Sosyal camii
İslam 1300 küsür yıldır yanlış yapılanmayla yayılmaktadır. Endülüs‘ün o muhteÅŸem camiileri ne oldu? Ama Osmanlı’nın, Selçuklu’nun camiileri Allah’a şükür duruyor.
Aslına bakılırsa, iş camiinin nesnelliği değil, onun ihtiva ettiği asıl konu daha elzemdir. Unutmayalım ki yeryüzü bir camiidir, gök te bir kubbbe!
Dini tekellerinde bulunduran akımların dini camiilere hapsetmeleri de yanlışlarından biridir. Dini camiilerden kurtarıp gökkubbenin altındaki sosyal camiiye taşımalıyız. Yani ilime, fene, bilime, sanata, ticarete, müziğe, çalışmaya, eğlenmeye insanoğlunun tüm hayatına gerektiği gibi yaymalıyız. Bu da haldırhop müslümancılıktan kurtulmakla olur.
Yazan: İsmail Ötegen
02 July 2006 | İlgili Olduğu Konular »

Selim Yörük
Benzer görüşleri dilegetirdiğim bir yazı kaleme almıştım, belki ilginizi çeker; (Bkz: Cuma hutbesi)
02 July 2006
Ahmet Hatipoğlu
İsmail bey çok güzel bir yazı. Fakat bu düşünceniz bizim ülkemizde tamamen bir hayalden ibarettir derim.
03/07/2006 tarihli haberlere baktıysan Diyarbakır’daki bir gurup, zikir ayinleri sırasında neler yapıyorlardı. Ulu önder bu ülkeyi kurtarırken demiş ya bu ülke şıhlar, şeyhler, aşiretler ülkesi değildir diye.
Kaldı ki bu adamlar ülkemizde zikir çekmeyi dahi bilmiyorlar. Efendileri adına çıplak ayakta körelmiş bıçak üstünde yürüyorlar.
Aklıma bir anda Hindistanlılar geldi. Sizce de ibadetin gösterişsiz olanı makbul değil midir?
Kaldı ki Cenab-ı Allah vücuda eziyet yapmayı haram kılmıstır. X cemaatinin 35 senelik hizmetkarları bile bügün bu gerçeği görüp çok pişman olduklarını ve beyin yıkadıklarını kabul etmişlerdir. Yani medya önünde halkdan günah çıkarmışlardır.
Bunlar tamamen cehalettir. Allah bizi yeryüzüne fesad çıkarmamız için göndermedi. Ama birbirimize madik atmakdan başka bir inancımız kalmamış. Kısacası PARAya tamah ediyoruz. Sizce de öğle değil mi?
İsmail bey çok güzel yazmış, bir kez daha tebrik ederim. Unutmayalım ki yeryüzü bir camiidir, gök te bir kubbbe!
Bence en güzel ibadet namuslu ve dürst bir şekilde çalışmak.
04 July 2006
Süleyman Yüzübenli
Bir özel duruma değineceğim. Güzel olan yaşamalı. Güzel duyusal kaygı taşıyan geleceğe kalıyor. Biz kendi uzamsal alanımızda bunu kendi dilsel gerçekliğimizle yaşamsal kılabiliriz.
Ödünç kavram, sözcük, tümcelerle bir yerlere varmak olanaksız. Anlaşma aracımızın özüne, onun kendine özgü yapısına, özen göstererek sorunlarımızı aktarırsak bir başka güzelliğe daha katkıda bulunmuş olacağız. Ortak anlaşma aracının kendi özgün yapısına saygı ve sevgiyi geliştirmiş olacağız.
Sinan’ ın yaptığı camiler değerini koruyor. Bugün yapılanların da değerli olması için ne yapmak gerek. Altına dükkan açmak, diyanetten imam istemek, bir arsayı ele geçirip değerlendirmek için yapılan ne olursa olsun ne kadar değer taşıyor? Bunu tartışmalıyız, konuşmalıyız.
Saygılarımla.
13 July 2006
Vahid
Müslümanı gayrimüslümden ayıran özelliklerden bir tanesi ibadetdir.
“Siz hiç akletmez misiniz (düşünmez misiniz)” deniliyor ayette. Düşünülmesi gereken şeylerden bir tanesi de öyle görünüyorki, neden ibadetle emrolunduğunuzdur. Sana niçin ibadet etmen gerektiği, ibadet etmezsen bunun seni dünya ve ahiret hayatında nasıl etkileyeceği sırasıyla bildirilmiş.
Doğrusu yukardaki yazıya ve yapılmış yorumlara bir anlam veremedim. Tam olarak savunduğunuz nedir; İbadedi bırakıp onun yerine calışmak mı? Her ikisini bir arada yürütme konusunda ne düşünüyorsunuz? İbadetler birakılacaksa camiiye ne gibi bir ihtiyaç kalır?
Müslümanların ilimde, fende ilerlememesi İslam’a tam olarak uymamasından kaynaklanıyor. İlim Allah’in sıfatlarından biridir aynı zamanda.
Hz. Kur
31 July 2006