Referandum unutuldu mu?
Çok tartışmalı kişi ve parti odaklı bir cumhurbaşkanlığı süreci geçirdik, sert tartışmalar, inatlaşmalar ve restleşme sonucunda gündemimize birde referandum girdi.
Cumhurbaşkanlığı tartışmalarına, halk el koydu ve meseleyi çözdü. Başta olması gereken nihayet zor da olsa sonunda oldu.
Nedense cumhurbaşkanlığı sorunu çözülünce, yeni anayasa tartışmalarının da etkisi ile referandum gündemden düştü. Adeta unutuldu.
Benim şahsi kanaatime göre, bu referandum gereksiz, lüzumsuzdur. Ama bir gerçek var ki, gerekli veya gereksiz bu referandum yapılacak.
Bu referadumdan, cumhurbaşkanını meclisin mi, yoksa halkın mı seçmesi gerektiğine dair bir sonuç çıkacak. Peki siz hangi sonucun çıkmasını istersiniz? Bunu düşündünüz mü?
Bu karar el yordamı ile, yarım yamalak düşünme ile verilebilecek bir karar değildir! Bunun çok iyi düşünmesi gerekir. Bırakın halkın bunu yeterince düşünmesini ben bu referandumu ortaya getiren AK partinin bile bunu yeterince düşünmüş olduğuna inanmamaktayım.
“CumhurbaÅŸkanını halk seçmelidir” fikrinin asıl savunucuları meclisin dışında kalmışlardır. Onlar bunun ne kadar doÄŸru olduÄŸunu düşünmmüşler midir?
Benim kanaatimce cumhurbaşkanını halkın seçmesi fikri, bu fikri savunanların demokrat geçinme, halka şirin görünme gayretlerinden başka bir şey değildir! Bu fikri asıl savunan liderler, kendi oyunları ile meclisin dışında kalmışlardır.
Biz ÅŸimdi bunların akılları ile referanduma gideceÄŸiz çok yazık! denebilir ki, karar AKP’nindir. doÄŸrudur ama, AKP bu istikamette bir karar vermeye sıkıştırıldı! EÄŸer öyle olmasa idi, yeni anayasa yapmayı kafaya koyan AKP bu referandumu hiç gündeme getirir miydi?
Şöyle veya böyle, bu sandık halkın önüne gelecek. Halk bu referandumda kendisi ve ülkesi için hayırlı olan kararı verebilecek mi?
Toplumun bu konudaki tercihi, cumhurbaşkanını halkın seçmesi yönündedir. Bu doğrultuda bir tercih yapanlarda tercihlerini demokratlığın gereği, halka inancın gereği olarak izah edebilirler.
Fakat halkın cumhurbaşkanını seçmesi, ülkeyi ayrıştıran, bölünmeye kapı aralayan bir gidişata ülkeyi sürükleyecektir diye düşünüyor, ve kaygı duyuyorum!
Bu nedenle; “cumhurbaÅŸkanını halk seçsin sözünün” Ağıza bile alınmaması gereken bir söz olduÄŸunu düşünüyorum!
Geçtiğimiz cumhurbaşkanlığı seçimi döneminde, dindar bir cumhurbaşkanı mı, dindar olmayan cumhurbaşkanı mı? bunu tartıştık.
CumhurbaÅŸkanını halk seçerse bizler bunları tartışmayacağız…
Ya neyi tartışacağız? Türklerin adayı kaç oy alır, kürtlerin adayı kaç oy alır yarın bunu tartışıyor olacağız!
Seçim sonunda da ya türklerin oylarıyla seçilen aday, yada kürtlerin oylarıyla seçilen aday cumhurbaşkanı olacak. Diyelim ki, batı bölgelerinde ekseriyatın oylarıyla seçilen aday cumhurbaşkanı seçildi, bu aday doğu bölgelerinden oy alamamış, ya da az oy almış olduğu için, bu cumhurbaşkanı türklerin cumhurbaşkanı olarak kabul görecektir. seçimi Türklerin kazandığı konuşulacaktır. Aksi olsa, bu seferde seçilen cumhurbaşkanı kürtlerin cumhurbaşkanı olarak kabul görecektir.
