Sıkılıyorum… Çok
“Sıkılıyorum…çok”; Bir çekince, bir tedirginlik belirtir. Belkide bu, kelimelerin boğazda düğümlenmesi, belkide çekilmez sıkıntının oluşturduğu bir yan etki. Her ne olursa olsun, duyulduğunda bazı şeylerin yolunda gitmediği anlaşılır.
Aslında, bu kullanımın altında yatan duygu, sadece basit bir sıkıntı değil, üstesinden gelinemeyen, başedilemeyen, kontrol altında olmayan bir durumun mevcudiyetindir.
Çogu zaman bu kullanım, karşısındaki bireyden emin olmayan, “acaba dertlerimi anlatabileceğim, sıkı bir dostla mı karşı karşıyayım” şüphesi duyan kişilerin kendini dışa vurumudur. Içerisinde “hic kimse sir paylasacak kadar guvenilir degildir” yargısı beliren fakat buna rağmen içinde bulunduğu çözülemez, başedilemez durumu paylaşmak isteyen, bu şekilde rahatlamaya çalışan bireyin belirtgecidir.
“Baba” denilen güçlü, sert, yıkılmaz bir bünyeden duyulduğunda daha bi acıtır… (bkz: baba öpücüğü)
06 December 2004 | İlgili Olduğu Konular »

Aslan
Usta çok sıkılıyorum. Niye mi? Çünkü sıkılmayı seviyorum galiba.
31 October 2006
Oya
Sıkılıyorum çünkü ekonomim berbat. Dışarıya çıkamıyorum. Alışveriş yapamıyorum. Kimse de beni anlamıyor.
Delireceğim. Sanki uyuştum. Uyumak istiyorum vakitli vakitsiz. Bağırmak istiyorum sebepli sebepsiz.
Daraldım, yoruldum. Sanırım ben yaşamak istemiyorum. Ne oluyor sanki yaşayınca. Her gün bir önceki günün aynısı. Ne var değişik. Hiçbir şey yok.
Ağlamak istiyorum ben.
05 March 2007
Selim Yörük
Sizi anlıyorum Oya hanım. Ben de zaman zaman bu ruh haline kapılıyorum. Aynen. Ekonomik zorluklar da dahil : )
Böyle durumlara bir çözümüm var neyse ki. Benim ruhumda işe yarıyor.
Penceremden dışarı bakıp, yoldan geçen insanları gözlüyorum. Onların yürüdüğü yolda, onlar olmak için zorluyorum kendimi, beynimi. Nereden gelmekte olduklarını, nereye gittiklerini tahmin ediyorum ve sanki bir film gibi bir sonraki sahnelerini düşünüyorum.
Bazen öyle oluyor ki, bu insanlardan bazıları bana içimden gelen hikayeler yazdırıyorlar. Öyküler, olaylar… Sanki bir film senaryosu gibi.
O yoldan geçen ve onların yerine geçtiğim iki ayrı kişiyi hayalimde buluşturuyorum. Yepyeni bir senaryo çıkıyor ortaya : )
Bazen ertesi günü iple çekiyorum. Senaryomu, öykümü devam ettirecek kişiyi sokakta görmek için. Çok heyecanlı ve eğlenceli geliyor bu ruhuma : )
Denemenizi öneririm.
05 March 2007
Hamiyet Bakır
Kişilerin sıkıntı çekmesinden insanların olur olmadık takıntılara takılıp, yaşamdaki güzellikleri görmeyip, sapmalara eğilimli olmalarından kaynaklanır.
12 March 2007
Oya
Selim, sizi anlamakta zorluk çektim. Denememi istediğiniz hayalcilik oyunu inan bana göre değil. Bu kadar sorunun içinde bunu hayal etmem zaten mümkün değil.
Yine de hayallerinize saygı duyarım. Bu sizin tarzınız ve seçiminiz. Size bol hayalli günler dilerim :)
15 March 2007
Hamiyet Bakır
Oya Hanım, hayat çift kullanımlı bir merdivendir. İnişli, çıkışlı. Yaşam içerisindeki, sıkıntı dalgasına kapılmayın. Rahat olun. İnanın yaşam güzel. Sıkılmak bile güzel.
Gidip bir sakız alın. Alışveriş yapın. Selim bey gibi camdan bakın. Sizden daha çok sıkılan insaları görürsünüz.
Gelin elele biz bu sıkıntıyı sıkalım.
15 March 2007
Emel
Sanırım Selim Bey haklı. Ben de kendimi yaklaşık bir haftadır camın önünde insanları izlerken buluyorum.
Bir çay demliyorum. Bir de müzik. İnsanları, arabaları izliyorum. Demek çoğu sıkılan insan bunu yaşıyor.
Sadece şunu merak ediyorum. Selim Bey şu an hangi aşamada, ne zamana kadar pencerede olcağız :) Sırada ne var?
18 March 2007
Emine
Sıkılmanın şusu busu olur mu? İşler yolunda gitmiyor. Hayat beklentilerimizi karşılamıyor. Ekonomik açıdan, psikolojik açıdan, her açıdan sıkıcı bir hayat.
Sanırım asıl sıkıcı olan şey insanların yalnız olması.
Hani diyorum canı gönülden sevip, sevileceğiniz güvenip, sıgınacağınız bir liman.
Bak yine hayallere daldık. Bence Selim Bey haklı. Hayal kurun arkadaşlar. İyi geliyor. Olmasını istediğiniz her şeyin hayalini kurun. Yüzünüzde gülücükler açsın.
Sizi seviyorum. Yazmak iyi geldi bana. Lay lay lom :)
20 March 2007
Arzu
Sıkılıyorum, hem de çok. Durmadan, dinlenmeden sıkılıyorum her şeyden.
Her şey çok erken mi yaşandı da ben hiçbir şeyden tat olmaz oldum. Herkesi gülümsetebilen ayrıntılar bana niye bayağı geliyor? Bu kadar mı bıkmışım herkesten, her şeyden, sıradanlıktan.
