• Categories

Türkiye nereye sürükleniyor?

Türkiye’nin ÅŸu andaki halinden memnun musunuz? Memnun deÄŸilseniz bunun sorumlularının yine bizler olduÄŸunu da biliyor musunuz?

Danıştay’a yapılan saldırıyı muhakkak duymuÅŸsunuzdur. Bu saldırı sıradan bir cinnet veya din adına yapılan basit bir hareket olduÄŸu yanılgısına düşmediÄŸinizi umarım. Oradaki kiÅŸi (Alparslan Arslan) sadece sizin bizim gibi bir maÅŸadır. Bizler de kendimize empoze edilen görevimizi yerine getiriyoruz, o da. Sadece ona verilen görev daha aktiftir.

Bir provakasyon olduÄŸu kuÅŸku götürmez olan bu olay bize göstermiÅŸtir ki Türkiye’de insanları birbirine yaklaÅŸtıran son baÄŸ olan dini inançlarımızın da koparılması için son aÅŸamaya gelinmiÅŸtir.

Dine karşı başlatılan bu savaşın ilk aleni hareketi yıllarca önce Hürriyet gazetesi tarafından yapılmıştır.

Belirli bir süre öncesine kadar gizli gizli yürütülen bu faaliyet birkaç sene önce HADEP‘in kongresinin yapıldığının ertesi günü Hürriyet tarafından açık olarak uygulamaya geçirilmiÅŸtir. HADEP kongresi ile aynı gün Üniversite Sınavı da yapılmış ve bu sınavda başörtülü bir kız baÅŸkasının yerine sınava girmiÅŸti. Her sene 50-100 kiÅŸi tarafından yapılan bu düzenbazlık Türkiye’nin en büyük gazetesinin baÅŸ sayfasının tümünü kaplamıştı. Niçin daha önceki senelerde böyle deÄŸildi, kimse sormadı. Çünkü istenen, islam inancı ile o kızı eÅŸ göstermekti; “İşte, islam düzenbazlığı öğretir“. Halbuki o da bir insandı ve ihtiraslarının kurbanı olmuÅŸtu. Hepsinden daha elim olanı ise aynı gün HADEP Kongresinde Atatürk resmi ve Türk bayrağı yakılıp ayaklar altında çiÄŸnenmiÅŸti ve bu haber ancak on küsuruncu sayfada yeralmaktaydı.

Şu anda da bu hareketin son aşamalarına yaklaşmış bulunuyoruz. Laiklik adı altında laikliğin bilinen tek tanımını bile çiğneyerek devlet işleri din işlerine karıştırılmıştır. Toplumsal mutabakatla kendiliğinde çözülecek bir sorun polisiye hale gelmiştir. Gayet masum bir şekilde inançları ile yaşayan insanlar bile militan haline getirilmeye çalışılmaktadır.

Konu, üzerinde fazla düşünülmemesi için tabu olarak ilan edilmiş, bunu sorgulayanlar bile toplum düşmanı ilan edilmiştir.

2003 yılında Cumhurbaşkanımızın başlattığı kamusal alan tartışmasında başörtülülerin yakın zamanda otobüslere alınmayacağını yazdığımda dudak bükenler şimdi sus pus oturuyorlar. (Hemen bir öngörü daha yapayım, yakın zamanda başörtülü hastasını muayene etmeyen doktorlar da çıkacaktır.)

Sokakta başörtüsü takılmasını engelleyen karardan sonra sayın sevgili baÅŸbakanımız “Bunlar yakında evlerimizin içine de karışırlar” diye bir çıkış yaptı. Böylece sınırı da kendi koymuÅŸ oldu: “Evlere karışmadıktan sonra istediÄŸiniz yerde yasaklayın“. Halbuki dünyanın hiçbir yerinde böyle bir karar alınamaz. Özgürlüklere direkt müdahaledir ve suçtur. Danıştay üyelerine silah sıkmak deÄŸil, onlar hakkında suç duyurusunda bulunmak gerekir.

Danıştay’a sıkılan kurÅŸunun hemen ardından çeÅŸitli organizasyonlarla tepkiler gösterildi. Ordu bile (ki olayı kendisinin planlamış ve gerçekleÅŸtirmiÅŸ olması kuvvetle muhtemeldir) hükümete böyle tepki gösterilmesini “düşünce özgürlüğü adına” tasvip etti.

Halbuki olay düşünce özgürlüğünden çok uzak bir harekettir. Danıştay üyelerinin vurulmasındad örgütlü gösterilere kadar her ÅŸey planlanmıştır. Çok yakında Alparslan Arslan’ın cezaevinden kaçtığını veya öldüğünü duyacağımıza eminim. Hatta belki Alparslan Arslan gerçek adlı bir kiÅŸinin olmadığı ortaya çıkarsa, hiç ÅŸaşırmam.

Türkiye her 10-20 yılda bir iki gruba ayrılıp birbirine kırdırılır. Böylece gelişmesi engellenir. Zira birbirimizle didişeceğimize kaynaklarımızı kullanarak geliştirsek şu anda dünyanın en önemli ülkelerinden birisi olurduk. Şimdi de laiklik bir din olarak lanse edilip laiklerle müslümanlar karşı karşıya getirilmiştir.

Bunu gören sadece ben miyim yoksa başkaları da bu oyunun farkında mı?

Yazan: Aydın Nişancı

“Türkiye nereye sürükleniyor?”

Yorum yap, fikrini paylaş

Ana Sayfa  | Hakkımızda  | Takip Seçenekleri  | Reklam  | İletişim 

© 2007 Anafikir.comSelim Yörük
Sitede bulunan materyallerin tüm sorumlulukları yazarlarına aittir. Tüm Hakları Saklıdır. Kaynak belirtilmeden alıntı yapılamaz.