaç var. Önce eğitim diyoruz ama daha birkac gün önce gazetede adam ne diyor biliyor musunuz? “Kızımı okula göndermeyeceğim, cezam neyse cekerim”.
Ne yapacaksınız bu adama? Önce eğitim, doğuda okula gonderilmeyen kaç çocuk var haberiniz var mı?
Kürt sorunu, Kürtlerin kendisine aittir.
Toplumlar layık oldukları şekilde yönetilir ve o şekilde yaşamlarını sürdürürler.
05 Temmuz 2006
Hüseyin Kolcu
Revenge, söylediklerine katılıyorum. Bence her iki tarafta da, Kürt tarafında da, Türk tarafında da bu mesele kendini göstermenin bir maşası oldu.
Bence her iki tarafta da çok büyük hatalar var. Diyarbakır’da bir milyon kişi çıkıp PKK’yı lanetlemeli. Ankara’da da bir milyon kişi çıkıp “Yaşasın Kürt kardeşlerimiz” diye bağırmalıdır.
Tabii, bu ülkede kardeşçe yaşayabileceğimize inanıyorsak.
11 AÄŸustos 2006
Baran TÜRKOĞLU
Kürt sorunun varlığına ben de inanıyorum. Yapılan bütün yorumlar, özellikle Kürtlerin kötü gösterildiği yorumlar. Kasıtlı olarak ve taraflı olarak yapıldığına inanıyorum.
Mesele bir halkın kendi kişiliğinde, kendi dilinde istediği yerde konuşması ve kendi varlığını kabul ettirmesi meselesidir. Herkesin düşüncesi şudur: “Bu ülkede benim gibi yaşamayı kabul ediyorsan kal, yoksa git”. Olur mu öyle şey? Sonuçta Kürtler tarihten beri bu topraklarda yaşıyorlar. Kendi varlıklarını sürdürme haklarının da olması gerekmiyor mu? Tabi onları insan olarak görmüyoruz hala. Kürt kelimesini kullandığımız zaman aklımıza hep terörist, hırsız, yankesici, dolandırıcı sözcüklerini getiriyoruz. Ya da geliyor. Hep bir ön yargı var.
Sonuç olarak bu ülkede Kürt sorunu vardır. Taa Şeh Sait isyanından beri. Bu sorun çözülmezse varolmaya da devam edecektir.
Çözümün kiminle yapılacağı önemli değil. Önemli olan çözülmesidir. Öyle DTP’yi kapatmakla, belediye başkanını görevden almakla, Roj Tv’yi kapatmakla çözülmez.
Bunların hepsi giderse yerine binlercesi gelir. Gerisini siz düşünün.
15 AÄŸustos 2006
Signor
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
Ve bir orman gibi kardeşçisine,
Bu hasret bizim…
Ne güzel söylemiş Nazım Hikmet değil mi? Artık sizce de kardeş olmanın yollarını aramamız gerekmiyor mu?
Teşekkürler.
28 Eylül 2006
Bağımsız
Yıllardır aynı topraklarda yaşamakdalar, farklı ve ayrı kültürlerle bir arada kaderlerini paylaşmakdalar.
Hep TC ile yönetildi ve idare edildi. Bundan sonra bari TC Sovyetler birliğinde ve Avrupa ülkelerinde örnekler alma, Dünya küreselleşmeye gidiyor. TC halen devlet millet peşinde.
Bir an son yaşamlarını kendi öz dilleri ile yaşayıp, kendi kimliklerini ifade etsinler.
TC neden korkuyor acaba?
12 Ocak 2007
Özlem Çınar
Sayın Bigalıoğlu; Siz ve sizin gibi önyargılı insanlar oldukça, bu ülkede sorunlar hep devam edecektir.
Bu ülkede sadece Kürtler adam öldürmüyor. Ya da kaçakçılığı sadece Kürtler yapmıyor.
Ama nedense birkaç kişinin yaptığı suçu, sanki bütün doğu halkı yapmış gibi doğuda yaşayan insanlara hep önyargıyla yaklaşılıyor.
Çok abartmışsınız, hatta gerçek olmayan ifadeler bile kullanmışsınız diyebilirim. Tam aksine doğu insanı çok misafirperverdir.
Siz, korkmayın buyrun gönül rahatlığıyla gelin DİYARBAKIR’a. Eminim yazınızdaki çoğu ifadenizle çelişkiye düşeceksiniz.
02 Åžubat 2007
Hüseyin
Son zamanlarda ülkemizde, hem Kürt kesiminde hem de Türk kesiminde ırkçı budalaların artış gösterdiği doğrudur fakat bunların yanında bilinçli, aklı başında, uzlaşıdan ve hoş görüden başka seçeneğin olmadığını görenlerin sayısı da artmıyor değil.
Irkçılık ülkemizin en büyük ve aşılması kesinlikle şart olan, en büyük sorunlarından biridir.