Dışarı çıktığımda insanların yüzlerine bakıyorum da, kimsenin yüzünde bir mutluluk ifadesi göremiyorum. Her yüze bir hüzün hakim. Her yüzde bir burukluk. Belki de ben öyle görmek istiyorum. Belki de gerçekten mutsuz artık herkes.
Bazen ebeveynlerimden eskileri dinliyorum da, eskiden bu kadar sıkıntılı değilmiş insanlar. Teknoloji hayatlarımızı ele geçirene kadar. Teknolojiyle birlikte yok olmuş samimiyet. İnanıyorum bazen ben de bu denilenlere.
Niye böyle olduk diyorum kendime. Sıkıntımı, sinirimi bastırmaya çalışıyorum. İlaçlar da gereksiz. Uyumak en güzeli. Yeni bir uyanışın ümidiyle…
Kendimi kandırıyorum ama. Her uyanış bir öncekinin aynısı. Depresyon değil bu. Eğer depresyonsa herkes depresif. Artık insanların
doğası ya da depresyon.
Şu yazdıklarım, yazmak istediklerimin küçücük bir kısmı ama yazmaktan da sıkıldım. Hatta bunları yazarken sıkılmışlığım daha da bir arttı.
O zaman ne yapmalı, yazmamalı, uykuya dalmalı. Güzel, mutlu rüyalara… Çünkü artık her şey rüyalarda güzel.
25 March 2007
Yılmaz
Ben de 20 yaşında, hayat dolu, güler yüzlü birisiyim.
Benim de sorunum fazla çalışmak. Sabah 11′den gece 24′e kadar çalışmaktan çıkıp gezecek zaman bulamıyorum. 15 ayda sadece 4 gün izin kullanabildim. Yani gerçek hayattan tamamen kopmuş, pc başında sanal bir hayat yaşıyorum.
Dışarı çıktıqımda, bir ortama girdiğimde o ortama ayak uyduramıyorum. Anlayacağınız ben insanlarla karşılıklı iletişim kuramıyorum. Karşılıklı sohbetler canımı sıkıyor. Ama pc başında ise saattlerce sohbet etmeme rağmen sıkılamıyorum.
Dışarı çıktığımda normal bir insan gibi gülüp, eğlenmek istiyorum ama olmuyor, yapamıyorum.
Ben bu hayata ayak uyduramıyorum. Yani bazı insanları analayamıyorum. Hayat para pul da değil. Her şeye sahip olan bir insanın canı sıkılmıyor mu sanki?
Size bir tavsiye; hep güzeli düşünün ve beklenen günün geleceğini düşünüp, çekilen çileyi kutsallaştırın. Hayat her şeye rağmen yaşamaya değer.
Herkese iyi günler.
29 March 2007
Mustafa
Ben de çok sıkılıyorum ama sıkılmanın maddiyadla bir alakası yok arkadaşlar. Bu zaman zaman oluyor.
Bazen hayat o kadar güzel ki, bazen de berbat geliyor.
Mesela şu an hiçbir şeyden zevk alamıyorum ama sanırım Selim’in yaptıgı güzel bir taktik. Ben de deneyeceğim Selimciğim.
05 April 2007
Yolcu
Arkadaşlar sıkılmayın. Gerçekten Allah’a iman ediyorsak, en üstün olan bizleriz.
Düşünün bir kere. Öyle bir Allah’a iman ediyorsunuz ki, alemlerin rabbi, her şeyi yoktan yaratan, mülkün gerçek sahibi, kullarına karşı çok merhametli ve kendisine yönelip tevbe edenleri sever.
Zaten bu dünya hayatı gelip geçici değil mi? Hem de bu dünya oyun ve eğlenceden ibaret değil mi?
Gerçek hayat ahiret hayatıdır. Hal böyleyken bize düşen Allah’a ve Rasülüne itaat etmektir. Sonrası.. Haydi buyrun cennete.
05 April 2007
Özlem
Arkadaşlar ben de çok hayal kuran biriyimdir. Ama bazen hayeller de işe yaramıyor.
Şu yaşam şartları insanı öyle bir boğuyor ki, bazen dayanamaz hale geliyoruz. Şu an nişanlıyım. Maddi sıkıntı çekiyorum. Çeyiz yapmam lazım ama doğru düzgün bir işim yok. Ailemin durumu da belli zaten.
Bu durumdan insan nasıl sıkılmaz ki. Ama her şeyin hayırlısı olsun diyorum. Belki bunda da vardır bir hayır. Öyle değil mi?
10 April 2007
Eyşan
Çok sıkıldım artık. Hep aynı şeylerin tekrarlanmasından. Dahası hep aynı kötü şeylerin tekrarlanmasından. Belki şu an iyi bir dönemdeyimdir.
Yaşayan bilir. Hiç dertlerden kurtulmak için uykunuz olmadığı halde erken yattınız mı? Peki sabah kalkınca ‘çok şükür yaşıyorum’ kelamından uzak.
Yine yeni bir gün daha deyip yatağın içinde ağlamak üzere donup durdunuz mu? Her gece perdelerı kapatıp sizi her zaman ağlatan o muziği dinlememeliyim deyıp elinizle başlatıp, saatlerce iç çeke çeke ağladınız mı?
Size gün içinde karşılaştığınız herkes ‘dokunsam aglayacaksın neyin var deyip sizden birkac kelime almak için dil doktu mu?
Herkesin olduğu bir toplulukta, herkes eğlenırken, gözleriniz kalıp, çok uzaklara gitti mi? Orada olanları yok sayıp..
Çok sevdiğiniz birini amansız bir hastalıgın içinden kurtarabıldınız mı pekı? Ben kurtaramadım.
15 April 2007
Mahmut
Sıkılıyorum aynı Oya hanım gibi. Galiba bu dünyayı Allah sıkılsınlar dıye yaratmış.
Sıkılıyorum çünkü ekonomik zorluklar, ışsizlik yaşamdan uzaklaştırıyor beni. Bazen çocuklara bakıyorum oynuyorlar, gülüyorlar, çocukluklarını yaşıyorlar. Ama büyüdüklerinde sonları bizim gibi olacak ve onlar da sıkılıyorum diyecekler.
