» NEREDEYİM?

Hayatımızı ilgilendiren her konu ile ilgili fikirlerin ve görüşlerin paylaşıldığı bir ortamdasınız.

Yapmaya çalıştığımız şey; bahse değer konular hakkında daha fazla kişinin düşünmesini ve kendi görüşünü oluşturmasına katkıda bulunmak.



» TAKİP ETMEK İÇİN

Anafikir.com’da üretilen içerikleri daha kolay takip edebilmeniz için size çeşitli araçlar sunduk.

Bu seçeneklere ulaşmak için tıklayın.



» SEÇME AKILLAR

"Attention is the limited resource on the internet - not disk capacity, processor speed or bandwidth."— Mills Davis



» FAYDALI KAYNAKLAR

Düşüncelerinizi besleyebileceğiniz çeşitli siteler seçtik. Buradakilerden farklı bakış açılarıyla olaylara bakanların düşündükleri de gözatmaya değer.


Türkiye için cözüm önerileri

EkÅŸi sözlük bünyesi içerisinde günden güne artan, futbol fanatizminin doÄŸurduÄŸu, yücelttigi rekabet, anlamsız atışma, laf sokma, yok “GS dünya ÅŸampiyonu”, yok “Fener dünyayı yener”, olmadı “Karakartal daldan sarkar” gibi hiçbir zaman sonu gelmeyecek tartışmalardan birazcık daha verimli olduguna inanılan konu.

İlgili entrylerin çıg gibi büyümesi dilegiyle. Gündemi saran ve at gözlüğü vazifesi gören futbol/fanatizmin olmadıgı bir dünya/Türkiye için elele.

- Ekonomi, sanayi ve ticaret gibi politikacıların bilmediÄŸi ve beceremediÄŸi konularda iÅŸ hayatından gelen yetenekli ve zeki Türk bireylere yetki ve sorumluluk verilmelidir. Böylece, bu gibi Türkiye’nin kaderinde önemli rol oynayan mevkilerin siyaset tarafından kirletilmesi engellenmiÅŸ olur.

- Uzun yıllardan beri bir çok şerefsiz tarafından boşaltılan, bazılarına peşkeş çekilen, bazılarının paralarını yutan devlet bankalarının adedi, sermayesi, ve etkinlikleri azaltılmalı, yönetimleri özerk ve şeffaf olmalı, kesinlikle politikacıların etkisinden kurtarılmalıdır.

- ABD ve Almanya’da 14, Hollanda ve Japonyada 12 bakan bulunmakta. Türkiye’de ise bu rakam 36. Nedense Türkiye’de yönetim performansı ile bakan sayısı arasında garip bi ÅŸekilde ters orantı bulunmakta. Pek tabi ülkemizdeki bakanlık sayısı önümüzdeki dönemlerde azalması gerekirken artacak!

- Milletvekillerinin dokunulmazlıkları sadece görevleri ile ilgili sahaları kapsar şekilde daraltılmalı. Kaçakçı, hırsız, katil, dolandırıcı gibi sıfatları bulunan milletvekili olamamalı, olmamalı. Bi şekilde olmuş olanlar da tesbit edilmeli tü kaka yapıp, alaşagı edilmeli.

- Her krizden sonra ve her sıkıştıkları yerde “Eee tabi halkımız düze çıkmak, ferahlamak için biraz kemerleri sıkmalılardır” diyen milletvekili ve üst düzey yöneticilerimiz halktan fedakarlık istemeden önce, kendi astronomik maaÅŸlarını normal bi düzeye indirmelidirler.

- Devlete ait 281 bin lojman, 100 binin üzerinde makam aracı ve 2340 sosyal tesis, açık arttırma ile satışa çıkarılarak veya piyasa rayicinden kiraya verilerek elde edilen gelir, görev zararı nedeni ile boşaltılan kamu bankalarının açıgını kapatmakta kullanılmalıdır.

- Devletin tüm gelir ve giderlerine pareto analizi uygulanmalıdır.