Dileğim içinden çıkılamaz bir hal almadan bu işden en az hasarla sıyrılmamızdır. Yoksa ülkemin her geçen gün biraz daha ayrıştığını, parçalandığını ve iç savaşa doğru gittiğini, daha da önemlisi her geçen gün, yüzlerce sene beraber yaşadığımız Kürt kardeşlerimizin bizden uzaklaştığını görmek, şahsen bana büyük ızdırap veriyor.
En büyük dileklerimden birisi, ölmeden Türklerin ve Kürtlerin sonsuza dek kenetlenip her şeyi beraber göğüslemeleri ve böylece iç ve dış düşmanlarımızın, bu manzarayı görüp hasetlerinden yanıp tutuşmalarıdır.
02 Åžubat 2007
Lord
Sayın Bigalıoğlu, yazınızı çok beğendim. Sanki söylemek istediklerimi yazmışsınız.
Bugün legal yollardan ülkenin bölünmesi için propaganda yapan siyasi partiler var. Bunalara neden göz yumulur anlamak güç.
Bunlara malesef taraftar olan Kürt vatandaşlarımız var çok yazık. “Herkez kendi sonunu hazırlar“.
Keser, döner, sap döner gün gelir hesap döner herkez aklını başına devşirsin.
Bugün başka bir ülkenin idaresinde olsalar daha mı rahat edecekler veya devlet kursalar bağımsız mı olacaklar? Güçlü devletlerin mandası olmaktan kurtulamazlar.
Kardeşçe yaşamak varken, katil Apo’nun resimi altında eylem yapmak niye?
23 Åžubat 2007
F.Y.
Irkçılığa karşıyım, ülkesini yeterince seven insanların “ırkçılık şeklindeki bölücülük” yoluna girmeyeceğini düşünüyorum.
PKK’yı onaylamıyorum, uyuşturucu ticaretini de şiddetini de, öte yandan devletimizin de sütten çıkmış ak kaşık olduğunu düşünmüyoruzdur herhalde. Ve bunlar kin gözlüğüyle (at gözlüğüyle) bakabilmek için yeterli olmamalı, iki tarafta da, olmaması gerekir iki tarafın da iyiliği için.
Sayın Bigalıoğlu, “toplumların hak ettikleri şekilde yönetildiklerini” söylerken PKK terörü olarak adlandırdığınız durumun bizlere yani etnik olarak Kürt olmayanlara da ne derece zarar verdiğinin farkında değil misiniz? Biz de hak ediyoruz diyorsunuz o zaman sanırım?
“Kürt halkı orada kalmak istemiyorsa biz nasıl gidelim” derken neden orada kalmak istemediğini de düşünüyor musunuz?
Irkçılığa rağmen ülkesini sevdiğini iddia edebilen kişilerin, silkinip titreyip kendilerine gelmeleri ve Kürtleri genellemek yerine, düşmanlık yerine,
demokrasi-barış-kendi kültürünü rahatça ifade edebilme-ekonomik yeterlilik-eğitim vs. alanlarında her insanın hak ettiği şeyleri elde edebilmelerine yardımcı olmaları gerek.
Ya olduğunuz gibi görünün ya da görünmek istediğiniz gibi gerçek (ırkçılıktan uzak) vatansever olun. Umarım ikinci yolu seçersiniz.
Ülkenin bir kısmındaki insanların (veya ülkenin nüfusunun bir kısmının) yüzü gülmezken kalanın da gülemeyecek, çünkü hayatın düzeni bu şekilde. Gülümsersek bütün olarak gülümseyeceğiz.
Burçin K adlı 17 yaşındaki kızımızın yazdıklarını da içim acıyarak okudum, ama umudum var çünkü fidan yaşken eğilir. Irk gözlüğü her an atılıp dünyaya sağlam şekilde bakılabilir.
Bir başlangıç olarak, bu toprağı sulayan o şehit kanlarında birçok Kürt kardeşimizin de olduğunu öğrenmesinin yararlı olacağını düşünüyorum.
Bu toprak hepimizin, kimsenin kimseye bırakması söz konusu değil, yapılması gereken şey “bırakmak” veya “diğerlerini kovarak tutmak” değil. “Birlikte” yaşamak.
Saygılar, sevgiler…
09 Nisan 2007
ArkadaÅŸ
Benim de çok fazla Kürt arkadaşım var. Hatta sevgilim de aslen Kürt olduğunu söylüyor ve sevgilime arkadaşlarımı kıyasladığım zaman arkadaşlarımın çok koyu bir şekilde olduklarını gördüm. Çünkü onlar Apocuymuş ve inanılmaz bir Kürt sorunu ortaya atıyorlar ama erkek arkadaşımın böyle bir sorunu yok. Çünkü o eğitimini tamamlamış ve bilinçli bir şekilde böyle bir sorunun olmadığını ve kendisinin de bi Türk vatandaşı olduğunu söyler.
