Vatikan, Papa ve Türkiye ziyareti
Papa gelecek, yankıları sürüyor. Avrupa BirliÄŸi’ndeki son gündemlerin yanı sıra Papa ziyareti de bizi etkilemeye baÅŸladı. Sanki Papa’nın geliÅŸini koz olarak kullanmak istiyorlar. Belki de ziyaretin sonucu da bu yönde olacak.
21 Kasım 2006. Kanal D haberlerde Vatikan’dan bahsediliyor. Bir devlet olduÄŸu, sembolik de olsa tam bir devlet yapısında bulunduÄŸu gibi ÅŸeyler. Bunun yanında serveti ile de dünyanın en zengin devletleri arasında olduÄŸu es geçilmiyor. 100 milyar dolar ve orada bulunan paha biçilemeyecek metaaların varlığından bahsediliyor. Tabii ki bu verilerin de Vatikan’ın açıklamlarına dayanıyor. Biz de Vatikan tarafından açıklandığı kadarını biliyoruz. Haberde, Vatikan’ın maliye bakanı gelirlerinin büyük bir kısmının bağışlar olduÄŸunu söylüyor.
Sadece Kanal D değil, tüm dünya medyasında ara sıra bu tür bilgiler, haberler ortaya çıkıyor. Pek tabii olabilir, normal. Fakat hiç kimse bu kadar büyük bir değere, gelire sahip bir -bu küçücük- devletin ne gibi giderleri var, rutin masrafları dışında -Dünya genelinde- bu devlet eliyle- ne gibi harcamalar yapılıyor ondan bahsedilmiyor. Haberi dinlerken bunu merak ettim.
Gerçekten Vatikan bu kadar parayı ne yapıyor? Sadece o küçük devlet sınırları içinde mi harcıyor? Törenler, haşmetli görsel olaylar, gelen ziyaretçileri ağırlama masrafı ve Vatikan içi eğitime mi harcıyorlar sadece? Üstelik bu devletin global dünyada etkili olmadığı yer ve kişilik de yok denecek kadar az.
Yani bu kazançlar tüm Hiristiyan aleminin bekaası için mi harcanıyor? Öyleyse eğer, nasıl harcanıyor? Pek tabii bunu sorgulayacak bir mekanizma yok dünyada. İlginçtir ki şu son zamanlarda iç işlerine karışılmayan devlet de kalmamışken.
Dikkat edilmesi gereken bir nokta da sadece bizler tarafından değil Hristiyan alemi tarafından da merak edilmiyor bu kazançların nereye harcandığı mevzusu.
İkinci bir mevzuu da Papa’nın genel kabul görmesi. Papa kendi tebaası tarafından kabul görebilir, mümkündür. Ama koca bir Hiristiyan aleminin lideri o. Lakin bizim ona karşı olması gereken normal bakışımız ve görüşümüzün dışında abartılı bir tavra girmemiz neden?
MAB haberinde başbakanı, dış işleri bakanını ve İstanbul Büyük Şehir Belediye başkanını ima yoluyla eleştirip tenkit ediyor. Bunun sebebi de nedir? Biz buraya her gelen üst düzey devlet adamlarının gelişini bu kadar üst düzey hassasiyette mi karşıladık? Hiç mi eksik kadroyla karşılamalar olmadı? Keza ruhbanlık ve dini liderler hakkında, bizim önde gelen aydınlarımızın ve etkili elemanlarımızın (MAB v.b.) şimdiye kadar olan tavırlarını da biliyorken. İlginç.
Bir camii imamının cemaati gözle görülür bir artış sergilediÄŸinde, hemen tepki çektiÄŸi ve eleÅŸtirilere maruz kaldığı bir ortamdayken, Papa’ya bu kadar hassasiyet, iltifat, karşılama, hazırlık neden? Yoksa bilinç altımıza bir ÅŸeyler mi verilmeye çalışılıyor?
Bakalım, merakla bekliyorum. Papa’nın geliÅŸini, ziyaretini ve dönüşünü. Acaba ne olacak bu ziyaretin akabinde?
