Seyfi DursunoÄŸlu
Sahnede keskin sirke kıvamında olan Huysuz Virjin karakterini üretmiÅŸ zeka küpüdür Seyfi DursunoÄŸlu. Bazıları “Huysuz” karakterini görünüşü ve tavrından dolayı aÅŸağılama hatasına düşebilir. Aynı kiÅŸilerdir ki, “zeka küpü” yakıştırmamı beÄŸenmeyeceklerdir. Fakat tespit edilmesi gereken önemli bir nokta, bu karaktere hayat veren Seyfi DursunoÄŸlu’nun ÅŸahane simultane esprileri ve ÅŸimÅŸek gibi çakan hazır cevaplarıdır. Ki, bana kalırsa tüm bu yetenekler arkasında keskin bir zekayı barındırır.
Seyfi DursunoÄŸlu’nu yalnızca “Huysuz Virjin” kığındayken görenler, çoÄŸu zaman onun kiÅŸiliÄŸi hakkında yanlış izlenimler edinirler. Oysa Seyfi bey’i yakınen tanıyanlar bilirler ki, o tam bir İstanbul beÄŸefendisidir. Tavırları, nezaketi, tam anlamıyla “Huysuz”un tersidir.
Seyfi bey bu konuda şöyle diyor;
”Huysuz çok akıllıca düşünülmüş bir iÅŸ. Çok isabetli bir karar aldığımı düşünüyorum. Çünkü kadın giysileri içindeki erkek, birine hadi gel yatalım deyince, hem komik oluyor, hem de espiri olduÄŸu ayan beyan ortada. Aynı ÅŸeyi bir kadın ya da erkek komedyen yapamaz, tuhaf olur.”
Bir ara, yine “Huysuz” kılığında, televizyonda bir eÄŸlence programı sunan Seyfi bey, uzun bir aradan sonra Kanal D‘de yayınlanan dans yarışmasını yarattığı karakter ile birlikte izlenir kılıyor. Bu tür yarışmalara olan sert duruÅŸuma raÄŸmen “Huysuz”un performansını kaçırmak istemiyorum. Ve onun sahnede olduÄŸu her anı ilgiyle izliyorum. İlerlemiÅŸ yaşına raÄŸmen, aklı ve sıfırdan ürettiÄŸi esprileri ile kendine hayran bırakıyor.
Bunun yanında EkÅŸi Sözlük‘te hakkında yapılmış aÅŸağıdaki yorum da dikkat çekicidir.
“Seyfi bey’ in anlattığına göre, çocukluktan itibaren sürekli ÅŸarkı söyler ve kendi çapında showlar hazırlarmış. Lisede Zeki Müren‘le ahbaplıkları olmuÅŸ ama aralarında bir rekabet varmış. Zeki Müren daha önce sanat hayatına atılarak, daha da yetenekli olduÄŸu için, Seyfi bey’den önce şöhret olmuÅŸ.
Seyfi bey’in sanat hayatına atılması ise tamamen ekonomik sebeplere dayanıyormuÅŸ. Eskiden beri güzel giyinmeye meraklı olan bu ÅŸahıs, 450 lira maaÅŸ aldığı dönemlerde 250 liraya kazaklar alırmış ancak sonra ailevi bir problem sonucunda evden ayrılmış. bunun sonucunda da maddi olarak sıkıntıya düşmüş. Seneler boyunca hayattaki tek beklentisi hayatını idame ettirebilecek parayı kazanmak olmuÅŸ ve bazı geceler bu amaçla 7-8 yerde gösteri yapmış.
Huysuz Virjin’e gelince; geçkin, isterik bir kadındır. Seyfi bey’in kendi kiÅŸiliÄŸi ile bir tezat oluÅŸturuyor olması enteresandır. Çünkü seyfi bey aslında nezakete çok önem veren mazbut bir kiÅŸidir (eÅŸcinsel olup olmadığı konusunda hiçbir bilgi vermiyor). Öte yandan Seyfi bey’in “Huysuz”un kiÅŸiliÄŸine bürünebilmek için her programdan önce iki kadeh viski içmesi gerektiÄŸi de bence enteresan bir bilgidir”
– Kiche
Seyfi bey’in Huysuz’la yaptığı iÅŸin temeli tek kiÅŸilik gösteri yani meddahlıktır. Bu nedenle zaman zaman Cem Yılmaz ile karşılaÅŸtırılmıştır. Fakat bana kalırsa aynı kategoride deÄŸildirler.