Yani bence de bunun eğitim ama düzgün eğitimle ilgisi var.
11 Temmuz 2007
Emrehan DelibaÅŸ
Bence Kürt sorunu yok ama Kürt Milliyetcilik Sorunu var ve apayrı bir Güneydoğu Sorunu var. Güneydoğu sorunu dediğim; hizmetlerdeki eksiklikler, ekonomik ve sosyal sorunlar. Mesela töre cinayetleri, işsizlik, eğitimsizlik, vs.
Elbette PKK ile yaÅŸadığımız çatışmalı süreç bu sorunu artırmıştır ve bu problemler PKK’nın yandaÅŸ yetiÅŸtirmesine yardımcı olmuÅŸtur.
Yazarın dediği gibi; Kürtler Türkiye içinde engellenmiyor, birçok zengin ve makam sahibi Kürt var. Engellenen nedir?
Kürtlerin bir toplum ÅŸeklinde örgütlenip, ülke içinde farklı bir kimlikle “alt-devlet” oluÅŸturmaları engelleniyor. Biz, Kürtleri azınlık olarak tanımıyoruz. Onlara farklı ve özel bir statu vermiyoruz. Onlara ayrı kurallar uygulamıyoruz.
Fakat Kürt milliyetciler ayrıcalık istiyorlar. Ayrı Kürtçe eÄŸitimini istiyorlar. Kürtçe’nin Türkçe’den üstün olmasını ya da GüneydoÄŸuda daha çok hakim olmasını istiyorlar. Neden Zana eyalet sistemine geçmesini istiyor? Çünkü o zaman “kendi” bölgeleri olacak (sanki GüneydoÄŸu’da Türkmen ve Arap yok da)
Bu bir milliyetcilik sorunudur ve Irak’ta hızla geliÅŸen Kürt kimlik/devlet oluÅŸumuyla baÄŸlantılıdır. Bu bakıma, yazar haklı, Kürtlerin karar vermesi lazım PKK/Barzani/Kurdistan yandaşı mılar, yoksa Türkiye Cumhuriyeti vatandaÅŸları mıdır?
Bir diÄŸer problem de DTP’nin bölgede yaptığı propaganda. Her konuda her sorun için devlet suçlanıyor. Sanki devlet kasıtlı bir ÅŸekilde oranın geliÅŸmesini - Kürtlerin geliÅŸmesini - engelliyor deniyor.
Halbuki yolsuzlugu yapan, Ankara’nın gönderdiÄŸi köye dönüş projelerini vs yiyenler de Dehap’lıların kendileri!
Sorunlara çözüm olarak da, milliyetcilerin hedeflediÄŸi “Kürdistan” projesi. Sanki ayrı eyalet olsa, ya da ayrı devlet olsa, “GüneydoÄŸu Sorunu” ya da halkın sorunları çözülecek? Hayır, ama öyle propaganda yapılıyor.
Peki bizim ne yapmamiz lazım? Bence Türk ve Kürt milliyetciliğini bir yana bırakıp, sadece halkı düşünerek halkı kalkındırmak lazım.
Türkçe bilmeyen Kürt çocukları Türkçe okula gonderirsen, öğrenemezler, cahil kalıp PKK’ya katılırlar. İngilizce üniversitelerimiz için İngilizce hazırlık var da, GüneydoÄŸu’da Türkçe bilmeyen çocuklar için neden Türkçe hazırlık yok, mesela?
Çok dilli belediye hizmetlere neden karşıyız?
Nasıl Türkçe konuÅŸan herkes Türk deÄŸilse, Kürtçe konuÅŸan herkes de Kürt deÄŸil. Kürtçe’yi biz de kullanalım; dili cezalandırmayalım. Gerçek bölücülüğü cezalandıralım. Bölgenin ciddi sorunlara, gerçek ÅŸikayetlere çözüm bulalım. O zaman DTP yandaÅŸlarının sayısı azalır.
Haksızlık yapanları teker teker bulup cezalandırmak lazım. Kim olursa olsun. Asker ya da polis, neyse işte yanlış yapanı ırka, makama bakmaksızın cezalandırmak lazım. Ancak o zaman halk anlayacak ki gerçek düşmanları DTP/PKK, devlet değil.
23 Temmuz 2007
Seher
Ne kadar güzel ve herkesin anlayabileceği şekilde yazmışsınız, teşekkür ederim.
Ben çok sıkıldım artık bu söylemlerden, bu dışarıdan gelip üzerimize zorla giydirilmeye çalışılan yapay sorunlardan. Demokrasi, özgürlük çığırtkanlarının her zaman yaptığı ÅŸeydir bu tarihe bakarsak. Etnik yaralar açmak, sonra onları kaşımak ve kaşımak…
Kürt, “sorun” deÄŸil, kardeÅŸimdir! Beraber savaÅŸtık bu topraklar için, beraber çıktık bataklıktan ve yine beraber çıkacağımıza yürekten inanıyorum.
