Poz vermede gözlük faktörü
Gözlük takanlar bunu acıyla anımsayacaklardır. Ilk önce okulda başlar bu fotoğraf çektirme sırasında gözlük takıyor olmanın yarattığı dikkat zaruriyeti.
10 poz/dakika hızla çekim yapabilen, uzman okul fotoÄŸrafçısı “sıradaki” der. Pozunuzu vermeniz için 5 en fazla 10 saniyeniz vardır. Zaten önüne geçip poz vermek zorunda olduÄŸunuz kırmızı perde sizi boÄŸaya çevirmiÅŸtir, bir de üzerine “fiyakalı çıkmalıyım” tedirginliÄŸi binince iyice ÅŸabalaÄŸa dönersiniz.
Bunlar yeterince zorlu iken, gözlük denen burunda mandal izi bırakan camlı çerçeveli nesnenin de ışığı yansıtıcı olduğunu hesaba katarsanız poz vermek sorun olup çıkar.
Okul fotoÄŸrafçısı 100m atleti gibi seri olma çabasındayken “başını düzgün tut yansıyor, pozu yakacaksın!” demek aklına gelmez. Ya da önemsemez. Niye önemsesin ki, uzaylı gibi gözlerinden ışıklar çıkaracak olan kendisi deÄŸil ki. Zaten o parasını çokdan almıştır.
Öyle kötü bir durumdur ki gözlükle poz vermek herkes objektifin göz bebeğine bakabiliyorken, siz ya sağa sola ya da aşağıya bakmak zorundasınızdır. Genellikle sağa/sola bakmak tercih edilir. Ama gözler yantır bir şekilde hala objektife hedef almaktadır.
AÅŸağıya bakanlar ise genellikle “sınıfın en utangaç, en fakir, en geri zekalı çacuÄŸuyum” baÅŸlıklı poz vermiÅŸ olurlar. Bir de küçük emrah gibi baÅŸ aÅŸağıda gözler ve kaÅŸlar kalkık bi kal alırsa pozlar çıktığında arkadaÅŸlar tarafından köpeÄŸin arka nahiyesine defalarca sokulup çıkarılmak için birebirdir.
Öyle sadece küçük yaşlardaki bir sıkıntı olarak kalsa iyi. Bakın bilmem kaç yaşındaki Mehmet Barlas
18 July 2005 | İlgili Olduğu Konular »
