YaÅŸasın! Satıyorum… Sattım!
Arabic Telekomun (eski adı Türk Telekom) patronu ismini telafuzda zorlandığım bir ÅŸahıs. Bu muhteremin devlete ve millete sözü vardı. Yüceler yücesi maliye bakanımız -ki Allahu Teala asla başımızdan eksık etmesin- Türk Telekom’u satarken aynen şöle bir ÅŸey demiÅŸdi. Bilmem hatırlayan var mıdır; “%25′lik KDV düşecektir”. Hani Kemal amca düşen bir ÅŸey olmadı? Aksine adamlar döşedikçe döşüyor.
Ha bu arada, unutmamak lazımdır, Kemal amcamızdan Allah razı olsun “Devlet tüccar mıdır ki” demiÅŸti. Åžimdi yurt dışındaki ülkelere baktığımız zaman Zambiya’da dahi Telekom’un yüzde 51 hissesi devlete aittir. Ve yerli yatırımıcı ortakdır. Kemal baba devlet tüccar deilse o zaman seni TMO’yu (Toprak Mahsülleri Ofisi) da satmaya davet ediyoruz.
Neden olmasın ki Kemal amca. Zaten devlet tüccar deÄŸil. “Babalar gibi satarız” zaten. Hem bak Suriye Hatay’dan 10 bin dönüm almış. Yunanlı kardeÅŸlerimiz 45 bin dönümün üzerinde.
Adana’da Tekel’i seçim ayağına satmakdan vazgeçtiniz, neden acaba? Yoksa komplikasyon oyunları mı? Yoksa tehdit amaclı mıdır bilemedik vallahi. Petrol Ofisi‘ni de sattık zaten. O zaman gelelim limanlara. Ver baba, İzmir’den baÅŸla satmaya, İskenderun’a kadar. Olmaz mı? Zaten kokuÅŸmuÅŸ medya yabancı yatırımcıya ait. İranlı abilerim de geldi Türkiye de altına hucum dedi.
Gıda sektöründe KDV’yi neden azalttığını millet bir anlasa… Acaba diyorum, kıymetli kardeÅŸimiz Abdullah için miydi? Yahu Allah aÅŸkına sizce ATATÜRK ilke ve inkilaplarına yani devletçilik ilkesine karşı çıkmıyor muyuz sayın amcam? “Ne alakası var” diyorsan, alın size bir gerçek buyrun burdan yakın;
Kalkınma Planları
Dünyada ilk demokratik kalkınma planları 1931 yılında Türkiye’de uygulamaya konulmuÅŸtur. Bu planlar Atatürk’ün Türk Ulusu’na armaÄŸan ettiÄŸi önemli bir ekonomik reform hareketidir. Bu kalkınma planları eldeki kıt kaynaklarla halkın ihtiyaçlarının en iyi biçimde karşılanmasına yönelik olarak hazırlanmıştır. Atatürk Birinci Kalkınma Planı‘nı 1933-1938 yılları, İkinci Kalkınma Planı‘nı ise 1938-1944 yılları için hazırlatmıştır.Her iki kalkınma planının da temel amacı, hammaddesi Türkiye’de olmasına karşın dışardan ithal edilmek zorunda kalınan ürünlerin ülkemizde üretilmesini saÄŸlamaktı. Bu amaçla tekstil, iplik ve dokuma fabrikaları kurulmuÅŸ, devletin teÅŸvikiyle özel giriÅŸim olarak bazı çiftçilerin de katılmasıyla Alpullu ve EskiÅŸehir gibi bazı ÅŸeker fabrikalarının kurulmasına giriÅŸilmiÅŸ ve bunlar gerçekleÅŸtirilmiÅŸtir.
1925 Yılında devlet sermayesiyle Sanayi ve Maadin Bankası kurulmuÅŸtur. Bankanın amacı fabrika kurup yönetmek olarak belirlenmiÅŸtir. Bu bankanın desteÄŸiyle Kayseri-Bünyan İplik Fabrikası TAÅž, İsparta İplik Fabrikası TAÅž, Kütahya Çini İşleri TAÅž ve bunlar gibi bir çok özel kuruluÅŸ devletin de ortak olmasıyla faaliyete geçmiÅŸtir”
– Kuyucuklu, 1986: 180 Atatürk Dönemi’nde BaÅŸlıca Ekonomik GiriÅŸimler
Atatürk’ün fiilen ekonomiyi yönlendirdiÄŸi dönemde gerçekleÅŸtirdiÄŸi somut ekonomik giriÅŸimlerin bazılarını maddeler halinde sıralamak, onbeÅŸ sene gibi kısa bir zamanda devasa bir kalkınma hamlesine giriÅŸildiÄŸini göstermeye yeterlidir:
- Türkiye İş Bankası açılmış ve böylece ulusal bankacılığın ilk adımı atılmıştır.
- UÅŸak’ta ÅŸeker fabrikası kurulmuÅŸtur.
- Kayseri’de uçak fabrikası kurulmuÅŸtur.
- Bünyan Dokuma Fabrikası açılmıştır.
- Ereğli Bez Fabrikası açılmıştır.
- Nazilli Bez Fabrikası açılmıştır.
- Aşar vergisi kaldırılmış ve Türk köylüsü ağır bir yükten kurtarılmıştır.
- Anadolu Demiryolları satın alınarak ulusallaştırılmıştır.
- Ulusal Ekonomi ve Araştırma Kurumu kurulmuştur.
- Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası kurulmuştur.
- Gemlik Suni İpek Fabrikası, Bursa Merinos Fabrikası, İzmit Kağıt Fabrikası, Kayseri İplik ve Bez Fabrikası, Eskişehir Şeker Fabrikası gibi pek çok kurum ve kuruluş oluşturulmuştur.