Yeter ki -dediğiniz gibi- o pis bayrakların altında görmeyelim sizleri. Yeter ki siz de bize kardeş deyin.
Dün Mersinli bir arkadaşımla konuşurken -yine yazıda da bahsettiğiniz gibi- akşamları dışarı çıkamaz olduklarını, hep bir şeylerden tedirgin olduklarını, düzenin kalmadığını söyledi. Neden deyince; Kürtler çok fazlalaştı dedi -ki kesinlikle Türk, Kürt ayrımı yapan birisi değildir-. Çok üzüldüm bu duruma.
DoÄŸu’ya okul yapıldı, öğretmeni yok,
Hastane yapıldı, doktoru yok,
Baraj yapıldı, elektrik-su yok…
Siz de haklısınız kardeÅŸlerim siz de haklısınız. Ama öğretmenlere DoÄŸu’ya gitmesi için iki kat maaÅŸ veriliyor yine de gidemiyorlar, korkuyorlar; neden? Pkk yolumuzu keser, canımızı alır diye.
Pkk kanını içti insanlarımızın hala destek veren var mı! Bu ülkede o vampirlere destek verecek var mı! Bebek katilini beslediğimiz yetmiyor mu!
İnanmayın, kanmayın emperyalist oyunlara.
27 Temmuz 2007
Uğur Çelebi
Selam.
Meraklı olduğum zamanların bir dönemiydi.
Memleketlerine göre insan davranışlarını ve hayatlarını sorguladığım, gözlemlediÄŸim zamanlar…
Türkiye içindeki tüm bölgelerin, birbiriyle ilintili bir çok noktasının olduğunu gördüm. Hatta tipler dahi benzerlikler taşıyordu. İlk görüştüğüm kişileri iyice süzdükten sonra memleketlerini sorardım. Bilirdim.
Hatta tespitlerim insanlara oldukça da ilginç gelirdi. Çünkü oldukça az yanılırdım.
Bir hüsran sonucu yalnızca güzelliğine kapılarak bir Kürt kızıyla evlendim. Kısa bir süre sonra boşanmak zorunda kaldım. Bilgisayar sektörüyle ilk tanıştığımda da Musevi insanlarla tanıştım. Ortaklıklar yaptım. 90 lı yıllardı. Ailelerini yakından ve içlerinden gözlemleme fırsatım oldu.
Tespitim ÅŸu : Bu insanlar aynı yerden geliyorlar…
Bireysellikten uzaktırlar. Ortaksız ticaret yapamazlar tek baÅŸlarına ezik ve mülayim kalabalık guruplarda tam bir canavar kesilirler.. Kendi cemaatleri içinde kral, dışarıda ise yokturlar. diÄŸerleri tarafından kabul görmezler. ciddiye alınmazlar. Saman altından su taşırlar. vs. vs. yüzlerce ortak özellik…
Daha sonra merak ettim araştırdım.
Tevratta kayıp yahudi kabilesi olarak anılan grubun Kürtler olduğu hakkında bilimsel araştırmalarla karşılaştım. Olaya bu perspektiften bakılırsa sanırım sorun daha iyi anlaşılacaktır.
Evet ortada bir sorun var. Ama bu sadece ” aynı zamanda” bizim sorunumuz. Yine Tevratta yer alan kayıp kabile ile kutsal topraklar müjdesinin ve Aden gölünün Van gölü olduÄŸu kutsal toprakların aden gölünün doÄŸusunda olduÄŸu Kudüs ile birlikte İsrailoÄŸullarının bu bölgeden dünyaya yeniden hakim olacağı …
Illüminati temeli ile Büyük ortadoğu projesini birbirinden farklı tutarsanız iyimserlik olur kanaatindeyim. Bu iyimserliğe uzak olanların da bazı kesimlerce Komplocu olduğu da diğer bir gerçek olacaktır.
” Evet bir kürt sorunu var. Ama bu yalnızca bizim sorunumuz deÄŸil. Bu dünyanın sorunu. ”
Bu proje kapsamında İsrail - Filistin baÅŸlangıcında iÅŸler oldukça iyi baÅŸladı ve geliÅŸiyor… BOP ile genel tablonun teori temelleri atıldı. İnsanlar konuÅŸuyor tartışıyor. Uzun süreler sonra havadan inme bir konu olma özelliÄŸinde uzaklaÅŸacak…
Bakara suresi 85. ayetini Yüzüklerin efendisi savaÅŸları ÅŸeklinde okuduÄŸunuzda belki bu görünmeyebilir… Öküz öldü ortaklık bozuldu kısmından sonrası ise muamma…
Ama İsraillilerin Dünyanın en dindar ırkı olduÄŸu bir gerçek…
28 Temmuz 2007
timuçin
Herkes kendi fikirlerini açıklamada özgürdür.Ama bir şeyleri görmeden,duymadan,yaşamadan bir konu hakkında fikir sergilemesi hiç yerinde bulmuyorum.Çünkü duyuranlar emperyalist bir ideolun muhafazakarları olabilir.Hiç kimse kimsenin hakkına tecavüz edemez.Bir gerçeklik ortada ise o na sırt çevirmek; insanlığa atılan bir tokattır.
