Türkiye’de Formula 1
6-7 yıl önce Formula 1 ile ilk kez tanıştığımda, bugün hakkında bu kadar bilgi sahibi olacağımı, teknik detaylarını öğrenmek için canatacağımı, ounla ilgili bilgilerin arkasından koÅŸacağımı hiç tahmin etmemiÅŸtim. Ama oldu iÅŸte. Formula 1′in tarihi açısından 6 yıllık bir süre hiç gibi gelebilir ama benim için oldukça dolu geçen bir dönemdi. 15 yaşında ilgilenmeyi bıraktığım futbolun ardından büyük bir boÅŸluk kalmış olmalı ki Formula 1 bu boÅŸluÄŸu fazlasıyla doldurdu.
Bu dönemin ilk yıllarında önce Cine 5 ve daha sonra da NTV‘nin Formula 1′in yayın haklarını alıp Türkiye’de yayınlamaya baÅŸlamaları oldukça sevinçli bir durum idi. Artık hafta sonlarını iple çeker olmuÅŸtuk. Pek tabi o dönemde gerek internetin yaygın olmayışı gerekse yayıncı kanalların haricindeki medyanın Formula 1′in yakınından bile geçmemesi gibi nedenlerle doyurucu bilgilere ulaÅŸmak oldukça zordu.
Türk medyasının kıyısında köşesinde “Formula 1″ kelimesinin kullanıldığını duyduÄŸumuzda hemen kulak kabartıyorduk. Fakat bu kullanım o kadar azdı ki, iki paragrafı geçen ilgili haber bulduÄŸumuzda yüzümüzde garip bir gülümseme doÄŸuyor idi.
NTV’nin yanlızca yarış aktivitelerini yayınlaması bile bize büyük bir haz veriyordu. O zamanlar daha fazlasını istemek düş olurdu. Formula 1′e özel tartışma, bilgilendirme programları herhangi bir kanalda deÄŸil yayıncı kanal olan NTV’de bile bulmak hatta bulmayı düşünmek bile hayal olurdu. Tamponları olmayan F1 araçları arasındaki mücadeleyi anlatırken “Tampon tampona bir mücadele sayın seyirciler” benzeri anlatımlarda bulunan Okay Karacan bile yetiyordu bize.
Yıllar geçtikçe ve internetin hayatımıza girmesi ile, netin engin denizindeki bilgileri Formula 1 doğrultusunda kullanmaya, edinmeye başladık. Geçmiş yıllara kıyasla edindiğimiz bilgiler dudağımızı uçuklatacak derecedeydi. Özellikle, Formula 1 araçlarının teknik detayları, aerodynamik özellikleri, bir takımda yüzlerce mühendisin çalışması gibi olgular bizi içine çekti. Öğrenmenin sonu yoktu pek tabi. Hala bugün bile yeni teknik detaylar ile bilgi depomuza yenilerini ekliyoruz. Öyle ki, bu bilgi depomuz ile harmanladığımız Formula 1 tasarımları bile olmuştu (bkz: Ok 124).
Derken Mümtaz TahincioÄŸlu adında birini tanıdık. Formula 1 ile ilgili medyaya açıklamalar yapan ilk yetkili idi. Åžaşırmıştık. ÅžaÅŸkınlığımız bununla da kalmadı. Bu adam Formula 1′in Türkiye’ye getirilmesinden bahsediyordu. Sadece tv ekranlarından bahsetmediÄŸi belliydi. KasteddiÄŸi ÅŸey organizasyonun bir ayağının Türkiye’de bulunan bir pistte yapılmasıydı. Bu o dönemde akıllara sığmayacak, hayalden öte imkansız bir durumdu. Ortada ne pist vardı ne de bir hazırlık. Fakat TahincioÄŸlu 2005 yılından bahsediyordu!
İlerleyen dönem içerisinde TahincioÄŸlu’nun hayali ciddi ciddi devlet adamları tarafından da tartışılır oldu. Hayretle izliyorduk olan biteni. Evet bu adam WRC’yi Türkiye’ye getirmiÅŸ biri idi ama Formula 1′in Türkiye’ye gelmesi hayalden baÅŸka bir ÅŸey deÄŸildi bize göre.
