Türk medyası bizi rahat bırakın!
Siz ki adetleri, örfleri batılı tarza dönüştürmek isteyen Türk medyası, siz ki dış devletlerin psikolojik baskısı altında kalan Türk medyası…
Siz ki Sivas olaylarını 2 saat içinde canlı yayına sürükleyip, Gölcük depremini 24 saat sonra canlı yayına veren Türk medyası olarak ramazan davulunu neden kaldırmasından yana olmasın? Yakında ramazan davulu yerine sahur vakitlerinde çan çaldırılmasına bile göz yumacaklardır.
Ramazan davulu tartışması yapan sizler, ramazanda neden davul çalındığını bilmeden ramazan davulunun kaldırılmasını neden bu kadar istiyorsunuz?
Türk milletinin maneviyatıyla oynamayın. Zaten bu milletin başına ne geldiyse cehaletten ve bilgisizlikten geldi.
Biz ki gece sabahlara kadar düğün yapan, bir maç kazanıldığında sabahlara kadar kornaya basan, tezaurat eden, günün her saati son ses müzik dinleyen bir toplumuz ve davulun sesiyle de hiçbir zaman rahatsız olmayız. Rahatsız oluyoruz diye şikayet edemeyiz etmemeliyiz.
Evet, siz basın mesupları görsel ve diÄŸer yayınlar, siz deÄŸil misiniz bizi çaÄŸ dışılıkla suçlayan? Siz deÄŸil misiniz magazini evin içine alan? Türk örf ve adetlerine uygun bir dizi yayınlama cesaretinde bulunmanızı ve ÅŸu batılı tavırlardan, ayrıca batıya özendirme çabalarından vazgeçmenizi umuyorum. Bu ülkenin geleceÄŸi olan gençleri kötü ortamdan uzaklaÅŸtırmaya çalışmak, Türk örf ve adetleriyle yetiÅŸtirmek dururken yabancının “Coni”si yapmaya hiç hakkınız yok beyler.
Bu ülke sizden elbet birgün hesap sorar.
Türk örf ve adetleriyle yetişen ve ailesini de büyüdüğü şekilde ortam yapan erkekler nedense hep taş fırın erkeği, kaba, yabani, geri kafalı oluyor. Bunu algıyı hep medyamız oluşturuyor sağolsun.
Siz bırakın Türk gençliÄŸinin peÅŸini. Geçlik ne yapacağını ve nasıl yapacağını sizden iyi biliyor. Suyu bulandırıp, ortadan çekilip, sonra “Coni”lerin verdiÄŸi parayla geçinebilirsiniz. Ama bunun sualini elbet bir yerde verirsiniz ve cezasını çekersiniz.
Sonuçta bu 11 ayın sultanı ve sultanlara layık bir şekilde yaşanmalı.
Yazan: Mehmet Koçer
08 October 2006 | İlgili Olduğu Konular »

Aydın Nişancı
Medya’nın elini çekmesi gerekiği zaman çoktan geçmiştir. Bir dışarıya bakın bakalım kaç kişi oruç tutuyor.
Geçmiş olsun arkadaşlar.
Birkaç seneye kalmaz Avrupa Birliği’ne de gireriz. Ne de olsa artık Hıristiyan bir toplumuz.
Avrupa Birliği’ne girip onların tuvaletlerini dilimizle temizleriz. Hatta belki daha iyisini yapar, tuvaletler kirlenmeden temizliğe geçebiliriz. Daha da göze gireriz belki.
Medyamız da bu başarımızla gurur duymamızı söyler bize.
Hadi bayram edin. Kına da yakın.
09 October 2006
Poshet303
Efendim gelişmiş toplumlar dejenere olur bozulur. Bu gelişme sürecinin doğal bir unsurudur. Bu sayede bir çeşit denge sağlanır, falan filan.
