Saddam’ın idamı Amerika’nın çekileceÄŸinin iÅŸareti
Saddam Hüseyin bir zamanlar Amerika BirleÅŸik Devleri’nin OrtadoÄŸu’daki en önemli adamıydı. Yıllarca ABD ve müttefikleri için İran ile savaÅŸtı. Baktı ki kendi ülkesi zarar görüyor ve bu ülkeyi kendisine bağışlayanların umurunda bile deÄŸil, derhal milliyetçilik ruhu kabararak batıya yüz çevirdi.
Kuveyt’e girerken batının dostluÄŸuna güvenmeye de devam etti. Batının dostluÄŸuna güvenenin sonu da maalesef hüsran oluyor.
Saddam’ın idamı ile tüm OrtadoÄŸu ülkeleri eski bir düşmanı aynı zamanda da yeni bir dostu kaybetmiÅŸ oldular. Normal ÅŸartlarda ölseydi hiç kimse “Åžehittir” diyemezdi ama artık ÅŸehit olmuÅŸ da olabilir. Allah rahmet eylesin.
Amerikan kapitalizmi insana ticari mal gibi bakmakta. İnsanı kullanabildiÄŸi kadar kullanmakta. Kullanamayacağını anlayınca da çöpe atmaktadır. Saddam bunun dünyadaki belki son örneÄŸidir. Kimi diktatör, kimi demokrat, dünyanın birçok ülkesinde Amerika’nın Saddamları hala bulunmakta ve sadakatten vazgeçip iplerinin çekileceÄŸi günü beklemektedirler.
Saddam’ın idamında ise bir takım ince noktalar vardır.
- Saddam’ın avukatlarının öldürülmesi,
- Mahkeme heyetinden Kürt kökenli hakimlerin alınarak Şii kökenli hakimlerin atanması,
- Yargılamanın Saddam’ın Kürtlere karşı yaptığı eylemler yerine, güneyde Åžiilere karşı yaptığı eylemler için yapılması,
- İdam kararının Şii bölgesinde alınması ve
- İnfazın Kurban Bayramı’nın birinci gününe denk gelmesi
Saddam’ın avukatlarının öldürülmesi, Saddam’ın mahkeme aracılığı ile dünya kamuoyuna ABD’nin gerçek yüzünü göstermeye yönelik propaganda yapmasını engellemek içindi. Ayrıca dava bu nedenle de kısa sürmüştür.
Mahkeme heyetinden Kürt kökenli hakimlerin alınarak Åžii kökenlilerin atanması, sadece Åžiilere karşı yapılan eylemlerden dolayı yargılanıp idama mahkum edilmesi ve yargılamanın Åžii bölgesinde yapılması ise tamamen Irak’ta Åžii Sünni iç savaşı çıkarma amaçlıdır.
Sehpanın Sadr tarafından çekildiÄŸi gibi yalanlar da propagandanın küçük manevralarıdır. Kürtler Irak’ta çıkarılacak iç savaşın dışında tutulmak isteniyor. Çünkü ABD’ye sadakatleri devam ediyor.
Türkmenlerin durumu da ÅŸu anda çok hassas bir konum arz ediyor. ABD kısa vadede Türkmenler için bir giriÅŸim yapmak istemiyor. Türkiye’den çekiniyor. Ama eninde sonundaları düşünerek dolaylı olarak Kürtleri cesaretlendiriyor, silahlandırıyor ve onlar da bir zamanların Saddam’ı gibi kışkırtılıyorlar.
İplerinin çekilmesi ya sadakatlerinin bozulmasına baÄŸlı ya da Türkiye gerçeÄŸine. Çünkü Türkiye’nin öyle bir gerçeÄŸi var ki, ÅŸimdilik geliÅŸmeleri dikkatle izliyor ve sabrediyor. Ama o sabır taÅŸtığı vakit de OrtadoÄŸu’da deÄŸil bir Amerika bin Amerika’nın önünde duramayacağı coÅŸkun bir sel olduÄŸunu ikibin yıllık tarih biliyor.
İnfazın bayramın birinci gününde yapılması ise kendi başına birkaç sebebe dayanıyor. Birincisi ABD’nin tüm İslam dünyasını hedef alma ve hepsine birden meydan okuma, tüm dünyaya gövde gösterisi yapma ve diÄŸer sadık Saddam’larına da gözdağı verme amacı güdüyor.
Aynı zamanda Irak’taki baÅŸarısızlığına sevinen İslam dünyasını üzmek amacı da taşıyor. Güya bayramın birinci gününde Müslümanlara bayramı zehir edeceÄŸini sanıyor. Ama Müslümanlar bu idamın ABD’nin Irak’taki yenilgisini kabul ederek içine düştüğü üzüntü, nefret ve kinin dışa yansıyan bir acizlik ifadesi olduÄŸunu çok iyi biliyorlar ve seviniyorlar.