Huysuz’un asıl malzemesi gösteriyi izleyen konuklardır. Espriler çoÄŸu zaman doÄŸaçlamadır. İzleyiciler ile etkileÅŸim oldukça yoÄŸundur. Cem Yılmaz ise daha önceden üzerinde uzun uzun çalışılmış ve mükemmelleÅŸtirilmiÅŸ, akıcı bir kurguya sahip metin üzerinden gider.
Hazır cevaplık konusunda Huysuz, Cem Yılmaz’ın çok çok üzerindedir. Yılmaz’ın izleyenlerle etkileÅŸime girmekten çekindiÄŸini kendisi de dile getirmektedir. “Ben çoÅŸarsam onlar neler yapmaz” çekincesi ile gösterinin kontrolünden çıkmasından korkar. Huysuz ise hem sahneye hem de izleyenlere inanılmaz derecede hakimdir. İzleyenlerle bire bir etkileÅŸimde olmasına raÄŸmen gösteriyi tamamiyle kendisi yönetir ve bir an için olsun geri planda kalmaz.
Huysuz’un izleyenler üzerinde akla mantığa sığmaz bir kredisi vardır. En ağır, oldukça gizli saklı kalmış cinsel içerikli espriler ve aÅŸağılamalar bile ters tepmez.
Aynı kredi Mehmet Ali Erbil‘de de mevcuttur. Onun bu krediyi nasıl edindiÄŸine bakarsak ardında Huysuz’u görürüz. Onun gösterileri de “Huysuz” temeline dayandırılmıştır. Fakat “Huysuz Virjin”e oranla bir doz daha uysaldır.
Seyfi DursunoÄŸlu ve ürettiÄŸi “Huysuz” karakteri arasındaki kiÅŸilik farkının uçurumlar boyutunda olması yeteneÄŸinin ne düzeyde olduÄŸunun açık bir göstergesidir. Umarım hem yeteneÄŸi hem de kiÅŸiliÄŸi birçok gence örnek olur. Onun gibi pek sık karşılaÅŸmadığımız deÄŸerli insanlar fazlalaşır.
26 March 2006 | İlgili Olduğu Konular »

refik
dün gene spontene ama acaip zeka dolu bir espri daha yaptı… Büyük espri değil ama nerden neyi yakaladığını görmek insanda hayranlık yaratıyor. Bu yarışmaları bende sevmem ama HV’i 2 dakika izlemek içn bakıyorsunuz ve izlemeye devam ediyorsunuz..
Hadise şöyle gerçekleşti…
Yapılan dansın bir figüründe oğlan kızı yatay(yere paralel) bir şekilde kucağına alıyor. kız kendini gitar gibi gözüken bir şekle sokuyor. Oğlanda elini kızın üstünde sallayarak, gitar calıyormus havası veriyor.
Dans bittikten sonra HV oğlana, aynı figürü kendisiyle de yapması için baskı yaptı. oğlan HV’yi kucağına aldı, almaya çalıştı, birileri yardım etti, aldı alamadı… Huysuz’u o şekilde hayal edin işte…Herkes gülüyor.. vs vs
Sonra kahkaların arasından, jüride ki Gay kılıklı adam çıkıp HV’ye ; “Huysuz hanım, Huysuz hanım gitardan çok kontrabas’a benziyosunuz hani…” dedi bi de “aha aha aha” diye güldü…
Huysuzun cevabı gecikmeden geldi…
“Kontrabas yatık değil, dik tutulur cahil herif. Bu yaşa gelmişssin daha aletin nasıl tutulcanı bilmiyosun, ben sana ne diyim!!!”
O sıra adamı gösterdi, yanında yonca evcimik vardı. eliyle yüzünü kapadı, başını önde eğdi ama elinin altından kulaklarına varmış dudakları gözüküyordu…
:) keyifle izliyorum….
