• Categories

Savaşı özlemek

Her normal insanın içinde birazcık da olsa hissetiği duygudur.

Çocukken savaşcılık oynamamız da bu türden bir duygunun göstergesidir. Bazılarımız şiddeti izlemekten zevk bile duyuyor ve bunu açıkca belirtiyor iken, bazılarımızın şiddet sahneleri çıkartılmış film gibi yaşanan bir savaşı takip etmeyi özlemesinin yadırganması oldukça garip doğrusu.

YaÅŸ itibari ile öncelikle Birinci Körfez Savaşı ardından da İkinci Körfez Savaşı’nın etkilendiÄŸi olgudur. Belki bir itiraf belkide olagan bir açıklama olarak; SavaÅŸ ile ilgili haberler duymak, desteklenilen tarafın cesaret verici baÅŸarıları*, küfredilen tarafların birbirine düşmesi*, zaman zaman duyulan aptal öteki savaÅŸ hataları* ile ağır bi özlem duyuluyor savaÅŸa. Evet insanlar ölüyor, herkes acı çekiyor ama bunu bir de alter egoya sorun.

Gece yarısı atılan o uçaksavar mermilerinin görüntüsü, zaman zaman stabil canlı kameranın önünde patlayan bombalarla bizi heyecanın doruklarına ulaştırır savaş, bu yüzden özlenir.

“Şöyle olcak, böyle olcak”, “Åžu ÅŸekilde saldırmak lazım, bu ÅŸekilde savunma yapmak lazım” diye savaÅŸ stratejileri ve savaÅŸ sanatı hakkında ipucu veren tartışma programlarının artmasını saÄŸladığı için özlenilir.

SavaÅŸ meydanlarında cirit atan cengaver savaÅŸ muhabirlerinin kamerasından bir saldırı, bir direniÅŸ, bir operasyon izlenir, deyme “Saving private ryan”lara taÅŸ çıkaran görüntüleriyle özlenir.

İlgili Konular: No Tags

Yorum yap, fikrini paylaş

Ana Sayfa  | Hakkımızda  | Takip Seçenekleri  | Reklam  | İletişim 

© 2007 Anafikir.comSelim Yörük
Sitede bulunan materyallerin tüm sorumlulukları yazarlarına aittir. Tüm Hakları Saklıdır. Kaynak belirtilmeden alıntı yapılamaz.