Seviniyorlar ki ABD Irak’ta maÄŸlup olmuÅŸtur ve çekilmeye karar vermiÅŸtir. Ama her çekilen gibi o da yakıp yıkıp, iç savaÅŸ çıkarıp geride bir kan gölü bırakıp çekilecektir.
Bush kongreden Irak’a ilave asker göndermek için ek bütçe isteyerek dünya kamuoyundan yenilgiyi gizlemeye çalışmaktadır. Çünkü bu ödeneÄŸin çıkmayacağını kesin olarak bilmektedir. “İlave asker gönderemezsek mevcut askerlerimiz de görevini yapamaz” diyerek askerini çekecek ve bu savaşın tek sorumlusu kendisi olduÄŸu halde kongreyi suçlayacaktır. Tabii ABD halkı da bunu yutmayacak ve ilk seçimde destekleyeceÄŸi aday da kaybedecektir.
Burada esas önemli olan konu ise ABD’nin terk ettiÄŸi Irak’ın durumunun ne olacağıdır. Çünkü BP ve Shell gibi firmalarla Irak’ın otuz yılık petrol üretimine el konmuÅŸtur. Bunu güvence altına almak için ABD Irak’ta kendi rejimini kurmuÅŸ ve menfaatlerine bekçi olarak dikmiÅŸtir.
Üniformalı askerlerini çekecek yerine üniformasız askerlerini ikame edecektir. Kürtlerden kurulan Irak ordusunun başına da bu askerler geçecektir. Çünkü Şiiler ve Sünniler birbirini yerken bu işler organize edilmiştir bile.
İşgalden bugüne kadar sokakta üç kiÅŸi bir araya geldiÄŸinde hemen bombalanmış ve Sünni iseler Åžiilerce, Åžii iseler Sünnilerce bombalandığı Irak’taki tek yayın kuruluÅŸu CNN tarafından ilan edilmiÅŸtir.
Sokakta üç Iraklının bir araya gelmesine asla müsaade edilmemiş ve zavallı Iraklılar büyük bir trafik kazası yapmış bir otobüsün içinden çıkan yaralılar gibi başlarını iki eli arasına almış bir şaşkınlık içindedirler. Ve işgalcilerin her oyununa kolayca gelmektedirler.
Åžii - Sünni çatışmaları devam ederken bununla yetinmeyenler Saddam’ın idamıyla da tam bir iç savaÅŸ hedeflemiÅŸlerdir. Sokakta üç kiÅŸinin bir araya gelmesine izin vermedikleri halde Saddam’ın mezarı başında binlerce insanın toplanmasına müsaade edenler onların Åžiilere saldırması için eminiz ki yarın birkaç silah ta verirler.
Sonrası malum. Sünniler ve Şiiler bitecek ve Irak Kürtlere kalacak.
İşte tam bu noktada Türkiye açısından da çok önemli olan Irak’ın bölünmesi konusuna deÄŸinmekte yarar var. Türkiye açıkça karşı olduÄŸu için ABD Irak’ı bölmeye cesaret edemeyecektir. Ancak Kürtleri de memnun etmek açısından daha da tehlikeli bir planları vardır. O da Irak’ı bölmeden tamamını Kürtlere vermek. Yani Talabani‘yi Irak’ın yeni Saddam’ı yapmak.
Türkiye her ne kadar OrtadoÄŸu’daki geliÅŸmeleri dikkatle izlese de ve sayın baÅŸbakan her ne kadar “Irak bizim için AB den daha öncelikli hale geldi” dese de yine de Irak politikasında çok büyük hatalar yapmıştır. Yıllardan beri yapıla gelen birçok hatanın ana nedeni ise siyasetçisiyle, askeriyle, istihbaratçısıyla ve diplomatlarıyla birlik ve beraberlik içinde bugün için deÄŸil daha yıllar öncesinden Irak konusunu öncelikli bir konu olarak kabul edip bir devlet politikası geliÅŸtirmemek olmuÅŸtur.
Türkiye için Irak’ın toprak bütünlüğü mü önemlidir? Yoksa Åžiileri, Sünnileri, Türkü, Kürdü ve Arabı ile Türkiye’nin sadık dostu olan bir Irak mı önemlidir? ABD’nin yeni Saddam’ı olan Talabani’nin yönettiÄŸi Irak OrtadoÄŸu’da bir çıban başıdır. Ve tüm bölge ülkelerini tehdit eder. Çünkü artık Kürtlerin OrtadoÄŸu’da hiçbir dostları yoktur ve ABD ne derse yapmak mecburiyetindedirler. Uzun vadeli gelecekleri için ABD ye sadakatten vazgeçmenin bedelini de çok iyi bilirler.