19 April 2007
Kont
Sanki göğsüm açılacak, kalbim dışarı çıkacak. Kim bilir ne zamandan beri böyle ve öyle alıştım ki canımın sıkılmamasına.
Canım sıkılmaya başladı. Hiçbir şeyin tadı yok. Hiçbir şey yapmak istemiyorum. Hiçbir yere gitmek istemiyorum. Uyumak istiyorum.
Uyumadan gece oturmak istiyorum. Ekonomik sıkıntım da yok. Allah kimseye de vermesin. Eskiden arabamla gezmek zevk verirdi, şimdi ise beni tek rahatlatan evimde bira içmek.
Onu da abartmak istemiyorum. Bağımlı olmak istemiyorum. Güzel de bir işim var. Ama işimden de tad almıyorum.
Arkadaşlarımla da görüşmek istemiyorum ama onları özlüyorum. Yalnız kalmak istiyorum ama yalnızlıktan sıkılıyorum. Ne oluyor bana anlamadım.
Gülmeyi güldürmeyi çok severdim eskiden. Çok espiriliydim ama şimdi çok durgunum. Herkes soruyor neyin var diye. Neyim var acaba.
Yalnızlık mı, bir şeyleri paylaşamamak mı… Ama kiminle… Yoksa bir limana mı ihtiyacım var.
20 April 2007
Ceren
Evet ben de aynı şeyi söylicem galiba. Çok sıkıldım. Gerçekten!
Kafama takmamam gereken şeyleri takıyorum. Takmamam gerektiğini bilmeme rağmen yapıyorum bunu. Ama elimde değil.
O kadar çok sıkıldım ki, Google’a “Sıkıldım” yazdım. Bir şey çıkmaz sandım ama yanılmışım.
Benim gibi çok insan varmış. Herkezin farklı bir derdi var aslında. Hiçbir şey istediğim gibi gitmiyor. Amacımdan uzaklaştırıyor sanki her şey beni.
İnsanlar çok sıkıcı, çok acımasız ve çok menfaatçi.
Öyle olmadığını bildiklerimden ise çok uzaktayım. Ya da yanlarında olamıyorum. Ama inanın bana çok sıkılıyorum.
20 April 2007
Hakan
Sıkılıyorum hem de çok. Yorumlarınızı okuma nezaketinde bulunmadığım için özür dilerim. Sadece içimi boşaltmak istedim.
Bir tespitte bulunmaya çalışsam doğru yazar mıyım, kendime karşı dürüst olur muyum, size karşı dürüst olur muyum ondan bile emin değilim.
Oldukça varlıklı bir ailenin çocuğu olarak geldim dünyaya ama artık beş parasızım. Kendimi çok iyi yetiştirdim ama çevremde beni anlayacak insanlar gittikçe azalıyor.
Okudukça öğrendikçe yalnızlaştım. Aslında kısa kesmeliyim. Sonuç olarak yalnızım işte herkes kadar.
Kendime yetemediğim yerde tutunacağım hiçbir şey olmadığı gibi, kimseye güvenim de kalmadı elimi tekrar uzatmak isteyebileceğim.
Tahmin ettiğim gibi oldu işte yine neticede. Dürüst olmaya çalıştım ama tespitte sıkıntım beni kuşattı yine. Kendime yabancılaşmaya, yalnızlığım içinde boğulmaya başladım.
22 April 2007
Aliye
Canım sıkılıyor çünkü okul dışında yapacak hiç bir şeyim yok. Bana iş bulan da, iş veren de yok.
İnşallah onların da canı sıkılır.
Şu KPSS denen meret o kadar canımı sıkıyor ki, hergün hergün nete gelip, yeni bir gelişme var mı diye bakmaktan sıkılıyorum.
Bu ne yahu. Çin işkencesi miyim, hemşire miyim, yoksa İnternet’le okul ve ev arasında mekik dokuyan bir dokumacımı ya…
Ben beni kaybettim. Ben sıkılmayayım da kim sıkılsın.
24 April 2007
Murat
Sıkılıyorum çünkü ruhum bedenime dar geliyor. Bulunduğum ortama layık olmadığımı düşünüyorum. İnsanların beni anlamaması ya da anlamamazlıktan gelmeleri sıkıyor beni.
Bir gün gitmeliyim buralardan. Çantamda biraz umut, biraz da ekmekle.
Siz sıkılanlar, sizi anlıyorum. Yanlız değilsiniz hayat keşmekesinin ortasında dalgaların akıntısında demirleyecek bir liman bulana kadar devam edecek sıkıntılarımız.
26 April 2007
Murat
Artık ne renkli balonlar mutlu ediyor beni ne de elmalı şekerler.
Anandan emdiğin sütü dirhem dirhem çekerler. Bir ada düşlüyorum, sessiz ve yeşillikler içinde. Haritalarda bile olmayan bir ada. İnsanlardan ve medeniyetten uzak. Cumasını arayan Robinson misali yanlız yaşamak istiyorum.
Anlayın artık ey insanlar, sıkıntımın sebebi.
27 April 2007
Emel
Eyşan sana sesleniyorum. Başın sağolsun. Çok üzüldüm adına. Ama dilerim Allah’tan karşına gene çok sevdiğin birini çıkarır.
Ve burada sıkılan herkese sesleniyorum. Sıkılmayın demiyeceğim, sıkılın tam aksine. Ta ki sıkılmaktan sıkılana kadar :(
01 May 2007
Uludağ
Bütün mesajları okudum ama sıkıntıdan okudum. Şimdi benden sonraki sıkılan arkadaşlar için yazdım.
Ben şu ana Bursa’da Uludag Üniversitesi’nde okuyorum. Yarın akşam şenlikler var ve bugün odama gittigimde tüm arkadaşlar inek gibi ders çalışıyorlar.
Ben de tek başima gittim kampüste sigara içtim. Daha sonra internete geldim. Google’dan “sıkılıyorum” yazdım ve şimdi burdayım.
Hoşlandıgım bir kız vardı. O da çıkma teklifimi kabul etmedi. Anlayacagınız her şey çok kötü ama yalnız olmadıgım için de mutluyum.
