• Categories

Oruç üzerine zıtlıklar

Zıtlıklar ilgi çekicidir. Bugün önce Hürriyet‘i okurken “polemiksever” Ahmet Hakan‘ın yine bir köşe yazarı ile atışma içerisinde olduÄŸunu farkettim. Zaten ne zaman bir yazısını okusam illa birilerine laf yetiÅŸtirmektedir. Haklı ya da haksız olduÄŸundan bahsetmiyorum. Ama Hakan beyin karşılıklı atışmaktan hoÅŸlandığı aÅŸikar.

Bu kez, aynı gazetede yazan Özdemir İnce ile kapışıyor. Bir “Tarık Akan Solcu mudur?” tartışmasıdır gidiyor aralarında. Pek alakadar etmiyor beni açıkcası. Ama dedim ya, ilgi çekiyor iÅŸte. Aynen hanım programlarındaki atışmaları izlemekten kendimizi alamadığımız gibi.

Daha sonra ise elime Vatan gazetesini aldım, yine takip ettiÄŸim birkaç köşe yazarının yazılarına ve baÅŸlıkları çekici olan metinlere gözatıyorum. Dün geceki “Kampanya fırsatçıları dine de dadanınca” baÅŸlıklı yazıdan sonra Tuğçe Baran‘ın “Åžeytanî oruç yönemleri” adlı “blog”una rastlayınca yine tüylerim dikelmeye baÅŸladı. Hayır zaten bu bayanın kaleme aldığı yazıları Vatan gazetesinde bir köşe olarak deÄŸil de tugcebaran.blogspot.com adresi altında yayınlanıyor olsaydı çok daha uygun olurdu. Bu yadsınamaz bir gerçek, fakat yine de bir snapstan diÄŸerine atlayan, beni rahatsız eden elektrik akımına engel olamıyorum.

Yazının başlığından da anlaşılabileceği gibi oruç tutmaya çalışıyor Tuğçe hanım. Fakat zorlanmış olacak ki, kendince yöntemler geliştiriyor;

“…zaten var olan fazla kilolarıma kilo eklememek için kendimce bir yöntem geliÅŸtirdim.

Efendim yöntem şu: Günü tamamen tersine çevirmek… Yani geceleri ayakta olup gündüzleri uyumak… Bir kere sahurdan sonra yatma diye bir hadise kesinlikle olmayacak. Hesapladım, şişmanlamamak için sahurdan sonra en az beş saat ayakta kalmak lazım.

Gördüğünüz gibi Tuğçe hanımın tek derdi sanki sadece “ÅŸiÅŸmanlamak”. Çözümleri onun üzerine. Bir de oruçlu olmasının gün içindeki getirilerinden bahsediyor; “ÅžaÅŸkın ve Bön”. Nerede kaldı orucun ruhani tarafı, nerede kaldı Allah’a daha yakın olmak. Bana kalırsa, Ramazan ayında uyuyarak geçirilen bir günün oruç ile uzaktan yakından alakası yok. Herhangi bir günde hiç bir ÅŸey yemeden, akÅŸama kadar uyumaktan farkının olmadığını düşünüyorum.

Aslında hatayı en baÅŸta yapıyoruz. “Oruç” eylemini yanlızca “aç kalmak” olarak nitelendiriyoruz. Oysa çok eksik. Bakın aynı gün yine Vatan’da, HaÅŸmet BabaoÄŸluOruç dindarlığı ve oruç üstüne birkaç not” baÅŸlıklı yazısında neler diyor;

“Modern oruç merakına baktığınızda, “hoÅŸ bir diyet tekniÄŸini uygularken ibadeti de aradan çıkarmak” veya “fırsat bu fırsat zayıflama” gibi tavırlar göze batabilir.

Kuran’da “siyâm” ve “savm” sözcükleri geçer.

Müslümanlara orucu farz kılan (”üzerlerine yazıldığı”nı açıklayan) Bakara Suresi’nin 183. ayetinde geçen sözcük “siyâm”dır.

İbadetin açık seçik ölçüleri konmuÅŸ uygulama biçimini bir yana bırakıp da “siyâm” kavramına bakıldığında ruh ne çok ÅŸey bulur orada!

Çünkü ilahiyatçılardan ve dil bilginlerinden öğreniyoruz ki, siyâm sözcüğünün anlamı “tutmak, kendini tutmak, alıkoymak, uzak kalmak”tır.

Dahası, “durulacak yer”dir; yalnız “uzak durmak” deÄŸil, “durmak”tır. Rüzgâr durur, at durur, su kurur; hepsini bu kökten türeyen bir sözcük anlatır.”

Not: IÅŸte zıtlıklar. Aynı gazetede yazıyorlar ve tamamiyle farklı görüşteler. Bu bence gazetenin zenginliÄŸi ve çekiciliÄŸi açısından çok hoÅŸ. “YeÅŸil” ya da “Kırmızı” renkte olduÄŸu her satırından belli olan tek beyinden çıkmışcasına basılan gazetelerden çok daha iyidir.

15 Yorum — “Oruç üzerine zıtlıklar”

Yorum yap, fikrini paylaş

Ana Sayfa  | Hakkımızda  | Takip Seçenekleri  | Reklam  | İletişim 

© 2007 Anafikir.comSelim Yörük
Sitede bulunan materyallerin tüm sorumlulukları yazarlarına aittir. Tüm Hakları Saklıdır. Kaynak belirtilmeden alıntı yapılamaz.