Seçilen her kim olursa olsun, bu seçimlerde Türk, kürt kimliği ileri plana çıkacak, ayrılık keskin bir biçimde ortaya çıkacaktır. Bu seçimlerde adaylar yapacakları konuşmalar verecekleri mesajlarla bu ayrılığı körükleyecelerdir!
Peki bu gerçekleri düşündüğünüz zaman, yok canım böyle bir şey söz konusu değildir. Bu adam felaket tellalının biridir diyebilir misiniz?
Şunu şimdiden görebilmek için, medyum kahin olmaya gerek varmı? Güney doğuda oylar kalıp basma aynı adaya çıkacaktır. Daha fazla demokrasi getireceğini düşünürken, cumhurbaşkanlığı seçimleri demokarsinin katledildiği seçimleri ülkeye yaşatacaktır.
Türk oyların fazla olması hesaplarıyla, cumhurbaşkanını halka seçtirmeyi düşünmek akla zarar tehlikeli bir uygulamadır.
Benim kaygım Kürt kökenli birinin cumhurbaşkanı olması asla değildir. Bu ülkede kürt kökenli cumhurbaşkanları da olmuş, kimse bunların kürt kökenli olduğunu bile aklına getirmemiştir. Bunun akla getirilmemiş olması o cumhurbaşkanlarının meclis oyuyla seçilmiş olmasındandır. Eğer cumhurbaşkanını halk seçerse, köken tartışması can acıtıcı bir şekilde ortaya çıkacaktır. Bazı şeyleri önceden görebilmek için mutlaka yaşanması gerekmez!
Çarşambadan sonra perşembenin geleceği bellidir.
Tekrar vurgulamak gerekirse, ben meclis tarafından seçilecek kürt kökenli bir adayı saygı ile karşılarım. Fakat, batı illerinden yüzde yirmi oy alamamış, buna karşın Güney DoÄŸu’dan % 95 oy almış bir cumhurbaÅŸkanını halkın seçmiÅŸ olduÄŸu için, Türkiye’nin cumhurbaÅŸkanı olarak sen kabul edebilecek misin? Bunu herkes iyi düşünmeli, ondan sonra cumhurbaÅŸkanını halkın mı? meclisin mi seçmesi gerektiÄŸine karar vermelidir.
Benim kararım, CumhurbaÅŸkanını meclis seçmelidir. Meclis Türk adayı mı, kürt adayı mı, dindar adayımı, dindar olmayanı mı seçer? bunun benim için önemi yoktur…
Bu ülke hepimizindir. Dünyanın bütünleştiği, sınırların anlamını yitirdiği bir devirde, ayrılıklar yaratmanın akılla izah edilir bir yanı yoktur!
23 September 2007 | İlgili Olduğu Konular »

sakinesuskun
Yazınıza aynen katılıyorum. Malesef,1 metre bile olmayan baÅŸ örtüsü okadar konuoldu ki, boyunu aÅŸtı. Laik ve özgür olan TÜRKİYE CUMHURİYETİ’nde herkez özgürdür. İstemiyen örtmez zaten. Yasak koyanlar simge olmasını istenlerdir. BU DEVLETİN CUMHURBAÅžKANI DA BELLİDİR
Luzumsuz seçimlere değil bu milletin huzura ihtiyacı var. Gerçek refaha ihtiyaç var. AYRIMCI OLMADAN YAŞIYALIM NOT, TÜRBANLI DEİLİM.
06 October 2007
tutankamon55
sadece ÅŸunu bilmemiz gerekli bizim ülkemizde bizim insanımız’ kral çıplak demeyi bilmiyor’.iÅŸin aslı bu söz bizim sözlüğümüzden çıkarılmış ve yerine baskıyla vurguyla her yerde ‘doÄŸru söyleyeni dokuz köyden kovarlar ata sözü yerleÅŸtirilmiÅŸ(gerçi bu bizim atasözümüz olamaz da çünkü dürüstlüğüyle öne çıkan osmanlılar atalarımız olduÄŸuna göre)
bir fikire saplanıyor fikir babası ölümlü bir insan doğal olarak dünyanın dışına çıkamayacak fikirler.ve kabına sığmayan insanlara bu fikirler sığ ve yetersiz.o yüzden bu fikirlerinin yanlış olduğunu kabullenemiyorlar.