İşte Türkiye ve diÄŸer bölge ülkeleri için bölünmüş bir Irak’tan daha tehlikeli olan alternatif budur. Talabani’nin Irak devlet baÅŸkanlığına getirilmesine karşı çıkmayarak bu durumu daha o zaman kabul etmiÅŸ olduk.
Bu durumda yapılması gerekenler ise öncelikle Åžii - Sünni savaşının engellenmesidir. Türkiye, İran ve Suriye bunu kolayca yapabilir. Talabani’nin devlet baÅŸkanlığı; seçildiÄŸi seçimin demokratik olmadığı ve yenilenmesi gerektiÄŸi savı ile reddedilmelidir.
Mesut Barzani ve Talabani PKK’yı desteklemekle suçlanmalıdır. İran ve Suriye de Talabani’yi ülkeyi iç savaÅŸa götürmekle suçlamalıdır. Kerkük’teki asimilasyon nedeni ile hem Talabani’ye nota verilmeli, hem de Barzani basın yoluyla gayri resmi tehdit edilmelidir.
Kerkük’ün tamamen bir Türkmen ÅŸehri olduÄŸu ve yapılan asimilasyon öncelikle bölge ülkelerine kabul ettirilmeli ve dünyaya ilan edilmelidir. Irak’taki kaosun ABD askerinin çekilerek yerine bölge ülkeleri tarafından oluÅŸturulacak bir koalisyon gücünün Irak’ta konuÅŸlandırılarak çözümlenebileceÄŸi derhal ilan edilmeli ve bölge ülkeleri bu gücü oluÅŸturmak için adım atmalıdır. Türkiye, İran, Pakistan, Suriye, Ürdün ve Suudi Arabistan bu güçte yer almak istediklerini açıklamalıdır.
ABD ve İngiltere elbetteki bu konulara karşı çıkacaktır. Ama iki üç günde iki üç askerini kaybettiÄŸi için çekilmeyi düşünenler günde en az on onbeÅŸ askerini kaybettikleri zaman sizi daha iyi dinleyeceklerdir. Irak’ın yeni idarecilerinin yapacakları ilk icraat da petrolünü ipotek altına alan anlaÅŸmaları feshetmek olmalıdır.
Yazan: Safa Asya
10 January 2007 | İlgili Olduğu Konular »

İzzet Kütükoğlu
Çok mükemmel bir değerlendirme. Ben bu yazıda yanlış olan bir şeyler aradım. Bulamadım. Masanın dört ayağı da yere basıyor.
Umarım bu yazı gerçekleri ortaya koyan bir yazı olarak kalmaz. Ülke politikasına istikamet veren bir rehber olur.
Safa Asya bey, temenni ederim, sadece yol gösterici olarak kalmaz, ülke politikasına biçim verecek imkanlara kavuşursunuz.
Saygılar.
10 January 2007
Gökhan DAĞ
Gerçekten mükemmel bir analiz; ama Amerika’nın kısa vadede Irak’tan çekileceğini sanmıyorum.
Saddam Hüseyin’in idamı bölgeyi kaosa sürüklemede büyük bir etkendir. Bölgenin karışıklık içinde olması ise Amerikan yönetimini bölgede kalmak için sebeplendirmektedir.
Safa Asya’nın belirttiği gibi Kürtlere devrolan bir Irak Amerika’nın oradan güçlerini çekmesine neden olabilir.
Bu hayalinin gerçekleşmesi ise bölgenin diğer başat güçlerinin engellemesine maruz kalmalıdır, kalacaktır.
11 January 2007
Gökhan DAĞ
Bugün Amerika Başkanı Bush’un açıklamaları ne yazık ki Amerika’nın uzunca bir süre daha Irak’ta kalacağını gösteriyor; başlıkla uyuşmayan bu haber sakın ola zannetmeyin ki yazının mükemmelliğine gölge düşürüyor.
12 January 2007
Bedri Bedrioğlu
Kütük oğlu, sen kütük değilsin ya; filiz ol sen; kütükten türeyen yeni bir kuşak; ışkın.
Neden Safa Asya seni temsil etsin. Sen temsil etsene kendini. Sen neden sahneye çıkmıyorsun. Tribün daha mı izzetli.
Buyurun sahnede herkese yer var, hep birlikte yönetelim ülkeyi gel de. Halkın kendi kendini yönetmesi demokrasi, yatmaya mı gidiyorsun sen Safa Asya’ya verdin gazı da.
12 January 2007
Engisa
ABD Kuveyt’e girerken batının dostluğuna güvendi demek ne derece doğru tartışılır.