Bize ne oluyor ki hala hem ilkel (abarttığımı kabul ediyorum, mübala yaptım diyelim) hemde dejenere oluyoruz. Şöyle gelişsek bir batı Avrupa toplumu ya da Japonya olabilsek sonra sapıtsak bir şey demiyeceğim.
Açıkcası bu durumdan hem çok rahatsızım hem de bu durumu anlayamıyorum.
Lakin Ramazan Davulu konusunda düşüncelerim biraz faklı. Geçmişteki zaman bildiren imkanlar ile bu günün zaman bildiren imkanları arasında farklar olduğunu ve geçmişteki kent yapıları ile bu günün modern kent yapılanın çok farklı olduğunu (nüfusu milyonları aşmış, bir yada iki katlı müstakil evlerden on-yirmi katlı 50-100 haneli apartmanlara geçilmiş) göz ardı edemeyiz.
Ülkemizde şu durum hep gözden kaçırılıyor. Kültür değişmez bir şey değildir. Eğer öyle olsaidi insanoğlu hala mağara hayatı kültürüne sımsıkı sarılmış olurdu (tabi kültürün kendi içinde evrilmesini, emperyalist amaçlarla dışarıdan dayatma ve türlü oyunlar kullanarak meydana gelen değişikliklerden ayırt etmek gerekir elbette).
Acaba islam peygamberi zamanında ramazan davulu var mıydı. Olduğu konusunda hiçbir kaynak bilmiyorum. Ramazan davulu muhtemelen kolaylık olsun diye sonradan ortaya çıkmış bir fikir.
09 October 2006
Hatipoğlu
Kıymetli arkadaşlar, artık ülkemizde TRT haricinde TÜRK medyası kalmamıştır. Bundan birkaç ay önce de belirttim. Yine tekrarlayım isterseniz.
ABD’li mayk amcalarımız Ortadoğu basınına 400 milyon dolar ayırdı. Neden mi? Tabiki babasının hayrına değil. Kültürel yapıyı bozmak, dengeleri kendi lehine çevirmek için elbbette.
Kısaca kendi reklamını dolaylı yoldan yapacak. Tabi bu iş sadece görsel basında kalmadı yetmez lan dedi (af buyrun) birde şu yazılı basını alim dedi iyi de etti hani. Biz de halen kuzu gibi ses çıkarmadan okuyup dinlemeye devam ediyoruz.
Şimdi bir düşünün, bir zamanlar koyu milliyetçi ve müslüman olan sayın TGRT sahibi ismi lazım değil, madem bu kadar milliyetçisin ve Allah inancın vardı da tv kanalını gittin mayk amcaya sattın. Hani müslümandın?
Keza KanalD. İçi boş haber vermekten başka bir icraatı olmayan TVler ler ler…
Kısacası yeni yetişen nesilin beynini yıkamaya devam ediyorlar. Bunlar yangına körükle gitmeye devam ede dursun. Ama bu milletin ayranı kabarırsa sizi bir kaşık suda boğacaktır.
09 October 2006
Lokman Battal
Yani yazının maksadı kimin oruç tutup tutmadığı değil ki. Şahsen ben de tutmuyorum ama insanlara yapılan dayatmadan rahatsız oluyorum tabi.
“American History X” diye bir film var. Büyük ihtimalle görmüşsünüzdür. “Sonuçta herkes siyah ve dövmeli olacak” diyor adam.
Tamam içimizdeki farklılıklara saygı duyup, inanışlarımızın aynı olmadığı insanlarla bir arada yaşayalım. Fakat onlara saygı duymamız bizim de onlar gibi siyah ve dövmeli olmamız anlamına gelmesin.
10 October 2006
Berna
Sivas olayını tabii ki iki saatte verecek. Geç bile kalınmış. Resmen katliam yapılmış ve Hitler’in insanları yaktığı gibi insanları yaktı gerici şeriatçılar.
Yazınıza katılmıyorum.