DEMOKRASİ DİYORLAR AMA UYMUYORLAR.BİZİM KRAL ÇIPLAK DİYEMEYEN ÜLKENİN DİBİNİ KAZAN GAZETECİLER DE BUNLARI TEK TARAFLI OLARAK KAYPAKÇA DESTEKLİYORLAR.
REFA
ERANDUM YAPILMALI ÜSTÜ ÖRTÜLEN HALK HERZAMAN UYANIK KALMALI VE İRADESİNİ ORTAYA KOYMALI.YOKSA BİRKAÇ AZINLIK(BASINI ELİNDE BULUNDURANLAR)SÖZDE VATAN MİLLET SAVUNUCULARI.HA BU ARADA hiç ilim bilgi gelişim kitap tanıtımı,eğitim adına haber çıktığı dürüst olun gördünüzmü,hayır neden uykuuuu taaaatlıdırr.
benim derdim bence de en önemlisi çokk fazla televizyon izleyen bu ülkede derdim bu…
06 October 2007
Uğur Çelebi
Selamlar.
Yazınızın satıraralarında geçenler beni gerçekten üzüdü. Yazının neredeyse tamamında geçen Türk Kürt ayrılığı ve bu ülke hepimizindir bağlamaları ise enteresan. Daha da enteresan olanı bu halk cumhurbaşkanını seçebilecek mi cümlesiydi?
Ben de sizin gibi bu seçime karşıyım. Ama sebeplerimiz ayrı uçlarda…
Neden seçemesin? Kendilerine göre bir seçim yaptıklarında sizi rahatsız mı etmiÅŸ olurlar? Üstü kapalı olarak geçen “bu halk cahildir, hiç biÅŸeyi doÄŸru düzgün bilemez, gider yine aptal aptal oy kullanır ve yine yanlış seçim yaparlar” mantığını legalleÅŸtirmeye çalışan bir yazı daha okumuÅŸ oldum sayenizde.
Yıllar evvel “bu ülkede oy vereni de seçmek laazım” ÅŸeklinde bir cümle sarf eden bir “aklıevvel” görmüştüm tv kanalların birinde..
Alt metni de sanırım sizinkiyle aynıydı. “Bu halk gerizekalıdır kendilerini iyi yöneteni bilemez belirleyemez, onun yerine bizim dediÄŸimiz ya da sunduÄŸumuz kiÅŸi baÅŸbakan cumhurbaÅŸkanı ya da seyisbaşı olsun”
Sanırım laf kalabalıklarıyla utana sıkıla söylenmek ve anlatılmak istenen tam olarak bu.
Bu söylevi yaparlarken de unutulan da “antitezini” beraberinde götürdüğü sanırım. Bu zamana kadar böyle deÄŸildi. Dindar olmayan, akıllı ve elit tiplerin beÄŸendiÄŸi ve desteklediÄŸi liderler ortadaydı ve hiç bir b…k da yapamadılar…
Neymiş? Mantık ve teori tamamen yanlışmış..
Utanmadan ve haala bu mantık gözönünde duruyor ve haala birileri bir yerlerde yazılıyor ve konuÅŸuluyor ve bir yerdelerde savunuluyor…
Hiç tasvip etmesemde aklıma ” Ya sev ya terket ” kelimesi geliyor. Bu tarz entel dantel görüşlerini duydukça adamlar ileriyi görmüş diyorum içten içe…
Bunu söyleyen adam her kimse.. “Sev ” kelimesiyle neyi kastetmiÅŸtir bilmiyorum. NiÅŸantaşını BaÄŸdat caddesini ya da BebeÄŸi olmasa gerek.
Kürt Türk vb. gibi farklı toplumların bir arada olduÄŸu bütünlüğü mü ? “Oy vermesini bilmeyen” o halkı mı?
Siz oy vermesini bilmeyen c.başkanını seçemeyecek o halkı onlardan daha mı çok düşünüyorsunuz da onlar adına karar verme cüretini kendinizde bulabiliyor sunuz?
Aynaya baktığınızda hakkında iyi karar verdiğiniz kaç kitle sayabilirsiniz? Böyle bir misyona daha evvel soyundunuz mu?
Taraflı ve bu ülkenin genelinden bi haber insanların çok bilmişçesine her konuda ahkam kesmesi ne kadar enteresan ve acıklı bir durum değil midir?
Sizce de deÄŸil mi ?
Saygılar.