- 2.850.000 kişilik memur kadrosu -bilgisayarlar ve ototmasyondan da yararlanılarak- en az yüzde elli düşürülmelidir. Bu çalışmaya, mecliste işe dahi gelmeyip maaşlarını ay başlarında kredi kartı ile çeken danışmanlardan başlanabilir.

- En azından krizin ağır etkileri geçene kadar dalgalı kura devam edilmeli, kamu harcamaları kısılmalı, zarar eden ve hatta kar etmeyen tüm kamu ÅŸirketleri özelleÅŸtirilmeli, BDDK‘nın başına tarafsız, bankaların hortumlanmasına göz yummayacak ver konunun uzmanı bir yetkili getirilmeli, finans sektöründeki yolsuzlukların üzerine gidilmeli ve vergi oranları yeniden düzenlenmelidir.

- Krizden kurtulmak için alınan krediler mümkün olduÄŸunca verimli kullanılmalıdır. Eski dönem hükümetlerinde oldugu gibi alakasız ve önemsiz alanlarda kullanılmamalı, “Yardım almaya alışan buyruk almaya da alışır” sözü akıldan çıkarılmamalıdır.

- Vergi gelirleri -alınması kolay olan zavallı memur ve işçiden değil- alınamayan şişman şirketlerden alınmayan çalışılarak arttırılmalıdır.

- Krizden en kısa zamanda çıkmamıza yardımcı olacak ihracat ve turizm gibi sektörler özendirilmeli ve teşvik edilmelidir.

- Rüzgarlar, akarsular ve güneş gibi doğal kaynakları çok zengin olan ülkemizde, doğadan elektrik elde etme yolunda araştırmalar yapılmalı ve yatırımlar sürdürülmelidir. Özellikle akarsularımız çok iyi değerlendirilmeli, denizlere karışıp gitmeden önce, içme suyu elde etme, enerji üretme, sulama, ihraç etme olanaklarından tümüyle yararlanılmalıdır.

- Tarımda reform yapılıp verimlilik ve kalite arttırılmalıdır. Türkiye tarım ve hayvancılıkta tekrar kendi kendine yeten ve ihtiyaç fazlası ürünlerini ihraç edebilen bir ülke konumuna getirilmelidir.

- Daha ekonomik olduğu için denizyolu ve demiryolu ulaşımına teşvik ve ağırlık verilmelidir.

- Hepsinden önemlisi;

Yeni çözüm önerileri ile getirilmiş kaynaklardan toplanacak gelirlerin başka hortumcular tarafından yokedilip tekrar krize girmemek için yönetimler şeffaflaştırılmalı ve hortumlamayı engelleyici tedbirler önceden alınmalıdır.

Türkiye için çözüm önerilerinde sıralanan önlemlerin hiçbiri bilinmeyen ya da “Aman tanrım bu mükemmel bi çözüm daha önce nasıl akıl edemedik” denilebilecek türden maddeler deÄŸiller pek tabi. Çogumuzun aklından geçen ve “Ah ke$ke” ÅŸeklinde sayıkladığımız ÅŸeylerdir.

Fakat önemli olan bu çözümleri madde madde saralayıp gerçekleÅŸmesini beklemek deÄŸil “KardeÅŸim madem bunları yaparsak kurtulucaz. Neden kimse bunları gerçekleÅŸtirme çabasında deÄŸil” sitemini vurgulamaktır.

Hiç şüphesiz ki bu çözüm önerilerinin gerçekleşmeme nedeni Türkiye sınırları içerisinde yaşayan birçok insan için kişisel menfaatlerin ülke menfaatlerinden önce gelmesidir.

*Yukarıda sıralanmış çözüm önerilerinin birçoÄŸu “Türkiye Nasıl Kurtulur” adlı kitaptan alıntıdır.




“Türkiye için cözüm önerileri”

Yorum yap, fikrini paylaş

Ana Sayfa  | Hakkımızda  | Takip Seçenekleri  | Reklam  | İletişim 

© 2007 Anafikir.comSelim Yörük
Sitede bulunan materyallerin tüm sorumlulukları yazarlarına aittir. Tüm Hakları Saklıdır. Kaynak belirtilmeden alıntı yapılamaz.