26 March 2006
Selim Yörük
Bu metni yazmamı tetikleyen nedenlerden biri idi dün geceki program. Fakat ben senin yakaladığın espriyi kaçırmışım. Ama hakkaten iyi bir örnek olmuş yazdıklarıma.
Teşekkürler Refik.
27 March 2006
zehra iskender
Huysuzum,bu size yazdığım kaçıncı mail bilmiyorum.mektup yazdım kanal d ye gerı geldı.dilerım bu mesajımı alırsınız.Size bu satırları çalışma arkadaşlarmla yazıyorum.Sizi sevdiğimizi birkez daha bildırmek isterım.Trabzonun ve trabzonlunun bırını kabul etmemesi gibi lüksü yok.Sizın sanatınız tartışilamaz.Trabzon devlet tiyatrosundan bır grup çalışma arkadaşım adına yazıyorum.hazıranda geleceğiniz tarıhı bildırırsenız sızı çıceklerle karşılarız.Saygıyla sevgıyle kalın.Sizi sevıyoruzzzzzzzzzz.
12 April 2006
zehra iskender
lütfen az mesajımı huysuza iletin
12 April 2006
martina
Hem muhteşem bir kadın hem de muteşem bir adam. Bir asır yaşaması umuduyla :)
03 May 2006
DİLARA AKMEŞE
Siz Huysuz Virjin olarak çok fazla yer kazandınız. Yorumlarınızla çok fazla kişiyi etkilediniz. Siz ve jüriniz neredeyse bütün Türkiye’nin beğenisini topladı. Sizleri çok seviyoruz.
25 May 2006
Ruhiye Mine Kayra
Sayın Dursunoglu, ‘Benimle Dans Eder misiniz?’ gösterisinde size Ahşap,klasik bir koltuk ya da masa uygun düşerdi. O cam ve maden karışımının arkasına geçip oturmayı nasıl kabul ettirebildiler size. İzleyici olarak ben rahatsız oluyorum ve saygısızlık gibi geliyor Sahnenin bütünsel görünümüne ve seyirciye karşı da haksızlık.
Sevgi ve saygılarımla
Mine Kayra
04 June 2006
Tugba
Sevgili Seyfi Dursunoglu; Siz benim icin cok özel bir kisiliksiniz. Sizinle tanışmayı çok isterdim. Belki çok duyduğunuz bir cümle ama ben de zekanıza hayranım!
Gerçekten muhteşemsiniz, sizden ögrenecegimiz daha cok şey var. Lütfen kendinizi bizden mahrum birakmayın.
Saygılar….
14 July 2006
Asu
Bir ışığı yorulunca keşfetmeyin arkadaşlar. Ben 20 yıldır Huysuz hayranıyım. Mehmet Ali gibi etık degeri olmayan yarışma sunucularını neden izledık yıllarca..
Türk milleti kaliteli ve zevkliyi bir arada hazmedemiyor mu? Aziz Nesin’den farkı olmayan bu sanatçımıza ait sayısız film olmalıydı.
Huysuzun bu degerini yıllardır farkeden bir tek ben miyim arkadaşlar? Destek bekliyorum. Buluşalım. Huysuza ulaşalım. Takdirimizi iletelim.
18 July 2006
recep şahin
Onun üstün zekası beni ona hayran bıraktı. Dilerim ben de onun gibi bir komedyen (usta) olurum.
23 July 2006
Asu
Seyfi Dursunoğlu hayranları; ilk yorumumdan sonra “Bana ulaşan çok olur” diye düşünmüştüm.
asuhanmelei@hotmail.com bekliyorum arkadaşlar. Birleşelim. Huysuz bir aksiyonda bulunmazsa, evinden, kanepesinden canlı yayınlara, sohbete dahi katılsa, bir on sene daha bize hizmet etse yeter.
Seyfi Dursunoğlu’na Allah en uzun yaşayan Türk rekorunu almayı nasip etmesi dileğiyle…
Fun kurmak isteyen arkadaşlardan haber bekliyorum.
08 August 2006
Ecem
Gerekirse %100 erkek, gerekirse %100 kadın olabilen ve bunu en mükemmel şekliyle tek bir kimlikte ortaya koyan tek canlı bence :)
10 August 2006
Ömer Ünver
Seyfi abi, senin bu kadar sevilmenin sebebi, diğer sanatçılar gibi maske takmamandır.