Bayramın birinci günü idamın gerçekleşmesi ise dünya üzerindeki müslümanlara yönelik değil, bence Irak içerisine dönük bir politikadır.
Türkiye’nin coştuğu zaman Ortadoğu’da bin Amerikan askerinin bile karşısında duramayacağı görüşü, Türkiye’nin tüm Ortadoğu’yu istila edeceği düşüncesini uyandırmaktadır. Bizim sorunumuz ise kuzeyde yer alan Türkmenlerin bölgeden silinmesine yönelik yürütülen politikalar ve aynı yerde konuşlanmış bir terör örgütüdür.
ABD’nin Irak’tan askerlerini çekmesi ise kısa dönemde olası değildir. Destek birliklerini göndererek operasyon kabiliyetini arttırmak istemektedir.
12 January 2007
Emre
Her şeyde parmağı olduğu gibi Saddam Hüseyin’in idamında da Amerika’nın parmağı olduğunu düşünüyorum.
Özellikle bayramdan bir gun önce Saddam’ın idam edilmesi, bu düşüncemi kuvvetlendiriyor.
Bence bayramdan bir gün önce idam edilmesindeki amaç var olan yandaşları ile karşıtlarının bayram günü birbirine girmesi ve kan akmasının sağlanması içindi.
Zaten bunda da başarılı oldular. Bayram günü otuz kişi öldü. Tabii bunlar gözükenler. Kim bilir daha kaç masum can vermiştir.
Amerika Irak’tan çıkmaz. Askeri güç olarak çıksa bile görünmeyen adamları ülkenin dört bir yanında olacaktır.
Zaten bence Amerika İran’a ilk darbeyi Irak kanadından vuracaktır.
Bu arada, yazı gerçekten çok güzel olmuş. Bu güzel yazı için Safa Asya’ya teşekkür ederim.
20 January 2007
Özlem
Safa Asya olayları ve bağlantılarını çok güzel değerlendirmiş.
Kesinlikle Saddam’ın idamından Amerika’nın sorumlu olduğunu düşünüyorum.
Zaten Amerika’nın amacı Şiileri ve Sünnileri kışkırtarak Irak’ı bölmek. Bu çok açık zaten.
01 February 2007
Jakupaga
Kesinlikle arkadaşıma katılıyorum. Saddam’ın idamı Amerika’nın çekileceğinin bir kanıtıdır.
Bush hükümetine Amerikan kamu oyundan büyük tepkıler vardır ve tepkıler gün geçtikçe artmaktadır. O da kaçmanın yolunu aramaktadır.
Bu arada unutmadan Safa Asya’ya bu nefis yazısından dolayı da teşekkür ederim.
19 April 2007
Baran
Evet Özlem arkadaşım. Haklı olduğun olduğun yer bir yana, olaylara objektif bir bakış açısıyla bakmanı istiyorum.
Saddam kendini ve halkını idam etti. Saddam’ın geçmişine baktığın zaman yorumunu değiştireceğini umuyorum.
06 May 2007
Gökhan Dağ
Amerika ilk yorumumda belirttiğim gibi kısa vadede Irak’tan çekilmek istemiyecektir. Sadece Saddam Hüseyin’in ölümüyle Amerika’nın oradan çekileceğini düşünmek hata olur.
Amerika biraz düşünmek gerekirse Afganistan’da yaptıklarıyla doğuda bir blok kurdu ve Çin’i bölgenin dışına itmeye çalıştı. Irak’la Rusya’nın önüne bir set çekti. Batıda Türkiye ve Yunanistan gibi ülkelerle bir blok oluşturup kendisini sağlama aldı. Bu da Avrupa’dan gelebilecek bir tehlikeyi sonlandırmış oldu.
Güneyde ise malum İsrail gibi ojeni uygulayan bir ülke var. Amerika orada batakta gibi gözükse de aslında durum böyle olmayabilir. Ölen Amerikalı askerlerin bile Amerikan Yönetiminin umrunda olduğunu sanmıyorum.
Bu konjonktürde Amerika’nın Saddam öldü diye oradan çekilmeyeceğini gösteriyor.
09 May 2007
Gökhan DAĞ
İnsanın bir yıl sonra bile haklı çıktığını görmek gerçekten çok güzel ve ben hala Amerika’nın Irak’tan çekileceÄŸini sanmıyorum. Tahminlerin Amerika’nın 2015-2020 yılları arasına kadar orada kalacağını gösteriyor. Çünkü Büyük OrtadoÄŸu Projesi için gerekli zemini ancak o zaman yaratabilecek ve ÅŸu an ki durum petrol rezervlerinin de o zamanlarda tükeneceÄŸini söylüyor.
14 December 2007