10 October 2006
Mutlu
Burada herkes medyaya karşı olmsuz bir tutum içerisinde ve medya böyle bir hata yapmış. Ama unutulmasın ki depremde tüm kitle iletişim araçlarıyla iletişim durdu ve o ortamda bulunan ben bile Akçay’da tatilde olan aileme bile haber veremedim. Belki de gecikmenin nedeni budur.
24 October 2006
Nursel
Söylediklerinize katiliyorum. Dizilerden bahsetmissiniz. Bu konuda benimde bir çift sözüm olacak.
Dizilerde o kadar çok alkol alınıyor ki, bu yapımların Türkler tarafından, Türkler için yapıldığına inanasım gelmiyor.
Kaç Türk ailesi, akşam yemeğinde kırmızı şarap içiyor çok merak ediyorum.
08 November 2006
Hüseyin Kolcu
Akşam yemeğinde kırmızı şarap içen aileler bence de çok azdır ama nedense bu ülkenin kaymağını yiyenlerde o aileler hep.
11 November 2006
Emir
Bunları yazan adam gerçek Türk’ten başka biri değildir.
Bu medya vatan hainidir. Çünkü satılmıştır.
Ancak bir Yahudi oyunu veya Avrupa oyunu bu ülkeyi belinden kırardı. Onu da savaşla değil, medyayla yaptılar.
17 November 2006
Gözde
Öncelikle şunu belirtmek isterim: Bu toplum sabahlara kadar düğün yapanlara, maç sonrası kendini sokaklara atıp 1 el ateşle bir can almayı bilen holiganlara da kızıyor.
Bir de olaya şu açıdan bakalım: Bir toplumda suçlu varsa, toplum “suçu” yarttığı için vardır.
Öyleyse, sen, ben hepimiz şikayete konu olayın birer parçasıyızdır. Bilgisizlikten ve cehaletten yakınan bir zihniyetin, toplumdaki her hareket ve kuralın (hatta bu örf ve adet kuralları olsa bile) tartışmaya açılacağını bilmesi gerekir.
Ancak bu takdirde eleştirel düşünce ve dolayısıyla bilime, bilgiye, gelişmişliğe ulaşılabilir. Eğer aksini savunuyorsak, ne holiganları ne de bangır bangır müzik dinleyenleri eleştirebiliriz.
Kısaca, alışılagelmiş uygulama ve kuralların toplumun ihtiyaçları dahilinde zamanla değişebileceği, tartışılabileceği tarihin bize sunduğu bir gerçektir.
24 January 2007
Köroğlu
Aslında kalitesiz ve başarısız bulduğumuz Türk medyası meğer ne kadar da işini layıkıyla yapıyormuş değil mi?
Özel yayıncılık başladığından bu yana ekranlarda neler izliyoruz ve nasıl yansıyor hayatımıza dersiniz?
Evet yaklaşık 10-12 yıldır ekranlarımızda; yani evimizde, yani hayatımızda, aile içinde / dışında, neler oluyor?
Yıllarca bizden, bu toplumdan bir şeyler, değişik, biraz da anormal (nahoş) bulunan olgularla harmanlanıp bir güzel ekranlarda oynuyor. Öylesine klişe, öylesine basit bu yapımlarda istisnasız olarak işlenen konular; boşanan aileler, birbirlerini aldatan insanlar, evet yukarıda da bahsedildiği gibi akşam yemeklerinde “kırmızı şaraplar”, kız çocuğunun eve getirdiği erkek arkadaşları ve buna karşılık evin geri kafalı babasının verdiği çağdışı gösterilen tepkiler.
Zayıf nokta olarak seçilen geçim sıkıntıları ve milletimizin inanç konusundaki boşluğu. Eğitimsizliği ve evlatlarına eğitim vermemesi gibi tam gedik konular…
İşte sıkıntılara derman olarak huzuru rakı sofralarında bulduran, gençlikteki inanç boşluğunu bir güzel sevda masallarıyla dolduran, soyluluğu akşam yemeğinde kırmızı şarap içmek olarak lanseden bir medya..
