Lübnan, İsrail ve Türkiye
Olaylara sadece pozitif bir yaklaşım yeterli olmaz. Optimal yaklaşım en elverişli olanı ve nedenselliğini sorgulama açısından daha da önemlidir.
İsrail’in Lübnan’a saldırısında yaÅŸanan katliamlar nedeniyle üzüldük. Halk, çoluk, çocuk periÅŸan hale düşmüştü. İmkanı olanlar savaÅŸ bölgesinden kaçarken, kaçamayanlar da kaderlerine razı beklemek zorunda kalmışlardır.
İsrail iki askeri bahane ederek, bir sürü sivili, masum çocuğu katletti. İşin ilginç yanı, bütün bunlar olurken Lübnan ordusu ortalıklarda yok.
Sadece bir ara, cılız bir ses yükseltmiÅŸti Lübnan. İsrail, topraklarına girerse karşı koyacakları ÅŸeklinde. Ama İsrail bombardımanı o karşı koymayı gerektirmiyordu demek ki(!). İsrail karadan da içeriye girdi. Yine Lübnan ordusundan “çıt” yok.
İşin aslı televizyon ekranlarındaki o görüntülerde ortaya çıktı. Lübnan ordusu İsrail ile savaşmak yerine, onlara çay servisi ile meşgul oluyormuş.
GeçmiÅŸte terör örgütüne yataklık yapan ve Ermeni soykırımını tanıyan ilk OrtadoÄŸu ülkesi olan Lübnan’a asker gönderirken bir kez daha düşünmek lazım. BirleÅŸmiÅŸ Milletler, İsrail’in saldırılarını kınıyamamışken, bunu kınıyan Annan bile BirleÅŸmiÅŸ Milletler’in meÅŸru olmadığını ispatlamıştır. Amerika ve diÄŸer emperyal güçlerin güdümündeki bir örgüt meÅŸru olamaz.
PKK ile masaya oturacak kadar ileri derecede bayağılaÅŸan, askeri aÅŸağılayıcı “Askerin görevi yan gelip yatmak deÄŸildir” gibi bir söylevde bulunan bir iktidar anlayışı Atatürk ve laik ve egemen Türkiye Cumhuriyeti’ne yakışmaz!
Yazan: İsmail Ötegen
12 September 2006 | İlgili Olduğu Konular »

Aliye
İsrail Lübnan’a saldırınca hepimiz çok üzüldük. Lübnan İsrail’e saldırınca da üzülmüyor muyuz acaba.. Çiftestandart.
04 October 2006
Mutlu
Tsk, lüblanı bu davranışlarını bildiği için askerini göndermek istemiyordu. Ama hükümetimiz iktidarda olan kişilerin bu yöndeki tavrı şehit çocuğu olan arkadaşımı ve beni gerçekten çok üzdü.
24 October 2006
Doğan ORMANKIRAN
Anlattıklarınızın çoğuna katılıyorum. Bütün bu verileri açık kaynaklardan da tespit edebiliyoruz.
Konuya yaklaşım gösteren bir çoğumuz. Tüm bu yaşananlara; ya duygusal, ya tam tersı anlık bir tepkı, ya da baska bir ulvi söylemle katılıyor. Bunlarda elbette birer yaklaşım… Her bir görüşe saygı duyuyorum.
Ancak; Burada olaylara elimizdeki verilerden faydalanarak bir durum tespiti yaparak incelemek gerekmektedir.
Şöyleki; Bir Ülkenin Dış İlişkileri; anlık, bir kaç günlük şirinlikler üzerine kurulamaz. Dengeli ve uzun vadeli bir stratejiye sahip olmanız gerekir. Tehdit sınırlarınızı üstü kalın çizgilerle belirlemeniz gerekir. Bu çizgilerin ihlali durumunda ise gecikmeden gerekeni yapmanız gerekir.
Bu ifadeden; Her iki ülke İsrail, Lübnan, vb. bölge ülkeleri için geçerli bir stratejimidir. Saldırana şiddetli biçimde karşılık veririz.
Yaşanan bu olaylara bizlere aktarılan ya da göründüğü boyutu dışında, bir de neden sonuç ilişkisine bakmakta yarar var diye düşünüyorum. Görünenin bazen göründüğü gibi olmama ihitmalini de değerlendirme yaaprken her zaman ihitmaller arasında tutmak gerekir.
Mesela; İsrail Devleti kendine karşı gözüken bu farklı fraksiyonlara sahip örgütlere dolaylı yoldan destek vermiş midir? Örgütlenmelerinde katkı sağlamış mıdır? Belirli noktalarda eylemler yapmalarına(İntihar eylemleri)yapmalarına göz yumulmuş mudur. İsrailin Bölgede yürüttüğü etkin siyaset, Binlerce yıldır var olan hedefledıklerı yere ulasmak için, birkaç kayıp vermenin bir endişesi olur mu? Yoksa bu kaybettikleri toplum önünde kahraman ilan edilmiş olur mu?
Diğer anlamda bu kayıplar, bu saldırılar israilin uyguladığı ve istediği stratejiye uygun olmaz mı? Hemde uluslararası örgütler nezdinde İsrail’i haklı çıkarmaz mı?
Buradan aklıma takılan bir kaç soruyu sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu soruların cevabı, bizleree karanlık kalan pek çok noktayı aydınlatmada yardımcı olacağı kanaatini taşımaktayım.
1. İsrail’ in Lübnan operasyonları gerçekte niçin yapılmıştır?
2. Lübnan (Hizbullah) elindeki uzun menzilli füzeleri niçin kullanmamıştır.
3. Hizbullah lideri bu operasyonlar sonunda, biz kazandık diye açıklama yaparken,
4. Bu operasyonların sonucunda kazanan taraf kim olmuştur?
5. Bütün bu gelişmeler neticesinde: Bizim ülkemiz ne kazanmış ya da kaybetmiştir.
15 November 2006
Cenk
Lübnan kardeş ülkedir.
02 February 2007