- Ticaret ve Sanayi Odaları kurulmuş, daha sonra da Türkiye Ticaret ve Sanayi Odaları Kongresi toplanmıştır.
- İstatistik Umum Müdürlüğü kurulmuştur.
- Hükümete iktisadi konularda fikir vermek amacıyla çeşitli meslek kuruluşlarının temsilcilerinden oluşan Ali İktisat Meclisi kurulmuştur.
- Birinci ve İkinci Kalkınma Planları oluşturulmuştur.
- 1927 Yılında Teşviki Sanayi Kanunu çıkarılmıştır.
- 1930 Yılında Sanayi Kongresi, 1931 yılında da Ziraat Kongresi toplanmıştır
- Anonim şirketlerin kurulmalarını kolaylaştırmak,
- Milli Bankaların kurulması,
- Demiryolları inşasının hükümetçe bir programa bağlanması,
- Sanayiin teÅŸviki,
- Yerli malı giyilmesi,
- Amele denen iş erbabına bundan sonra işçi denilmesi ve sendika hakkı tanınması,
- Memlekette ticaretin tamamen serbest bırakılması
Åžimdi kıymetli kiÅŸilere sorarım ATATÜRK’ün kurduÄŸu bu yüce devlet tüccar mıdır ki satsın. Aksine sen sahip çıkamıyorsan denetlemekle yükümlüsün, satmakla deÄŸil amca bey.
Sizleri anlamak zor zanaat vesselam.
Yazan: Ahmet HatipoÄŸlu
28 June 2006 | İlgili Olduğu Konular »

Barış Atalay
Bir gecede inen, sonra tekrar çıkan vergiler. Maliye Bakanı. Oğlu. Sudoku mu desem puzzle mı?
29 June 2006
Ali ARIKAN
AKP iktidarındaki köşe başlarını ve tepesini tutmuş kişilerin dışındakiler hariç hepsi devletin malı deniz yemeyen … misali. Mirasyaedilerle bu ülke ne kadar ayakta durabilir, BİLMİYORUM.
Benim bir sözüm var “BANA OY VERİN MECLİSE DÜKKAN AÇAYIM” şu anki siyasetçilerin yaptıgı da bu. “Nerden buldun” yasasını çıkarsınlar da görelim. Ama çıkaramazlar. Çünkü açılan dükkanlar yasa dışı çalışıyor. Mesut Yılmaz da geçenlerde bir beyenatında “Çocuklarımın geleceği için siyasete dönecegim diyor”. Çünkü bu ülkenin çocukları yok; mecliste görünmez dükkanlar işletmek dünyanın en karlı işleri.
Tüccarlık ayrı iş, ülke yönetmek ayrı bir iş.
01 July 2006
Murat Babacan
18-8-06 tarihli Cevizkabuğunda konu satışlardı. Katılımcının adını hatırlamıyorum fakat özelleştirmelerle ilgili çok çarpıcı şeyler aktardı. Dehşete kapıldım.
Örneğin Türk Telekom ve Tüpraşla ilgili olarak kabloların yada boruların döşeli olduğu arazilerin de hukuken bu satışa dahil olduğu konusuna değindi.
Ayrıca özelleştirilen kurumlara ait taşınmaz mülklerle ilgili olarak bir istatistik sundu ve bunun da toprak satışı kapsamında ne ifade ettiği üzerinde durdu.
Toprak satışı ile ilgili olarak sahillerde yabancılara satılan mülklerin, arazilerin ne boyuta vardığından ve belde dışı arazilerin, yani köylerin, kırsal bölgelerin yabancılara satışı üzerine ısrarla yapılan yasal düzenlemelerden bahsetti. Program boyunca tüm bunlarla ilgili burada sayamayacağım kadar çok olumsuzluklardan söz edildi.
Ayrıca maden arama haklarının yabancılara devri gibi birçok kritik konuya değinildi.
Benim bir gmail hesabım var. Gmail sürekli genişleyen bir belleğe sahip olması bakımından çok ekstrem bir şey. Ne yazık ki gerçek hayatta böyle artışa eğilimli olup yararlı olabilecek bir şeyimiz yok. Tam tersine küçülmekteyiz, azalmaktayız, eksilmekteyiz.
Türkiye yüzölçümü itibariyle hızla eksilmeye dönük bir gelişim izlemekte. 780 bin km2=78 milyon ha diyorken geriye ha kalmasın elimizde.
20 August 2006
Alparslan
Satış o kadar kolay ki almayan yabancılara promosyon yapılıyor.
www.istanbulsiyasipartiler.com sitesinde bir bilgi okudum, hayretler içinde kaldım. “Milli Piyango idaresinin ihaneti” diye…
Kazı kazanlardaki rezalet görmenizde fayda var. İnsanın kimyası bozuluyor.
ALLAH bizim yardımcımız olsun. Ölünce üzerimize örtecek toprağı bize parayla verecekler. Tabi bize verilecek toprak kalırsa.
16 April 2007
Ali Karser
Yukarıda arkadaş Allah Kemal amcayı başımızdan eksik etmesin demiş. Dili sürtmüş herhalde. Yoksa Kemal Kanakıtan bu övgüye layık mı, onu oraya getirenler koltuklarından az aşağıya baksın da esnafın halini sorsun. İşçi devleti kurmak kime ne kazandırmışda Türkiye’ye de kazandırsın.
Bu kadar vergi ile adam nasıl kar edicek ki bunu o akıllılar bilmiyor mu sanki, buzdolabında bile vergi olur mu, siz yatağa buzdolabı ile giren ya da koluna takıp gezdireni gördünüz mü?
Saygılarımla.
30 April 2007