Tebrikler Doğan Medya, tebrikler ATV, Show TV… ve hoşgeldin Doğuş Medya!
Altın vuruşu yapmaya geldin..
Kültürümüzde bulunmayanların Doğan Medyası ve benzerleriyle normalleştirilmesinin ardından toplumun çehresini tamamen değiştirecek, Amerikan ahlakını(!) oturtacak altın vuruşu yapmaya geldin.
On yıldır huzuru rakı sofralarında gösterdiniz. Sevda masallarında bir milleti oyaladınız. Türk kültürü diye yıllarca dansöz, rakı ikileminden çıkarmadınız.
İşte şimdi sahnede CNBC var değil mi?
Artık huzur, çağdaşlık olarak komşunun iki kızıyla birden yatabilmeyi, eski sevgilinin annesiyle aşk yaşamayı, velhasıl 10 yıl önce anormal bulunacak ama şimdi bulunmayan şeyleri dayatacaksınız.
Abartma demeyin, açın The O.C’yi, Desperate Housewifes’ı ve diğer CNBC dizilerini.
30 January 2007
Kayserili
Kardeşler, bu medyanın büyük bir amacı da Karadenizli can dostlarımızı kızdırıp, kışkırtıp bizi bölmek.
Böylece Irak gibi Türk devletini üçe bölmek isterler. Ben şahsen vatanı bölmek isteyen yabancılara şimdilik küfür etmeyeceğim.
13 February 2007
aysenur
yazınıza katılıyorum ama artık sivas olaylarını kariştırmayın o svs olayı diil gericilerin olayı
baska yerdede olabılırdi bende sivaslıyım ve madımak olaylarını kınıyorum
09 September 2007
charon
Medya çok yararlı kötü kullanıldığında da çok tehlikeli bir araç,insana düşünmediklerini bir anda aklına getiren,bazen de iyi iÅŸler yapmaya sevk eden…ama bu ikisi de ince bir çizgide…
insan kötü ÅŸeyleri,garip iliÅŸkileri gördükçe gözü alışıyor artık garip gelmemeye baÅŸlıyor…ilk defa Ankara’da gece vakti iÅŸim çıkmıştı ve bir travesti gördüğüm için ÅŸoka girmiÅŸtim…hem de Ankara diyordum İstanbul deÄŸil burası…ama tv de devamlı gördüğü için insan alışıyor…gelecek nesiller için endiÅŸe duyuyoruz..zamanla tüm kötü ÅŸeyleri özümsemiÅŸ olacağız…
sevgilisi olmayan insana kötü gözle bakılıyor ortaokulda,çocuk dizilerinde bile…yalan,arkadan vurma,hakkını alma,hakkettiÄŸi erkeÄŸi elde etme çok deÄŸerli ve önemle vurgulanmış,evlilikler bir garip aktarılıyor,evleniyor eski sevgilisini kalbine gömememiÅŸ yazık onunla aldatıyor eÅŸini…töreler tam saçma,köyden kaçıyor dik baÅŸlılık yapıp savaşıyor ve tüm güç onda artık,2 tane el oyası yapmayı biliyor kız sonra zengin biriyle evleniyor kendini bir ÅŸey sanıyor cidden,zannedersin Osmanlı torunudur…2 dersle tüm hayatı boyunca öğrenemediÄŸi genel kültürü,görgüyü öğreniyor..tekstil firması açıyor 2 el oyası bilerek…
bir yandan maço erkekler övülürken diÄŸer yandan salon erkeÄŸi övülmüş…2×2=4 deÄŸil medyada…tutarsız..