TodayF1.com‘un sahibi ve F1Türkiye.com‘da editör iken Formula 1 severler arasında yaptığımız tartışmalarda, Formula 1′in Türkiye’ye gelmesinin müthiÅŸ bir ÅŸey olacağından bahsediyorduk. Fakat ÅŸunu de ekliyorduk; Pist hazırlıklarına bile baÅŸlanmamış olması, pisti hazır olan ülkelerin dahi organizasyona kabul edilmiyor olması, ayrıca devletimizin “BaÅŸladığı projeleri yarım bırakma” ve “Zamanında tamamlayamama” gibi özelliklerin üst düzeyde olması nedeniyle bunun uzaklardan el sallayan bir düşten baÅŸka bir ÅŸey olmadığını düşünüyorduk.
Bu düşüncelerle dolu zihnimizi bulandıran TahincioÄŸlu, Formula 1′in patronu Bernie Ecclestone ile görüşmelere baÅŸladı. “Türkiye bu organizasyonda yer almak istiyor” diyordu. Ecclestone da gülümsiyordu. Bu inanılmaz bir ÅŸeydi!
Bernie Ecclestone’un gülümseme nedenini daha sonra anladık. Bu zengin adam artık Formula 1′in Avrupa’nın çeÅŸitli ÅŸehirlerinde dönen bir organizasyon olmasından sıkılmıştı. Yenilik arıyordu. Ve Türkiye’yi daha hiç bir hazırlığı yok iken “İşte Formula 1 araçlarını görmek istediÄŸim ülke” tadında demeçler veriyordu. Gözlerimize, kulaklarımıza, bu tür haberleri edinen hiçbir duyu organımıza inanamıyorduk.
Ecclestone daha da ileri gitti. TahincioÄŸlu’nun “Yapmak istiyoruz” baÅŸvurusunu kabul etti ve 2005 sezonunda Formula 1′in bir ayağının Türkiye’de yapılacağını açıkladı. ÅžaÅŸkınlıktan “Hadi canım ÅŸakadır” diyenlerimiz bile oldu. Ama deÄŸildi. Gerçekti. Düpedüz gerçekti!
TahincioÄŸlu hemen çalışmalarına baÅŸladı sevinçle. Daha Formula 1′in ne olduÄŸunu bilmeyen millet vekillerine “2005 yılında bu organizayonu gerçekletireceÄŸiz” diyor ve organizayon dahilinde olmanın Türkiye’ye getirilerinden bahsediyordu. Önce devlet erkanı soÄŸuk yaklaÅŸtı. Çünkü TahincioÄŸlu çok yüksel meblalardan bahsediyordu. Basit bir spor müsabakası için bu kadar para yola atılabilir miydi? Zaten ülkenin ekonomisi sallantıdaydı.
Tüm bunlara rağmen Tahincioğlu bir şekilde istediğini kabul ettirdi ve pist hazırlıklarına başladı. Net olarak 12 aydan bile daha kısa bir süresi vardı. Fakat ortada çakılı bir çivi bile yoktu.
Kurtköy civarında hareket baÅŸladığında hala içimizde bir endiÅŸe vardı üzüntü doÄŸuran; “YetiÅŸtiremezler”.
Bu arada NTV, yeni Formula 1 sezonun baÅŸlamasına az bir süre kalmasına raÄŸmen daha önceki sezonlarda yaptığı tanıtımları girmiyordu. Nasıl yani? Formula 1′i izleyemeyecek miydik? Daha sonra anlaşıkdı ki, NTV yeni yayın hakkını satın alamamış. CNN-Türk ileriyi görüp, organizasyonun bir ayağının Türkiye’de yapılacağına inanıp yayın haklarını almıştı. Derin bir “oh” çekmiÅŸtik.
Önceleri CNN-Turk’ün NTV kadar kaliteli sunamayacağını düşünmüştük Formula 1′i. Ama fena halde yanıldık. CNN-Turk yanlızca yarış aktivitelerinin yayınlanacağı konusunda tanıtımlar yapmakla kalmıyor, “Pit-Stop” adında bir programdan söz ediyordu. Ne demek yani tamamiyle Formula 1′den bahsedilecek bir program mı yayınlancaktı Türkiye’de? NTV’de olduÄŸu gibi en fazla 15 dakika sürer diye düşünmüştük. Ama yine yanılıyorduk. Aktiviteden 1 saat öncesinin saati vardı yayın akışında! Bir saat boyunca Formula 1′den bahsedilecek bir program!