07 October 2007
İzzet Kutukoğlu
Sayın Uğur Çelebi, Yapmış olduğunuz bu yorumdan dolayı çok teşekkür ederim.
Ne yazık ki, beni yanlış anlamaışsınız. Size göre ben halk cumhurbaÅŸkanı “seçemeÄŸeceÄŸi” için cumhurbaÅŸkanını halkın seçmesine karşıyım..
Hayır. Bunu demek istemedim…
EÄŸer bunu söylemek istemiÅŸ olsaydım, halkın seçtiÄŸi meclisinde cumhurbakanı seçemeyeceÄŸini de düşünmüş olmam gerekmez miydi… Ben, cumhurbaÅŸkanını meclis seçsin derkende, halkın seçtiÄŸi meclise güvenmiÅŸ, halkın seçiciliÄŸine inanmış olmuyor muyum?
Yani size göre ben, Halk cumhurbaşkanı seçemez diyen, halka güvenmeyen biri miyim?
EÄŸer öğle anlamışsanız yanlış anlamışsınız…
Elbette halk hangi adayın daha ehil ve liyakatli olduÄŸunu bilir…
Fakat, halk oy verirken adayların türk mü, kürt mü olduğuna bakmaz diyebilir misin?!
Size göre, halk adayın kürt mü türk mü olduğuna bakmadan mı oy verecektir?
Siz öyle mi zanediyorsunuz?!
EÄŸer öyle zannediyorsanız, siz hiç bir ÅŸey bilmediÄŸiniz bir yana, hiç bir ÅŸey bilmediÄŸinizi bile bilmiyorsunuz!…
Elbette her yazılanı alkışlamak, desteklemek zorunda deÄŸilsiniz. Ama biraz düşünerek eleÅŸtiri yazmak size ne kayıp ettirir ki? düşünmeden zehir zemberek yorum yapıyorsunuz…
Lütfen konuyu iyi düşünün, A- bölgesinden bir aday var diyelim. Bu bölgeden B- bölgesinin adayına oy çıkarsa, o oyu veren kişi o oy benimdir diyebilecek mi?
sadece sizin değil, bu yazıya yorum yazacak her kişiden bu soruya cevap vermelerini istiyorum.
Takrar teÅŸekkür ediyorum, saygılrımla…
07 October 2007
Uğur Çelebi
Yanlış anlamışımdır diye düşünerek yazdıklarınızı bir kaç defa daha okudum. Nerelerde yanıldığımı bir kaç kez daha anlayamadım.
37 yaşındayım. Batı karadenizliyim ve defalarca oy kullandım. Hiç birinde “kim nerelidir ” sorusunu sormadım kendime.
Bu soruyu kendine soran “herkes” dünyanın neresinde olursa olsun “ırkçı” olarak anılır. Bu düşünceni adı da yine dünyanın her yerinde “ırkçılık” dır.
Aynı zamanda, sizin oy verirken Kürt mü Türk mü diye kendisine soran ya da bilen ve ona göre oy verecek olan kiÅŸiler de aynı zamanda “ırkçı” dır.
Daha önceki yazılarımda da defalarca belirtiÄŸim gibi, Türkiye yi sizin gibi sanan diÄŸer kendi ulusunu ve halkını dahi tanıyamamış “medya bilginleri ve entellektüelleri” dir.
Seçimlerde CHP nin asıl tabanını oluÅŸturan aleviler ve kürtler dahi AKP ye oy vermiÅŸlerdir. -ki alevi olmadığım halde kendilerini çok severim…
Kürt olmadığı halde Kürt bir CumhurbaÅŸkanı adayına da her zaman oy verebilirim. Bana göre önemli olan kiÅŸinin doÄŸduÄŸu bölgelerden ziyade ne olursa olsun, kiÅŸinin iÅŸindeki “ProfesyonelliÄŸi ” dir.
İnşallah kimse sizin gibi düşünmüyordur diye temenni ediyorum.
İnsanlar - size göre - maalsef ki doÄŸarlarken anne babalarını ve doÄŸacakları bölgeleri seçemiyorlar. ” Size ters gelen bölgelerde” dünyaya gelmiÅŸ birisinin CumhurbaÅŸkanı olamaması kuralınız ne kadar gariptir.
Bu ülkenin yarısı doÄŸudur. Ve CumhurbaÅŸkanı olmaya diÄŸer yarısı kadar hakları her zaman vardır ve olacaktır…
Lütfen buna saygı duyun.