şimdi millet ne yapsın; o hayatlar sahte ama herkeste bu kemali bilemez ki…köyden kaçıp şehre tekstil firmasına müdür olacağını zanneden mi dersin,kocasına laf sokup ama dizideki kızı örnek alan mı dersin…her aşk dizilerdeki gibi,evlilik yürümüyorsa kurtarmaya bile çalışma ne gerek var dizideki kız kocasını bıraktı ama daha iyisini bulmadı mı?efkarlanan illa içki sigaraya sarılıyor..içmemek çok ayıp gençlerde…insanların değerleri cep telefonunun markası değerinde yükseliyor…
nerede yaşıyoruz biz…bırakın beyefendi yabancı dizilerdeki ahlaki çöküntüyü hadi onlar yabancı diyor insanlar Türklere bakalım…geleceğin örneklerine…
*****
Sayın Mehmet Bey,daha dün gece ÅŸu ramazan davulu ile ilgili bir yazı yazayım demiÅŸtim ki,siz yazmışsınız…11 ayın sultanını yaÅŸamak idrak etmek gerek elbette,kötü konuÅŸmamak,kavga etmemek,sadece kuru açlıkla deÄŸil nefsini temizlemektir ramazan…ramazan davulu,feshane,meddah deÄŸildir yani…
ramazan davulu Türk örf ve adeti falan deÄŸil…eskiden çalar saat yok iken,cep tlf diye birÅŸey icat edilmemiÅŸken,ezan sesine sabah namazına uyanmaya millet alışık,ama sahura uyanamıyorlarmış…ve davul çalmaya baÅŸlamışlar…ama günümüzde acayip gereksiz buluyorum…birde resim bastırıp dağıtmışlar,sizleri her gece rahatsız eden davulcular biziz bizden baÅŸkasına para vermeyin…yok efendim size de vermeyeceÄŸim.öyle meslekmi olur…yılın bir ayı sadece gece milletin sinirlerini boz ay sonunda ciddi bahÅŸiÅŸ al..gümbüde güm güm ÅŸeklinde gecenin henüz 03:00 olmuÅŸken,tüm araba alarmlarını çalıştıra çalıştıra davul çalınması çok ama çok gereksiz…herkesin evinde çalar saat özelliÄŸinde birçok alet var…kalkmak isteyen zaten kalkar..belkide ben saat 04:00 te kalmak istiyorum…sahurun bitimine 2,5 saat kala kalkmak istemiyorum…börekmi açacağım sahurda..iki atıştırıp yatacağız geri…herkesin iÅŸi var gücü var,bebeÄŸi,yaÅŸlısı…saçma bir durum ÅŸu anda yapılıyor olması…
herkes der ya “ah o eski ramazanlar” diye ne saçma sözdür…herÅŸey içinde bulunduÄŸu ortamında tarihinde güzeldir…herÅŸey insanın yaşıyla,zamanla,çevredeki kiÅŸilerle deÄŸiÅŸiklik gösterir…göstermelidir…içinde bulunduÄŸun zamanın kıymeti bilinmeli…
21 September 2007
mert
Gerçekten çok doÄŸru.Biz gençler ülkemizi daha güzel bir yaÅŸam haline getirerek yükseltebiliriz. Nede güzel yazmış Mehmet Koçer… Böyle yazı yazdığın için teÅŸekkürler Mehmet Koçer.
06 October 2007
seyit
Bugün sivas katliamının yıldönümü google da bu konuyla ilgili yazıları okuyordum ki yukarda ki yorumu gördüm.Hem cehaletten bahsedeceksin,hem cehaletin kendisi olacaksın…Yok öyle önce insan sonra müslüman ol bilki her ölüm insan kalbinde bir acı ifade eder biri önce biri sonra deÄŸil hepsi acıdır ama sen bu cinayetle Allahın verdiÄŸi afeti aynı kefeye koyacak kadar akıl sahibisin yani senin namazın da,orocunda nafile Ramazan da davul çalsa ne yazar senin gibi düşünenler yaktı o güzelim insanları bu sitede bir çok düşünce sana yakın ama ÅŸunu bilin biz bir ölür bin diriliriz…
02 July 2008