Ben de Selim bey gibi yapmayı deneyeceğim. İyi günler.
10 May 2007
fatih
Evet ben de aynı şeyi söyliyeceğim ama çok sıkılıyorum msn adresim gasol_aslan@hotmail.com. İsteyen gelsin. Basketboldan konuşuruz, NBA’dan.
09 July 2007
Ramazan
Valla birkaç kişiyi okudum ama hakkatten sıkılınca insan kaçmak istiyor bir şeylerden. Uyumak bir daha uyanmamak üzere uyumak istiyor ama biliyoruz ki böyle bir şey olamaz. Zaten olsa bu kadar sıkıntı olmaz değil mi ama.
10 July 2007
Yeşil
Sıkılıyorum çünkü ev - iş - okul. Ne eğlence, ne kafa dinleme. Hiçbir şey yok hayatımda. Daha bu yaşta monotonlaştım.
Ayrıca havalar da anormal bunaltıcı. Bir tatile bile gidemedim. Arkadaşlarımla bile görüşemiyorum. Görüşsem de aynı şeyler. Değişiklik istiyor insan :(
22 July 2007
Arman
Sıkılıyorum çünkü bazen param olmuyor. Sıkılıyorum çünkü benden yakışıklı çok insan var. Sıkılıyorum çünkü benden zekiler var. Yani her yönüyle benden üstün birçok insanın olması beni sıkıyor.
Bazen çok güzel bir kızla konuşuren de sıkılıp, kızarıyorum ama birden aklıma şu geliyor ya benden daha az parası olanlar ya benden daha çirkin olanlar, ya benden daka zeka seviyesi düşük insanlar, ya benden her yönüyle daha düşük seviyede olan insanlar ve hatta benle konuşurken utancından sıkılan yüzü kızaran kızlar, onlar ne yapsın.
İşte bu düşünceler sıkıntımı bir nebzede olsa hafifletiyor.
22 July 2007
Gülücük
Tüm yazılanları okudum da benim gibi ne çok insan varmış diye şaşırdım! Ben de Google’a “sıkılıyorum” yazıp kendimi burda buldum.
Bir şey hissettim, insan aynı ruh halinde yalnız olmadığını görünce rahatlıyor. Sanırım bu da biraz sadist bir düşünce oluyor belki ama öyle hissettim, ne yapayım.
Ekonomik derdim yok ama hayat bana ağır geliyor. İş yerinde tatminsizlik, evde sıkıntı, ortam arkadaşlar sıkıyor. Ruhum sıkılıyor aslında, şöyle emekli olup küçük bir sahil kasabasında havaya, toprağa, suya karışırcasına tüm şehir ve menfaatçi anlayışsız insanlar stresinden uzakta yaşamak istiyorum.
Biraz şımarıklık olacak belki ama gencim güzelim param da var ama huzurum neşem yok. Ne olacak benim sonum?
25 July 2007
Recep
Benim de öyle canım sıkılıyordu ki kimseyi görmek istemiyordum. Kendimi bir odaya kapayıp haftalarca hatta aylarca çıkmak istemiyordum ama Allahım’a çok şükür sağlıgım sıhatim iyi. Namaza başladım. Allah’ım bana yardım et. Senden başka gidecek yerimiz yok Rabbim.
Sen elimizden tut, aklımıza sen mukayet ol. İnanır mısınız insan namaz kılarken kendini o kadar iyi hissediyor ki, bilemessiniz. Öyle ya nereye gidersek gidelim, sonunda biz de birgün öleceyiz Allah’ın huzuruna çıkacağız bizi yaratan yüce rabbimizin karşısına çıkınca soracağı ilk iş hey kulum gençliğinde ne yaptın diyecek. Şimdinen kendimizi hazırlayalım ki, sorduğu zaman rabbimiz başımız dik şekilde cevap verelim.
07 August 2007
Kusursuz Yabancı
Google’a sıklıyorum yazanlardanım :)
Anladığım kadarıyla herkes aynı dertten muzdarip. Maddiyatmış, işmiş, arkadaşlıkmış, güzellikmiş, ilişkiymiş… İlişki tartşılabilir:) Bunların hepsi boş arkadaşlar, farkında olup, başaramadığım işin sırrı ise, insanın kendiyle barışık olması.
Takıntılıyım, ukalayım, serseriyim ama aynı zamanda beyfendiyim. Utangacım, bencilim, hanzoyum, düşüncesizim, kendini bir halt sanan saftiriğin tekiyim ama aynı zamanda bir o kadar kendine güvenen bi adamım. Anlamadınız değil mi :)
Ben de çözemedim ki daha beni :) ve bu yüzden çok sıkılıyorum!
07 August 2007
Esra
Evet ben de kendimi Google’a sıkılıyorum yazıp, burada bulanlardanım. Benim sıkıntım ne parasızlık, ne başka bir şey sadece her günümün aynı geçmesi beni fena halde sıkıyor.
Sabah kalkınca ne olacağını bilmeden uyananamamak bende hiç uyanmama hissi veriyor. Sanki her şey, herkes, her gün aynı.
Bazen ben abartıyor muyum diyorum ama etrafıma baktığımda sanki kimsenin böyle bir sorunu yok. Bunlar beni kendimi hayattan dışlanmış hissetmeme neden oluyor.
12 August 2007
Hatice
Sıkılıyorum hep uyumak istiyorum.Güzel insanlar görmek istiyorum,çünkü gerçek hayatta o güzel insanları göremiyorum ve ben bu durumdan çok sıkıldım artık.
12 August 2007
Zeliş
Yine ben kalan yazıları da okudum ve özellikle inançtan bahsedenlerin yazıları hoşuma gitti. Uzun zamandır böyle düşüncelere sahip kişilerle görüşmedim.z
19 August 2007
Şakir
Sıkılınca müzik dinlerim.
21 August 2007
Murat
Evet anlaşılan bu sıkılmalar bana özgü bir şey değil sanırdım. Ben yalnızım sanırdım, ben kimsesizim sanırdım ki sadece ben sıkılıyorum oysa dünya sıkılıyor galiba.