Kısacası CNN-Türk yayın hakkını alırken verdiÄŸi paralarla yetinmiyordu. Formula 1 için “ekstra” emek harcıyordu. Resmen Tartışma programları düzenlediler yanlızca Formula 1 konuÅŸulan.
Başından beri olduÄŸu gibi, oldukça ÅŸaşırtıcıdır ki bizim “YetiÅŸtiremezler” ukalalığımıza raÄŸmen pist, organizasyonun düzenleneceÄŸi tarihin bir ay öncesinde tamamlandı.

Ve CNN-Türk tekrar kendini gösterdi. Bir ay kala Formula 1 konulu yayınlarının periyodunu iyice kısalttı. Hatta Son hafta içerisinde her gün pistten canlı yayınlar yapar oldular. Nasıl gidiyor, yetiÅŸti mi, organizasyon günü neler yapmalıyız, nasıl hazırlanıyoruz, kaldırabilecek miyiz… tüm bu konularda uzun sohbetler, bilgilendirmeler, açıklamalar. Hem de “prime-time” denen zaman dilimi içinde.
Ekranlarda organizasyonun yapılacağı tarihe geri sayım baÅŸladığından bu yana 200 gün geçmiÅŸti ve iÅŸte o inanılmaz gün geldi çattı. Evet, gerçekten de ortada bir pist vardı. Hem de söylenilenlere göre Hermann Tilke inanılmaz bir iÅŸ çıkarmıştı. Ülkemizin “En iyi biziz, en iyi bizim ki” abartısından uzak, Formula 1′in otoriteleri pistin bir “ÅŸaheser” olduÄŸundan bahsediyorlardı. Ve bu bahsedilen pist bizimdi. Bizim ülkemize aitti. Hani ÅŸu “Hiçbir ÅŸeyi doÄŸru dürüst olmayan acınası fakirlikte ülke”; Türkiye.
İşte, Formula 1′in ülkemizdeki geçmiÅŸi, yüzlerce ÅŸaşırtıcı, inanılamayacak baÅŸarılar ile “Nerede? Bizim ükemizde mi?” denecek kadar umutsuz dönemleri barındıran müthiÅŸ bir süreçtir.
10 October 2005 | İlgili Olduğu Konular »

Selim Yörük
Bakın, yıllar önce bu konu hakkında ne demişim. F1Turkey.com sitesinde yayınlanan bu yorumun tarihi Nisan 2001;
“Turkiye’de bir F1 pistinin yapılmasının zor olduğuna inanıyorum. Çünkü bu ekonomik şartlar altında yapılabilecek en son şey büyük maliyetler gerektiren bir pist. Ama eğer F1′in faydaları kamuoyu tarafından da sergilenirse, belki 10 ya da 15 yıl sonra F1′in bir ayağı da ülkemizde koşulabilir. ‘Neden bu kadar uzun bir sure verdiniz’ derseniz; Dünya şartlarında bir F1 pisti yaklaşık 2 ya da 3 yılda tamamlanır, ama Türkiye şartlarını ele alırsanız bu süre bir hayli uzar, ya da ertelenir. (Bugün çürümeye terkedilen fabrika temelleri gibi…). Bu şartlar göz önüne alındığında Türkiye için F1 fazla lüks. Ama her ne şart olursa olsun bir pist yapılırsa, bu pistin uzun vadede getireceği ekonomik yararlar yadsınamaz.“
Garip…
25 October 2005
Olcay Erol
Formula 1 bence dünyanın en iyi sporudur. Onunla 4 sene önce tanıştım. Ve bana izlerken çok zevk veriyor. Herkesin bu sporu seyretmesini isterim.
Bu yılki Türkiye Gp’si için biletimin olmasını çok istiyorum.
15 August 2006
mustafa
meraba ben formula 1 i 2 yıldır seyrediyorum alonso taraftarıyım ama acaba bu yıl formula 1 yine cnn türk te mi
14 March 2008
Selin
.Fakat mustafa Cnn Türkte olabilir çünki daha çok orada çıkıyor.olsa
26 April 2008