• Categories

Reklam blogları üzerine

Biraz sert bir giriÅŸ olacak ama Türkiye’deki reklam üzerine yoÄŸunlaÅŸan çoÄŸu blog’u yeterli bulmuyorum. Bu beyanat haddini aÅŸmış bir yorum olabilir. Ya da “KardeÅŸim, beÄŸenmiyorsan kendin yap da görelim” tepkisi alabilir ama düşüncelerim hala aynı.

Pek tabii, aynı kategorideki, içeriÄŸinin doyuruculuÄŸu ile göz dolduran reklam bloglarının sahipleri yaptığım bu sivri çıkışa bozulmayacaklardır. Onlardan pek az var, ÅŸimdi tek tek parmakla gösterip “Hani ben? Benim neyim eksik! Sen kendini ne sanıyorsun?” gibi bir problem yaratmak istemiyorum. Zaten onlar kendilerini biliyorlardır.

Bu yazı ile yapmaya çalıştığım var olan reklam bloglarının pozitif özelliklerine “Zaten olmalısın” deyip, tam hakkını vermeden es geçip, negatif özellikler üzerine yoÄŸunlaşıp, pozitife dönmesi için bir kamçı olmak. Bunun reklam bloglarının daha iyiye gitmesi için özlemimi belirtmek olarak kayda geçmesini istiyorum. Çünkü, son zamanlarda bu konuda beslenme arzum ve görüş deÄŸiÅŸ-tokuÅŸu isteÄŸim bir hayli artmış durumda. Ve bu konuda akademik eÄŸitim almış kiÅŸilerin yerinde yönlendirmelerinin benim gibi bu sektöre ilgi duyan kiÅŸilere oldukça yararlı olacağını düşünüyorum.

Evet, reklam bloglarımızın birçoÄŸu dünya çapındaki örneklerinden pek nadide “özet görüntüler” geçiyorlar ve bizi, tanıttıkları iÅŸlerin asıl yayınlandığı kaynakları arayıp bulma zahmetinden kurtarıyorlar. BeÄŸenilen, takdir gören iÅŸleri bize sunuyorlar. Fakat, zaten bu kategorinin sıkı takipçilerinin çoÄŸu, o kaynaklardan haberdarlar. Åžahsen, yurt dışından derlenen ve “Bakın, bu ne güzel bir iÅŸmiÅŸ” mesajından çok daha detaylı ve derin olması gerektiÄŸini düşünüyorum.

Bana kalırsa, eleÅŸtirdiÄŸim özelliklere sahip reklam bloglarının en önemli açıkları bizle, çevremizle, ülkemizde olan reklam iÅŸleri ile ilgilenmiyor gibi gözükmeleri. Neden hiç ülkemizden örnek iÅŸler verilmiyor? Neden ülkemizde hiç kaliteli reklam iÅŸleri yapılmıyormuÅŸ gibi bir hal var bu bloglarda? Medyamızda halihazırda dönmekte olan reklamlarla alakalı, uzun uzadığa reklam filmi ya da kampanyası deÄŸerlendirmesi göremiyoruz. Neden? “Dışarıda daha iyi iÅŸler yapıldığı için hep onları iÅŸliyoruz” gibi bir savunmayı da hiç hoÅŸ karşılamazdım açıkçası.

Son söz olarak, beklentimin yurt içindeki örneklerden yola çıkarak, bize yön çizecek değerlendirmelerin, incelemelerin, eleştirilerin daha yoğun olması olduğunu belirteyim. Yani bloglar, sadece bir imaj ya da video linki ve üç cümleden meydana gelen girdilerden oluşmamalı. O girdilerin değersiz olduğunu söylemiyorum ama yetersiz kaldıkları aşikar. Her gün bu tür girdiler yollamak yerine haftada bir, ülkemizde uygulanan bir reklam kampanyası mercek altına alınabilir. Bu tür, derine inen girdilerin daha yararlı olacağını düşünüyorum.

Pek tabii, benim tuzum kuru. Her telden çalmanın verdiÄŸi bir rahatlık var. Kimse gelip de “Åžu konuda neden yazmıyorsun?” demiyor. Çünkü “Künye” kısmında da belirttiÄŸim gibi benim böyle özelleÅŸmiÅŸ bir yetim yok. Kendimi sadece bir konuya yoÄŸunlaÅŸan bir blog üretebilecek kadar yeterli görmediÄŸim için, bu cesareti gösterebilmiÅŸ olan arkadaÅŸlardan belki de hakkım olmayan bir ÅŸey istemiÅŸ oluyorum. Umarım yanlış anlaşılmam.

İlgili Konular: ,

“Reklam blogları üzerine”

Yorum yap, fikrini paylaş

Ana Sayfa  | Hakkımızda  | Takip Seçenekleri  | Reklam  | İletişim 

© 2007 Anafikir.comSelim Yörük
Sitede bulunan materyallerin tüm sorumlulukları yazarlarına aittir. Tüm Hakları Saklıdır. Kaynak belirtilmeden alıntı yapılamaz.