Yazan: Bilal Melikcan
28 November 2006 | İlgili Olduğu Konular »

Bedia Verde
Baba demek ya papa, Demirel’e de baba dedi bu ulus. Atatürk sevenler dahi Ata manasına baba kavramını iyi anlamamış olmalı ki, bu papa denen baba anlamına gelen Ortadoks pederi yerine katolik papasını sever oldular kimileri.
Cumhurbaşkanı çağırmış bu din devleti başkanını ve katolik halifesini. Baba arayanlara papa geldi, kutlarız. Kendini evlilik içi öz babasından başkasına isnat edene meşru denmiyor sanırsam.
28 November 2006
Doğan ORMANKIRAN
Vatikan elbette gelirlerinin bir çoğunu bağışlardan oluşturduğu gibi, bunun yanı sıra iştiraklerinden ve ortak olduğu şirketlerden de ciddi bir gelir payına sahip.
Mesela; Vatikanın 300 milyar dolar gibi bir serveti, sadece 600 kişi ile yönettiğini söylersem kimse şaşırmasın.
Karniallerin sorumluğunda bir yönetim kurulu bulunan bu sistem sünyada bilindik pek çok şirketede iştirak ve yatırım fonlarından gelir sağlamaktadır.
Elbette böyle bir gelir sisteminin ve maddi kaynağın bazı sosyal içerikli proje veya bunun adı altında değişik alanlarda değişik amaçlar altında kullanılmadığını söylemekte sanırım büyük bir saflık olur.
Bu sistemin temel kaynağı insanların vicdanları aracılığı ile cüzdanlarına uzanan temel bir yapıdır. Dünyada kaç şirket sayabiliriz ki; bu kadar kişi ile bu kadar büyük bir serveti yönetiyor olsunlar.
29 November 2006
Gökhan DAĞ
“Bir camii imamının cemaati gözle görülür bir artış sergilediğinde, hemen tepki çektiği ve eleştirilere maruz kaldığı bir ortamdayken, Papa’ya bu kadar hassasiyet, iltifat, karşılama, hazırlık neden? Yoksa bilinç altımıza bir şeyler mi verilmeye çalışılıyor?“
Aslında bu sorunun cevabı oldukça basit: Avrupa Birliği’ne katılma umutlarını yeşertmek. Zaten Papa’nın geliş nedenlerinden biri de bu(!). Tabii buna inanmak oldukça zor olsa da.
Dinler hiyerarşisi hiçbir zaman yapılamaz. Yapılmamalıdır. Bu laikliğin bir göstergesidir. Arkadaşa burada katılmıyorum.
Yalnız Papa 16. Benedikt Türkiye’ye gelerek ‘Ey Avrupa Birliği bizim dinlerimiz her ne kadar farklı olarak algılansa da hepimiz kardeşisiz’ mesajını vermeye çalışmıştır.
Türkiye siyasal seçkinlerinin ve bürokratlarının bu üst düzey karşılamasının nedeni sadece birkaç cümle olarak açıklanabilir: ‘Haklısın Papa 16. Benedikt’ …
Bu hak verme de bizim Avrupa Birliği içinde sergilenen Müslüman - Müslüman olmayan hiyerarşisine yan gözle baktığımızı resmeder.
Teşekkürlerimle Uludağ Üniversitesi Kamu Yönetimi Öğrencisi - Gökhan DAĞ
01 December 2006
Aydın Nişancı
Hiç inek sağdınız mı? Sağanlar bilirler, eğer fazla süt almaya kalkarsanız inek huzursuzlanır, belki memeleri acıdığı için, belki de biraz yavrusuna kalması için.
Avrupa Birliği’ne giremeyeceğimiz netleşti ya, biz de huzursuzlanmaya başladık.
Papa da geldi, sağrımızı okşadı. Bizi çok sevdiği için mi?
Bir kaç ay önce dünyaya ilan ettiği İslam hakkındaki düşünceleri iki haftada değişti mi acaba?
Yoksa ineğin memelerindeki sütü son damlasına kadar almak için son bir hamle mi?
08 December 2006
Dariir
Geldi, gitti. Gelip gitmesi “İyidir, kötüdür” tartışmak ne kattı bize? Ben onu sormak isterim asıl.
Papa olarak gelmese, bir Hiristiyan olarak gelseydi adı turist olur, herkes bağrına basardı. Neden bu kargaşa aklım almıyor.
09 January 2007