Yanlışlanabilirlik ilkesi
GeliÅŸtirilen bir teori için yüzlerce destekleyici olay ya da örnek bulabilirsiniz. Bunun bir sonu yoktur. “DoÄŸru”, “Bu da doÄŸru”, “Bak gene doÄŸru” der durur, sonsuz sayıda dogrulama yapmamız gerekmesine raÄŸmen, en sonunda bu teoriyi “mutlak doÄŸru” kabul ederiz. Bu hatalıdır.
Fakat teorinin yanlışlandığı bir örnek tesbit edildiğinde, bu teori terkedilir ya da düzeltilir. Bu şekilde doğruya ulaşma şansımız artar. Her yanlışla birlikte yeni bir doğruya ulaşılır. Çember daralır, doğruluk yüzdesi artar.
Örnek olarak; Marksizmin ve Freud‘un görüşleri/teorileri çerçevesinde yargıları çürütebilecek bir olgu tasarlamak mümkün deÄŸildir. Çünkü bu teoriler herÅŸeyi açıklayabildiklerini iddia ederler.
Bu teorilere göre gözlenen her olayın teori tarafından öngörüldüğü ve teoriye uyduğu kabul edilir. Bu teoriler yanlışlanabilirlik ve çürütebilirliğe imkan tanımamaktadır.
Sonuç olarak bu tip teoriler bilimsellikten uzaklaşmış, bağnaz bir yapı kazanmış olurlar.
27 April 2003 | İlgili Olduğu Konular »