Sevgi ve Saygılarımla
13 Eylül 2007
tuareq
pkk nın asla kabul edilemez eylemlerini tüm bölge halkına dolayısıyla tüm kürtlere mal etmek son derece yanlıştır.. unutmamak lazımdırki eylem ve saldırılardan hem maddi hem manevi olarak en çok gene o bölge ve halkı zarar görmektedir.. çok küçük bir kesimin özal ın belirttiÄŸi gibi çapulcuların yaptıklarını tasvip eden çok az kiÅŸi vardır… tüm kürtlere mal edilen geliÅŸmeler bölge insanında batıya karşı bir nefrete ve duruÅŸa neden olurki buda dış güçlerin ve pkk nın istediÄŸi bir sonuç olur buna izin vermeden birbirimize suç atmadan bencede gerçekte var olmayan bir sorunu varmış gibi dile getirmeden bu olmayan sorunu önce beyinlerimizde sonrada beyan ve eylemlerle çözebiliriz… bunuda öncelikle eÄŸitimle sosyal yapılanmayla ve refah düzeyini yükseltmekle aÅŸabiliriz…..
08 Ekim 2007
muhsin
sizler ancak açıklamış olduğunuz fikir kadar bilgi ve saygı sahibisiniz bunları sizlere kusur görmüyorm çünkü size demediler ben 1936 larda mardinde vali iken kürt gençlerini kıçlarında kamyon koperesoruyla şişiriyordum vebıraktığımda yelemelerinde zevkle kahkahalanıyordum bu uygulamalara elhamd u lilah çok şökür diyecek kadar onursuz deyiliz insan ilkeli olacak kendisi için ne düşünüyorsa başkası için de onu düşünmeli az kalmış diyeceksiniz biz hizmetimiz için sizi yaratık yuce allahın heşa kendinde gürmediği hakı kendinizde gürüyorsunuz bu kürt dilinin yaratıcısı değiliz bu kavimin ve bu dilin varlığında rahatsız olanlar lütfen asırlar oldu bizimle uğraşıyorsunuz yeter siyasileriniz diyorlarki bu işin küküne inelim bu işin kükü bizi var edene gider teknolojinizi geliştirin bi yarım asır da orayla uğraşın hani bir türkü dünyaya bedel yapmış ya belki hatırınız için bizi var etiğine pişman olur da var etiği kürtleri için toplama kararı alır bizi dünyada geri çeker böylece belki ferahlamış olursunuz bunun için diplomasi trafiğinizi yoğunlaştırın
08 Kasım 2007
valheru
herkese merhaba..ya lütfen bana biri sölesin nerde kürtçe konuÅŸulmuyor bu memlekette???nerde yasaklı??? resmi dil olarak konuÅŸulmasını isteyenler;bi devlet içerisinde nasıl 2 tane farklı “resmi” dil olabilir?? türklük bi kavramdır içerisinde bi çok etnik kökeni barındırıyor … ayrıca bi sorum var pek sayın 2 baÅŸlı ülke isteyenlere!!
1)80 öncesi türkiyesinde nedense böle bi ayrım bi farklılık yoktu..yatırım evt bi sorun olarak gösterilebilir peki hani oraya gönderilen mühendisler,doktorlar, “öğretmenler”?? o savunduÄŸunuz PKK cesetlerini gömmedi mi?? evet bazı eksiklikler var ama bitek doÄŸuanadolu veya g.doÄŸu anadolunun deÄŸil bu bütün türkiyenin de sorunu.. bunu nasıl görmezden geliyorsunuz anlamak mümkün deÄŸil..
2) O “aman harika” dediÄŸiniz batı toplumlarında kaç tane ülkede 2 dil konuÅŸuluyo resmi olarak?? en karışık toplumlardan birisi ABD… resmi dili nedir arkadaÅŸ lütfen biri bana sölesin!!içinde kürdü,ispanyolu,meksikalısı, yahudisi bilmem nesi dünyanın her yerinden birçok etnik kökene sahip insanın yaÅŸadığı bi devlet…. örneÄŸin almanya kim kendi bayrağını göndere çekmiÅŸ??buna devlet mi izin vermiÅŸ??en basitinden bi türk orada 29 ekimi bile doÄŸru düzgün kutlayamazken bi kürt burada nevruzunu kendi düğününü kutlayamıyor mu?? hatta hep beraberce yaptık okulda vs de..