Meclis seçsin Halk seçsin mantık oyununa gelince… Evet AKP bu tavrıyla halkın oylarını seçim üstü sıcağı sıcağına destekleyip Ordu karşısında saÄŸlam durmak istemiÅŸ, halkı da bir nevi sigorta olarak kullanmak istemiÅŸ olabilir. Bu onların ayıbıdır.
Ama Abdullah Gül her durumda Cumhurbaşkanıdır. Nereli olduğunu da ben hala bilmiyorum. Eminim siz biliyorsunuzdur.
Ayrıca Kürtleri de Türkiye dekiler ve diÄŸer saplama kürtler olarak incelerseniz eÄŸer aralarındaki farkı anlayabileceÄŸinizi umuyorum…
Siz kürtlerin tamamını PKK lı ya da DTP li sanıyorsunuz kanaatindeyim.. Sanırım yanlış bakış açısı buralarda bir yerlerdedir.
Saygılar.
08 October 2007
Aydın Nişancı
Hem İzzet Bey’in dediklerine, hem de UÄŸur Bey’in demediklerine katıldığımı söylemek istiyorum.
İzzet Bey’e Evet. Bir sonraki CumhurbaÅŸkanlığı seçimi Türk/Kürt ayrımını net olarak belirleyecek bir seçim olacaktır. Zira ben Diyarbakır’dan bir tek kiÅŸinin bile oyunu Türkiye’nin yararına olsun diye vereceÄŸine inanmıyorum. Kürtlerin oyu sadece adayın kökenine bakılarak verilecektir.
UÄŸur Bey’e de evet. Bu ülkede oyunu düşünerek kullanacak kiÅŸi sayısı yüzde 20′yi geçmez. Türkiye’de oylar; çıkar saÄŸlamak için, etnik köken dolayısıyla ve en çok medya’nın empozesiyle verilir. Türkiye’nin yüzde 80′i ciddi kararlar vermekten acizdir. (Örnek için Bkz.meclisimiz.)
En çarpıcı durum ise ÅŸimdi geliyor. 21.Ekim’de yapılacak Referandumda Anayasa’da yapılacak deÄŸiÅŸiklikler oylanacaktı. Bununla ilgili çalışmalar yapılıyordu. Bu çalışmalar sona erip de bu referandumda CumhurbaÅŸkanlığı seçim yöntemini kapsayan anayasa deÄŸiÅŸikliÄŸi paketi oylanacaktır. Bu durumda, referandum, Genel seçimlerden daha önemlidir. Gerekli önem gösterilmiÅŸ midir? Evet ya da hayır oyu vereceÄŸiniz pakette ne deÄŸiÅŸiklikler olduÄŸunu biliyor musunuz?
Geçen koalisyon hükümetinin apar topar kabul ettiÄŸi AB Kanunları gibi olacak bu da. Hani bütün gazeteler idamın kaldırılması ve kürtçe eÄŸitim olarak lanse etmiÅŸti de paketin içindeki yabancıların mülk edinmesi hakkı (ÅŸu anda Türkiye’nin en deÄŸerli yerleri yabancılar tarafından satın alınmıştır.) AIHM kararlarının TC Mahkemeleri kararından üstte olması (Terörist Başı’nın Halk kahramanı olarak lanse edilesi için tekrar yargılanması isteniyor.) gibi kararları da kabul ettirmiÅŸlerdi.
Ben kendi adıma bu gizli saklı referandumda hayır oyu vereceğim.
Zira Türkiye, benim gibi kendi fikirlerini üretebilen (Benimle aynı fikirde olması hiç önemli değil.) insanların girişimlerine ihtiyaç duyuyor.
Saygılarımla…
19 October 2007
21 Ekim’de Referandum Var Ama Ne İçin | İnternet Takip Rehberi
[…] Anafikir.com yazarlarından İzzet KutukoÄŸlu’nun 23 Eylül tarihli ‘Referandum unutuldu mu?’ baÅŸlıklı […]
25 October 2007
TSD
Sayın Kütükoğlu ile aynı konuyu tartışmış, kendisinden mukni bir yanıt alamamıştım:
http://www.derindusunce.org/2007/10/19/degisiklik-paketine-evet/
Miliyetçilik paranoyasının insanlara neler yazırabileceğini nasıl mantıksal hatalara düşüreceğine iyi bir örnek olmuş yazısı.