Arzu hanımın yazısı bana çok uyuyor. Çok sıkılıyorum, ne yazayım bilmiyorum. Sadece bıktım.
24 August 2007
emel
recep sana teşekkür ediyorum.Allahı düşünün dediğin için.
25 August 2007
FİLİZ
Goggle arama motoruna yaşadıgı hayattan sıkılanlar yazdım ve buradayım 35 yorumuda okudum anladımki devir insanların yanlızlık zamanı sıkılıyorum çünkü hergün aynı şeyler .hayattan istediğim ve beklediğim bunlar değildi ama bu noktaya geldim .yaklaşık `1.5 yıldır bu durumdayım sevmenin sevilmenin güvenecek birinin yoklugunu hergün hissediyorum.çevremde azda olsa mutlu insanları görünce imreniyorum .bir çıkış yolu olmalı.bir zamanlar umutlarım ve hayallerim vardı benim.şimdiyse katlanmaya çaliştıgım ve sadece nefes alıp verdiğim sıkıcı bir hayatım.
04 September 2007
sam
Günümüzde yüksek binalara geniş otoyollara sahibiz, fakat daha az karaktere ve daha dar bakış açısına.Daha çok harcıyor, ama daha az zevk alıyoruz..Daha büyük evlere sahibiz , ama daha küçük ailelere..Daha çok yapacak işlerimiz, fakat daha az zamanımız..Daha çok bilgiye sahibiz, ama daha az doğru kararlar veriyoruz.Daha çok ilacımız var, ama daha az sağlıklıyız.Servetimizi katlayarak çoğalttık, fakat değerlerimizi azalttık.Çok fazla konuşuyor, çok az seviyor , ve çok fazla nefret ediyoruz.Aya gidip geldik, ama sokağımızın karşısındaki komşumuza gitmekte zorlandık.Dışımızdaki alanları fethettik, fakat içimize ulaşamadık..Daha çok gelirimiz var, fakat daha az moralimiz.Daha özgürce harcayacağımız zamanımız var, fakat daha az zevk alıyoruz.Daha çok yiyeceğe sahibiz, fakat daha az besleniyoruz.Her eve iki maaşın girdigi, fakat boşanmanın arttığı günlerdeyiz.Daha iyi evlerin, fakat daha çok yıkılmış yuvaların olduğu zamandayız.
Bu nedenle şunları öneriyorum
-Hiçbir şeyinizi özel bir an için saklamayın. Çünkü yaşadığınız her an özeldir.
-Araştırın, daha çok okuyun, verandanıza oturun ve hayranlıkla hiçbir çaba sarfetmeden sahip olduğunuz manzarayı seyredin..
-Ailenizle ve arkadaşlarınızla daha fazla vakit geçirin, sevdiğiniz yiyecekleri yiyin, ve beğendiginiz yerleri ziyaret edin.
-Hayat sadece yaşamı sürdürme değildir , zevkli dakikalardan oluşan bir zincirdir
-Kristal kadehlerinizi kullanın. En sevdiğiniz parfümünüzü saklamayın ve her istediğinizde kullanın.
-Sözlüğünüzden “günün birinde” ve “birgün” gibi kelimeleri çıkartın.
-Ne zamandır yazmayı düşündüğünüz mektubu yazın.
-Ailemize ve arkadaşlarımıza onları ne kadar çok sevdiğimizi söyleyelim.
-Hayatınıza zevk ve kahkaha katacak hiçbir şeyi ertelemeyin.
-Her gün, her saat, ve her dakika özeldir.Ve bunun sizin için son olup olmadığını bilemezsiniz.
Bu bir alıntıdır arkadaşlar canı sıkılan biri olarak buraya katmak istedim..Bunun içinde maddi imkanlarla alakalı bi takım çözümler gösterilmiyor.Fakat burada anlatılanlar gibi bi hayatımız olsa ne maddi ne manevi zaten hiç birşeye ihtiyacımız kalmaz…Hepinizin anne babaları bi zamanlar mum ışığında yaşanılan ama güzel olan duyguları tatmış konuşmuşlar birbirleriyle…Şu an önümüzde tv var internet var insan sayısı çok fazla sadece eksik olan güven…Bi bayan için erkek korkulacak biri olmamalı bi erkek içinse bayan yalnızca net üzerinde bulunacak biri olmamalı…İnsanlarla yüzyüze konuşmak gibi mükemmel bi olgu kayboluyor…Şehitler için ağladık hep birlikte…İşte o dur Türk milleti…Hep birlikte de canımızın sıkıntısını atarız inşallah…Yapacaklarınızı başkalarıyla kıyaslamayın derim sadece..O şunu yapıyor ben yapamıyorum demeyin…google a girip ne yazsam da uğraşacak bişeyler çıksa demek yerine mesela google ı kim çıkarmışı araştırın…Dışarıda insanlar nelerden zevk alıyor bakın ve onu yapmak yerine o insanın yaptığı şey hoşunuza gittiyse bende katılabilirmiyim sorusunun sizi ters bi cevapla karşılayacak birisine sorulduğunu silin atın kafanızdan.
02 December 2007
Özge
bende çok sıkılıyorum.kendimi olur olmaz her şeyden soyutluyorum.neden olsada olmasada.yada ben kendime sorunlar üretiyorum..kendimi açıksı çözemiyorum.dengesiz biri olup çıktım.her şeyi takmaya başladım.tamam yine de hayat yaşamaya değer.çünkü o kadar çok güzellikler var ki.yeter ki bunları kullanmasını bilelim.bunları bilmeme rağmen ben böyleyim.yada açıkcası o gireceğim sınavdan dolayı.sizce hangi sınavdan bahsediyorum.hayatımın gidişatını çizecek olan o sınav.ÖSS!..nasıl üzerimden bu yükü atacağımı bilmiyorum.