O altın yüreğine hayranım. En kısa zamanda görüşmek dileğiyle. Hoşcakal…
20 August 2006
Yonca
Nasıl desem, mükemmel bir insan. “Katina’nın Elinde Makası” adlı kitabını da -yanlış anlaşılmasın, anlamadığınmdan değil- öyle muhteşem bir hayatı, öyle güzel bir zaman da yaşamışlığı olduğundan ve mükemmel insalığını orada anlattığından okumaya doyamıyorum. Üç mü beş mi yemin ederim bilmiorum.
Şu televizyonda sunduğu yarışma ya da gittim tanıştım hayecandan tansiyonum düştü. Ona hediye bile aldım verdim. Mektup bile yazdım. Onu çok seviyorum. Evimde yaşayan biriymiş gibi, akrabammış gibi.
12 September 2006
Mehmet Ali ALDEMİR
İnce bir zekaya sahip olduğu belli. Ancak sanatçılar bu zekalarını toplumun emrine vermelidirler. Bu zekayı ülke gençliğine toplum sorunlarını aktarmada, ülke gerçeklerini vurgulamada kullanmasını beklerdim. Bugüne kadar bu söylediklerimle ilgili bir tek mesajına rastlamadım Sn.Dursunoğlu’nun.
Bir komedyen olarak konuyu irdelersek, belden aşağıyı kullanarak ve argo ile takviye ederek sanat yapmak çok kolaydır bu ülkede. İnsanlara kadın kılığında görünüp kendini benimsetip özel hayatımda tam tersiyim iması benim için yeterli değil. Devletin verdiği görevi yapmıyorsunuz Sn.Dursunoğlu.
Homoseksüel olup olmadığınızı açıklamanız daha doğru olurdu. Sağlıklı bir görünümle de ince zekanınızı ve esprilerinizi topluma aktarırdınız, Levent Kırca bunun en canlı örneğidir. İlle kendinizi kadın kılığında sevdirip, çocukların ruhsal durumunu sarsmaya hakkınız olmadığını düşünüyorum.
Sanat sanat içindir, ama sanat toplum içindir, bu toplumda minicik dimağlar da sizi izliyor. Sanatçıyı umulmadık bir derinlikte açıklayabiliyor bu çocuklar.
Sn Dursunoğlu ve M.Ali Erbil’e seyircinin sınırsız kredi vermesi onların yaptığı belden aşağı seviyesizliğe cevap vereyim derken altta kalmayayım çekincesindendir. Nitekim Erbil canlı yayında kendisi gibi bir kurtla dans etmeye kalkan birinin donunu indirerek teçhizatını ortaya dökmüştür. Şimdi buna sanat mı diyeceğiz, iş kazası mı? Buna halktan sınırsız kredi mi bekleyeceğiz?
Bu şovu bir çocuk görse sadece bir dersin belki, ama birçok çocuk gündüz kuşağında bunu izledi ve belki de ruhen hasarlandı. Aynı şeyi bir oyun zannederek belki de toplum önünde, kreşte birbirlerine uyguladılar.
Yanlış düşünüyor olabilirim. Bu yorumu okuyan bir pedagog veya psikiyatr da bu konulara açıklık getirebilir.
Seviye yapılan her işte esastır. Hele hele bu ekranda ise. Bu ülkede sanatçı saygıyı hakedecekse, örnek görünümünün üzerine entellektüel ve gündeme hakim havasını da katarak halkı aydınlatma görevini yapmalıdır. Ne zamana kadar, özellikle toplum belli bir kültür düzeyine gelene ve demokrasiye sahip çıkana kadar elinden tutmalıdır halkın.
Atatürk “Bir toplumun kültür düzeyini ölçmek istiyorsanız, sanatçılarına bakın” demiştir. Kimdir bu ülkenin popüler sanatçıları? Huysuz, M.Ali Erbil, Fatih Ürek, Bülent ERsoy. Kimdir ünlülerin menajerleri? SİSİ. Nedir popüler sanat haberlerimiz bunların sevgilileri, yaşantıları.
Gerçek sanatçıların hiçbirini iki gün üst üste ekranda göremiyoruz. Reyting getirmedikleri için mi?