02 November 2007
İzzet Kutukoğlu
CumhurbaÅŸkanını halkın seçmesine karşı çıkmam, bir yorumcu tarafından ” bir bölgenin ve ya toplumun cumhurbaÅŸkanı olma hakkı olmadığı ÅŸeklinde agılanmış” Güya ben, cumhurbaÅŸkanını halk seçmesin derken Kürtler cumhurbaÅŸkanı olmasın istiyormuÅŸum!
Åžu anlayışa bak…
Sanki cumhurbaşkanını meclis seçerse, Kürt olanların cumhurbaşkanı olma şansı ortadan kalkıyormuş!
Bu nasıl düşünmektir? anlayan beri gelsin!
Yukarıda ki TSD rumuzlu şahıs benden yanıt alamadığını yazmış. asıl yanıt alamayan benim!
Kendisine referandumda, güney doğuda sandıklardan %95 civarında evet oyu çıkmasının demokrasiyle mi, kürtçülükle mi alakası olduğunu sormuştum?
Asıl ırkçılığı yapan kendisi olduÄŸu halde beni ırkçılıkla suçalması yok mu? “hem kel, hem fodul” tabiri bunun gibiler için söylenmiÅŸ olsa gerek!
İzzet Kütükoğlu, hiç bir yerde rumuz kullanmaz! ve hiç bir zaman ırkçı düşünce ile de suçlanamaz!
Güya ben güney doğu halkı oy kullanmasın, onun dışındaki bölge halkı oyu ile cumhurbaşkanı seçilsin diyormuşum! Güya mecliste güney doğudan milletvekili yok, güya güneydoğulu meclis üyelerini kürtler değilde, türk kökenli halk seçiyor!
Ne alaka, ne alaka!
15 November 2007
SAFA ASYA
Referandum yapıldı sonuçlar açıklandı.Bu referandum Irak harekatı nedeniyle de gündemden düştü.Referandumun en çarpıcı yönü ise Tunceli ve Güneydoğudaki sonuçlardı.Tunceli hayır oylarında rekor kırarken,evet oylarının rekorları Bitlis,Bingöl gibi güneydoğu illerinden geldi.Çok ilginç değil mi?
Şimdi bu sonuçların anlamını ortaya koyacak olana helal olsun.Ben kendimce bir deneyeyim ve takdirlerinize sunayım istedim.Takdir sizin.
GüneydoÄŸu da ve Tunceli de seçim sonuçlarına epey zamandır PKK etki ediyor.Bu sefer karşımızda bir deÄŸil iki PKK var.Birisi eveti diÄŸeri hayırı destekliyor.Tunceli PKK sı büyük Ermenistan peÅŸinde ve en büyük destekçisi Fransa.GüneydoÄŸu PKK sı ise büyük İsrail peÅŸinde ve en büyük destekçisi İsrail ile ABD.İşte Fransa bu yüzden güneydoÄŸu PKK sından desteÄŸini çekti.Çünkü PKK yı laÄŸvettiÄŸi ASALA dan kendisi kurmuÅŸtu.ABD ve İsrail “büyük Ermenistan deÄŸil büyük İsrail kurulacak PKK da bizim” deyip Ermeni yöneticileri PKK dan laÄŸvedince Fransa PKK sız kaldı.Önceden PKK nın hamisi iken desteÄŸini çekerek Ermeni diyasporasına sarıldı.
Büyük İsrailciler Cumhurbaşkanını halk seçerse birgün bölücü bir kişiyi de seçebilir düşüncesiyle referandumda eveti desteklerken,hayalleri suya düşen büyük Ermenistancılar halk seçmesin diye hayırı desteklediler.
Sonuç olarak tabi ki bu beldeler bunları düşünmüş olsalar bile Türk Milleti oy kullanırken kendi hür iradesiyle ülkemizin çıkarı için oy kullanmıştır. Sonuçlar bellidir ve hayırlı olması tek temennimizdir.
Bu millet üç beÅŸ çapulcunun amacına da hiç bir zaman hizmet etmez.Sayın İzzet KütükoÄŸlu’na güzel yazısı için teÅŸekkür eder saygılarımı sunarım.
18 December 2007