Umut doğurmak için hayatla sevişmek
Uçkur çözülür, yere yatılır. Uygun pozisyon alınır. Hayat zati hazırdır. Üzerinizden geçiverir bi çırpıda. Sonra toparlanır, üstünüzü başınızı çekiÅŸtirir, aynanın karşısında uzun uzun kendinizi izlersiniz. Bazen “Neden yaptım” der bazen de “Yarın daha güzel olucak” dersiniz.
İşin kötüsü biraz önce edindiÄŸinizi sandığınız “umut” için ilerki dönemlerde de bir çok kereler hayatla seviÅŸmek zorunda kalacaksınızdır. Böyledir. Hayat budur. Herkesle seviÅŸir, boÅŸ geçmez.
Bazen hayat insanı hiç istemediği noktalara sürükler. Önündeki amaçtan saptıgını farkeder. Fakat sürekli aklında olan, amacından saptıgı, kötü yola düştüğü değil, amacına ulaşmak için çizdiği rotanın dışına çıktıgını ama bunun sadece rotayı etkilediğini, amacına doğru ilerlemeye devam ettiğini zanneder. Fakat gerçek onu öyle ıssız bir noktaya götürmüştür ki orada ne yol vardır ne de pusula.
23 December 2003 | İlgili Olduğu Konular »

Ragıp Polat
Umutlar, insanları peşinde sürükleyen
bir güzel. Hayat ise umutları köle gibi kullanan kötü bir kraldır.
Her zaman insanlar umutları için hayata boyun eğerler. İyi ya da kötü.
11 November 2006