18 December 2007
sevil
arkadaslar neden sıkılıyoruz biliyomusunuz kalbımız kararmıs sadece dusuncemız para pul sohret eglence asıl manevı tadı lezzetı bi kapabılsek o kadar guzelkı su 3 gunluk dunyada hersey aynı olsa ne olcakkı diyosun biz bu dunyaya emanet olarak geldık birgun sahıbımız bizi yanına alacak bunu unutmayalım inş peygamber efendımızı ornek almaya calısalım efendimiz dunya işleri icin hic kızmazdı ofkelenmezdı bıze ne oluyo kı isyan eder olduk MEVLAM HEPIMIZI DOGRU YOLDAN AYIRMASIN
26 January 2008
Mustafa
bu sıkılmaların bunalımaların tek sebebi olarak ben batılaşmanın getirdiği yozlaşmadan alışık olmadığımız yaşayış tarzından kaynaklandığına inanıyorum ve öylede…
23 February 2008
meryem
arkadaşlar mrb ben zaten sıkılıyordum bu yazılar beni iyice sıkılmama neden oldu nekadar çok sıkılan insan varmış bunu bilmiyordum ooooofffffff çooookkkk sıkılıyorum neyapmak lazım bilmiyorum el işi yapıyorum sıkılıyorum ev işinden sıkılıyorum camdanda bakıyorum yinede sıkılıyorum aslında insanların birbirine güveni kalmadı kimse kimseye güvenle bakmıyor arkadaşlık etmeye korkuyor bence sıkıntıların çoğu bundan doğuyor. bilemiyorum arkadaşlar bilemiyorum nasıl bir dünyada yaşıyoruz.
03 March 2008
sevil
iş yerinde oturuyodum çok sıkıldım ve bende goole sıkıldım yazdım ve sizlerin yazılarını okudum ben çok sıkılıyorum çünkü kendi kendime yetemiyorum sürekli tutanacak dallar arıyorum ve her defasında hayal kırıklığına uğruyorum bi türlüde vazgeçemiyorum bazen sıkıntıdan acı çekmekten hoşlanıyorumuşum gibi geliyor aslında bundanda sıkıldım oooffffff herşeyde sıkıldım ölmek istiyorum
05 March 2008
AngellMan
Arkadaşlar sıkıntıdan tam ölmek üzereydim ki, sevil arkadaşım gibi googleden sıkılıyorum yazdım, bu site çıktı…
Sıkılmak, sanırım benim ruhumda var, ya da kaderimde midir nedir. Yanlız yaşıyorum yaklaşık 4 yıldır, bir ev 3 oda bir yatak… bu zaman zarfından içimde ne kadar neşe varsa hepsini kaybettim sanırım, sıkılmak, artık her güzel şeye karamsar bakmak oldu. koca dünyaya sığamamak, ne hoş ki koca dünya dört duvar arası sadece..neşesizlik ve akabinde sıkıntı ve bunun devamlılığı sosyal fobi getiriyor.zamanla yanlızlığa ve verdiği sıkıntıyla boğuşmaya, dert çekmeye, dert yokkende dert üretmeye alışıyor insan, dertsizlik bile dert oluyor çöküyor kara bir bulut gibi.ağlamak istiyorum, ağlıyorum, sonra bakıyorum ki etrafıma kimse yok, niye ağlıyorum, gülsem niye gülüyorum, artık yaşam anlamını yitirmeye başlıyor.tat yok, haz yok.normal insan ve anormal insan kavramları doğuyor.dış dünyadan kopup yavaş yavaş iç dünyamızı kurmaya başlıyoruz.öyle gelişiyorki iç dünyamız, dış dünyayı kapsıyor, büyüyor, büyüyor ve bizi tamamen içine alıyor.bu noktada diğer insanlarla ayrılmaya başlıyoruz, anlaşılamaz olmaya başlıyoruz, diğer insanlarla konuşacak sohbetlerimiz azalıyor, havadan sudan şeyler konuşmak istemiyoruz, kimsede bizim iç dünyamızı anlayacak değil, zerreyiz ama kürrenin içinde kaybolmuşuz.sıkılıyorum arkadaşlar ya, herşeyden sıkılorum.ve bu beni güçsüzleştiriyor.bi yerden bire gidemez oluyorum, kararsızlaştırıyor, yapsammı-yapmasammı hep arada kalıyorum. neyden sıkılıyorum, herşeyden, o halde bir şey olmalı ki, herşeyi değiştirmeli, onu arıyorum işte.çoğu zaman her sıkıntıya ayrı bir çözüm arıyorum, buda derde çözüm, sonra çözüme çözüm ve derken çözümün çözümüne çözüm diye uzayıp gidiyo işte.bu yüzden bir şey olmalı ki herşeyi çözmeli.bunu bulacam işte.yazdım rahatladım. tavsiye ederim, yazın bu işe yarıyo.
17 March 2008
aslan
ya yorumlara sadece göz attım sıkılmanın sebebi yok ya hayatımızdaki herşey bir sebep olabiliyor ama hayallerinde sonu var çok hayalperestlikte iyi degil….yada en azından ban göre degil hayatın ve yaşamanın iksirini arıyorum buldugum zaman ona her türlü ilgi alakayı gösterecem ve ikimizde asla sıkılmayacagız :))))
22 March 2008
neco
arkadaşlar bende gogleden sıkıldım yazdım ve sizlerin arasına daldım evet sıkıldım ve sonuç kimse kimseyi anlayamaz ve derdine derman bulamaz herkesin yaşantısı farklı çözüm herkesle iyi geçinmek fazlasını istememek ve dinlemek herkesin başına gelebilir ve işive arabası olan sıkılıyorsa intihar etsin iyi gelir ona sıkılmamak çin kimseyi kırmamak gerekir yarın hayatta olmayabiliriz gülelim güldürelim ve uyuyalım ve dinç olalımbunlarıda yapamıyosak beş para etmeyiz basit zekalar çözüm üretemez sıkılırlar arkadaşlar neyse allaha emanet olun güzel yarınlar hayat herşeye rahmen güzel öleceğimizi bilelim dikkatli adım atalım
24 March 2008
yasin
sıkılmak,uzaklara dalmak,kendini hep odalara kapatmak,uyuyamamak v.s. v.s. yalnız değilsiniz….kahırlı günlerimle bende varım ……..