Birileri “Topluma düzgün mesaj verecek sanatçıları ön plana çıkarmayın!” dayatması mı yapıyor? Türkiye’nin geleceğinin aydınlığına perde çekme adına…
Saygılarımla.
12 September 2006
Mine
Seyfi Bey Huysuz Virjin karakterini canlandırıyor diye cinsel tercihinin merak edilmesi ne kadar da abes. Kime ne ?
Seyfi Bey başka, Huysuz başka kişilikler.
Bir sanatçı hırsız ya da katil rolünü oynuyorsa gerçek yaşamında onu katil ya da hırsız olarak mı düşünmeliyiz ?
Zekasına, yaratıcılığına,içindeki insan sevgisine, enerjisine, işine olan saygısı, hakimiyeti ve özgüvenine hayranım. Kendisini daha çok uzun yıllar ekranlarda izlemek nasip olur inşallah
22 October 2006
Asu
15 numaralı yorum sahibi Mehmet Ali Aldemir adlı arkadaşım (Huysuzum hakkında söylediklerin hariç) beyanlarını begendim. Yüksek sesle, her yerde tekrarlayabilirsin.
Arkadaşım, Huysuz’un mesaj vermediğini idda etme. Seyrettiğini anlamadığın ortaya çıkar. Tarzını sevmemiş olabilirsin, o halde yorum yapma. Susup seyretmemeyi tercih et.
Bir yolda yürürken kenardaki çamuru beğenmezsen ona basarak mı tavrını belli edersin. Değmeden uzaklaşarak mı?
Huysuzumu begenmemiş olsan bu sayfada işin ne?
20 December 2006
Selim Yörük
Asu hanım, Anafikir.com “Huysuz Virjin’i Destekleme Derneği” çatısı altında olan bir site olmadığına göre her türlü görüş ve eleştiri yazı ile alakalı olduğu ve hukuk kurallarını ihlal etmediği takdirde yayınlanmalıdır, yayınlanacaktır, bilginize.
22 December 2006
M.Ali ALDEMİR
Öncelikle yorumlarımı okuman beni sevindirdi. Övgülerin için de teşekkür ederim.
Sevgili Asu, ben Seyfi Dursunoğlu’nun sanat alanını, uygulayışını ve daha iyisini yapabilecek yetenekte olmasına rağmen esirgemesinin eleştirisini yaptım. Levent Kırca örneğini verdim.
Sanatını o kılık ve işve ile yaparak topluma vereceği mesajın pek bir önemi olmaz. Ama aynı Dursunoğlu bugün Meclis’te bir oturuma katılsın, birçok milletvekilinden daha gündeme hakim şekilde konuşur ve görüş beyan edebilir, bu yeteneği var.
Ben Huysuz Virjin tipini eleştiriyorum. Bu tarza pirim veren medya yöneticilerini eleştiriyorum. Dursunoğlu’ndan “Katinanın elinde makası …ikemez yavrum katinam …ikemez” mesajı vermek yerine, sanatının aralarına ülke gerçeklerini serpiştirsin, izleyenlere ülke üzerinde oynanan oyunlardan uyandırma pasajları koysun.
Bazı yollardan geçerken çamura basmadan geçeceğin alanda bırakılmamıştır, basar geçersin, sonra çamursuz bölgeden ilerleme şansını yakaladığın yerden yürümeye devam edersin. Keşke “Huysuzuma dokunma” diyerek beni kendi açından eleştirirken Huysuz’a neden dokunmayacağım konularında da açılımlar getirebilseydin.
Lütfen bana Huysuz tiplemesinin güzel yönlerinden bahseder misin? Ne gibi bir feyz alabilirim insanlık adına, ahlak adına, toplum adına? Çünkü yaratılan tip reyting adına. Reytingin amacı ne?
Türk toplumunun ülke gerçeklerine hakim olmaması için bu programları Antihistaminik olarak aç veya tok karna farketmez sınırsız ögünlerde kullanması.
Uyuyalım lütfen, fazla gürültü oldu. Sevgilerimle.
22 December 2006
Hayalci
Merhaba, ulaşır mı bilmem bu yazdıklarım kendisine!