3) devletin her kademesinde bi kürt olmadı mı??? başbakan cumhurbaşkanı kürt olmadı mı??hangi hak hangi ezilme hangi hukuktan hala bahsedebiliyorsunuz görün rica ediyorum
buraya yazılabilecekler daha uzayıp gider karşılaÅŸtırmalar o çok sevdiÄŸiniz devam edebilir ama bu kadarı bence biçok ÅŸey için yeterli…
bi türk genci olarak sizden rica ediyorum beyninizin yıkanmasına izin vermeyin.. saygılar
15 Aralık 2007
mehmed
sn. BigalıoÄŸlu öncelikle yazın için teÅŸekkürler, ancak doÄŸuda bulunmuÅŸ olmana raÄŸmen yazından kürt sorunun ne oldugunu anlamadıgını çıkarıyorum. Sende kendi açından kürt sorununu deÄŸerlendirmiÅŸsin çünkü senin anadilin türkçe, dil sorunun yok, kendi dilinde eÄŸitim alabiliyorsun üniversite okuyabiliyorsun ve kendi dilinde resmi bir iÅŸte çalışabiliyorsun. Kimlik sorununda yok, türk kimliÄŸini inkar eden yok nede olsa, ve anadilinde kendi kimliÄŸinde yaÅŸadıgın bir devletinde var. haklısın hiçbir sorun yok, tabiki sana göre.. saygılar…
14 Ocak 2008
TUĞÇE DOĞAN
yazdıklarınız için çok teşekkür ederim kürt-türk ayrımcılığı yapmaktan her zaman kaçındım ama ya bana denk gelmedi ya da gerçekten durum böyle ki ne zaman bir kürtle konuşsam sizin derdiniz ne desem bana kendilerinin uydurduğu bir kürt sorunundan bahsediyor bu yüzden birçok kişiyle tartıştım sonunda bir kişi faşist dedi kesinlikle faşizme karşı bi insanım ama bir kürt arkadaş söyledi işte.. bu konuşmalarıyla türklerin daha fazla düşmanlığını kazanıyorlar bir de söylediklerine göre 2044.de nüfusları türklerin nüfusuna denk olacakmış ee ne deyim şimdiden kolay gelsin aslında sizin için çoğalmaktan kolay ne var doğuda her ailenin 8-10 çocuğu var
06 Mart 2008
osmanlı
slm hepinizin yazı ve yorum ları güzel ama bi gerçek var cehalet cem yılmazın dediği gibi eğitim şart ama kürt kürt tür ne yaparsak yapalım sonunda kürt tür bunlardan kurtulmak lazım bu ülkede kürt kökenden den başka kökenmi yok kürtler beyinsiz varlıklardır sadece kumanda edilir ya kumandayı ele alacağız yada türkiye topraklarından onları çıkartacağız
29 Ekim 2008
turgutreis
Kendisini Kürt olarak tanımlayan halk arasında yaşarken Kürt olgusu dışardan gözlenemiyorsa yazar gibi düşünmek mümkün.
Bana göre de ülkede Kürt sorunu diye bir sorun yok Kürtlerin yoğun yaşadığı yerlerde (güneydoğu illerinde) ekonomik ve sosyal bir geri kalmışlık var.
Türkiye Birleşmiş Milletler İnsani Gelişmişlik Raporlarında 144 üye ülke içinde 90 lı sıralarda.Demokratik uygulamalar bakımından da bir o kadar gerilrde. Gelir düzeyi, eğitim, sağlık gibi temel konularda Türkiye mevcut durumunu 5 kat arttırmış olsaydı bu ülkede kesinlikte etnik sorunlar gündeme yerleşmezdi.Ülke yoksullaştıkça halkın tepkisi çok değişik yollardan dile getiriliyor, Kürt sorunu denilen şey de bu açmazın ifade edilme yollarından sadece bir tanesi. Gelişmiş her ülkede etnik karışım var ama Türkiyedeki gibi dile gelmiyor çünkü insanlar refah düzeyi iyi olunca etnik unsurları problem etmiyor.
Türkiyede o kadar çok ayrımcılık var ki etnik ayrımcılık sadece bunlardan birisi.
01 Åžubat 2009
ahmet
oh ne güzel anlatmisiniz her yer gülük gülistanlik.sizin bu yazdiklariniza ancak sizin gibi düsünenler inanir.sen insanlarin dilini,kültürünü ,müzigini yasaklayacak.düsünürlerini zindanlarda cürütecek.kürtleri kendi yasadigi cografyasinda kendi fasist uygulamalarinla her türlü haksizligi yapacaksin ? siz bunlara sorun demiyorsan ben size ne diyeyim alah akil fikir versin..bizim su gözlerimiz ,kulaklarimiz her seye sahit..sen masal anlatma bize..kürt sorunu vardir acilende cözülmesi gereken bir sorundur..ama cözülecegindende umutlu degilim böyle zihniyetler varken türkiyede vay halimize…türkiye dünyada insan haklari ihlalinde kacinci sirada dersiniz?bu ihlaler encok hangi insanlara yapilmis?onuda kürt sorunu yoktur denen zat okusun.