27 March 2008
Emre
“Hayattan sıkıldım benim gibi olanlar var mı ? ” diye bir arama vesilesiyle gördüm bu siteyi ve başlığı.Rahatlamak adına bende yazayım sıkıntılarımı.
“6 yıldır bulunduğum lisans eğitimimi 6-7 ders kalmışken ders çalışamayacak kadar mecalsiz ve enerjisiz kalmaktan sıkıldım.Hayatta bir çok zevki tükettim ve onlardan artık zevk alamamaktan bunaldım.Kendime dürüst olamaktan ve hayatımda en küçük sorunlarda yıkılmaktan sıkıldım.Geçmişimle kendimi suçlamaktan sıkıldım.Kendi içimde isyan eden ve bana saldıran sesten sıkıldım.İçimde doğan hissizlikten sıkıldım.Ne sosyal bir korku duyuyorum ne de kendimde bir canlılık .Etrafı boş gözlerle izlemekten sıkıldım.Önümü görememekten sıkıldım.En çokta kendi bencilliğimden sıkıldım.Dünyada insanların gerçekten sıkıntıları varken benim hissizliğime dert yanışımdan kahrolur oldum.Ölenler,sakatlananlar,bir lokma yiyecek bulamayanlar,başkalarının otoriteleri altında ezilenler…çoğaldıkça çoğalır acılar ve dertler.
Ama yinede içimdeki hissizlik geleceğimi karartır oldu,Hayatta yaşamaya değer bir şeyler yok gibi.Hiç heyacan duymazsanız, ve isteğiniz olmazsa ayakta durmayı başarabilir misiniz ? Ne ilerliyebiliyorum ne de geri gidiyorum.Ama gelecek yıllarda bu hissizlkle yaşamak için beni ayakta tutacak bir şey göremiyorum.Arayışlarımda bitti.
16 April 2008
özge
bende google dan sıkılıyorum diye girenlerdenim.sıkılmanın para pul güzellikle ilgisi plmadığını düşünüyorum.sadece kendi beynimizle ilgili.insan beynini meşgul edecek işletecek birşeyler bulmalı devamlı.eğer bulamassak olumsuzluklarla yakın arkadaş olursak sıkılırız.bunların farkındayım ama yinede sıkılmaktan kurtulamıorum:((
17 April 2008
yalın
google un gözünü seveyim benim gibi sıkılanları buldum.
yorumları okudukça sıkıntım azaldı walla.
arkdaşlar, insanın yapacak bir uğraşı amacı olmayınca sahiden sıkılıyo.ister iş hayatında ister okulda bir ders için veya aşk hayatında olsun mesela bir kız-erkek için bir hırs uğraş çaba içerisindeyken, bir amaç uğruna işlerken hiç sıkılmıyo insan.ilerlerken yorgunluk da tatlı geliyo ve başardığınız zaman da mükafat kendiliğinden geliyor zaten.
içinizden sevgiyi eksik etmeyin
sevgiyle kalın
19 April 2008
teacher
Yorumları okudukça benim de sıkıntım azaldı cidden.Yazarın eline sağlık,konuyu açmış da can sıkıntısı konusunda hiç de azımsanmayacak sayıda olduğunu anlamış millet..
Ayrıca pencereden insanları gözlemleyip hikayeler,öyküler yazma fikri çok güzel.Zaman çok güzel geçer .Ben de deneyeyim bari. İyi bir yazar olmak için etkili bir yol olduğu kesin.Çünkü kendisinin Eanlat.com’daki son öyküleri gerçekten çok profesyonelce.
Can sıkıntısını geçirmek için kesin ve etkili bir yol da ben söyleyeyim: Günde en az 1 saat açık havada yürüyüş yapın.İnanın en yorgun ve sıkıntılı olduğunuz gün bile eve döndüğünüzde ne yorgunluğunuz kalıyor ne can sıkıntınız.
Ben eşimle birlikte hergün yürüyorum.Eve gayet dinç ve mutlu döndüğümüzü hayretle görüyoruz.Yürüyüşün mutluluk hormonlarını harekete geçirdiğini okumuştum.%100 doğru..
Yürüyüş sonrası içimde öyle inanılmaz bir sevinç ve mutluluk duygusu oluşuyor ki sanki Paris’te bir akşam yemeği yiyip döndüm.Bu kadar da şaşırtıcı.Deneyin ve görün..
29 April 2008
aylin
İçinden çıkılmaz durum, iyi tespit.Çünkü kendim yapıyorum kendim sıkılıyorum.Kendimden kurtulamıyorum.Çalışmam lazım kpssye son günler durumum hayal gibi hiçbişey belli değil ve ben çalışmıyorum.Çalışmadıkça geçen saatler beni daha mutsuz ediyor ve ben mutsuz olduğum için daha da çalışmıyorum.Çok yalnızım aynı zamanda, günün yaklaşık 20 saati tek başımayım evde.Ve bu sessiz sakin ortam beni hiç motive etmiyor.Delirmeye başladım bile denebilir.Olmayan şeyleri hayal ediyorum bol bol.Ne fena bi kısır döngüdeyim ya.Kimse kurtarmayacak beni ,ben de bişey yapmıyorum of
13 June 2008
maverlick
Hepinize katılıyorum ama ben sıkılmaktan sıkıldım bu yaşadıklarınızdan daha berbat bi durum sıkıldığın şeyleri bilip bunları yapmak zorunda olmak nasıl bi durumdur aşamıyorum yani yanlızlık değil bu ya da boşluktan sıkılmak ta değil kötü ya allah kimseye yaşatmasın…
21 June 2008
gökçe
bu bir can sıkıntısını yok etme denemesidir.
canım sıkılıyor… canım niye mi sıkılıyor??? bilmem. yapacak işim mi yok?? aslında var. ama canım yapmak istemiyor. vakit nasıl öldürülür denemeleri yapmakla meşgulüm şu an. o yüzden yapılması gereken işler bekleyebilir. acaba mutfağa bilmem kaçıncı kez daha girsem mi? belki bu sefer birşeyler yerim. üff ama canım hiç bir şey çekmiyorki:((( off ya da birazcık çalışsam?? ııh o da hiç zevkli değil. ya bu bilgisayar da canımın sıkıntısını yok etmiyor. bir şey yapmalı ama ne???
eğer ben bir mucit olsaydım can sıkıntısını yok eden aleti icat ederdim. sahi niye kimse bunu icat etmedi şimdiye kadar? yoksa denendi ama başarılı olunamadımı? öyle ya televizyon, atari, bilgisayar bunlar icat edildi ama can sıkıntısı hala yok edilemedi. canımın ne istediğini bir bilebilsem belki sıkıntım geçer ama sanırım canım hiç bir şey yapmak istemiyor. ne ümitsiz bir durum.