Huysuz virjin tipi, olabilir mi acaba Seyfi Dursunoğlu’nun alkolle sarhoş olmuş hali. Sanki kibar ortamlarda ya da cesaret edemediğimiz ortamlarda vb içimizde tutmak zorunda olduklarımızı tiplemeyle ortaya çıkarmakta. İçimizde bir yerlerde olanları dışarı çıkarmakta.
Başka türlü olsa yüksekten bakıp kınayacağımız durumlara gülmemizi sağlayabiliyor ya yüreğine sağlık onun. Şurda bizi kaç şey güldürebiliyor, ya da kaç kişi topu topu değil mi?
Bu konuda çok başarılı, keşke çoğalsa böyle tiplemeler. Kendimizle de eğlenebilsek. Atsak bazı bazı ciddiyet kabuğumuzu, aşşak bazı bazı kendimize koyduğumuz sınırları.
06 January 2007
Uğur Avcı
Sevgili Seyfi abi, senin yapmış olduğun bu güzel sanat bizi o kadar keyiflendiriyor ki acımıza, sevinç, hayatımıza renk katıyor.
Şunu bilmeni isterim ki, iyi ki varsın!
23 January 2007
Deniz
Sizin çok büyük bir hayranınızım. Çoçukluğumdan beri televizyondaki programlarınızı seyrettim.
Sizi ben dün gece rüyamda gördüm. İnşallah iyisinizdir. Sağlığınız yerindedir. Size misafir olmuştum.
Sizi rüyamda görmek beni çok sevindirdi. Anlamı benim için başarıya işaretmiş.
Kendinize çok iyi bakın.
27 January 2007
Asu
Sevgili M. Ali Aldemir, Selim Yöruk kimdir?
İkinci mevzum ise seninle tartışmak kolay. Akıllı ve net bir adamsın. Uyuşmasakta fikirlerimizi paylaşırız zannımca, iki bilinçli münazaracı olarak.
Aynı fikirde olduğumuz konular da var. Sen zalimce sanat ruhu olan bir adama meclise girip kanserden öl diyorsun.
Sanat kapasite ister. Yırtık herkes bürokrat olabılır. Konuşuruz bunu özelde seninle neyse.
Üçüncü mevzum; komik olmayın. Ben seçeneksiz bir kadın değilim; Seyfi erkek olmasa, o ışığı verir mi bana. O sutudyolardan, o kadar kablonun ardından seksi gelir mi bana? Ki ben kolay kolay beğenmem. Erkeğin Osmanlı sultanları anlayışıyla iyisini ayırdederım. Hiç üzmeyin tatlıcanınızı siz. Seyfi normal erkek.
Türkler nasıl abartır her şeyi. Adam programdan önce sadece yarım kadeh içiyormuş. Sanki iki şise içtiğini görmüşlüğünüz var. Aman siz de. Bu kadar büyük bir kitle edinmiş, her yaştan. Bu siteyi okusa kıskançlığınıza güler. Hakkını verin, etik rol nasıl bulamıyorsunuz bence hızlı düşünme dürüst konusma dersı verıyor gülümsetiyor. Bunu başka kim yapıyor?
Ajdar’ın vasıflarını buraya yazmayın. Onun kendi sütunu var.
Sevgili M. Ali A. Huysuz’un şovunda sanırım reyting uğruna saçma bölümler vardı haklısın. İnanırım, sebebı ınatçı yapımcı olmalı. Huysuz canlı Birand’ın programına çıktı. Birand’a karşı üç kişi konuşuyor hissettim. Adam zeka küpü.
Senin mesleğini merak ettim. Akıllı ama sol beyin mağduru musun, yazar mısın? Sanatçılar da sağ beyin, duyusal zeka fazla gelişir. Bakan olamaz onlar sıkıntıya gelemez.
Aptallıktan mı? Hayır. Yaratıcılıktan. Bazı ikerim gibi konulara giriyor ama bu adamı eleştirme sen gene de çünkü insanız hiç mi hatamız olmayacak.
Ayrıca ona küfürü bile yakıştırıyorum. Yani sırılsıklam seviyorum onu. Benim idolum. Ne yapsa da seveceğim için taraflı da oluyorum. Kusura bakma.