28 Mayıs 2009
erdal
kürt sorunu veya etnik sorunlar bu tür ideoljik sorunların kökünü besleyen emperyaller etnik siteleri kullanmak için onlara sanal tarih ve ırk yaftalayarak yönlendirip ayrıştırırlar. anadolu ve mazepotamya insanları kendi tarihini kendileri araştırmalıdır .ortak manşelimiyiz ,dilmiyiz diye. batılıların bize reva gördüğü tarih masalları bizi sadece çatıştırıp onların oyunçağı yapıyor batılıların bize dayatdığı soy tarihine şüpheyle bakmalı tarimizi bilimsel ve objektif ve batı kuramlarına takılmadan arştırmalıyız bu sanal sorunların kullanılan ve beslenn köklerinden biride budur.başka çoğrafya ve kültür ve insanlara hayranlık kendini ona yaftalayan toplumlar kendini hiç ader.
15 Temmuz 2009
karahasan
kürt sorunu yok diyenlere sesleniyorum yuh size siz bu kadar mı demokratsınız küret realitesini kabul etmekten bu kadar mı korkuyorsunuz daha düne kadar nice ozanlarımız kürtçe şarkı okuyacağız diye sürgün edilmedimi sizin aklınız nerde söylermsniz
bu kadar türk milliyetçiliği yapmayan siz milliyetçilik yaparsanız başkalarınada milliyetçilik yapma şansı vermelisiniz
küet sorunu yoktuda neden 35000 asker ve 17500 meçhul cinayet dağda onbinlerce insan öldü söylermsn
09 AÄŸustos 2009
nedim zifiroÄŸlu
okuyor ve takip ediyorum ettikcede tuylerim diken diken diken oluyor vede akabinde dehşetee kapılıyorum uzuluyorum ne olurdu herkez olana sahip cıksa herşey bizim herimizin var olan devlet ve toprak hepimizin bu kimlikte ne yazık ki üzüntümü paylaşmadan edemiyorum aklımda o kimliği kazan mak için tarihte savaşlar vermiş neslin torunları olarak bu gidişin nekadar vahim oldunu gormekeyim evet bakıyorum da kurt sorunu var beyinlere kazınmış vede fitner fesat ile kaflar a konmuş bir sorun bunun da adı fitnedir ben turkum ama her kurt te kardeşimdir yanlız her sabrında bir sınırı var 35000 askeri bu uğurda şehit ettik sedece bunlarmı kandırılmış ordunun karşısına cıkarılmış nice insanı bunlar tororistte olsa bu ulkenimn evlatları deilmiydi nekadar hainde olsalar dağa cıkmışlarsa gecekte bir sorun var bunu bu devlat içinde bulmalı sıyasettte inatla bir yere varılmaz demokratij acılım soz konusu şu anda bakıoyrum da nekadar acılımda olsa bu geniş kapsamlı vede cok duşunulerek her boyutta alınacak kararla oluşturulmalıdırr
ama bu yasada cıktıktan sonra yine de bu olaylar devam ederse ne olcak peki işte asıl korkumda bu yasaların cıktıktan sonra devanm edec ek olan olayların durmamasıdır ozaman bu ulkede cok kan akar hem de şimdiye kadar akmayan kanlar akar işte korkum bu sincan gibi katliyamlar gercekleşir emin olun nekadar kurt sorunu varsa onun on misli turk lerinnn de saqbrının taşma noktasında olduğudur cunki canı cok yandı bu minletin temennim işanlah durur bu olaylar kardeş gibi yaşarız ama emin olun durmassa kurtler bu devleti ve ulkeyi terk etmek zorunda kalabilir kurtler derken isyancılar deileim tabiki sıradan vatandaş olan kurtu turku ermnenisi rumu lazı abazası cerkezi arabı boşnağı pomağı ramanı abazası 72 minlet ile bu ulkeye başlı vatandaşalra bir şey olmaz ama emin olun bu ayaklanmadır bu ayaklanmada buluna insanalrın bu ulkeyi terk etmek zorunda kalamsısda kacınılmaz olur buda hiç olmaz
07 Eylül 2009
batuhan
Benim yaşım 34.
Çocukluğumdan beri yada kendimi bildiğimden bu yana bu sorunla ilgili tv lerde, basın yayın organlarında, yığınlarca haber okumuş, dinlemiş, belkide yığınlarca kitap okumuşumdur.