üstad Necip Fazıl can sıkıntısını hayatla kişi arasına girmiş bir cama benzetir. ve canı sıkılan insanıda sineğe. sinek çırpınır durur camın öbür tarafına geçmek için ama her seferinde toslar cama. benim durumum da aynen öyle. şimdi de monitörün ekranına tosladım((
yanimdan bir kus havalandi biraz önce.
bir kus nasil kanatlanirsa, öyle kanatlanarak..
uzun uzun baktim arkasindan, uzun uzun düsündüm.
o mu havalanip gitti acaba yanimdan, ben mi burada kaldim?”
04 July 2008
fatoş
hayat sıkıcı…yorucu…hiçbirşey beklentilerimi karsılamıyor…hayal ettigim yapmak istedigim…düşüncelerimde kaldı hep…her bir adım atısımda ayagıma bir çelme takıyorlarr….düşüyorum..sona üzerimi başımı silkeleyip yeniden başlıyorum kaldıgım yerden taki bir çelme daha gelene kadarr..kestiremiyorum hiçbirşeyi….bir hayal kuruyorsun tam gerçekleştireceksin biri yada birileri gelip oyun bozancılık yapıp herşeyi mahvediyor…bunlar zamanla insnaın kendisine kapanmasına neden oluyor..korkak yasıyorsun..korkuyorsun her adımını atarken…sona insanlardan şüphe duymaya başlıyorsun…hepsinini senini hayatında iz bıraktıgını düşünüp kaçıyorsun onlardan…kendine bir dunya kurmak insanlardan kurtulmak istedigi uyanıyor bunları biriyle paylaştıgında seni ya bir psikiyatr a yönlendiriyorlar..ya da deli muamelesi yapıyolar…aslında bunu anlamak çok zor degilki….sevgi eksik sevgi…sevmiyoruz birbirimizi…sevmiyor insanlar artık birbirini….insan kostumune burunmuş yaratıklarız hepimiz aslında…çirkinleşiyoruz gun geçtikçe…çirkefleşiyoruz…
09 July 2008
fatoş
gökçecim… sıkıntılar insalara göre çeşitlilik gösteriyor…bunun giderilmesi senini kendinle alakalı birşeyyy…kimse bunu gideremes hele sen bu psikolojiye burunup bu şekilde düşünmeye başladıktan sona….saten can sıkıntın bir ugras bulamadıgından yada surekli yaptıgın rutin şeylerden dolayı oluşuyor…bence bu sıkıntıyı atmak için her zamna yaptıgın şeyden farklı şeyler yapmaya çalış..imkanların dahilinde..sıkıntıların atılmasında en iyi gelen sey spor yapmaktır…stres atarsın..hemde yenilik olur..yada kitap oku…ki bunu yapıyorsan kitapla ilgili ilgi alanı degiştir…roman yerine daha kültürel agırlıklı şeyler yap…yada kendine bak…maskeler al..alışverişe çık( yine imkanların dahilinde)…burda aslında sölemek istedigim kendini önemli hissett….hepimizin asıl sorunu bu zaten özgüven eksikliği…
11 July 2008
poyraz
sıkılıyorum ınternette de bar dada pavyondada deısık bıseyler yapmak ıstıyorum ama bulamıyorum bana yardım edın ve cok yalnızım benı seven bı kısı bıle yok veya ben bulamıyorum yaptıgım seyler eskıden cok zevklı gelıyordu ınırmısın en mutlu oldugum yer arabamdı artık ondanda nefret edıyorum ya ufff hayat ne kadar sıkıcı dımı arkadaslar neyse bna yardım etmek ısteyen varmı
26 July 2008
pınar
hayat sıkıcı yada ben hayatı sıkıcı hale getiriyorum sanırım insanların saçma sapan sorularından bıktım artık ya:((((((((((((
15 October 2008
zeliha
ben de sıkılıp buraya düşenlerdenim sıkıntım bana farklı şeyler yaptıracakken sizlerin yazdıklarını okudum benden çok varmış dedim hepimizin farklı sebepleri vardır ne büyük imtihan kendimizle savaşıyoruz.gitmekle kalmak savaşı kendimizi nasıl aşarız hayat bize veya bana büyük bir tokat atmadan kendime gelmeliyim buda güzel bir şey özgürüz özgürce birbirimizle birşeyler paylaşmışız
yazmışız nasihat verenler olmuş küçük bir sevgi buldum burda teşekkürler
17 November 2008
MUHARREM
Merhabalar ben liseye gidiyorum.Bilirsiniz biz gençlerin başına çok şeyleer gelir.Nedense bana hayat boş ve sıkıcı geliyor.dersler arkadaşlarr herşey sıkıcı hayat çok tatsız geçioo.
23 November 2008
hilal
yaa arkadaşlar cok sıkıldım ödev yapamıyorum ne yapmalıyım
25 November 2008
hilal
recep arkadaşımız da bişey yazmış katılıyorum cok doğru yazmışsın bu yazılan yorumların en güzeli tebrikler :d
25 November 2008
melis
selam arkadaşlar heralde bu aralar benim kadar sıkılan biri daha yoktur aranızda.. herşeyden bıktım skıldım yoruldum maddiyat desen berbat aşk hayatı desen o daha berbat kriz desen vurmuş dibe ben bu hayatın neyinden zevk alayım ya
off off
30 November 2008