30 yaşındayım. Kendini bir insana bu kadar sevdirdiği için en azından saygı duysan ona? Seni bu kadar seven olmadı, olmayacak bir düşün. Senden artıları olmalı bu adamın degil mi?
01 February 2007
Asu
Her gece Seyfi Dursunoğlu düşüncesiyle yatıp, sabah onunla uyanana Ekşi Sözlük’te ne derler?
Bence sabah erken hayata başlayan bu adam, sabah programı yapmalı Seyfi kişiligiyle. 45 dakikalık canlı ya da banttan, ev hanımı ve ofisinde tv olanlar sabaha mutlu bir giriş yapsın diye.
Konuksuz ya da seçkin bir konukla, yumuşak bir sohbet olmalı. Aksanları da tekrarını vermeli ki çalışanlar da aynı gün içinde uykuya rahat geciş yapsın.
Belki M.Ali A. kardeşimizin özlemi de giderilmiş olur. Etik konulara da girilir.
Onun Seyfi kişiliğine hasretim. Cd, video arşivine sahip olanlar düşünürseniz kopyalarınızı satın alabilirim.
İyi hayatlar dilerim.
02 February 2007
Asu
Gözlerin yeni bir doku görmediyse
Ellerin yeni yüzeyleri unuttuysa
Yepyeni taptaze bir hava solumadıysan çoktandır
Kalbin heyecanla atmadıysa, atamadıysa
Bir kalbin olduğunu sadece arabanda yokuşu hızla inerken hatırlıyorsan daha sık Huysuz’u izlemelisin.
19 March 2007
Taylan
Keşke Seyfi Dursunoğlu benim babam, amcam, abim veya dayım olsaydı. Böylece onu her gün görebilirdim ama ne yazık ki sıradan bir Türkiye vatandaşının gökteki bir yıldızla tanışması imkansız.
O benim için ulaşılmaz, vazgeçilmez bir şimal yıldızı. İliklerimde, hücrelerimde derinden parçalnırcasına seviyorum huysuzu ve hep seveceğim.
05 April 2007
Asulop
Sizi çok seviyoruz.
07 May 2007
dilek
sevgili seyfi dursunoğlu ben sizi çok seviyorum size ve enerjinize hayranım sizden bi ricam olucak benimde dişlerimi yaptırırmısınız çok uğraştım ama maddi sorunlar yüzünden yaptıramadım o kadar takıntı yaptımki size başvurmakta çareyi buldum umarım okursunuz benimki bir umut: :(
18 November 2007
Asu
yarışmada iyiki kendi varlığınla çıkıyorsun Seyfim. Allaha emanet ol. her an senı düşüne hayranlarından sadece birisiyim senin için.hayatta ilk defa bir sanatçıya hayranım ve ne yapacağımı bilemiyorum.kendimi nasıl dizginlerim arkadaşlar yardımcı olun.
12 December 2007
asu
sevgili Seyfi DursunoÄŸlu…yardımcıların sana bu sayfayı okuttu mu bilemiyorum yenı bır yapıma baslayacakmışsın buradan mı ilham aldın bilemiyorum?kaç gün kapında bekledim senı görmek için bilemiyorum..senin fun ını oluÅŸturucam seni hayranlarından da kıskanıyprum .ben en iyisi yarısma bıtmeden sütüdyoya geliyim de kendımı sahneye atıyım..hehe.imza en büyük hayranın Asu.
24 December 2007
engin atak
yılbaşı gecesi televizyon da izledik sizi .Bizi hem guldurdunuz hem aglattınız. siz cok yaşayın emi.
01 January 2008
duygu kaplan
harika bir insan kendisine bayılıyorum.
12 January 2008
ipek
senii çk sewiorum huysuz ve tatlı kadın _erkek
12 January 2008
Ali...tuncer
seyfi bey allahım sıze uzun omür versın
sizi izleyerek zaman geciriyoruz iyiki varsınız
saygılarimla
03 February 2008
CANAN
seyfi dursunoÄŸlu ender sanatçılardan biridir.onu hakketen çok seviyorum..allah sana uzun ömürler versin… seyfi amca..istanbulda yaşıyor olsaydım evine ziyarete giderdim…o çok samimi ve içten bir insan….onu çok seviyorum
27 June 2008