• Categories

Referandum unutuldu mu?

Çok tartışmalı kişi ve parti odaklı bir cumhurbaşkanlığı süreci geçirdik, sert tartışmalar, inatlaşmalar ve restleşme sonucunda gündemimize birde referandum girdi.

Cumhurbaşkanlığı tartışmalarına, halk el koydu ve meseleyi çözdü. Başta olması gereken nihayet zor da olsa sonunda oldu.

Nedense cumhurbaşkanlığı sorunu çözülünce, yeni anayasa tartışmalarının da etkisi ile referandum gündemden düştü. Adeta unutuldu.

Benim şahsi kanaatime göre, bu referandum gereksiz, lüzumsuzdur. Ama bir gerçek var ki, gerekli veya gereksiz bu referandum yapılacak.

Bu referadumdan, cumhurbaşkanını meclisin mi, yoksa halkın mı seçmesi gerektiğine dair bir sonuç çıkacak. Peki siz hangi sonucun çıkmasını istersiniz? Bunu düşündünüz mü?

Bu karar el yordamı ile, yarım yamalak düşünme ile verilebilecek bir karar değildir! Bunun çok iyi düşünmesi gerekir. Bırakın halkın bunu yeterince düşünmesini ben bu referandumu ortaya getiren AK partinin bile bunu yeterince düşünmüş olduğuna inanmamaktayım.

CumhurbaÅŸkanını halk seçmelidir” fikrinin asıl savunucuları meclisin dışında kalmışlardır. Onlar bunun ne kadar doÄŸru olduÄŸunu düşünmmüşler midir?

Benim kanaatimce cumhurbaşkanını halkın seçmesi fikri, bu fikri savunanların demokrat geçinme, halka şirin görünme gayretlerinden başka bir şey değildir! Bu fikri asıl savunan liderler, kendi oyunları ile meclisin dışında kalmışlardır.

Biz ÅŸimdi bunların akılları ile referanduma gideceÄŸiz çok yazık! denebilir ki, karar AKP’nindir. doÄŸrudur ama, AKP bu istikamette bir karar vermeye sıkıştırıldı! EÄŸer öyle olmasa idi, yeni anayasa yapmayı kafaya koyan AKP bu referandumu hiç gündeme getirir miydi?

Şöyle veya böyle, bu sandık halkın önüne gelecek. Halk bu referandumda kendisi ve ülkesi için hayırlı olan kararı verebilecek mi?

Toplumun bu konudaki tercihi, cumhurbaşkanını halkın seçmesi yönündedir. Bu doğrultuda bir tercih yapanlarda tercihlerini demokratlığın gereği, halka inancın gereği olarak izah edebilirler.

Fakat halkın cumhurbaşkanını seçmesi, ülkeyi ayrıştıran, bölünmeye kapı aralayan bir gidişata ülkeyi sürükleyecektir diye düşünüyor, ve kaygı duyuyorum!

Bu nedenle; “cumhurbaÅŸkanını halk seçsin sözünün” Ağıza bile alınmaması gereken bir söz olduÄŸunu düşünüyorum!

Geçtiğimiz cumhurbaşkanlığı seçimi döneminde, dindar bir cumhurbaşkanı mı, dindar olmayan cumhurbaşkanı mı? bunu tartıştık.

CumhurbaÅŸkanını halk seçerse bizler bunları tartışmayacağız…

Ya neyi tartışacağız? Türklerin adayı kaç oy alır, kürtlerin adayı kaç oy alır yarın bunu tartışıyor olacağız!

Seçim sonunda da ya türklerin oylarıyla seçilen aday, yada kürtlerin oylarıyla seçilen aday cumhurbaşkanı olacak. Diyelim ki, batı bölgelerinde ekseriyatın oylarıyla seçilen aday cumhurbaşkanı seçildi, bu aday doğu bölgelerinden oy alamamış, ya da az oy almış olduğu için, bu cumhurbaşkanı türklerin cumhurbaşkanı olarak kabul görecektir. seçimi Türklerin kazandığı konuşulacaktır. Aksi olsa, bu seferde seçilen cumhurbaşkanı kürtlerin cumhurbaşkanı olarak kabul görecektir.

Seçilen her kim olursa olsun, bu seçimlerde Türk, kürt kimliği ileri plana çıkacak, ayrılık keskin bir biçimde ortaya çıkacaktır. Bu seçimlerde adaylar yapacakları konuşmalar verecekleri mesajlarla bu ayrılığı körükleyecelerdir!

Peki bu gerçekleri düşündüğünüz zaman, yok canım böyle bir şey söz konusu değildir. Bu adam felaket tellalının biridir diyebilir misiniz?

Şunu şimdiden görebilmek için, medyum kahin olmaya gerek varmı? Güney doğuda oylar kalıp basma aynı adaya çıkacaktır. Daha fazla demokrasi getireceğini düşünürken, cumhurbaşkanlığı seçimleri demokarsinin katledildiği seçimleri ülkeye yaşatacaktır.

Türk oyların fazla olması hesaplarıyla, cumhurbaşkanını halka seçtirmeyi düşünmek akla zarar tehlikeli bir uygulamadır.

Benim kaygım Kürt kökenli birinin cumhurbaşkanı olması asla değildir. Bu ülkede kürt kökenli cumhurbaşkanları da olmuş, kimse bunların kürt kökenli olduğunu bile aklına getirmemiştir. Bunun akla getirilmemiş olması o cumhurbaşkanlarının meclis oyuyla seçilmiş olmasındandır. Eğer cumhurbaşkanını halk seçerse, köken tartışması can acıtıcı bir şekilde ortaya çıkacaktır. Bazı şeyleri önceden görebilmek için mutlaka yaşanması gerekmez!

Çarşambadan sonra perşembenin geleceği bellidir.

Tekrar vurgulamak gerekirse, ben meclis tarafından seçilecek kürt kökenli bir adayı saygı ile karşılarım. Fakat, batı illerinden yüzde yirmi oy alamamış, buna karşın Güney DoÄŸu’dan % 95 oy almış bir cumhurbaÅŸkanını halkın seçmiÅŸ olduÄŸu için, Türkiye’nin cumhurbaÅŸkanı olarak sen kabul edebilecek misin? Bunu herkes iyi düşünmeli, ondan sonra cumhurbaÅŸkanını halkın mı? meclisin mi seçmesi gerektiÄŸine karar vermelidir.

Benim kararım, CumhurbaÅŸkanını meclis seçmelidir. Meclis Türk adayı mı, kürt adayı mı, dindar adayımı, dindar olmayanı mı seçer? bunun benim için önemi yoktur…

Bu ülke hepimizindir. Dünyanın bütünleştiği, sınırların anlamını yitirdiği bir devirde, ayrılıklar yaratmanın akılla izah edilir bir yanı yoktur!

10 Yorum — “Referandum unutuldu mu?”

Yorum yap, fikrini paylaş

Ana Sayfa  | Hakkımızda  | Takip Seçenekleri  | Reklam  | İletişim 

© 2007 Anafikir.comSelim Yörük
Sitede bulunan materyallerin tüm sorumlulukları yazarlarına aittir. Tüm Hakları Saklıdır. Kaynak belirtilmeden alıntı yapılamaz.