Tv programcısı Ali Kırca ya sorun bakalım mesleki hayatı boyunca Kürt sorunu ve sonuçları ile ilgili kaç haber vermiş yada vermeye devam ediyor. Peki devlet bütçesinden bu sorunların sonuçlarına dair ne kadar para harcanmış yada ne kadar insan ölümüne yol açmış. Bu sorunu yarattığı acıları maddi manevi kayıpları bir düşünü bakalım.Olmayan sanal bir sorun hakkında bukadar para bu kadar can yitirilmesi bu kadar haberler yayınlanması saçma yada aptalca gelmezmi insana. Yada sorunu olmayan insanlar neden dağlara çıksınlar ki ;dağlarda yaşam koşulları zordur mağralarda yaşam, çetin iklim şartları ile mücadele etmek ve bunun sonucunda ölmek yada öldürmek yada bunu yarattığı tranvalara maruz kalmak kolaymı sizce. Bir insanın dağlarda en ilkel koşullarda ve savaşarak yaşam mücadelesi vermesi yüryüzü insanlarının yarattığı ortak üretim değerlerinden yararlanamaması ve böylece makuz talihi gibi bu şekilde yaşamını yitirmesi gibi bir tercihe insanları zorlanması neyin nesidir. Demek ki bu insanlar dağlara çıkmaya zorlanıyor ve yarattığı şiddet eylemleri bu sorunu her daim, iliklerimize kadar işletilerek yarattığı psikolojik ruh haliyle gündemine taşıyor. Bu sorun ivedi bir biçimde çözümlenmek durumundadır çözümsüz kaldığı sürece o sorun bizleri çözecektir. Bunun sonuçları daha vahim daha kanlı acılı bir içsavaş sürecine ülkeyi götürecektir. Devlet bu sorunun çözümsüzlüğünün bir iç savaşa neden olacağını çok iyi biliyor. Pkk bir iç savaş istiyor en azından kendi paradigmalarını kitlesel nufusun üzerinde yayması ve egemen kılması açısından bu çok önemli. Batı da bu iç savaş tezgahını destekleyen, Kürtlere siyasal tercihlerinden dolayı saldıran hata tüm Kürtleri potansiyel tehlike ve yok edilmesi gereken bir unsur olarak gören oldukça hatırı sayılır bir kitleninde mevcut olduğunu görebiliriz. Bu kitleyi örgütleyen devlet içerisinde çeteleşmiş ve gelirinin büyük kısmını uyuşturucu, beyaz kadın ticareti yada başka kanunsuz işlerinden geçinen bu odaklar bu içsavaşın batı kanadı örgütleyicileri gibi görünüyorlar. Pkk ve bu çeteci odakların ortak amaçları ülkeyi içsavaş çıkarmak en azından Rusya, Fransa, Almanya gibi ülkelerin kendi çıkarlarına uygun bir siyasal toplumsal ortamı hazırlamaya dönüktür.
bu iki ayrılıkçı gücün etkileşimi yada bir birlerini boğazlaması bu ülkeyi çözecek yada bölecektir.
Kürt sorunu olmayanlara sormak isterim o çok sevdiğiniz vatanınız bölünmüş parçalanmış dünya medeni ülkelerinden kopmuş, daimi bir iç savaş ruh halinde olan bölgesel yada uluslar arası güven vermeyen yada sürekli terör üreten bir ülke hayalinimi çekiyorsunuz ki eşitsiz adilhane ve hakkaniyetten uzak davranışları Kürtlere layık görüyorsunuz. Devlet denilen ortak örgütlendirilmiş toplumsal aygıtlar ülkede yaşayan insanlarını onure etmek durumundadır. Sorunlarını çözecek ve insanların daha iyi ve medeni yaşamasını sağlayaack akılcı ve bilimsel yöntemleri geliştirmelidir. Kürtlerin dilini yasaklayarak, köylerini boşaltarak, yada onları 1938 lerde olduğu gibi katlederek tabiri caizse mağaralarda fareler gibi zehirleyerek halkını onure edemez. Bence bu yoksayıcı çözümsüzlük ile beslenen hatta toplum ve devleti yozlaştıran en temel paradigmalar iflas etti. Kürt sorunu vardır ve çözümü adilhane insani onure edici ve tuplumu ayrıştırıcı değilde birleştirici bir biçimde çözümlenmesi şarttır. Çözümsüzlüğü halinde iç savaş haline girecek bir ülke ırak gibi, afganistan gibi sürekli terör üreten ülke haline geleceğiz ki bunun heveslileri de her ne hikmetse en kesikin vatansever görünen içte ve dışta kimin nasıl kullandığı nı bildiğimiz ihanet güç odaklarıdır.
24 Kasım 2009
gülden
aslında kürt sorunu diye birşey yok burası türkiye cumhuriyeti ise kürtlerde gerektigi gibi yaşamalılar eğer kürtler bu kabul etmiyorsa bizi arkamızdan vuran devlet kendilerine kucak açsın ben 13 yaşındayım ve bu yaşanlara son verilmesini istiyorum
27 Kasım 2009